İdris ÖZYOL Bir meslektaşımdan Böcek mektubu
Yazı Detayı
09 Eylül 2020 - Çarşamba 02:29
 
Bir meslektaşımdan Böcek mektubu
İdris ÖZYOL
idris@haberimizvarnet
 
 

Günlerdir Muhittin Böcek eksenli tartışmaları yazıyoruz. En son da, “Bu taşı kuyuya kim attı?” diye sorduk. Tartışmaların bir ucunda bazı CHP’liler var. Daha doğrusu onların adı geçiyor. Diğer tarafından da AKP cenahı… Çeşitli isimler ortaya atıldı, fakat somut bir fotoğraf oluşmadı. Taşı kuyuya kimlerin attığı bile muamma… Bütün taraflar bir şekilde konuştu, bu hesapların içinde olmadıklarını kendi meşreplerince duyurdular. CHP’deki bu durum en çok da bu partiye gönül verenler üzülüyor. CHP’yi ve kulislerini iyi bilen, kalemine ve görüşlerine güvendiğim, ama bu tartışmanın içinde gazeteci olarak bile isminin geçmesini istemeyen bir meslektaşım, konuyu özetleyen bir yazısını gönderdi mail adresime... CHP’deki eğilip bükülmeleri, AKP’li bir başkanın duruşundan örnekle ve geçmişten benzer hikayelerle analiz etmiş. Virgülüne dokunmadan okuyucularımla paylaşmak istedim...
 
‘Dik duranlar ve diğerleri’
 
‘Ders alınsa tekerrür mü ederdi’ diyoruz ama nedense siyasette tarih devamlı tekerrür ediyor.
Öncelikle dün doktorlarından olumlu haberler gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in kısa süre içinde sağlığına kavuşarak taburcu olacağına ve görevinin başına dönerek hizmete devam edeceğine inandığımı ve bunu yürekten dilediğimi belirtmek istiyorum.
Ama durum malum... Günlerdir devam eden saçma sapan bir dedikodu yumağı Antalya siyasetini ele güne rezil etmiş durumda. ‘Başkan Böcek görevine dönemezse’ konu başlıklı hiç de hoş olmayan bir gündem konusu, kulislerde kulaktan kulağa iğrenç dedikodularla siyaset gündemini meşgul eder hale geldi.
Bu iğrenç durumun en can acıtıcı tarafı da maalesef dedikodu yuvasının bizzat Böcek’in partisi CHP olması.
CHP, iç kavgalarına ayırdığı enerjinin yüzde 1’ini iktidar olmak için harcayabilse ülkede bambaşka şeyler konuşuyor olacağımızı hatırlatarak sizi 16 yıl önceye, İzmir’e götürmek istiyorum.
Dedik ya tarih tekerrür ediyor diye, 16 yıl öncenin İzmir’i, bugünün Antalya’sını anlamak için önümüzde güzel bir örnek teşkil ediyor.
2004 yılında kalp krizi sonucu vefat eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Priştina’nın yerine kimin başkanlık koltuğuna oturacağı tartışılırken neler oldu, hatırlamak ister misiniz?
* * *
İzmir’deki CHP’liler birbirine girdi ama nefeslerini ve mesailerini boşuna tükettiler, ilk ve son sözü CHP Genel Merkezi söyledi ve aday olarak Bornova Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu işaret edip konuyu kapattı.
Bugün de öyle... Dedikodusever, koltuk sevdalısı CHP’liler boşa yoruluyor, Genel Merkez kimseye bırakmaz o kararı...
* * *
İzmir’de Ak Parti, bugün hala takdir gören demokratik bir duruş sergileyerek hiçbir dedikoduya, kulise isimlerini karıştırmadı, bütün kavgaları uzaktan asil bir duruşla izledi.
Bugün de öyle... Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün duruşu ortada. Mevzuyu inadına açmak isteyenleri susturuyor, konu açmaya kalkan olursa muhatap bile olmadan kapatıyor, her konuşmasında Başkan Böcek’in iyileşip bir an önce göreve dönmesini beklediğini, yürekten inanarak dile getiriyor. Her ne kadar CHP içinde Tütüncü’yü dedikoduların içine sokarak safları sıklaştırma bahanesiyle kendi ikballeri ve hedeflerini düşünenler olsa da, Tütüncü asla taviz vermiyor.
* * *
İzmir’de 16 yıl önce yeni Büyükşehir Belediye Başkanı’nı belirlemek için yapılan mecliste 61 oyun 59’u Aziz Kocaoğlu’na gitti. 2 oy boş çıktı. Kapalı oylama olduğu için o 2 boş oyu kimin attığını sadece kendileri biliyor ama bir not vereyim size; adı başkan adayları arasında geçen CHP’li Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak ile Durak’ı destekleyen CHP’li Çiğli Belediye Başkanı Ensari Bulut, CHP’nin meclis grup toplantısına katılmadılar. Yani anlaşmazlık yine CHP’nin içinden çıktı.
Bugün de öyle... Antalya’da CHP’li başkanın görevine dönememesinin hesabını yapıp kulisleri dedikodulara boğanlar yine CHP’li. Var güçleriyle Ak Partilileri dedikodu kazanına atmaya çalışsalar da aynı 16 yıl önceki gibi başaramıyorlar ve kendilerini bitiriyorlar.
* * *
CHP’de kimin dik durduğunu, kimin dedikodu rüzgarına kendini kaptırdığını bilmiyorum, tam hakim olunca onu da yazarım...
Ama üç gerçek gözümüzün önünde duruyor.
Birincisi; bunca iğrenç kulislerin içinde Ak Partili Hakan Tütüncü’nün dik duruşu...
İkincisi; demokrasiye inanan ve önce insan olmayı her şeyin önüne koyan hiçbir Antalyalının kirli ayak oyunlarıyla koltuğa oturacak bir başkanı içine sindirmeyeceği...
Ve üçüncüsü... Muhittin Başkan iyileşip görevine başladığında şimdi pis pis sırıtan partidaşlarının o an suratlarının ne hale geleceğinin şimdiden biliniyor oluşu...
CHP’den çok şey bekleyen kocaman bir kesim var... Oy verenlerini, sempatizanlarını, sevenlerini böyle saçma sapan dedikodular ve hırslarla üzmek yakışmıyor... Bilmem anlatabildim mi?

 
Etiketler: Bir, meslektaşımdan, Böcek, mektubu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Ekim 2020
Büyükşehir AKP’ye geçer mi?
12 Ekim 2020
Muhittin Böcek hazırlığı
18 Eylül 2020
Antalya medyası küf kokuyor
07 Eylül 2020
Bu taşı kuyuya kim attı?
06 Eylül 2020
İki cephe arasında Böcek kavgası
05 Eylül 2020
Büyükşehir’de bozulan hesaplar
27 Ağustos 2020
Ölüm döşeğinde siyaset
26 Ağustos 2020
Nusret Bayar’ı yemek istiyorlar
06 Ağustos 2020
1 yıla neler sığar?
06 Temmuz 2020
Antalya yeni siyasetin laboratuvarı
19 Mayıs 2020
Paran varsa yasak yok
08 Mayıs 2020
Asıl ‘paralel devlet’ budur
12 Mart 2020
Dünyada Korona, Antalya’da Tuba
10 Mart 2020
Eski tüfek, yeni kabza!
07 Şubat 2020
Gazetecinin işi soru sormaktır
23 Ocak 2020
Türel Antalyalıları ne sanıyor?
21 Ocak 2020
Ömer Melli hangi hesapları bozar?
16 Ocak 2020
‘Tek aday’ mümkün mü?
08 Ocak 2020
CHP’de il yarışı ne durumda?
26 Aralık 2019
İl kongresine giderken CHP
25 Aralık 2019
CHP’de Kramer Kramer’e karşı
21 Aralık 2019
Sizi saklandığınız yerde bulacağım!
20 Aralık 2019
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum!
20 Kasım 2019
Büyükşehir sürgünleri için rapor
13 Kasım 2019
Oy ver, işe gir!
05 Kasım 2019
CHP’de kongre hesapları
31 Ekim 2019
CHP’de gölge, DSP’de gövde
28 Ekim 2019
CHP’de liderlik sorunu
23 Ekim 2019
Cezaevi ziyaretinde kayıt dışı ilişkiler
22 Ekim 2019
Yavuz Özcan Parkı bizi bekliyor
19 Ekim 2019
CHP’yi konuşmaya devam
18 Ekim 2019
Bir CHP’liyle sohbet
17 Ekim 2019
Antalya’da akıllı gazeteci yok mu?
16 Ekim 2019
Barışı savunmak gazetecinin görevidir
14 Ekim 2019
Büyükşehir’den bol ateşli bir mektup
11 Ekim 2019
Biz olsak parti değiştirmezdik
09 Ekim 2019
CHP’de kim, nereye aday?
08 Ekim 2019
CHP ilçe başkanları dert küpü
30 Eylül 2019
Nedir bu ANSAN’ın sizden çektiği?
29 Eylül 2019
Akdeniz Üniversitesi niye susuyor?
28 Eylül 2019
Kim niye yazıyor, kim niye yazamıyor?
25 Eylül 2019
Bu iş Ahmet Kumbul’a kalır
24 Eylül 2019
Üniversitede örümcek ağı
22 Eylül 2019
Aksoy istifa mı etti, görevden mi alındı?
17 Eylül 2019
Antalya oligarşisi
14 Eylül 2019
Kongreye giderken CHP’de durum
12 Eylül 2019
Niye gözaltına alındım?
09 Eylül 2019
İl binasında 20 dakika, belediyede 2 saat
06 Eylül 2019
İYİ Parti’yi niye yazıyorum?
04 Eylül 2019
İYİ Parti kulislerinde son dakika
03 Eylül 2019
İYİ Parti’yi eleştirmek tehlikeli mi?
02 Eylül 2019
İYİ Parti il başkanını arıyor
01 Eylül 2019
AGC’nin protokolde olması bir suçtur
31 Ağustos 2019
Şehir Tiyatrosu’nda ‘oyun içinde oyun’
28 Ağustos 2019
ASAT çamurunda ikinci perde
27 Ağustos 2019
ASAT’ın çamurunda neler var?
24 Ağustos 2019
Ahmet Kumbul’un ekibi ne alemde?
22 Ağustos 2019
Büyükşehir’e kayyum taşları döşeniyor
21 Ağustos 2019
Meral Akşener’in adını kimler kullanıyor?
16 Ağustos 2019
Cemiyet’ten nasıl atıldım?
14 Ağustos 2019
Akraba taallukat tiyatrosu
09 Ağustos 2019
Bu sorulara kim cevap verecek?
07 Ağustos 2019
ASAT’tan yeni mektuplar
06 Ağustos 2019
SÜRGÜNLER GERİ DÖNERKEN…
04 Ağustos 2019
Haberiniz var mı?
Haber Yazılımı