‘Türk Milleti suça karşı korumasız !’
Haber
31 Ağustos 2020 - Pazartesi 12:11
 
‘Türk Milleti suça karşı korumasız !’
Bu sözlerin sahibi, Antalya’nın tanınmış siyasetçi ve hukukçularından Av. Nizamettin Sağır. Geride bıraktığımız nisan ayında TBMM’de kanunlaşan İnfaz Yasası’ndaki yeni düzenlemenin vatandaşı TCK’da tanımlanmış 127 suça karşı korumasız bıraktığını savunan Sağır, “Devlet bu düzenlemeyle suçluya diyor ki, “Bana karşı suçları affetmem ama millete karşı suç işliyorsan serbestsin..”
GÜNDEM Haberi
‘Türk Milleti suça karşı korumasız !’

haberimizvar.net- Son yıllarda sosyal medya, adalet arayanların, hukuk arayanların mecrası haline geldi. Taciz,tecavüz zanlılarının serbest bırakılmasına, işlenen bir çok adi suçun cezasız kalmasına isyan edenlerin son durağı sosyal medya oluyor. Peki neden insanlar adaleti adli makamlarda değil de sosyal medyada arıyor ? Bu soruyu, Antalya’nın tanınmış siyasetçi ve hukukçusu Avukat Nizamettin Sağır’a yönelttik. Çünkü yaşanan bu durumun iki ayağı var; siyaset ve hukuk. Nizamettin Sağır da bu iki kimliğe sahip önemli isimlerden birisi. Siyasetle uzaktan yakından ilgilenen hemen herkes MHP Antalya İl Başkanlığı yaptığı dönemi hatırlar. MHP’nin yaşayan efsanelerinden olan Sağır, sonrasında ise İYİ Parti Antalya’nın kurucu başkanlığını yaptı. Son 3 yıldır aktif siyasetten uzak duran Sağır’ın asli mesleği ise avukat.Sağır’a gore sosyal medyada adalet çığlıklarının artmasının sebebi, yasal düzenlemelerdeki çarpıklık. Bilhassa yapılan değişikliklerle yaklaşık 4 ay once yenilenen İnfaz Yasası. Sağır, ‘Bahçeli Affı’ diye nitelendirdiği bu düzenleme ile toplumun suç ve suçlulara karşı korumasız bırakıldığını savunuyor. Devletin bu düzenleme ile kendini koruma altına alırken vatandaşı savunmasız bıraktığına inanıyor. Adı geçen düzenleme yapıldığı dönemde bir çok tartışma yaşansa da bu açıdan bir değerlendirmeye şahit olmadık. Meseleye bu pencereden bakan olmadı ya da bilerek bakılmadı. Niyesini, nedenlerini sorduk Avukat siyasetçi Nizamettin Sağır’a. Söyledikleri karşısında irkildik, ürperdik. Eminiz sizler de aynı hissi yaşayacaksınız…

 

*Hemen hergün örneklerini görüyoruz. Canı yanan sosyal medyadan ‘imdat’ diyor ? İnsanlar adli makamlar yerine sosyal medyadan yardım istemeyi tercih ediyor, neden ?

 

Evet dediğiniz gibi son zamanlarda inanılmaz bir biçimde, deyim yerindeyse adalet arama çığlığı, bir feryat var sosyal medyada. Bu feryatlara bir hukukçu gözüyle baktığımızda aslında bunun sebebinin son derece basit, son derece anlaşılabilir olduğunu görüyoruz. Ancak toplumun büyük kesiminin hatta gazeteciler ve siyasetçilerin dahi hukukçu olmamaları sebebiyle bunun gerçek nedenini halen anlayamamış olduğunu da görüyoruz. Efendim basitçe ifade etmek gerekirse bunun sebebi, hukuk sistemimizdeki felaket. Son yıllarda yapılan düzenlemelerle bir nevi affa dönüşmüş olan İnfaz yasası mesela. Bu düzenlemeler yüzünden toplum suçlular karşısında savunmasız bir pozisyonda.

CEZALAR CAYDIRICI DEĞİL

*Yani kaş yaparken göz çıkarma durumu mu sözkonusu bu düzenlemelerde ?

