GÜNDEM Haber Girişi: 20.05.2021 - 12:22, Güncelleme: 20.05.2021 - 12:22

Boynukalın Peker'in Hürriyet açıklamasından sonra rahatladı, sonra pişman oldu!

 

Boynukalın Peker'in Hürriyet açıklamasından sonra rahatladı, sonra pişman oldu!

Boynukalın Peker'in AKP'yi, milletvekillerini ve üstükapalı Erdoğan'ı suçlayan açıklamalarını doğru kabul edip sevindi, sonra pişman olup sildi.
haberimizvar.net-  Sedat Peker bugün yayınladığı videoda Hürriyet gazetesine 2015 yılında yapılan saldırıyı bir AKP milletvekilinin isteğiyle kendisinin yaptırdığını söyledi. Bunun bir suç olduğunu da kabul ederek dile getirdi. Peker Hürriyet gazetesinin Aydın Doğan'dan, Demirören grubuna devri konusunda kendisinin de parmağı olduğunu söyleyerek Hürriyet'in kendisiyle ilgili haberlerini eleştirdi ve Demirören'leri de hedefe koydu. Peker'in Hürriyet'in el değiştirmesi konusunda konuşurken "sen de orada vekaleten duruyorsun" ifadesini kullanması Erdoğan'a üstü kapalı bir mesaj olarak değerlendirildi. Peker'in videolarda Tayyip Erdoğan hakkında kötü konuşmamaya özen gösterdiği, şimdilik Pelikan ve Ağar ekibini geri plana iterek hedefi İçişleri Süleyman Soylu'ya kadar daralttığı görülüyor. Peker'in son videosunun ardından Hürriyet gazetesine saldırı olayında adı öne çıkan, saldırıyı organize ettiği öne sürülen ve saldırı günü gruba konuşma yapan dönemin AKP Gençlik Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın Twitter'dan sonradan sileceği mesajlar paylaşarak "çok rahatladığını" söyledi.  Boynukalın Peker'in açıklamasının ardından şunları yazdı: Meşhur video serisinin bugünkü bölümü 28-32. Dakikaları arası 2015 Hürriyet eylemi meselesi özetlenmiş. Açıkçası çok rahatladım. Yıllardır üzerimize yapışan cam, kamera, turnike kırma gibi kriminal meselelerin bizimle alakası olmadığı açıkça ifade edilmiş. (SİLİNDİ) Biz gençlik kolları olarak Hürriyet önünde basın açıklaması kararı aldığımızda kendisinin “ismini veremeyeceği bir vekil tarafından arandığını” ve “bizim çocuklar bu eylemleri beceremez, profesyonel değiller, sen bir işin içine gir” dendiğini söylemiş. Böyle bir kerameti kendinden menkul, kendisini tek talimatla harekete geçirebilecek bir vekil var mı emin değilim. Varsa umarım ismini verir; böylece parti kurumsalımıza ve benim imajıma yıllarca zarar veren “basma” hadisesinin kim tarafından yapıldığı öğrenilmiş olur. (SİLİNDİ) O gün “partimiz eylem geleneğinde asla taşlı sopalı eylem olmaz” dediğimizde bize inanmamayı tercih edenler (ana muhalefet partisi lideri buna dahil) bakalım ne diyecekler. Tekrar ediyorum biz o dönemki iftira yayınlarından dolayı o gazete önünde sadece basın açıklaması yaptık. Boynukalın Peker'in AKP'yi, milletvekillerini ve üstükapalı Erdoğan'ı suçlayan açıklamalarını doğru kabul edip sevinmesi, sonra yaptığını farkedip silmesi, AKP içindeki tedirginliğin bir göstergesi de kabul edilebilir.   Hürriyet baskını 8 Haziran seçimlerinde AKP'nin tek başına iktidar olamaması ve bir koalisyona mecbur kalması, bu süreçte Davutoğlu'nun inisiyatif almasına ve Erdoğan'ın güç kaybetmesine neden olmuştu. CHP-AKP koalisyonun kurulma ihtimali, Türkiye'deki siyasi görüntüyü değiştirme potansiyeli olarak ortaya çıktı. Erdoğan iktidarı bu süreçte bir koalisyon hükümeti kurulmaması için elinden geleni yaptı. 8 Haziran - 1 Kasım arasında Türkiye sürekli bombaların patladığı, güvenlik sorununun ön plana çıktığı bir ortam yaşadı. 1 Kasım'da yinelenen seçimler bu sefer Erdoğan'ın istediği sonucu getirdi.  İşte bu ortamda Erdoğan'ın “400 vekil verilseydi bunlar olmazdı” sözlerini haberleştiren Hürriyet'e AKP'liler tarafından saldırı düzenlendi. Saldırının gerekçesi haberin Erdoğan'ı iki seçim arası yaşananlardan sorumlu tutar şekilde sunulması ve sözlerinin çarpıtılması olarak gösterildi.  200 kişilik bir gruptan yaklaşık 20 kişi, bahçeden içeri girmeyi başararak Hürriyet’in ana giriş kapısını taş ve sopalarla parçalamış, binanın içine de girmeye çalışan grubu, gazetenin güvenlik görevlileri ana kapıyı kilitleyerek güçlükle engellemişti. Yaklaşık 10 dakika boyunca camları kırıp, ölüm tehditleri savuran grup polisin bölgeye gelmesiyle bahçenin dışına güçlükle çıkarılmış. Hürriyet bayrağı bu sırada ateşe verilmişti. Gazetede çalışanlar ciddi tedirginlik yaşamıştı. Bu sırada olay yerine gelen AKP Gençlik Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın, sloganlar atan saldırgan kalabalığa seslenerek tehdit dolu şu konuşmayı yapmıştı: “Bu noktadan sonra HDP’nin PKK’yla, PKK’nın Zaman Gazetesi ile, Zaman Gazetesi’nin de Aydın Doğan’la hiçbir farkı kalmamıştır. Hepsi birer terör örgütüdür. Ve bu adamlara karşı bizim söyleyeceğimiz tek bir şey vardır. Her şeyi Cumhurbaşkanı, başkan olamadığından dolayı yapıyor diyorlar. Biz de şunu söylüyoruz. 1 Kasım’daki seçimden sonra ne çıkarsa çıksın, seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız. Allah hepinizden razı olsun. Allah’ın izniyle, sadece Aydın Doğan medyası değil, bütün HDP’siyle, PKK’sıyla, bütün terör örgütleriyle ve ilk başta da Fethullahçı terör örgütüyle, biz başkan yaptırdıktan sonra onlar da defolup gidecek …” Hürriyet Gazetesi saldırıyla ilgili Abdurrahim Boynukalın ile üyeleri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu. Hürriyet 2018 yılında Doğan Holding'den Demirören Holding'e devredilmiş, sonra hızla AKP'nin yayın organı haline gelmişti. Hürriyet bu süreçten sonra ciddi tiraj kaybı yaşadı. Benzer bir süreç CNN Türk'te de yaşanmıştı. kaynak: Sol Haber 
Boynukalın Peker'in AKP'yi, milletvekillerini ve üstükapalı Erdoğan'ı suçlayan açıklamalarını doğru kabul edip sevindi, sonra pişman olup sildi.

