İdris ÖZYOL
Köşe Yazarı
İdris ÖZYOL
 

İl kongresine giderken CHP

CHP’de mahalle seçimleri, ardından da ilçe kongreleri büyük ölçüde tamamlandı. Sırada üçüncü aşama var: İl kongresi… Bu noktaya kadar yaşanan süreç, bundan sonrasına da ışık tutuyor. Yani il kongresinde neler olacağına, kimlerin yarışacağına ve ipi kimin göğüsleyeceğine… Son aşamaya kadar mevcut il başkanı Ahmet Kumbul’un alternatifsiz göründüğü algısı vardı. Ortaya atılan isimler oldu, ama bunlardan bir sonuç alınamadı. Belli ki bu hamleler gerçek alternatifleri gizlemek, sona bırakmak için yapılmış. Bugün geldiğimiz noktada bunu daha iyi anlıyoruz. Kısa bir süre önce il başkan adaylığını açıklayan Nusret Bayar etrafından hızlıca toparlanma yaşaması bunun göstergesi. Oyun içinde oyun kurulmuş belli ki… CHP’nin refleksleri devreye girmiş de diyebiliriz. Parti içinde zorunlu hale gelen barış ortamının sağlanması, dinamiklerin harekete geçirilmesi, örgütün yarınlara derli toplu kalabilmesi, etkisini sürdürebilmesi için zorunlu bir stratejiydi belki de… Yakın süreçte alınan zararların tamir edilebilmesi, surların tamiri için bir adım bekleniyordu. Bu belediye başkanlarını da rahatlatacak bir strateji…   Partinin dengesi bozuldu   Son süreçte tek görünür olan belediyelerdi. Çubuğun diğer ucunda ise milletvekilleri duruyordu. Parti örgütleri ise darmaduman hale gelmiş, nereden ve nasıl geldikleri bilinmeyen karakterler her yanı sarmıştı. Parti dengesiz bir duruma gelmiş, kendisini bu noktaya taşıyan bütün dinamikleri ya unutmuş, ya da berhava etmişti. Yaklaşık 20 yıldır sürdürülen mücadele sembollere indirgenmiş, temsili bir noktayla sınırlanmıştı. Seçim başarıları dışında parti tabanını heyecanlandıran somut gelişmeler yaşanmayınca, partililerin sevinci de kursağında kaldı ve kazanılan belediyelerin kapıları çok kısa sürede ve çat diye suratlara kapandı. Örgüt kapının dışında kaldı. Parti ‘iş bulma kurumu’na dönüştürüldü.   CHP’nin en önemli cephesi   Sessizlik sol ya da sosyal demokrat bir partinin alamet-i farikası, özlemi değildir. Tam aksine sol partilerde hareketli, dinamik, üretken bir tartışma ortamı olur. Geleceğin siyaseti, projeleri bu tartışmalarla şekillenir. Parti üyelerinin, kadrolarının, emekçilerinin tümünün katıldığı üretken süreçlerdir bunlar. Aksi ise paradır, güçtür, feodalitedir. CHP içinde emek ile para arasında sürekli bir mücadele olmuştur ve özellikle son 5 yıl emeğin örgütlendiği, kazandığı, ortak mücadele ettiği bir süreç olarak özetlenebilir. Söz konusu cephe özellikle yerel seçimlerden sonra ciddi bir darbe aldı. Bu darbede Ahmet Kumbul’un rolünü de masaya yatırmak gerekiyordu. Son ilçe kongrelerinde ortaya çıkan tablo, özellikle Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı’ndaki sonuç Ahmet Kumbul’un da ikircikli siyasetinin, sessiz kalışlarının karşılığı gibi duruyor. Ahmet Kumbul, üzerine oturduğu mücadelenin, kendisini il başkanlığına taşıyan dalganın duyarlılıklarını yanlış kullandı, yanlış isimlere yaslandı. Bunu sürdürmeye de devam ediyor.   Ahmet Kumbul’un bilmecesi   Fakat elimizi vicdanımıza koyarak ve en ufak emeğin bile hakkını vererek konuşursak; kimseyi dışlamayan bir formülü savunmamız gerekir. O da şudur: Bu süreçte başka adaylar da çıkar, fakat bunların birçoğu Nusret Bayar lehine yarıştan çekilir. Yani Bayar’ın kazanacağı kesin gibi görünüyor. Şimdiden delegeler üzerinde yoğun ölçekli bir çalışma başlatılmış durumda. Bu çalışmayı kimlerin yürüttüğünü söylemenin bir belirleyiciliği, bir önemi, bir etkisi yok. Mesele bu saatten sonra ne yapılacağı… Muratpaşa İlçe Başkanı Hasan Şahin ve İl Başkanı Ahmet Kumbul aynı mücadele çizgisinin sembolleri, kahramanları. Bu noktada da Hasan Şahin’e önemli bir görev düşüyor. Ahmet Kumbul’un yenilgisini Hasan Şahin engelleyecek. Bunu da tabloyu net bir şekilde anlatarak yapacak. Kumbul’un il başkanlığı yarışını kaybetmesi siyasetinin de ağır darbe almasına neden olur. Oysaki örgüt Kumbul’un emeğini unutmayacak, bir sonraki seçimlerde aday olarak değerlendirecektir. Lafı eğip bükmeden, doğrudan söyleyelim: Ahmet Kumbul CHP’nin milletvekili adaylığını hak ediyor. Bu il kongresinde aday olarak değil de, bir kanaat önderi olarak çalışırsa, Antalya’yı mecliste temsil etme hakkını kazanmış olur.
Ekleme Tarihi: 26 Aralık 2019 - Perşembe