Bakın örneklemelerle anlatayım. Son yıllarda sosyal medyada en çok gündeme gelen/getirilen şeyler, kadına şiddet, sağlıkçılara şiddet, hayvanlara yönelik şiddet değil mi ? Bu üçü çok ciddi manada sosyal medyada bir feryada dönüşmüş durumda.  İşte sağlıkçıyı yumrukladı, kadını şöyle dövdü, böyle bıçakladı, hayvanın ayağını kesti vs. Burada dikkat edeceğimiz şey şu; bunlar toplumu endişeye ve korkuya sevkeden suçlar. Ama ceza kanunlarının bunlara verdiği cezalar caydırıcı değil. Son olarak cezaevlerini boşaltmak adına Devlet Bahçelinin talebiyle yapılan düzenlemelerde ortaya çıkan resimde sonuç şu; Ceza kanununda her bir suça karşı hapis veya idari para cezası var. Bu hapis cezalarında vatandaşa verilen cezaların ne kadarı kapalı cezaevinde, ne kadarı açık cezaevinde, ne kadarı denetimli serbestlikte çekilecek infaz yasası bunu düzenliyor. Son yapılan İnfaz Yasası’ndaki ‘kalıcı’ değişiklikleri söyleyeyim. Mesela devlete karşı işlenmiş suçlar ,bazı cinsel bazı suçlar hariç geriye kalan suçlarda verilen hapis cezasının yüzde 50’si infaz edilir diyor. Yani verilen cezanın yarısı bu yeni düzenleme sayesinde gidiyor. Düzenlemeden önceki yasada cezanın üçte ikisi infaz edilirdi. Diyorki yasa; Yarısı infaz edilen suçun yatılan kısmından son kalan 1 yıllık dönemi denetimli serbestlikle çektirilir. Şimdi halkın anlayacağı dille söyleyelim; İki yıl hapis cezası aldıysa bir şahıs bunun 1 yılı infaz yasası gereği gidiyor. Kalan 1 yıl ise denetimli serbestlikle, yani dışarda sadece karakola imza vererek çekilecek. Özetle işlediği suç nedeniyle 2 yıl hapis cezası alan şahıs, cezaevine girdi-çıktı yapılarak serbest kalıyor.

 

*Peki bu ceza sınırına hangi suçlar giriyor ?

Adam öldürmeyi, hayati tehlike geçirecek şekilde çok ciddi yaralamaları da bir tarafa bırakalım; Basit yaralamalar, ayağından bıçakladınız, kurşunladınız, kolundan yaraladınız vs. Hayati tehlikesi olmayan yaralanmaların neredeyse tamamına yakınına verilecek cezalar 2 yılın altında..  Geçen bununla ilgili bir çalışma yaptım. Türk Ceza Kanunu’nda toplam 342 madde var. Ceza kanunu haricinde  insanlara ceza verilmesini gerektiren başka kanunlar da var ve bu söylediğim infaz uygulaması onlarda da geçerli. TCK 342 maddeden oluşuyor. Bunun 76’sı genel hüküm. Kalan 266 maddeden 127’sinde tarif edilen suçlara verilen cezanın tamamı 2 yılın altında.

 

 

*Nasıl yani ?  Bu suçları işleyenler hapse girmiyor mu ?

 

Mevcut ceza kanunumuzun neredeyse yarısındaki suçları eğer ilk defa işliyorsanız verilecek ceza sizi cezaevine sokmuyor. İlk defa kadın dövüyorsanız, ilk defa sağlıkçı dövüyorsanız, ilk defa ruhsatsız silah taşıyorsanız cezaevine girmiyorsunuz. Daha nice örnekler var. Taksirle öldürme, dolandırıcılık, hırsızlık, yaralama, hakaret, tehdit bunun gibi 127 suç şuanda cezasız durumda. Bunu biz hukukçular biliyoruz ama halk bilmiyor. Bilmediği için de suçlular serbest bırakıldığında şaşkınlık yaşıyor. Bunu niye bırakıyorlar diye tepki gösteriyor. Bir sürü örneğiyle hemen hergün karşılaşıyoruz. Hakim savcılarla vatandaş karşı karşıya getiriliyor. Yani özetleyecek olursak, bu düzenlemeyle ortaya çıkan tablo şu: Devlet diyor ki, devlete, hükümete karşı suç işlediyseniz size affetmiyorum ama vatandaşa karşı suç işlediyseniz çıkın dışarı…Türk insanının suç ve suçlulara karşı savunmasız olduğu bir süreç yaşıyoruz.

