Yazı Detayı
18 Ekim 2019 - Cuma 18:00
 
Ateş hattında büyümek
Ebru KÜÇÜKAYDIN
ebru@haberimizvarnet
 
 

Geçtiğimiz günlerde Barış Pınarı Harekatı’nın en fazla etkilediği bölge olan Urfa’nın 55 kilometre ilerisindeki Akçakale ilçesine gittim. Kimse beni savaşın yaşandığı bölgeye gitme konusunda zorlamadı. Tamamen kendi istediğimle Akçakale’de oldum. İnsan olarak o bölgede olmam gerektiğini düşünerek, savaşın ortasında kalan insanları, özellikle çocukları görmek, yaşadıklarına ortak olmak için oradaydım.

İster savaşı savunun, ister karşı çıkın insan olarak klavyelerinizin üzerinden ahkâm kesmek, masa başı gazeteciliği yapmak, böylesi yaşanan bir gerçeklikle karşı karşıya iken ‘hak’ değildir. İstanbul’dan, Ankara’dan, Antalya’dan bakarak orayı, o insanların yaşadıklarını, savaşın gerçek yüzünü görmenizin, hele hele sosyal medya üzerinden ahkâm kesmenin hakkı yoktur. İşte sırf bu nedenle Akçakale’de sınır bölgesindeydim…

Bir taraf Akçakale, diğer taraf Suriye’nin Tel Abyad ilçesi. 1. Dünya Savaşı’nda köyü ortadan bölerek, ‘Burası sizin sınırınız. Ortada tel örgülerle, duvar olacak. Artık iki farklı ülkesiniz’ denildiğinde kardeşler ikiye ayrılmış. Suriye tarafından toprağı olanlar Tel Abyad’ta, Türkiye tarafında toprağı olanlar Akçakale’de kalmış. Kardeşin biri diğer tarafta…

Arapça Tel Abyad’ın anlamı da Akçakale…

Aslına bakarsanız ‘birbirimizden farkımız yok’ durumu var. Her dilden, her kültürden insan yaşıyor Akçakale’de… 230 bin nüfusu var. 100 bin nüfusu Suriye’den kaçarak ilçeye yerleşmiş ve yeniden ülkesine dönmek isteyen insanlar… 130 bin nüfusun yüzde 90’ı Arap, geri kalan ise Kürt kökenli vatandaşlar. Hep birlikte yaşıyorlar, dün olduğu yarın olacağı gibi…


Tehlike ile yaşamayı doğar doğmaz öğrenen bir toplum. Öyle savaş var diye kimse evlerine çekilmiş ya da bölgeden kaçan insanlar değil… Hayat devam ediyor ilkesiyle kimileri Mezopotamya topraklarında pamuk toplamaya devam ediyor, kimileri kamyonlardan yollara dökülen pamukları çuvallara doldurup, kendine ekmek çıkarma derdinde. Çocuklar çobanlıkta… İlçe merkezi tanklar, tüfekler, askerlerle dolu. Söz birliğine varılmış gibi kimse kimsenin hayatına dokunmadan görevini yerine getiriyor…

Kimsenin kimseyle hesabı yok…

Toprak, ekmek derdi var yaşanan bölgede…
Akçakale Belediye Başkanı Mehmet Yalçınkaya. Katıksız bir siyasi görüşü var tıpkı halkı gibi toprak, huzur ve ekmek…

Çocuklar…

Savaşın ortasında yaşayan çocuklarımız…

Roketin geldiği evde parçalanan tuğlaları kendine oyuncak yapan çocuklarımız…

Kan, silah sesleriyle içinde korkuyu öğrenerek büyüyen gelecek…

İşte onlardı beni Akçakale’ye götüren sebep…

Her çocuğun hakkı olan eğitim, beslenme, özgürlük hakları elinden alınan, ama çıplak ayaklarıyla yaşadıklarına isyan eden, korku dolu bakışlarıyla savaşın anlamsızlığını insanlığa anlatan savaşın çocukları onlar…

Bir ayakları Suriye’de, diğer ayakları Türkiye’de yaşamak zorunda bırakılan çocuklarımız…

İster savaş olsun, ister olmasın o çocukların diğerlerin bir farkı var…

Mesela hiç birinin oyuncağı yok…

Çocuğa, çocuk demek için oyuncak lazım dedim kendime…

Taşlardan, mermi kovanlarından oyuncak olur mu? Olmuş…

Hayaller kurulabilir mi? Kurulur ama sizin bildiklerinizden değil. Evcilik oyunu değil savaş oyunları…


Bugünleri savaş olan çocuklar yarınlarını kurarken savaş oyunları dışında ne oynayabilir ki… Çünkü çocuk yaşadığını bilir, öğrenir ve gelecek nesillere aktarır.

