Aran Mehmet Yanar
Köşe Yazarı
Aran Mehmet Yanar
 

CAMBAZ

Uzun ve herkesin övünerek bahsettiği yenilmezlik serisinin ardından bu kadar çok yenilgi gelmesi ilk bakışta çok mantıklı gelmese de realite bu. Ligde 13 maç üst üste maç yenilmeyen Antalyaspor’un bu maçların 10’unda berabere kaldığını unutmayalım. Yenilmeyen takım aynı zamanda pek kazanamıyordu da. Hep sınırda gezinen bir takımdı Antalyaspor. Sadece 1 golün iki yönlü olarak her şeyi değiştireceği haftalardı yani. Cambazın ipte yürüdüğü haftalar. Şimdi anlıyoruz ki kazanmasa da kaybetmiyor yorumları tamamen skora endeksliymiş ve futbol yorumu olarak hiç bir derinliği yokmuş. Değişen tek şey aslında takımın yaş ortalamasının yüksek olmasından kaynaklanan maç yoğunluğuna bağlı sakatlıkların aşağı çektiği takım gücü. Tabi bir de buna virüs belası eklenince ligin belki de en alternatifsiz kadrosuna sahip olan Antalyaspor, ipteki dengesini kaybetti. Kazanamasa da kaybetmemeye kurulu bir takım vardı da bir anda takım kupaya odaklandı, gevşedi, ligi boşladı tarzı yorumları ve öfke patlamalarını hiç gerçekçi bulmuyorum ve tamamen duygusal olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor karşısına bu sezonun en ideal kadrosu görünümlü bir 11 sahaya çıktı. İnceleyecek olursak ideal kadro dahi olsa handikapları olan bir kadroyla. Gökdeniz’den yaşadığı sakatlığın etkisinden kurtulmuş bir oyuncu performansı beklenemezdi örnek olarak. Takımı öne geçireceği pozisyonun hemen sonrasında takım geriye düştü. İki seçeneği vardı, kafayla indirse Hakan formasıyla bile atabilirdi golü, o ikinci seçeneği kullandı, onda da topu kaleciye teslim etti. Olabilir, bunda kızacak ya da eleştirilecek bir şey yok. O topa atak yapan Hakan Özmert ise tam 20 saniyede kendi ceza sahasına kadar koştu ve muhtemelen anlık tükenmişlikten kollaması gereken tek oyuncu olan Nwkaeme’yi gözden kaçırdı ve şutuna engel olamadı, takım geriye düştü. İşte ince çizgi budur. Haftalardır Antalyaspor’un yaşadığı budur.  İkinci golü de kazayla rakibe asist yaparak yediren, bu sezon kaç kez sakatlanıp oyundan çıktığını benim de unuttuğum, 35 yaşındaki Hakan Özmert mi ruhsuz şimdi? Sahada olan oyuncuların neredeyse tamamı ya yakın zamanda sakatlık yaşamış, ya hala yarı sakat sahaya çıkan ya da kısa süre önce covid19 geçirmiş oyuncular. Kadro yeterliliğiyle ilgili sezonun sonu gelmişken çok da konuşmaya gerek olmamakla birlikte kısaca iki takımın hücum üçlüsünü kıyaslayalım da insafa gelelim. Topu ayaklarına aldılar mı iş makinesi gibi ilerleyen Nwakaeme, Djaniny ve Ekuban Antalyaspor’un hücum hattını tabiri caiz ise yerde tekmeler. Attıkları goller dahil girdikleri pozisyonlar tamamen bu üçlünün fiziksel güçle taşıdığı toplar. Birebirde arka arkaya üstün gelerek girilen pozisyonlar. Bizim gol dahil girdiğimiz 4 net pozisyonumuz ise tamamen taktiksel beceri ve ince paslarla girilen nitelik olarak üst düzey pozisyonlar. Şöyle bir kadronun en gerekli tamamlayıcı unsuru olan Jahovic’ten neden ve nasıl vazgeçildiği tek çözemediğim şey. Topu üçüncü bölgeye bu kadar rahat ve kaliteli taşıyan, ihtiyaca yetecek oranda taşıyan bir takımın orada zayıf kalması çok trajik. Şurası açık ki özellikle Nuri, Fredy, Bünyamin işbirliğiyle öne doğru artık daha iyi oynuyoruz, oyun oynama kabiliyetimiz arttı ama aynı oranda takım direnci yukarıda saydığım nedenlerle geriledi. Hoca nereyi yamayacağını şaşırmış durumda, bir tarafı tutsa başka bir yerden patlıyor tesisat.  Son maç içeride Konyaspor’la önümüzdeki hafta sonu. Hafta içi diğer takımlar oynarken Antalyaspor’un gözü de bu maçlarda olacak. Ligde kalınması için belki de hafta sonunu beklemeye gerek kalmayacak ve takım ligde kalırsa da bu rakipler sayesinde değil hatasıyla sevabıyla bu zorlu şartlarda alınan 43 puan sayesinde olacak.  
Ekleme Tarihi: 09 Mayıs 2021 - Pazar

CAMBAZ

Uzun ve herkesin övünerek bahsettiği yenilmezlik serisinin ardından bu kadar çok yenilgi gelmesi ilk bakışta çok mantıklı gelmese de realite bu. Ligde 13 maç üst üste maç yenilmeyen Antalyaspor’un bu maçların 10’unda berabere kaldığını unutmayalım. Yenilmeyen takım aynı zamanda pek kazanamıyordu da. Hep sınırda gezinen bir takımdı Antalyaspor. Sadece 1 golün iki yönlü olarak her şeyi değiştireceği haftalardı yani. Cambazın ipte yürüdüğü haftalar.
Şimdi anlıyoruz ki kazanmasa da kaybetmiyor yorumları tamamen skora endeksliymiş ve futbol yorumu olarak hiç bir derinliği yokmuş. Değişen tek şey aslında takımın yaş ortalamasının yüksek olmasından kaynaklanan maç yoğunluğuna bağlı sakatlıkların aşağı çektiği takım gücü. Tabi bir de buna virüs belası eklenince ligin belki de en alternatifsiz kadrosuna sahip olan Antalyaspor, ipteki dengesini kaybetti. Kazanamasa da kaybetmemeye kurulu bir takım vardı da bir anda takım kupaya odaklandı, gevşedi, ligi boşladı tarzı yorumları ve öfke patlamalarını hiç gerçekçi bulmuyorum ve tamamen duygusal olduğunu düşünüyorum.
Trabzonspor karşısına bu sezonun en ideal kadrosu görünümlü bir 11 sahaya çıktı. İnceleyecek olursak ideal kadro dahi olsa handikapları olan bir kadroyla. Gökdeniz’den yaşadığı sakatlığın etkisinden kurtulmuş bir oyuncu performansı beklenemezdi örnek olarak. Takımı öne geçireceği pozisyonun hemen sonrasında takım geriye düştü. İki seçeneği vardı, kafayla indirse Hakan formasıyla bile atabilirdi golü, o ikinci seçeneği kullandı, onda da topu kaleciye teslim etti. Olabilir, bunda kızacak ya da eleştirilecek bir şey yok. O topa atak yapan Hakan Özmert ise tam 20 saniyede kendi ceza sahasına kadar koştu ve muhtemelen anlık tükenmişlikten kollaması gereken tek oyuncu olan Nwkaeme’yi gözden kaçırdı ve şutuna engel olamadı, takım geriye düştü. İşte ince çizgi budur. Haftalardır Antalyaspor’un yaşadığı budur. 
İkinci golü de kazayla rakibe asist yaparak yediren, bu sezon kaç kez sakatlanıp oyundan çıktığını benim de unuttuğum, 35 yaşındaki Hakan Özmert mi ruhsuz şimdi? Sahada olan oyuncuların neredeyse tamamı ya yakın zamanda sakatlık yaşamış, ya hala yarı sakat sahaya çıkan ya da kısa süre önce covid19 geçirmiş oyuncular.
Kadro yeterliliğiyle ilgili sezonun sonu gelmişken çok da konuşmaya gerek olmamakla birlikte kısaca iki takımın hücum üçlüsünü kıyaslayalım da insafa gelelim. Topu ayaklarına aldılar mı iş makinesi gibi ilerleyen Nwakaeme, Djaniny ve Ekuban Antalyaspor’un hücum hattını tabiri caiz ise yerde tekmeler. Attıkları goller dahil girdikleri pozisyonlar tamamen bu üçlünün fiziksel güçle taşıdığı toplar. Birebirde arka arkaya üstün gelerek girilen pozisyonlar. Bizim gol dahil girdiğimiz 4 net pozisyonumuz ise tamamen taktiksel beceri ve ince paslarla girilen nitelik olarak üst düzey pozisyonlar. Şöyle bir kadronun en gerekli tamamlayıcı unsuru olan Jahovic’ten neden ve nasıl vazgeçildiği tek çözemediğim şey. Topu üçüncü bölgeye bu kadar rahat ve kaliteli taşıyan, ihtiyaca yetecek oranda taşıyan bir takımın orada zayıf kalması çok trajik.
Şurası açık ki özellikle Nuri, Fredy, Bünyamin işbirliğiyle öne doğru artık daha iyi oynuyoruz, oyun oynama kabiliyetimiz arttı ama aynı oranda takım direnci yukarıda saydığım nedenlerle geriledi. Hoca nereyi yamayacağını şaşırmış durumda, bir tarafı tutsa başka bir yerden patlıyor tesisat. 
Son maç içeride Konyaspor’la önümüzdeki hafta sonu. Hafta içi diğer takımlar oynarken Antalyaspor’un gözü de bu maçlarda olacak. Ligde kalınması için belki de hafta sonunu beklemeye gerek kalmayacak ve takım ligde kalırsa da bu rakipler sayesinde değil hatasıyla sevabıyla bu zorlu şartlarda alınan 43 puan sayesinde olacak.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.