Yazı Detayı
26 Haziran 2020 - Cuma 14:38
 
Yandaşa Kazandırma Sınavı
Recep Mutaf
 
 
 Üniversiteye giriş sınavları, öğrencilik yıllarının en önemli günü, öğrencilerin hayatlarının miladıdır. Nasıl ki dünyanın milattan önce ve sonrası varsa öğrencilerinde hayatlarında üniversiteden önce ve sonrası vardır! Her öğrencinin önündeki yaşayacağı hayatı üniversite sınavları belirler. Okuyarak ya da okumayarak başarılı ya da başarısız olabilirsiniz. Bu çoğunlukla ülke şartları, biraz da şansla alakalı bir durumdur ama ne olursa olsun insanların hayatlarını bu sınav şekillendirir. Kaderlerinin en önemli çizgisi bu sınavdan sonra çizilir. 
Ben de ilk üniversiteye giriş sınavımı hiç unutmam. Gerçi o sınavı bu ülkede yaşayan kimse unutmaz! Hatırlarsınız, 1999 yılında Zekeriya Beyaz'ın Dekanı olduğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi deposundan soru kitapçıkları çalındığı için sınav ertelenmişti. Yıllar sonra feto olayı açığa çıkmıştı fakat bu operasyon, devletin kadrolarının namussuzca kendi yandaşları tarafından ele geçirilmek istenmesinin ilk anlaşıldığı tarihti! 
1999 yılında Antalya Gazi Lisesi son sınıf öğrencisiydim. Günlerce ders çalışıp hayatımın en önemli gününe hazırlanırken, sınava 10 saat kala, gece saat 23.30 da TV'de geçen alt yazıda görmüştüm, soruların çalınıp sınavın ertelendiğini! Yaşadığım hayal kırıklığını sizlere anlatamam. O sınava benim gibi 1,5 milyon öğrenci giriyordu. Bu ülkenin siyasal islamcıları o gün bir buçuk milyon öğrencinin hayallerini yıktılar! Hayalleri çalınan 1999 yılı sınav mağdurları olarak bizler, yakın tarihin en şanssız nesliyizdir! 
Yine öyle karanlık bir dönemden geçiyoruz. Hatta bu dönem öğrenciler için biraz daha zor. Çocuklarımız dünyayı saran korona virüs salgınının gölgesinde sınava girecekler. Okulları 3 aydır kapalı. Bugüne kadar nasıl çalıştılar, sınava hangi psikoloji ile girecekler bilmiyoruz! Öğrencilerin kafalarındaki "yanımdaki hasta mı acaba" sorusu, kitapçıklarda ki sorulardan daha öncelikli olacak! 
Bu korku sebebi ile sınava girecek olan 2 buçuk milyon öğrenci ve bu öğrencilerin aileleri sınavların bir süre daha ertelenmesini istediler. Yükseköğretim Kurumları Sınavı, "Yaşam Kaybetme Sınavı" olmasın dediler! Her şeye tek başına karar veren devlet aklımız bunu da reddetti tabii!
2002 yılından beri ülkeyi yöneten iktidar partisi bu süreçte 7 Milli eğitim bakanı değiştirirken, 18 yılda 16 kez de eğitim sistemini değiştirdi! 5+3+3, 8+3, 8+4, 4+4+4 projeleriyle eğitim sistemini yapboza çevirdiler. Her sene başka bir şey deniyorlar, sürekli müfredatı değiştiriyorlar, tabiri caizse öğrencileri resmen denek gibi kullanıyorlar! Aslında tek hedefleri bu ülkenin gençleri okumasın, kendini geliştirmesin, üretmesin! Eğitimle ugraşmalarının sebebi bu, düşünmeyen toplum işlerine geliyor çünkü! 
Gençlerimiz, bu dönemde üniversiteyi bitirdikten sonra da bin bir sorunla ve haksızlıkla karşılaşacaklar. Sınıflarının sonuncusu bakan yeğeni olduğundan hiç hakkı olmadan müsteşar olurken, sınıf birincileri iş bulamayacak, atanamayacak! Ama bu ülkenin gençleri kendilerine edilen "hitabın" izinden gidip, her türlü zorluğun üstesinden gelecek, ülkenin makus talihini bu nesil değiştirecek! Okuyacak, düşünecek, araştıracak ve üretecekler. Onların desteğiyle bu ülkeyi liyakatli kişilerin yönetmeye başladığı gün, öğrencilerin yarış atı gibi yarıştırılması son bulacak, YÖK değişecek, sınavlar kalkacak, her öğrenci yeteneği olduğu bölümlerde okuyacak. Köy Enstitüleri'nin eğitim modeli tekrardan ülkemizin tüm okullarında uygulanacak. İşte o zaman Atatürk'ün işaret ettigi muassır medeniyetler seviyesine ulaşacak, tekrardan karanlıktan aydınlığa çıkacağız.
Bu ülkeyi yükseltecek gençlerimizin aklıdır,
Umudumuz alın terinizde saklıdır..
Hafta sonu yapılacak olan üniversiteye giriş sınavlarına, bu zor şartlarda katılmak zorunda bırakılan tüm öğrenci kardeşlerime başarılar diliyorum..
 
Etiketler: Yandaşa, Kazandırma, Sınavı,
Yorumlar
Haber Yazılımı