 

SİYASET KURUMU İŞLEMİYOR

 

*Diyelim vatandaş bilmiyor. Peki siyasetçiler ? Siyasetçiler arasında da hukukçular var, onlar neden bu konuyu gündeme getirmiyor ?

 

Türkiye’nin şuanda yaşadığı sıkıntıların en önemli sebeplerinden biri de siyaset kurumunun, Türk insanının sorunlarına çözüm üretme kapasitesini iktidarıyla, muhalefetiyle kaybetmiş olması. İktidarın, eleştirmeyi muhalefet sayan bir muhalefet anlayışı, iktidarın da muhalefete saldırmayı iktidar olarak kabul eden bir iktidar anlayışı var. Yani kayıkçı kavgasıyla geçen bir siyaset arenasındayız ne yazıkki…  Oysa siyaset kurumu halkın sorunlarına çözüm üretme kurumudur. Halkın en önemlli sorunlarından biri nedir ? Güvenliktir. Toplumsal güvenlik. Güvenlik hissidir, huzurlu yaşama hakkıdır. Şimdi ben size TCK’nın amacını okuyayım; ‘Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.’ İnfaz  Kanunu’nun amacı: ‘Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek,  üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.’ Amaçlar gayet açık. Ve bun kanunları uygulamak, yerine getirilmesini sağlamak iktidarıyla, muhalefetiyle herkesin sorumluluğundadır.

 

 

İKTİDAR DA MUHALEFET DE ATLADI

 

*Yapılan düzenlemelerle kanunların amaçları çelişiyor ?

 

Kesinlikle çelişiyor.  Siz bir kanun çıkarıyorsunuz, bu kanunla toplumu suça karşı savunmasız bırakıyorsunuz. Çıkarılan kanundaki bu büyük yanlışlığı iktidarın hukukçuları atladığı gibi maalesef muhalefetin hukukçuları da atlıyor. Hatta muhalefetin hukukçuları, ‘Yav siz eşitsiz davrandınız, böyle bir af çıkardınız, buna terör suçlarını da dahil edin” diyor. Halbuki, bunu söyleyeceklerine ‘kardeşim bu düzenleme vatandaşı suça karşı korumasız bırakıyor, bunu geri al’ demeliler.  Böyle bir siyaset anlayışı olabilir mi ?İnfaz Yasası’ndaki değişiklikler Türkiye gündemini epey bir meşgul etti. Çok tartışıldı ama ben bu tartışmalar sırasında bu tür bir değerlendirmeyi duymadım, görmedim. Neden ? Birisi ‘Reis’ istediyse yapalım diyor, yapıyor. Öteki, genel başkan karşı çıkıyorsa biz de çıkalım’ anlayışında. Yahu kardeşim bir bakın buna. Türkiye siyaseti iktidarıyla muhalefetiyle Türk Milleti’ne hizmet etme yeteneğini kaybetmiş pozisyondadır.

 

*Çok olumsuz bir tablo çiziyorsunuz ama son dönemlerde kadına, sağlıkçılara ve hayvanlara şiddete karşı bir takım yasal düzenlemeler yapıldı.

 

Doğru sağlıkta şiddeti önleme düzenlemesi yapıldı. Herkes de alkışladı iktidarıyla muhalefetiyle. Neydi o düzenleme ? ‘Kişilere karşı işlenen suçlar eğer sağlıkçılara karşı işlenirse verilecek ceza yarı nisbetinde artırılır’ denildi. Peki birine hakaret veya tehdit şiddet midir, şiddettir. Nedir cezası  6 ay. Yahu 6 ayın hapis cezası yok. Sen bunu 9 ay yapsan da yok, 2 yıla çıkarsan da yok. Birini dövme. hafif mahiyette bir dövme ise verilecek ceza 1 yıl. Eee bunun da hapis cezası yok. Sen bu kişi sağlıkçı diye 1.5 yıla çıkarsan ne olacak. Yine hapis yatmayacak. Bunu bile tartışmadılar. Demediler ki, ya şu milletle dalga geçmeyin.  Hakime savcıya saldırıyor halkımız sosyal medyada. Niye doktoru döven adam serbest kaldı, niye hemşireye tüküren serbest kaldı diye… Kardeşim savcının, hakimin elinde uygulamak zorunda olduğu kanun serbest bırak diyor. Ne yapsın adamlar. Burada sorgulanması gereken bir şeyde şu. Bakın Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa sevketmek ve hakaret suçları da  2 yıl ceza sınırını altında. Ama bakıyorsunuz bu suçlamalarla bir çok gazeteci cezaevilerinde Niye ? Bunu sormak lazım. Bu çifte standardı sormak lazım.

