Nevruz Cin Diyette elde edilen başarının psikoloji üzerindeki etkileri
Yazı Detayı
19 Kasım 2020 - Perşembe 15:50
 
Diyette elde edilen başarının psikoloji üzerindeki etkileri
Nevruz Cin
 
 

Nevruz CİN
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı

GİRİŞ
Obezite prevelansı hem dünya çapında hem de ülkemizde artmakta ve beraberinde getirdiği metabolik sendrom, diyabet, koroner arter hastalığı, karaciğer yağlanması gibi birçok kronik hastalık nedeniyle de küresel bir sorun haline gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünyada 400 milyonun üzerinde obez ve yaklaşık 1.6 milyardan fazla kilolu birey bulunmaktadır.(1)
Araştırmalara göre obezitenin gelişmesinde yaş, cinsiyet, genetik ve biyolojik etmenler, ekonomik düzey, medeni durum, eğitim düzeyi ve beslenme alışkanlıkları etkili olmaktadır. Aynı zamanda obezite psikolojik etmenlerin neden olduğu psikomatik bir bozukluk olarak da tanımlanmaktadır.(2)
Bazı çalışmalara göre obezitenindepresyonuarttırdığı bazı çalışmalara göreyse  depresyonun obezite gelişiminin habercisi olduğu yönündedir.(3)Bu derlemenin amacı  obezite ve depresyon ilişkisi, obez bireylerde beslenme tedavisindeki başarı sonucu depresyon durumundaki değişiklikler ele alınacaktır.

1.Obezite 
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre obezite vücutta anormal ve sağlığı olumsuz yönde etkileyecek düzeyde yağ dokusu birikimi olarak tanımlanmaktadır. Beden kütle indeksi 25 kg/cm² üstünde olan bireyler kilolu, 30 kg /cm² olan bireyler ise obez olarak sınıflandırılmaktadır.(4)Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde  18 yaş ve üzeri yetişkin bireylerin 39’unun kilolu, 13’ünün ise obez olduğu saptanmıştır.(5)Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010 çalışmasına göre ise ülkemizdeki obezite sıklığı erkeklerde 20,5, kadınlarda 41 iken fazla kilolu adolesan sıklığı ise 64,9’dur.(6)Obezite kalıtsal, psikolojik, metabolik, hormonal ve çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan bir hastalıktır.Çocukluk çağında kötü ve yetersiz beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği, alkol tüketimi (7); ulaşım, eğlence ve tarım sektörlerindeki teknolojik gelişmeler ve değişimlere bağlı olarak yaşam tarzındaki değişiklik sekonder olarak fiziksel aktivitenin azalması ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi, ayaküstü ( fast-food) hızlı tüketilen ve bireylere daha pratik gelen bu beslenme tarzı ile besin değeri düşük (düşük lif, düşük vitamin içeren, rafine karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besin)beslenme,yaşamın ilk yıllarında anne sütü ile beslenmemiş olmak yapılan araştırmalara göre obeziteye sebep olabilmektedir.(8)Obezite tedavisinde yalnızca ağırlık kaybına değil, davranış ve yaşam tarzı değişikliği de önem arz etmektedir. Ancak obezitenin tedavisinde beslenme önemli bir yer edinmektedir. Başlangıç olarak hastalar için gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirlenmelidir. Bu hedefler doğrultusunda 6 ayda 5-10 oranında ağırlık kaybı ideal olarak görülmektedir. Ayrıca belirlenecek olan diyetin kişiye özel olduğu da göz ardı edilmemelidir. Kişiye özel hazırlanan bu beslenme programında günlük enerjinin 15-20’si proteinlerden, 45-60’ı karbonhidratlardan, 20-35’i yağlardan gelecek şekilde belirlenmelidir. Karbonhidratlardan gelecek enerji basit karbonhidratlardan(şeker,tatlılar,marmelat,reçel) gelmemeli komplex karbonhidratlardan gelmelidir. Kompleks karbonhidrat kaynakları tam tahıllı besinler, sebze ve meyveler, kurubaklagillerden oluşmaktadır. Diyette lif alımı da önemli olmakta  günlük 25-30 g lif alımı ideal olarak kabul edilmektedir. Sıvı tüketimi de bireye ve diyete özgü olup kcal/ml veya ağırlık(kg).35 ml şeklinde hesaplanmaktadır. Beslenme tedavisinin yanında fiziksel aktiviteyle daha etkili bir sonuçlar alınmaktadır. Yapılan araştırmalara göre fiziksel aktivite  ağırlık kaybının yanında kaybedilen ağırlığın korunmasında da önemli rol oynamaktadır.(9)Beslenme tedavisi ve fiziksel aktivitenin yanında davranış değişikliğinin de obezite tedavisinde önemli bir yeri vardır. Örneğin fiziksel aktiviteyi arttırmaya yönelik asansör yerine merdivenlerin kullanımı,  gerekenden fazla enerji alımının önüne geçmek adına  öğünler esnasında televizyon izlenmemesi ya da televizyon izlerken atıştırmalıklardan uzak durulması gibi değişikliklerle obezitenin önüne geçilebilmekte ve obezite tedavisine destek olunabilmektedir.(10)


2.Obezite ve Depresyon İlişkisi
Obezite ve depresyon ilişkisine dair birçok araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmaların bir kısmı obezitenin depresyon gelişimine sebep olduğunu savunurken bir kısmı ise depresyonun obeziteyesebep olduğunu savunmaktadır dolayısıyla bu iki etmenin birbiri üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir.Blaine B.(2008) yapmış olduğu araştırmada depresif katılımcılarda depresif olmayan katılımcılara kıyasla obezite gelişme riskinin daha yüksek olduğu sonucuna varmıştır.(11)Stuntkard A.(2003) ve arkadaşlarının  yapmış olduğu araştırmada obezite derecesinin depresyonla ilişkisine değinmiştir ve araştırmaya göre obez katılımcılar arasında 95 ve 100 percentil düzeyindeki obez bireylerde majör depresyon düzeyinin önemli düzeyde artmakta olduğu sonucuna varılmıştır.(12)Rosmond R.(2004) ise yapmış olduğu çalışmada sinir sistemi ve endokrin sistemin mental ve fiziksel sağlık üzerine etkili olduğunu vurgulamıştır. Seratonin hormonunun psikolojik ve davranışsal sistem üzerinde etkili olması ve  enerji dengesini sağlaması üzerinde durmuştur. Ve beyindeki seratonin düzeyinin düşüklüğünün obezite üzerinde patolojik olarak etkili olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla depresyona bağlı olarak gelişen seratonin salınımının düşüklüğü ile obezitenin gelişebilir olduğu sonucuna varmıştır.(13)Bu gibi birçok araştırma depresyon ve obezitenin ilişkili olduğu yönündedir ancak temelde hangi faktörün diğer faktörü tetiklediği kesin olarak bilinmemektedir ve bu yüzden daha fazla  prospektif çalışmaya ihtiyaç vardır.

 

 