Bizlerin bu çocuklara verebildiklerimiz belli…

Sadece sevgi dilini kullandığınızda sizinle iletişime geçiyorlar. Bir gülüş, elinizin saçlarına uzanması…

Çikolata, şeker bilmiyorlar… Onlar karınları kuru ekmekle doysa mutlular…

Bilmediğinizi istemek mümkün mü?

Gidin görün onları, saçlarına dokunun, öpün, koklayın, oyuncaklar götürün güzel hayaller kursun diye, karnının kuru ekmekle doymasını değil hakkı olan sağlıklı beslenme ile sağlayın.

Türkiye’nin neresinde oturursanız oturun, oturduğunuz yerden göründüğü gibi değil sınır çizgisi…

Hele hele orada yaşamaya çalışan çıplak ayaklı, roket atarların altında büyümemek adına direnen çocuklar da bildiğiniz çocuklar değil…

Dokunmadan, görmeden, yaşamadan anlamanız mümkün değil…

Hayatın gerçek yüzü onlar…

Yok sayarak, görmezden gelerek, mış gibi yaparak insan olamazsınız…

Çünkü onlar dün olduğu gibi, bugün de hayatımızın içinde.

Tıpkı yarın olacağı gibi…

 









  

 
Etiketler: Ateş, hattında, büyümek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Şubat 2020
CHP’de bayrak asanlar kazandı
02 Şubat 2020
Siz kimsiniz beyler!
07 Ocak 2020
CHP Genel Merkezi’nden Antalya’ya bakmak
13 Aralık 2019
Aksu- Kundu bölgesinde 12 bin dönümde milyonlar kapanın elinde kalmış!
10 Aralık 2019
İdris Özyol daha çok yapacak işimiz var!
25 Kasım 2019
CHP içinde hangi gruplar ne için mücadele veriyor?
13 Kasım 2019
CHP pazarlıklarında karanlık isimler
08 Kasım 2019
Halkın eğitim alma özgürlüğüne siyasi engel
06 Kasım 2019
Kılıçdaroğlu, Başkan Uysal’ı Ankara’ya neden çağırdı?
31 Ekim 2019
7 Mehmet’ten gelen balık kokusu
30 Ekim 2019
Balık baştan kokmuş haberimiz yokmuş!
28 Ekim 2019
CHP’nin sürpriz il başkan adayı!
25 Ekim 2019
Balık baştan kokar beyler!
22 Ekim 2019
ASMEK’te fişleme skandalı
21 Ekim 2019
Ahmet Kumbul’u devirme planları
15 Ekim 2019
YALANLAMAYA YALANLAMA
11 Ekim 2019
Kemer’de hanedanlık mı kuruluyor?
07 Ekim 2019
Yörüklerin il hatun dönemi
03 Ekim 2019
ÇÜRÜK
02 Ekim 2019
AKP’liler vatandaşın gözüne nasıl bakacak?
27 Eylül 2019
Turizm Bakanı’nın ağzından bal damladı
25 Eylül 2019
Ölü kadın bedeni üzerinden gündemde kalanlar!!!
24 Eylül 2019
Böcek bu hesabın içinden nasıl çıkacak?
22 Eylül 2019
Üniversitelerde HAKYOL tarikatı mercek altında
18 Eylül 2019
İç hesaplaşmaya Tamince çelmesi
17 Eylül 2019
Geriye bir tek ANAMIZ kalmıştı
16 Eylül 2019
AKP’den izinsiz tek kuruş ödeme yok!
15 Eylül 2019
BÜYÜKŞEHİR’e uzanan para merdivenleri
11 Eylül 2019
Su zammında hayaller ve GERÇEKLER
10 Eylül 2019
Böcek ne yapacağını biliyor, ne yapmayacağını da!
09 Eylül 2019
Müfettiş raporu ortaya çıksın seçime öyle gidilsin
02 Eylül 2019
CHP- AKP koalisyonu İYİ mi?
28 Ağustos 2019
ASMEK’te seferberlik çağrısı
26 Ağustos 2019
Antalya Büyükşehir bu projeyi hayata geçirse geleceğimiz kurtulur!
24 Ağustos 2019
Ben Emine Bulut
23 Ağustos 2019
AKP’de eski defterler açılıyor
15 Ağustos 2019
Ankara’da BİRLEŞME görüşmeleri
14 Ağustos 2019
CHP’de ilk kez ‘DAHİL OL’ yöntemi
12 Ağustos 2019
Bizim neden kent bayramlaşmamız yok?
09 Ağustos 2019
Antalya’ya 3 bakan sığar mı?
07 Ağustos 2019
Kumbul, Böcek ve uzlaşma
06 Ağustos 2019
MAKAM SARHOŞLUĞU
04 Ağustos 2019
KİRALIK BEYNİM YOK
Haber Yazılımı