İdris ÖZYOL
Köşe Yazarı
İdris ÖZYOL
 

1 yıla neler sığar?

Bir yıl önce bugünlerde tatlı bir telaş, yeni bir heyecan, insana yorgunluk hissettirmeyen bir koşuşturma vardı hayatımızda. ‘Konvansiyonel medya’ dediğimiz gazetelerde, yani kağıda basılı yayınlarda mesleğini yapamaz hale gelmiş, getirilmiş iki isim, ben ve Ebru Küçükaydın önümüze yeni olanaklar açan dijital medyada örgütlenmeye karar verdik. Ve ortaya haberimizvar.net çıktı. ‘Örgütlenme’ sözcüğünü özellikle seçtim, çünkü ben, kendimi bildiğim yaşlardan bu yana hayatı hep örgütlenmek olarak gören biriyim. Ebru da öyle… Kalem elimizden alınınca, önümüzde üstüne bir şeyler karalanacak sayfalar olmayınca, gerçeği duyuracağımız, mücadele edeceğimiz, insanların sesine sesimizi katacağımız mecralar ortadan kaldırılınca kendi zeminimizi yaratmaktan başka seçenek kalmıyor. Yatağını bulmaya çalışan su gibi yani, taşı, toprağı aralayıp akacak bir toprak arıyoruz yeryüzünde. Hani ünlü bir söz var ya, “Ya bir yol bulacağız ya da yeni bir yol açacağız”. İşte tam da böyle bir heyecanla giriştik haberimizvar.net’e…   Karanlığın içinde dijital adalar   Kısa zamanda Antalya’nın birinci sitesi haline geldik. Bunun iki tane temel kriteri var. Birincisi Google Analytics, ikincisi de Alexa… Bütün dünyada kabul gören bu evrensel ölçümlerin ikisinde de Antalya ölçeğinde birinciyiz. Sadece Antalyalı değil, Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli köşelerinde, uçlarında yaşayan binlerce takipçimiz, yani sizler sayesinde yakaladık bu rakamları. Dijital medya günümüz dünyasının dili haline gelmeye başladı. Bu öncelikle çağın gereği… Fakat başta Türkiye olmak üzere, birçok ülkede de ikinci bir etken var. O da medya organlarının iktidar tarafından ele geçirilmesi ve muhalif seslerin uzaklaştırılması… Halka doğru haber verme, gizlenenleri, üstü örtülenleri anlatma kaygısındaki gazeteciler kapı dışarı edilince, okuyucu da onlarla birlikte kapı dışarı edildi. Gazeteciler de kendilerini ayakta tutan okuyucularıyla konuşmaya, gerçekleri anlatmaya devam edebilmek için dijital dünyaya yöneldi. Yani dünyada teknolojik bir gereklilik olan dijital medyaya yönelme, bizde iktidarın, basın üzerindeki baskıların zorlamasıyla hayati bir zorunluluk haline geldi. Ekmek, erdem ve özgürlük kavgasına dönüştü.   İnsanlık mücadelesinin bayrağı   Haberimizvar.net bizim ekmeğimiz ve özgürlüğümüz. ‘Biz’ dediğim sadece bu haber sitesinin çalışanları, emekçileri, gazetecileri değil, en geniş haliyle alıyorum bu sözcüğü. Haber sitemizin bütün okuyucuları, takipçileri ‘biz’ tanımının içini dolduruyor. Hepimiz kendi küçük, ama etkisi büyük bir alana sığışıp, sıkışıp nefes almaya çalışıyoruz. Nefes alırken de, hırsızı, uğursuzu, soysuzu, yalancıyı, zalimi, katili, işkenceciyi, halkın parasını yiyeni, milletin sesini keseni soluksuz bırakmaya çalışıyoruz. Özgürce yaşamak için özgürlüğümüzün önünde duranları, özgürlüklerimize el uzatanları göstermek, teşhir etmek, ipliklerini pazara çıkarmak gibi bir misyonumuz var. Çünkü gazetecilik, sadece ‘gazetecilik’ değildir. Habere, insana, okuyucuya, halka ilişkin kaygısı olmayanların kirlettiği bir medya ortamında gazetecilik, hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük, barış ve insanlık mücadelesinin afişidir, pankartıdır, bayrağıdır.   Bazen bir yıla bir yüzyıl sığar!   Bütün bunların ışığında yoluna devam eden haber sitemiz 1 yılı geride bıraktı. Peki 1 yıla neler sığar? Bazen olur ki, bir yıla bir yüzyıl sığar. O anlar tarihin dönüm noktalarıdır. İki ayağımın üzerinde yükselip uzağa doğru baktığımda yeni bir yüzyılın ışıklarını görebiliyorum. Şu an içinde bulunduğumuz koyu, katı, kıpırtısız, ses işlemez, soluk çıkmaz, ölü toprağı gibi geceye bakanlar bunun ilelebet süreceğini düşünüyor olabilir. Fakat insanlığın on binlerce yıllık büyük yürüyüşü böyle geceleri çok gördü. O yürüyüş asla durmaz, en hareketsiz, en sessiz anlarında bile bir kıpırtı, bir canlılık vardır. Yolunu, yordamını arayan bir hayat belirtisi yani… Çünkü değişmeyen tek şey değişimdir. Bu günler de bitecek ve hepimiz alnımızın akıyla çıkacağız karanlığın içinden. Yeter ki kendi sözümüzü söylemeye ve izlemeye devam edelim. Zannedildiği gibi ‘söz uçmaz’, havada bir yerlerde asılı kalır. İşitmek isteyen kulak onu duyar, görmek isteyen göz o yazıya ulaşır. Haberimizvar.net görmek ve duymak isteyenler için bir mecradır. Elbirliğiyle, imeceyle, omuz omuza, sırt sırta yarattığımız bir toprak parçası. Daha da büyüyecek, daha da yayılacak, daha da genişleyecek ve bu özgürlük çağrısı dünyayı kaplayacak.
Ekleme Tarihi: 06 Ağustos 2020 - Perşembe

1 yıla neler sığar?

Bir yıl önce bugünlerde tatlı bir telaş, yeni bir heyecan, insana yorgunluk hissettirmeyen bir koşuşturma vardı hayatımızda. ‘Konvansiyonel medya’ dediğimiz gazetelerde, yani kağıda basılı yayınlarda mesleğini yapamaz hale gelmiş, getirilmiş iki isim, ben ve Ebru Küçükaydın önümüze yeni olanaklar açan dijital medyada örgütlenmeye karar verdik. Ve ortaya haberimizvar.net çıktı. ‘Örgütlenme’ sözcüğünü özellikle seçtim, çünkü ben, kendimi bildiğim yaşlardan bu yana hayatı hep örgütlenmek olarak gören biriyim. Ebru da öyle… Kalem elimizden alınınca, önümüzde üstüne bir şeyler karalanacak sayfalar olmayınca, gerçeği duyuracağımız, mücadele edeceğimiz, insanların sesine sesimizi katacağımız mecralar ortadan kaldırılınca kendi zeminimizi yaratmaktan başka seçenek kalmıyor. Yatağını bulmaya çalışan su gibi yani, taşı, toprağı aralayıp akacak bir toprak arıyoruz yeryüzünde. Hani ünlü bir söz var ya, “Ya bir yol bulacağız ya da yeni bir yol açacağız”. İşte tam da böyle bir heyecanla giriştik haberimizvar.net’e…

 

Karanlığın içinde dijital adalar

 

Kısa zamanda Antalya’nın birinci sitesi haline geldik. Bunun iki tane temel kriteri var. Birincisi Google Analytics, ikincisi de Alexa… Bütün dünyada kabul gören bu evrensel ölçümlerin ikisinde de Antalya ölçeğinde birinciyiz. Sadece Antalyalı değil, Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli köşelerinde, uçlarında yaşayan binlerce takipçimiz, yani sizler sayesinde yakaladık bu rakamları. Dijital medya günümüz dünyasının dili haline gelmeye başladı. Bu öncelikle çağın gereği… Fakat başta Türkiye olmak üzere, birçok ülkede de ikinci bir etken var. O da medya organlarının iktidar tarafından ele geçirilmesi ve muhalif seslerin uzaklaştırılması… Halka doğru haber verme, gizlenenleri, üstü örtülenleri anlatma kaygısındaki gazeteciler kapı dışarı edilince, okuyucu da onlarla birlikte kapı dışarı edildi. Gazeteciler de kendilerini ayakta tutan okuyucularıyla konuşmaya, gerçekleri anlatmaya devam edebilmek için dijital dünyaya yöneldi. Yani dünyada teknolojik bir gereklilik olan dijital medyaya yönelme, bizde iktidarın, basın üzerindeki baskıların zorlamasıyla hayati bir zorunluluk haline geldi. Ekmek, erdem ve özgürlük kavgasına dönüştü.

 

İnsanlık mücadelesinin bayrağı

 

Haberimizvar.net bizim ekmeğimiz ve özgürlüğümüz. ‘Biz’ dediğim sadece bu haber sitesinin çalışanları, emekçileri, gazetecileri değil, en geniş haliyle alıyorum bu sözcüğü. Haber sitemizin bütün okuyucuları, takipçileri ‘biz’ tanımının içini dolduruyor. Hepimiz kendi küçük, ama etkisi büyük bir alana sığışıp, sıkışıp nefes almaya çalışıyoruz. Nefes alırken de, hırsızı, uğursuzu, soysuzu, yalancıyı, zalimi, katili, işkenceciyi, halkın parasını yiyeni, milletin sesini keseni soluksuz bırakmaya çalışıyoruz. Özgürce yaşamak için özgürlüğümüzün önünde duranları, özgürlüklerimize el uzatanları göstermek, teşhir etmek, ipliklerini pazara çıkarmak gibi bir misyonumuz var. Çünkü gazetecilik, sadece ‘gazetecilik’ değildir. Habere, insana, okuyucuya, halka ilişkin kaygısı olmayanların kirlettiği bir medya ortamında gazetecilik, hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük, barış ve insanlık mücadelesinin afişidir, pankartıdır, bayrağıdır.

 

Bazen bir yıla bir yüzyıl sığar!

 

Bütün bunların ışığında yoluna devam eden haber sitemiz 1 yılı geride bıraktı. Peki 1 yıla neler sığar? Bazen olur ki, bir yıla bir yüzyıl sığar. O anlar tarihin dönüm noktalarıdır. İki ayağımın üzerinde yükselip uzağa doğru baktığımda yeni bir yüzyılın ışıklarını görebiliyorum. Şu an içinde bulunduğumuz koyu, katı, kıpırtısız, ses işlemez, soluk çıkmaz, ölü toprağı gibi geceye bakanlar bunun ilelebet süreceğini düşünüyor olabilir. Fakat insanlığın on binlerce yıllık büyük yürüyüşü böyle geceleri çok gördü. O yürüyüş asla durmaz, en hareketsiz, en sessiz anlarında bile bir kıpırtı, bir canlılık vardır. Yolunu, yordamını arayan bir hayat belirtisi yani… Çünkü değişmeyen tek şey değişimdir. Bu günler de bitecek ve hepimiz alnımızın akıyla çıkacağız karanlığın içinden. Yeter ki kendi sözümüzü söylemeye ve izlemeye devam edelim. Zannedildiği gibi ‘söz uçmaz’, havada bir yerlerde asılı kalır. İşitmek isteyen kulak onu duyar, görmek isteyen göz o yazıya ulaşır. Haberimizvar.net görmek ve duymak isteyenler için bir mecradır. Elbirliğiyle, imeceyle, omuz omuza, sırt sırta yarattığımız bir toprak parçası. Daha da büyüyecek, daha da yayılacak, daha da genişleyecek ve bu özgürlük çağrısı dünyayı kaplayacak.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.