 

İTLER SERBEST TAŞLARI BAĞLAMIŞLAR.

 

*TCK’da tanımlı 127 suçun cezası 2 yılın altında diyorsunuz.  Ancak 2 yılın cezanın alt sınırı olduğunu belirtiyorsunuz. Yani 2 yılın üzerinde de ceza verilebilir

 

Güzel bir noktaya temas ettiniz. Evet şimdi birileri diyecek ki, Nizamettin Sağır yanlış söylüyor. O kanun 2 yıldan 4 yıla diyor. Eee Nizamettin Sağır hep 2 yılı baz alıyor. Ancak bütün ceza hukukçuları şunu bilir; Ceza verirken alt sınırdan uzaklaşabilmek için bazı özel gerekçeler istenir. Yani bir suça 2 yıl değil de 3 veya 4 yıl verebilmeniz için özel bir takım gerekçeler ortaya koymak zorundasınız. Aksi halde Yargıtay bu kararı bozar.  Doğru olanı, eğer suç ilk defa işlenmişse ve çok özel bir durum yoksa cezanın alt sınırdan verilmesidir. Şimdi örnek verelim sağlıkçıya şiddetten. Adamın annesi içerde ölmüş, o sinirle, heyecanla, hiçbir husumeti olmadığı halde bir doktora yumruk attı diyelim. Şimdi siz buna üst sınırdan nasıl ceza verebilirsiniz. Özel bir husumeti, niyeti yok. İçinde yaşadığı olayın heyecanıyla anlık bir tepki vermiş. Dava açılır, ceza verilir ancak cezanın infazı yoktur.  İşin acı tarafı ise şu,, Antalya’da outran, siyasetle ilişkisini 3 yıldır kesmiş bir hukukçunun gördüğünü, asıl işi bu olanlar görmüyor. Bu millet sahipsiz kalmış maalesef.

 

 

İŞTE SAĞIR’IN O ÇALIŞMASI

 

A-CEZA KANUNUN VE İNFAZ KANUNUNUN AMAÇLARI:

Türk Ceza kanununa göre kanunun amacı:


Madde 1 - (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.

 

İnfaz kanununa göre infazda amaç:

MADDE 3

(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek,  üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.

B-CEZA KANUNUNA GÖRE VERİLEN CEZANIN İNFAZINDAKİ DURUM:

5275 Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun

Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.)

(1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.

 

             Madde 107- (1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.)

 

Bu düzenleme ile Türk Ceza Kanunu ve sadece 3713 sayılı yasa kapsamına giren suçlar ile Mit yasasında düzenlenen suçlar haricinde diğer tüm özel yasalarda düzenlenen örneğin orman yasası, 6136 sayılı yasalarda düzenlenen  ve asgari haddi 2 yıldan fazla olmayan tüm suçlarda ½ ve ardından 1 yılda denetimli serbestlik uygulandığından fail infaz kurumunda yatmayacaktır.

C-TÜRK CEZA KANUNUNDA ASGARİ HADDİ 2 YIL VE ALTINDA OLAN SUÇLAR:

1.Taksirle öldürme Madde 85- (1)

2.Kasten yaralama Madde 86- (1)  (2)

3.Taksirle yaralama Madde 89- (1)

4.İnsan üzerinde deney Madde 90- (1)

5.Terk Madde 97- (1)

6.Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi Madde 98- (1) (2)

7.Çocuk düşürme Madde 100- (1)

8.Cinsel taciz (2/3’e tabidir.)Madde 105- (1)

9.Tehdit Madde 106- (1) (2)

10.Şantaj Madde 107- (1) (2

11.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma Madde 109- (1)

12.Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi  Madde 112

13.Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi Madde 113

14.Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi Madde 114- (1)

15.İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme Madde 115- (1) (2) (3)

16.Konut dokunulmazlığının ihlali Madde 116- (1) (2)

17.İş ve çalışma hürriyetinin ihlali Madde 117- (1)(2)(3)(4)

18.Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi Madde 118- (1) (2)

19.Haksız arama Madde 120- (1)

20.Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi Madde 121- (1)

21.Nefret ve ayırımcılık (1)Madde 122- (Değişik: 2/3/2014-6529/15 md.)(1)

22.Kişilerin huzur ve sükununu bozma Madde 123- (1)

23.Hakaret Madde 125- (1) (2)(3)(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.)