3.Obez Bireylerde Diyette Başarının Psikolojileri Üzerine Etkileri
Yapılan birçok araştırmaya göre obez bireylerde özgüven eksikliği ve beden hoşnutsuzluğu yaygın olarak görülmekte bu da beraberinde depresyona sebep olmaktadır. Ancak diyetle elde edilen başarı sonucunda depresyon seviyelerinde düşüş gözlenebilmektedir. Çetintaş M.(2016) yaptığı araştırmaya göre çalışmanın başında depresif olan katılımcıların diyetle ağırlık kaybı sonucunda depresif düzeylerinde anlamlı bir düşüş gözlenmiştir.(14)Obezitenin tedavisinde beslenme tedavisi yanında davranışsal değişiklikler ve psikolojik destek de olduğundan bireylerin birçoğunun psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissettikleri, motive oldukları ve depresyon düzeylerinin düştüğü gözlemlenmiştir. Ancak bazı çalışmalar bireylerin diyeti uygulanma sürecinde psikolojik yönden olumlu olduğu gibi olumsuz yönde de etkilenebilmektedir. French S.(1994) yaptığı araştırmada ağırlık kaybına yönelik diyet uygulayan katılımcılar ve ağırlık kaybına yönelik olmayan diğer diyetleri uygulayan katılımcıları karşılaştırmıştır. Ve diyette istenilen sonuçlar elde edilemediğinde, başarısızlık olduğunda; ağırlık kaybına yönelik diyet uygulayanların daha negatif, olumsuz ve kendini suçlayan bir davranış gösterdiği sonucuna varılmıştır.(15) Sonuç olarak diyette başarısızlık olması durumu her iki grubu da olumsuz etkilemektedir ancak ağırlık kaybını amaçlayan diyetleri uygulayan bireylerin bu durumdan daha olumsuz yönde etkilendiği görülmektedir.Bazı çalışmalar ise diyetin yeme bozukluklarını tetiklediğini göstermektedir. (AnoreksiyeNervoza, BlumiaNervoza, Tıkanırcasına Yeme ,Gece Yeme Sendromu gibi psikolojik destekle birlikte beslenme tedavisi gerektiren yeme bozuklukları) Özetle çalışmalar diyetteki başarının bireyler üzerinde olumlu etkiler yaptığı yönündedir, bazı çalışmalar diyetin türünün de bu konuda önemli bir yere sahip olduğunu belirtmektedir bununla birlikte diyette başarısızlık olması durumu da bireylerde olumsuz yönde etkilerin gelişmesine sebep olabildiği yönündedir.

 

 

 

 

KAYNAKÇA
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü(2010).2010-2014 Türkiye Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı (Yayın No. 773). Erişim adresi: http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/sb/halksag/belge/mevzuat/turkiye_obezite_mucadele_kontrol_prg.pdf
Çetintaş M,Depresif Fazla Kilolu ve Obez Kadınların Diyet Tedavisi Sonucunda Psikolojik Durumlarının Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Haliç Üniversitesi,2016.
Luppino F. et al(2010).Overweight, Obesity, andDepression, Arch Gen Psychiatry, 67(3):220-229.
World HealthOrganization (WHO), ‘’Obesity’’,(Access 31 October 2020).
World HealthOrganization (WHO), ‘’ObesityandOverweight’’,(Access 31 October 2020).
Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması(2010), Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı,https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/saglikli-beslenme-hareketli-hayat-db/Yayinlar/kitaplar/diger-kitaplar/TBSA-Beslenme-Yayini.pdf. Erişim tarihi: 31 Ekim 2020.
Erkol A, Khorshid L,(2004).Obezite; Predispozan Faktörler ve Sosyal Boyutun Değerlendirilmesi.SSK Tepecik HastDerg; 14(2):101-107.
Sabuncu T, vd. Obezite Tanı ve Tedavi Kılavuzu(Ankara: BAYT Bilimsel Araştırmalar Basın Yayın ve Tanıtım,2018),18.
King A, Tribble D.(1991).The Role of Exercise in WeightRegulation in Nonathletes. Sports Medicine; 11 (5): 331-349.
Tam A, Çakır B.(2012).Birinci Basamakta Obeziteye Yaklaşım. Ankara MedicalJournal;12(1):37-41.
Blaine B.(2008). DoesDepressionCauseObesity.Journal of HealthPsychology ;13(8) 1190–1197.
Stuntkard A. et al.(2003).DepressionandObesity. Society of Biological Psychiatry;54(3):330-37.
Rosmond R.(2004).Obesityanddepression: samedisease, differentnames. Medical Hypotheses;62(6):976-979.
Çetintaş M.(2016).Depresif ve Fazla Kilolu Kadınların Diyet Tedavisi Sonucunda Psikolojik Durumlarının Değerlendirilmesi (Yüksek Lisans Tezi).http://earsiv.halic.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12473/760/435679.pdf?sequence=1&isAllowed=y. Veri tabanından erişildi.
French S.(1994).Consequences of DietingtoLoseWeight: Effects on PhysicalandMentalHealth. Health Psychology;13(3):195-212.

 
Etiketler: Diyette, elde, edilen, başarının, psikoloji, üzerindeki, etkileri,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı