Haber Girişi: 12.11.2021 - 16:05, Güncelleme: 12.11.2021 - 16:05

Antalya Barosu’ndan maden ocağı tepkisi

 

Antalya Barosu’ndan maden ocağı tepkisi

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından “198. Grup İhale İlanı” adı altında 18 Ekim-12 Kasım arasında 578 parça arazinin maden işlerine tahsisi için ihale açılmasına Antalya Barosu’ndan tepki geldi.
haberimizvar.net- Antalya Barosu, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün 18 Ekim-12 Kasım arasında 578 parça arazinin maden işlerine tahsisi için ihale açılmasına tepki gösterdi. Baro yaptığı yazılı basın açıklamasında; “Yer üstü ve yer altı sularının ağır metallerle, siyanürle, kimyasal atıklarla zehirlenmesi, toprakların geri dönülmez biçimde kirlenmesi politikalarına derhal son verilmeli” ifadelerini kullandı. SU OLMAZSA DOĞADA CANLI YAŞAMI DA OLMAZ Baronun açıklamasının devamında şu sözlere yer verildi: * Çevre Ve İmar Kurulu tarafından takip edilmekte olan bu ihaleler içinde ağırlıklı olarak Sivas-Erzincan bölgesinde siyanür ve sülfürik asitle kullanıma açılacak altın madeni tesisleri ve Tekirdağ'dan Adana'ya, Erzurum'a kadar uzanan mermer ocakları mevcuttur. * Tüm dünyada iklim krizi ağırlaşmış ve temiz su kıtlığı devam ederken iktidar su kaynaklarımızın daha da azalmasına neden olacak politikalarına devam etmektedir. * Bu politikalara acilen son verilmezse önümüzdeki 10 yılda su fiyatlarının fahiş derecede artışı konuşulur hale gelecektir. Yirmi yıl içinde kullanılabilir kişi başına düşen su miktarı yüzde 18 azalmış, 2030 yılına kadar daha da azalması beklenmektedir. * Halihazırda temiz su kaynaklarımızın da bir kısmını kaybetmişken sürdürülen bu politikalar ile yaşam hakkına kast edildiği uyarısı yapıyor ve su olmazsa doğada canlı yaşamı da olmayacağını hatırlatıyoruz. * Türkiye'deki sermaye gruplarının dünya listelerinde sırasının hızla yükselmesini izlerken, ülkemizin bu orantısız zenginleşme karşılığında ödediği bedel; bu ihaleler sayesinde doğadan ve yaşamdan kayıpla, çocuklara emanet ettiğimiz geleceğe sahip çıkılamaması olmaktadır. * Doğal varlıklarımız, ormanlar, su kaynakları, kıyılar tahsis edilerek ekolojik krizin ağırlaşması iktidar eliyle sağlanıyor. * Siyaset, ülkenin kaynaklarını belli bir sermaye grubuna aktarırken, sermaye de doğayı acımasız şekilde tahrip etmekten geri kalmıyor. * Yer üstü ve yer altı sularının ağır metallerle, siyanürle, kimyasal atıklarla zehirlenmesi, toprakların geri dönülmez biçimde kirlenmesi politikalarına derhal son verilmesi çağrısı yapmamız, gelecek nesillere karşı bir borcumuzdur. * Maden sahalarının bu şekilde tahsisinde kamu yararı bulunmadığını, geri döndürülemez şekilde toprağa ve suya zarar verecek bu ihalelerden derhal dönülmesi çağrısı yapar, kamuoyunun takdirlerine sunarız.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından “198. Grup İhale İlanı” adı altında 18 Ekim-12 Kasım arasında 578 parça arazinin maden işlerine tahsisi için ihale açılmasına Antalya Barosu’ndan tepki geldi.

haberimizvar.net- Antalya Barosu, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün 18 Ekim-12 Kasım arasında 578 parça arazinin maden işlerine tahsisi için ihale açılmasına tepki gösterdi. Baro yaptığı yazılı basın açıklamasında; “Yer üstü ve yer altı sularının ağır metallerle, siyanürle, kimyasal atıklarla zehirlenmesi, toprakların geri dönülmez biçimde kirlenmesi politikalarına derhal son verilmeli” ifadelerini kullandı.

SU OLMAZSA DOĞADA CANLI YAŞAMI DA OLMAZ
Baronun açıklamasının devamında şu sözlere yer verildi:
* Çevre Ve İmar Kurulu tarafından takip edilmekte olan bu ihaleler içinde ağırlıklı olarak Sivas-Erzincan bölgesinde siyanür ve sülfürik asitle kullanıma açılacak altın madeni tesisleri ve Tekirdağ'dan Adana'ya, Erzurum'a kadar uzanan mermer ocakları mevcuttur.

* Tüm dünyada iklim krizi ağırlaşmış ve temiz su kıtlığı devam ederken iktidar su kaynaklarımızın daha da azalmasına neden olacak politikalarına devam etmektedir.

* Bu politikalara acilen son verilmezse önümüzdeki 10 yılda su fiyatlarının fahiş derecede artışı konuşulur hale gelecektir. Yirmi yıl içinde kullanılabilir kişi başına düşen su miktarı yüzde 18 azalmış, 2030 yılına kadar daha da azalması beklenmektedir.

* Halihazırda temiz su kaynaklarımızın da bir kısmını kaybetmişken sürdürülen bu politikalar ile yaşam hakkına kast edildiği uyarısı yapıyor ve su olmazsa doğada canlı yaşamı da olmayacağını hatırlatıyoruz.
* Türkiye'deki sermaye gruplarının dünya listelerinde sırasının hızla yükselmesini izlerken, ülkemizin bu orantısız zenginleşme karşılığında ödediği bedel; bu ihaleler sayesinde doğadan ve yaşamdan kayıpla, çocuklara emanet ettiğimiz geleceğe sahip çıkılamaması olmaktadır.
* Doğal varlıklarımız, ormanlar, su kaynakları, kıyılar tahsis edilerek ekolojik krizin ağırlaşması iktidar eliyle sağlanıyor.
* Siyaset, ülkenin kaynaklarını belli bir sermaye grubuna aktarırken, sermaye de doğayı acımasız şekilde tahrip etmekten geri kalmıyor.
* Yer üstü ve yer altı sularının ağır metallerle, siyanürle, kimyasal atıklarla zehirlenmesi, toprakların geri dönülmez biçimde kirlenmesi politikalarına derhal son verilmesi çağrısı yapmamız, gelecek nesillere karşı bir borcumuzdur.
* Maden sahalarının bu şekilde tahsisinde kamu yararı bulunmadığını, geri döndürülemez şekilde toprağa ve suya zarar verecek bu ihalelerden derhal dönülmesi çağrısı yapar, kamuoyunun takdirlerine sunarız.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.