24.Hırsızlık Madde 141- (1)

25.Mala zarar verme-sahipli hayvanı öldürme Madde 151- (1) (2)

26.İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme Madde 153- (1) (2) (3)

27.Hakkı olmayan yere tecavüz Madde 154- (1)

28.Güveni kötüye kullanma Madde 155- (1) (2)

29.Bedelsiz senedi kullanma Madde 156- (1)

30.Dolandırıcılık Madde 157- (1)

31.Taksirli iflas Madde 162- (1).

32.Karşılıksız yararlanma Madde 163- (1) (2) (3)

33.Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi Madde 164- (1)

34.Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi Madde 165 (1)

35.Bilgi vermeme Madde 166- (1)

36.Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması Madde 170- (1) (2)

37.Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması Madde 171- (1)

38.Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali Madde 175- (1

39.İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama Madde 176- (1)

40.Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması Madde 177- (1)

41.İşaret ve engel koymama Madde 178- (1)

42.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Madde 179- (1) (2) (3)

43.Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma Madde 180- (1)

44.Çevrenin kasten kirletilmesi Madde 181- (1)

45.Gürültüye neden olma Madde 183- (1)

46.İmar kirliliğine neden olma Madde 184- (1)

47.İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek Zehirli madde katma Madde 185- (1) (2)

48.Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti Madde 186- (1)

49.Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma Madde 187- (1)

50.Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak Madde 191 (1)

51.Zehirli madde imal ve ticareti Madde 193- (1)

52.Sağlık için tehlikeli madde temini    Madde 194- (1)

53.Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma Madde 195- (1

54.Usulsüz ölü gömülmesi      Madde 196- (1)

55.Parada sahtecilik     Madde 197- (1) (2) (3)

56.Kıymetli damgada sahtecilik              Madde 199- (1) (2) (3)

57.Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar          Madde 200- (1)

58.Mühürde sahtecilik        Madde 202- (1) (2)

59.Mühür bozma Madde 203- (1)

60.Resmi belgede sahtecilik                      Madde 204- (1)

61.Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek        Madde 205- (1)

62.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan        Madde 206- (1)

63.Özel belgede sahtecilik          Madde 207- (1)

64.Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek           Madde 208 - (1)

65.Açığa imzanın kötüye kullanılması Madde 209- (1)               

66.Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit     Madde 213- (1)

67.Suç işlemeye tahrik                 Madde 214- (1)

68.Suçu ve suçluyu övme            Madde 215- (1)               

69.Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama       Madde 216- (1) (2) (3)

70.Kanunlara uymamaya tahrik             Madde 217- (1)               

71.Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma  Madde 219- (1) (2)         

72.Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması                   Madde 223- (1) (2)

73.Hayasızca hareketler   Madde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi

74.Müstehcenlik             Madde 226- (1) (2) (3) (4)

75.Fuhuş             Madde 227- (2)

76.Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama      Madde 228- (1)

77.Dilendirme                  Madde 229- (1)

78.Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören           Madde 230- (1) (2) (3).

79.Çocuğun soybağını değiştirme        Madde 231- (1) (2)

80.Kötü muamele           Madde 232- (1)(2)

81.Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali Madde 233- (1)(2)        (3)

82.Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması             Madde 234- (1)

83.İhaleye fesat karıştırma Madde 235- (3)

84.Fiyatları etkileme Madde 237- (1) İ

85.Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma  Madde 238- (1).