İl kongresine giderken CHP

CHP’de mahalle seçimleri, ardından da ilçe kongreleri büyük ölçüde tamamlandı. Sırada üçüncü aşama var: İl kongresi… Bu noktaya kadar yaşanan süreç, bundan sonrasına da ışık tutuyor. Yani il kongresinde neler olacağına, kimlerin yarışacağına ve ipi kimin göğüsleyeceğine… Son aşamaya kadar mevcut il başkanı Ahmet Kumbul’un alternatifsiz göründüğü algısı vardı. Ortaya atılan isimler oldu, ama bunlardan bir sonuç alınamadı. Belli ki bu hamleler gerçek alternatifleri gizlemek, sona bırakmak için yapılmış. Bugün geldiğimiz noktada bunu daha iyi anlıyoruz. Kısa bir süre önce il başkan adaylığını açıklayan Nusret Bayar etrafından hızlıca toparlanma yaşaması bunun göstergesi. Oyun içinde oyun kurulmuş belli ki… CHP’nin refleksleri devreye girmiş de diyebiliriz. Parti içinde zorunlu hale gelen barış ortamının sağlanması, dinamiklerin harekete geçirilmesi, örgütün yarınlara derli toplu kalabilmesi, etkisini sürdürebilmesi için zorunlu bir stratejiydi belki de… Yakın süreçte alınan zararların tamir edilebilmesi, surların tamiri için bir adım bekleniyordu. Bu belediye başkanlarını da rahatlatacak bir strateji…

 

Partinin dengesi bozuldu

 

Son süreçte tek görünür olan belediyelerdi. Çubuğun diğer ucunda ise milletvekilleri duruyordu. Parti örgütleri ise darmaduman hale gelmiş, nereden ve nasıl geldikleri bilinmeyen karakterler her yanı sarmıştı. Parti dengesiz bir duruma gelmiş, kendisini bu noktaya taşıyan bütün dinamikleri ya unutmuş, ya da berhava etmişti. Yaklaşık 20 yıldır sürdürülen mücadele sembollere indirgenmiş, temsili bir noktayla sınırlanmıştı. Seçim başarıları dışında parti tabanını heyecanlandıran somut gelişmeler yaşanmayınca, partililerin sevinci de kursağında kaldı ve kazanılan belediyelerin kapıları çok kısa sürede ve çat diye suratlara kapandı. Örgüt kapının dışında kaldı. Parti ‘iş bulma kurumu’na dönüştürüldü.

 

CHP’nin en önemli cephesi

 

Sessizlik sol ya da sosyal demokrat bir partinin alamet-i farikası, özlemi değildir. Tam aksine sol partilerde hareketli, dinamik, üretken bir tartışma ortamı olur. Geleceğin siyaseti, projeleri bu tartışmalarla şekillenir. Parti üyelerinin, kadrolarının, emekçilerinin tümünün katıldığı üretken süreçlerdir bunlar. Aksi ise paradır, güçtür, feodalitedir. CHP içinde emek ile para arasında sürekli bir mücadele olmuştur ve özellikle son 5 yıl emeğin örgütlendiği, kazandığı, ortak mücadele ettiği bir süreç olarak özetlenebilir. Söz konusu cephe özellikle yerel seçimlerden sonra ciddi bir darbe aldı. Bu darbede Ahmet Kumbul’un rolünü de masaya yatırmak gerekiyordu. Son ilçe kongrelerinde ortaya çıkan tablo, özellikle Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı’ndaki sonuç Ahmet Kumbul’un da ikircikli siyasetinin, sessiz kalışlarının karşılığı gibi duruyor. Ahmet Kumbul, üzerine oturduğu mücadelenin, kendisini il başkanlığına taşıyan dalganın duyarlılıklarını yanlış kullandı, yanlış isimlere yaslandı. Bunu sürdürmeye de devam ediyor.

 

Ahmet Kumbul’un bilmecesi

 

Fakat elimizi vicdanımıza koyarak ve en ufak emeğin bile hakkını vererek konuşursak; kimseyi dışlamayan bir formülü savunmamız gerekir. O da şudur: Bu süreçte başka adaylar da çıkar, fakat bunların birçoğu Nusret Bayar lehine yarıştan çekilir. Yani Bayar’ın kazanacağı kesin gibi görünüyor. Şimdiden delegeler üzerinde yoğun ölçekli bir çalışma başlatılmış durumda. Bu çalışmayı kimlerin yürüttüğünü söylemenin bir belirleyiciliği, bir önemi, bir etkisi yok. Mesele bu saatten sonra ne yapılacağı… Muratpaşa İlçe Başkanı Hasan Şahin ve İl Başkanı Ahmet Kumbul aynı mücadele çizgisinin sembolleri, kahramanları. Bu noktada da Hasan Şahin’e önemli bir görev düşüyor. Ahmet Kumbul’un yenilgisini Hasan Şahin engelleyecek. Bunu da tabloyu net bir şekilde anlatarak yapacak. Kumbul’un il başkanlığı yarışını kaybetmesi siyasetinin de ağır darbe almasına neden olur. Oysaki örgüt Kumbul’un emeğini unutmayacak, bir sonraki seçimlerde aday olarak değerlendirecektir. Lafı eğip bükmeden, doğrudan söyleyelim: Ahmet Kumbul CHP’nin milletvekili adaylığını hak ediyor. Bu il kongresinde aday olarak değil de, bir kanaat önderi olarak çalışırsa, Antalya’yı mecliste temsil etme hakkını kazanmış olur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.