haberimizvar.net-  Sedat Peker bugün yayınladığı videoda Hürriyet gazetesine 2015 yılında yapılan saldırıyı bir AKP milletvekilinin isteğiyle kendisinin yaptırdığını söyledi. Bunun bir suç olduğunu da kabul ederek dile getirdi.

Peker Hürriyet gazetesinin Aydın Doğan'dan, Demirören grubuna devri konusunda kendisinin de parmağı olduğunu söyleyerek Hürriyet'in kendisiyle ilgili haberlerini eleştirdi ve Demirören'leri de hedefe koydu.

Peker'in Hürriyet'in el değiştirmesi konusunda konuşurken "sen de orada vekaleten duruyorsun" ifadesini kullanması Erdoğan'a üstü kapalı bir mesaj olarak değerlendirildi. Peker'in videolarda Tayyip Erdoğan hakkında kötü konuşmamaya özen gösterdiği, şimdilik Pelikan ve Ağar ekibini geri plana iterek hedefi İçişleri Süleyman Soylu'ya kadar daralttığı görülüyor.

Peker'in son videosunun ardından Hürriyet gazetesine saldırı olayında adı öne çıkan, saldırıyı organize ettiği öne sürülen ve saldırı günü gruba konuşma yapan dönemin AKP Gençlik Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın Twitter'dan sonradan sileceği mesajlar paylaşarak "çok rahatladığını" söyledi. 

Boynukalın Peker'in açıklamasının ardından şunları yazdı:

Meşhur video serisinin bugünkü bölümü 28-32. Dakikaları arası 2015 Hürriyet eylemi meselesi özetlenmiş. Açıkçası çok rahatladım. Yıllardır üzerimize yapışan cam, kamera, turnike kırma gibi kriminal meselelerin bizimle alakası olmadığı açıkça ifade edilmiş. (SİLİNDİ)

Biz gençlik kolları olarak Hürriyet önünde basın açıklaması kararı aldığımızda kendisinin “ismini veremeyeceği bir vekil tarafından arandığını” ve “bizim çocuklar bu eylemleri beceremez, profesyonel değiller, sen bir işin içine gir” dendiğini söylemiş.

