Yazı Detayı
28 Temmuz 2020 - Salı 14:45
 
NASIL YANİ?
Bünyamin Tokmak
 
 

Son zamanlarda Antalya yerel basınında bir âdet peydahlandı.

 

"Nasıl yani?" sorusuyla başlayan ve muğlak bazı iddiaların yer aldığı kısa metin sosyal medya hesaplarından paylaşılarak, pusuya yatılıyor.

 

Bunu yapan kendisine "gazeteci" sıfatını yakıştıran birisi olmasa, dikkate almayacağım. Ancak, "gazeteci" sıfatıyla bu tür paylaşımlar yapılması, bazı şüpheleri akla getiriyor.

 

Eğer "gazeteci" isen ve yazdığın, çıkıp söz söyleyebildiğin bir yayın organı varsa, iddialarını delilleriyle birlikte ortaya koyar yayınlarsın. Ha! haber kaynağını açıklamak zorunda değilsin ama müphem ifadeler yerine, iddialarını doğrulayan veriler yazında yer almak zorundadır.

 

Bunları neden yazdım?

 

Geçtiğimiz hafta, yakın zamana kadar kendisini tanımadığım, ismini duymadığım ama bir şekilde Facebook'tan birbirimizi eklediğimiz "Gazeteci" Deniz Demirel, sosyal medya hesabından "Nasıl yani" sorusuyla başlayan bir iddia paylaştı.

 

İddia şöyleydi:

 

"Nasıl yani?

 

Mehmet METİNER ve Av. İbrahim Ethem Taş/AK Parti Antalya İl Başkanı ve hangi CHP'li belediye başkanı akşam 22:00'de 7 Mehmet'de yemek yedi.

 

Aynı gece 02:09'da Mehmet Metiner'in Saklıkent'de bulunan evinde kahve içilirken neler konuşuldu? Neyin pazarlığı yapıldı?

 

Mehmet Metiner'in müteahhit yeğeni hangi CHP'li Belediyeden ihale alıyor?"

 

Bu paylaşımın altına o gün şunu yazdım:

 

"Gazetecilik bu soruların yanıtını verme mesleğidir. Ortaya soru bırakılıyorsa şantaj kokusu çıkar ki, böyle bir şeye ihtimal vermiyorum. Bu tarzın Antalya'da yaygınlaşmasını yadırgıyorum."

 

Tabii ben iyi niyetliyim. Hiç bir meslektaşımın şantaj yapmayacağını öngörüyorum ama maalesef hayatın acı gerçekleri beni doğrulamıyor.

 

Bir kaç gün sonra bu arkadaş, ağzındaki baklayı çıkardı.

 

Önce sosyal medya hesabından, sonra da bir internet sitesinden Mehmet Metiner ve AKP İl Başkanı ile yemek yiyen kişinin Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen olduğunu iddia etti.

 

Bu iddiayı sosyal medya hesabınan paylaşması üzerine, bu kez altına şu yorumu yaptım:

 

"İlk olarak Facebook'tan isim vermeden yazmak yerine, sitende bu yazıyı yayınlasaydın amenna... Bu yazıya itirazım yok. İçeriği doğru mudur, değil midir bilemem. O ayrı konu. Ama bir şeyler ima edip 3-5 gün beklersen onun adı gazetecilik olmaz. Akıllara şantaj yaptığının gelmesi de normal. Çünkü bu tarz Antalya'da çok yaygınlaştı."

 

Deniz Demirel'e bir meslek büyüğü olarak ancak nasihat edebilirim. Maalesef meslek örgütlerimizin bir yaptırım gücü yok.

 

Şimdi Deniz kardeşime gazeteciliğin çok temel ve hemen herkes tarafından bilinen bir kuralını anımsatayım:

 

Hazırladığın bir haberde bir iddia varsa, mutlaka tarafları arayıp sor.

 

Belki Mehmet Metiner'e ulaşman zor olabilir ama AKP İl Başkanı İbrahim Ethem Taş ile Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen'e telefonla ulaşmak çok kolay.

 

Her iki tarafın da görüşünü aldıktan sonra, bu görüşlerin de yer aldığı haberini dilediğin gibi yayınlayabilirsin.

 

Nitekim ben İbrahim Ethem Taş ve Semih Esen ile telefonla konuştum. Her ikisi de bu iddiayı kesin ve net bir dille yalanladılar.

 

Yalanlamakla kalmadılar, iddiayı dile getiren gazeteci hakkında maddi manevi tazminat davası açacaklarını bildirdiler.

 

Semih Esen, "Böyle bir buluşma ve birlikte yemek yediğimiz iddiası kesinlikle yalandır. Mehmet Metiner'in yeğenine ihale verdiğimiz de yalandır. Zaten son dönemde iki ihale yaptık, ikisinin de Metiner'in yeğeni veya akrabalarıyla ilişkisi yok. Bu yalan iddiayı dile getiren kişi hakkında dava açacağım" dedi.

 

Bu kez AKP İl Başkanı İbrahim Ethem Taş'ın telefon numarasını çevirdim.

 

Taş da bu iddiayı yalanladı. İbrahim Taş bana şunu söyledi:

 

"Kesin ve net söylüyorum: Bu iddia külliyen yalandır. Böyle bir yemek olmadı. Semih Esen ve Mehmet Metiner ile birlikte yemek yemedik, ihale konuşmadık. Belgeleri hazırlıyorum. Kısa süre içerisinde bu arkadaş hakkında dava açacağım."

 

İbrahim Ethem Taş, Semih Esen ile düğünde, törende karşılaştıklarında, aynı kentte siyaset yapan iki kişi olarak selamlaştıklarını ama son günlerde tesadüfen de olsa Semih Esen ile karşılaşmadığını belirterek, "Mehmet Metiner de iddiayı dile getiren kişi hakkında dava açacak. Yalan haberleri yayanlar adalet önünde hesap verecek" diye konuştu.

 

Efendim; Semih Esen ve İbrahim Ethem Taş ile görüşmem 5'erden 10 dakikamı aldı. Öyle büyük bir zahmete girmedim. Sekreter veya özel kalem engeliyle de karşılaşmadım. Her ikisinin cep telefonu numaralarını Antalya'daki tüm gazeteciler bilir. Zahmet edip aramak ve önce müphem soruları sosyal medyadan paylaşmak yerine iki telefon görüşmesi yapmak yeterli olacaktı.

 

Ancak, amaç başkaysa bilemem tabii.

 

Konunun başka yönleri de var elbette. O yönlerini de bir sonraki yazıda ele alayım.

 

Ama sizi fazla merakta bırakmadan hiç olmazsa yazının başlığını paylaşayım:

 

"Düşmanın yok mu gardaşın da mı yok?"

 

Bünyamin TOKMAK

 
Etiketler: NASIL, YANİ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı