İdris ÖZYOL
Köşe Yazarı
İdris ÖZYOL
 

Hüseyin Karakuş niye atandı?

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan yetki ve vekalet savaşlarının bazıları hemen görünür, önemli bir kısmı da zaman içinde ortaya çıkacak derin sonuçları oldu. Başkan Vekili Mehmet Hacıarifoğlu’na yönelik darbe girişimi İçişleri Bakanlığı’ndan dönse de, operasyonun bittiğini söylemek safdillik olur. Öte yandan CHP arazisinde yaşanan, fakat aslında CHP imzası taşımayan bu itişmeye karşı bir savunma çizgisi de oluşturuluyor. Hüseyin Karakuş’un genel sekreter yardımcısı olarak atanması bu çabanın ilk adımı. Çünkü Hüseyin Karakuş daha önce Kemal Kılıçdaroğlu tarafından genel sekreter olarak önerilmiş, ama Muhittin Böcek tercihini Cansel Çevikol Tuncer’den yana kullanmıştı. Kılıçdaroğlu’nun Başkan Böcek görevinin başındayken Büyükşehir’e hiç gelmemiş olmasının ardında bunun kırgınlığı yatıyor. Kılıçdaroğlu’nun Antalya’ya son gelişinde ise Hacıarifoğlu’nu görevden alma ve yerine iki meclis üyesini dönüşümlü olarak atama operasyonu yaşandı malum. Yani Kılıçdaroğlu kullanıldı, operasyonun onun bilgisi dahilinde yapıldığı izlenimi verildi. Bilgisi dahilinde miydi, değil miydi, bu çok tartışılacak bir konu; fakat sonrasında yaşananlar bunun tam tersi bir fotoğraf ortaya çıkardı. Şimdi oraya gelelim…   Kılıçdaroğlu’ndan Antalya’ya telefon   Daha önce Muhittin Böcek’e Hüseyin Karakuş’u öneren Kılıçdaroğlu, bu sefer de Hacıarifoğlu’na telefon açarak aynı ismi bildirdi. Hızlı bir trafik başladı. Geçtiğimiz Cuma günü Hüseyin Karakuş’un ‘uzman’ kadrosunda görevli olduğu Milli Eğitim Bakanlığı’na Hacıarifoğlu imzalı bir talep yazısı yazıldı. Pazartesi günü de bu yazıya olumlu yanıt geldi. Karakuş da bugün yola çıktı, yarın Antalya’da göreve başlayacak. Her ne kadar ‘genel sekreter yardımcısı’ sıfatıyla atansa da, genel sekreter yetkilerini vekaleten kullanması hedefleniyor. Yani Cansel Tuncer Çevikol’un yerini alacak. En azından hazırlık bu yönde… Peki karşı hamleler sadece bu kadar mı? Değil… Bir başka ismin de genel sekreter yardımcısı olarak atanacağı konuşuluyor. Halihazırda 3 genel sekreter yardımcısı, fakat kağıt üzerinde 4 kadro olanağı var. Bir koltuk boş… Buraya da Mehmet Balık’ın adı geçiyor. Büyükşehir Belediyesi’nde danışman olarak görev yapan Mehmet Balık’ın kadrosu ‘daire başkanı’…    Büyükşehir’de operasyon sürecek mi?   Dahası da var… Söylendiğine göre Hacıarifoğlu’nun elinde 17 kişilik bir liste var. Bu liste Büyükşehir’deki darbe girişimine adı karışanlardan oluşuyor. Zaman içinde bunlar da birer ikişer kızağa çekilecek. İddialar bu yönde… Başkan Vekili Hacıarifoğlu bu hamleleri CHP Genel Merkezi’nin bilgisi dahilinde ve onlara danışarak yürütüyor. Sürecin bütününe bakıldığında bütün bu arbededen en güçlü çıkan ismin Hacıarifoğlu olduğunu söylersek yanlış olmaz. En azından şimdilik öyle görünüyor. CHP tabanının bir bölümü ehvenişer, bir bölümü canı gönülden, bir bölümü de ‘siyaseten böylesi daha iyi mantığıyla’ da olsa Hacıarifoğlu’nu destekliyor. Mehmet Hacıarifoğlu CHP nezdinde adeta parlayan yıldız haline geldi. Siyasi hayatında ilk defa böylesine bir rüzgar yakaladı ki, bunun gereklerini de yapacaktır.   Kavganın AKP’deki uzantılarına bakın   Peki Hacıarifoğlu’nun, dolasıyla da CHP duruşunun karşısındaki ekip boş mu durur? Durmaz… Bu bağlamdaki kimi planlar, bazı iddialara ortalıkta dolaşıyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Vekalet operasyonunun benzeri bir girişim tekrar denenebilir. Bunun hazırlıklarının yapıldığı yönünde söylentiler dolaşıyor ortalıkta. Fakat mesele sadece bir CHP meselesi olmaktan çok öte boyutlar kazandı. Bu kavgayla Antalya siyasetinin yarını da şekilleniyor. Yarın oluşacak siyasi atmosferin dışında kalmak istemeyenler bugünkü kavganın da görünmeyen tarafları. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uzanan hat, AKP içinde bir güç odağının diğerine baskın geldiğini gösteriyor. Daha doğrusu AKP içindeki farklı hevesler, Büyükşehir’de sergilenen operasyon karşısında bir araya geldi. Operasyonu çeken üst akıl da AKP’li, engelleyen dinamik de… Yazı boyunca CHP cephesini anlattık; fakat finalde özetlediğimiz AKP boyutu Büyükşehir’deki kavganın perde arkasında yürütülen kısmını anlatıyor. Sahne ışıkları altında birbiriyle itişen isimlerin, kuliste birbirine omuz vermesi, çıkar ortaklığı Antalya siyasetinin arka yüzü… Eşyanın görünen yüzüne değil, görünmeyen kısımlarına, altına, arkasına, çekmecesine bakın, mevzuyu daha kapsamlı kavramış olursunuz.
Ekleme Tarihi: 24 Kasım 2020 - Salı

Hüseyin Karakuş niye atandı?

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan yetki ve vekalet savaşlarının bazıları hemen görünür, önemli bir kısmı da zaman içinde ortaya çıkacak derin sonuçları oldu. Başkan Vekili Mehmet Hacıarifoğlu’na yönelik darbe girişimi İçişleri Bakanlığı’ndan dönse de, operasyonun bittiğini söylemek safdillik olur. Öte yandan CHP arazisinde yaşanan, fakat aslında CHP imzası taşımayan bu itişmeye karşı bir savunma çizgisi de oluşturuluyor. Hüseyin Karakuş’un genel sekreter yardımcısı olarak atanması bu çabanın ilk adımı. Çünkü Hüseyin Karakuş daha önce Kemal Kılıçdaroğlu tarafından genel sekreter olarak önerilmiş, ama Muhittin Böcek tercihini Cansel Çevikol Tuncer’den yana kullanmıştı. Kılıçdaroğlu’nun Başkan Böcek görevinin başındayken Büyükşehir’e hiç gelmemiş olmasının ardında bunun kırgınlığı yatıyor. Kılıçdaroğlu’nun Antalya’ya son gelişinde ise Hacıarifoğlu’nu görevden alma ve yerine iki meclis üyesini dönüşümlü olarak atama operasyonu yaşandı malum. Yani Kılıçdaroğlu kullanıldı, operasyonun onun bilgisi dahilinde yapıldığı izlenimi verildi. Bilgisi dahilinde miydi, değil miydi, bu çok tartışılacak bir konu; fakat sonrasında yaşananlar bunun tam tersi bir fotoğraf ortaya çıkardı. Şimdi oraya gelelim…

 

Kılıçdaroğlu’ndan Antalya’ya telefon

 

Daha önce Muhittin Böcek’e Hüseyin Karakuş’u öneren Kılıçdaroğlu, bu sefer de Hacıarifoğlu’na telefon açarak aynı ismi bildirdi. Hızlı bir trafik başladı. Geçtiğimiz Cuma günü Hüseyin Karakuş’un ‘uzman’ kadrosunda görevli olduğu Milli Eğitim Bakanlığı’na Hacıarifoğlu imzalı bir talep yazısı yazıldı. Pazartesi günü de bu yazıya olumlu yanıt geldi. Karakuş da bugün yola çıktı, yarın Antalya’da göreve başlayacak. Her ne kadar ‘genel sekreter yardımcısı’ sıfatıyla atansa da, genel sekreter yetkilerini vekaleten kullanması hedefleniyor. Yani Cansel Tuncer Çevikol’un yerini alacak. En azından hazırlık bu yönde… Peki karşı hamleler sadece bu kadar mı? Değil… Bir başka ismin de genel sekreter yardımcısı olarak atanacağı konuşuluyor. Halihazırda 3 genel sekreter yardımcısı, fakat kağıt üzerinde 4 kadro olanağı var. Bir koltuk boş… Buraya da Mehmet Balık’ın adı geçiyor. Büyükşehir Belediyesi’nde danışman olarak görev yapan Mehmet Balık’ın kadrosu ‘daire başkanı’… 

 

Büyükşehir’de operasyon sürecek mi?

 

Dahası da var… Söylendiğine göre Hacıarifoğlu’nun elinde 17 kişilik bir liste var. Bu liste Büyükşehir’deki darbe girişimine adı karışanlardan oluşuyor. Zaman içinde bunlar da birer ikişer kızağa çekilecek. İddialar bu yönde… Başkan Vekili Hacıarifoğlu bu hamleleri CHP Genel Merkezi’nin bilgisi dahilinde ve onlara danışarak yürütüyor. Sürecin bütününe bakıldığında bütün bu arbededen en güçlü çıkan ismin Hacıarifoğlu olduğunu söylersek yanlış olmaz. En azından şimdilik öyle görünüyor. CHP tabanının bir bölümü ehvenişer, bir bölümü canı gönülden, bir bölümü de ‘siyaseten böylesi daha iyi mantığıyla’ da olsa Hacıarifoğlu’nu destekliyor. Mehmet Hacıarifoğlu CHP nezdinde adeta parlayan yıldız haline geldi. Siyasi hayatında ilk defa böylesine bir rüzgar yakaladı ki, bunun gereklerini de yapacaktır.

 

Kavganın AKP’deki uzantılarına bakın

 

Peki Hacıarifoğlu’nun, dolasıyla da CHP duruşunun karşısındaki ekip boş mu durur? Durmaz… Bu bağlamdaki kimi planlar, bazı iddialara ortalıkta dolaşıyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Vekalet operasyonunun benzeri bir girişim tekrar denenebilir. Bunun hazırlıklarının yapıldığı yönünde söylentiler dolaşıyor ortalıkta. Fakat mesele sadece bir CHP meselesi olmaktan çok öte boyutlar kazandı. Bu kavgayla Antalya siyasetinin yarını da şekilleniyor. Yarın oluşacak siyasi atmosferin dışında kalmak istemeyenler bugünkü kavganın da görünmeyen tarafları. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uzanan hat, AKP içinde bir güç odağının diğerine baskın geldiğini gösteriyor. Daha doğrusu AKP içindeki farklı hevesler, Büyükşehir’de sergilenen operasyon karşısında bir araya geldi. Operasyonu çeken üst akıl da AKP’li, engelleyen dinamik de… Yazı boyunca CHP cephesini anlattık; fakat finalde özetlediğimiz AKP boyutu Büyükşehir’deki kavganın perde arkasında yürütülen kısmını anlatıyor. Sahne ışıkları altında birbiriyle itişen isimlerin, kuliste birbirine omuz vermesi, çıkar ortaklığı Antalya siyasetinin arka yüzü… Eşyanın görünen yüzüne değil, görünmeyen kısımlarına, altına, arkasına, çekmecesine bakın, mevzuyu daha kapsamlı kavramış olursunuz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.