86.Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması Madde 239- (1)

87.Mal veya hizmet satımından kaçınma Madde 240- (1)

88.Bilişim sistemine izinsiz girme veya imha Madde 243

89.Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme Madde 244-

90.Yasak cihaz veya programlar Madde 245/A

91.Nüfuz ticareti Madde 255

92.Görevi ihmal ve kötüye kullanma Madde 257- (1) (2)

93.Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258- (1) (2)

94.Kamu görevlisinin ticareti Madde 259- (1)

95.Kamu görevinin terki veya yapılmaması Madde 260- (1

96.Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261- (1

97.Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi Madde 262- (1)

98.Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma Madde 264- (1)

99.Görevi yaptırmamak için direnme Madde 265- (1) (2)

100.İFTİRA Madde 267- (1)

101.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Madde 268- (1

102.Suç üstlenme Madde 270- (1)

103.Suç uydurma Madde 271- (1)

104.Yalan tanıklık Madde 272- (1) (2) (3)

105.Yalan yere yemin Madde 275- (1)

106.Yargı Görevi Yapanı, Bilirkişiyi veya Tanığı Etkilemeye Teşebbüs Suçu TCK Madde 277-(1)

107.Suçu bildirmeme            Madde-278- (1)

108.Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi Madde 279- (1)

109.Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1)

110.Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme Madde 281- (1)

111.Suçluyu kayırma Madde 283- (1)

112.Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme Madde 284- (1

113.Gizliliğin ihlali Madde 285- (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi

114.Ses veya görüntülerin kayda alınması Madde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki

115.Genital muayene Madde 287- (1)

116.Muhafaza görevini kötüye kullanma Madde 289- (1)

117.Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması Madde 290- (1)

118.Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme Madde 291- (1)

119.Hükümlü veya tutuklunun kaçması Madde 292- (1 )(2)

120.Kaçmaya imkan sağlama Madde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan

121.Muhafızın görevini kötüye kullanması Madde 295- (2)

122.Hükümlü veya tutukluların ayaklanması Madde 296- (1)

123.İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak Madde 297- (1)

124.Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme Madde 298- (1) (2)

125.Cumhurbaşkanına hakaret Madde 299- (1)

126.Devletin egemenlik alametlerini aşağılama Madde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak (2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan kişi

127.Türk Milletini,Türkiye Cumhuriyeti Devletini,Devletin kurum ve organlarını aşağılama:Madde 301

 

Yukarıda sayılan suçlara verilecek cezaların asgari hadleri dikkate alınarak sıralanmıştır.Birileri bu suçlara verilecek cezaların üst sınırlarını ifade ederek itiraz edebilir.Ancak uygulamada Mahkemeler çok özel durum yok ise asgari hadden ceza tayin etmek zorundadır.

TCK.342 maddeden oluşur.

Bunların 76 sı genel hükümler kalan 266 madde ceza hükmüdür.

Bu 266.maddeden 127 madde fiili cezalandırma dışında.

BU SUÇLAR TÜRK CEZA YASASINDAKİ SUÇLARDIR VE ASGARİ HADLERİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRME YAPILARAK 7242 SAYILI YASAYLA DEĞİŞİK 5275 SAYILI İNFAZ YASASININ 107/2 VE 105/A MADDELERİ UYARINCA 3 GÜN YATIP GERİSİNİ DENETİMİ SERBESTLİKLE İNFAZ ETME HAKLARI BULUNMAKTADIR.

AYRICA ÖZEL YASALARDAN SADECE 3713 SAYILI YASA KAPSAMINA GİREN SUÇLAR İLE MİT YASASINDA DÜZENLENEN SUÇLAR HARİCİNDE DİĞER TÜM ÖZEL YASALARDA DÜZENLENEN ÖRNEĞİN ORMAN YASASI, 6136 SAYILI YASALARDA DÜZENLENEN  VE ASGARİ HADDİ 2 YILDAN FAZLA OLMAYAN TÜM SUÇLARDA ½ VE ARDINDAN 1 YILDA DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULANDIĞINDAN FAİL İNFAZ KURUMUNDA YATMAYACAKTIR.

 

SONUÇ:Ceza kanunları sadece devleti değil vatandaşıda güvende ve huzurda tutmak için vardır.

Yukarıda anlatıldığı gibi vatandaşa karşı işlenen suçlar bakımından vatandaş suç ve suçlulara karşı savunmasız durumdadır. Vatandaşa karşı suç işlemeyi cezasız bırakıp devleti yönetenlere karşı en küçük suçu cezalandırma anlayışını adaletle bağdaştırmak mümkün değildir.

 

 

 

 

 

Kaynak: () - Yunus Erdoğan Editör:
Etiketler: ‘Türk, Milleti, suça, karşı, korumasız, !’,
Yorumlar
Haber Yazılımı