Böyle bir kerameti kendinden menkul, kendisini tek talimatla harekete geçirebilecek bir vekil var mı emin değilim. Varsa umarım ismini verir; böylece parti kurumsalımıza ve benim imajıma yıllarca zarar veren “basma” hadisesinin kim tarafından yapıldığı öğrenilmiş olur. (SİLİNDİ)

O gün “partimiz eylem geleneğinde asla taşlı sopalı eylem olmaz” dediğimizde bize inanmamayı tercih edenler (ana muhalefet partisi lideri buna dahil) bakalım ne diyecekler. Tekrar ediyorum biz o dönemki iftira yayınlarından dolayı o gazete önünde sadece basın açıklaması yaptık.

Boynukalın Peker'in AKP'yi, milletvekillerini ve üstükapalı Erdoğan'ı suçlayan açıklamalarını doğru kabul edip sevinmesi, sonra yaptığını farkedip silmesi, AKP içindeki tedirginliğin bir göstergesi de kabul edilebilir. 

 Hürriyet baskını

8 Haziran seçimlerinde AKP'nin tek başına iktidar olamaması ve bir koalisyona mecbur kalması, bu süreçte Davutoğlu'nun inisiyatif almasına ve Erdoğan'ın güç kaybetmesine neden olmuştu. CHP-AKP koalisyonun kurulma ihtimali, Türkiye'deki siyasi görüntüyü değiştirme potansiyeli olarak ortaya çıktı.

Erdoğan iktidarı bu süreçte bir koalisyon hükümeti kurulmaması için elinden geleni yaptı. 8 Haziran - 1 Kasım arasında Türkiye sürekli bombaların patladığı, güvenlik sorununun ön plana çıktığı bir ortam yaşadı. 1 Kasım'da yinelenen seçimler bu sefer Erdoğan'ın istediği sonucu getirdi. 

İşte bu ortamda Erdoğan'ın “400 vekil verilseydi bunlar olmazdı” sözlerini haberleştiren Hürriyet'e AKP'liler tarafından saldırı düzenlendi. Saldırının gerekçesi haberin Erdoğan'ı iki seçim arası yaşananlardan sorumlu tutar şekilde sunulması ve sözlerinin çarpıtılması olarak gösterildi. 

200 kişilik bir gruptan yaklaşık 20 kişi, bahçeden içeri girmeyi başararak Hürriyet’in ana giriş kapısını taş ve sopalarla parçalamış, binanın içine de girmeye çalışan grubu, gazetenin güvenlik görevlileri ana kapıyı kilitleyerek güçlükle engellemişti.

Yaklaşık 10 dakika boyunca camları kırıp, ölüm tehditleri savuran grup polisin bölgeye gelmesiyle bahçenin dışına güçlükle çıkarılmış. Hürriyet bayrağı bu sırada ateşe verilmişti. Gazetede çalışanlar ciddi tedirginlik yaşamıştı. Bu sırada olay yerine gelen AKP Gençlik Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın, sloganlar atan saldırgan kalabalığa seslenerek tehdit dolu şu konuşmayı yapmıştı:

“Bu noktadan sonra HDP’nin PKK’yla, PKK’nın Zaman Gazetesi ile, Zaman Gazetesi’nin de Aydın Doğan’la hiçbir farkı kalmamıştır. Hepsi birer terör örgütüdür. Ve bu adamlara karşı bizim söyleyeceğimiz tek bir şey vardır. Her şeyi Cumhurbaşkanı, başkan olamadığından dolayı yapıyor diyorlar. Biz de şunu söylüyoruz. 1 Kasım’daki seçimden sonra ne çıkarsa çıksın, seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız, seni başkan yaptıracağız.

Allah hepinizden razı olsun. Allah’ın izniyle, sadece Aydın Doğan medyası değil, bütün HDP’siyle, PKK’sıyla, bütün terör örgütleriyle ve ilk başta da Fethullahçı terör örgütüyle, biz başkan yaptırdıktan sonra onlar da defolup gidecek …”

Hürriyet Gazetesi saldırıyla ilgili Abdurrahim Boynukalın ile üyeleri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu.

Hürriyet 2018 yılında Doğan Holding'den Demirören Holding'e devredilmiş, sonra hızla AKP'nin yayın organı haline gelmişti. Hürriyet bu süreçten sonra ciddi tiraj kaybı yaşadı. Benzer bir süreç CNN Türk'te de yaşanmıştı.

kaynak: Sol Haber 

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.