İdris ÖZYOL
Köşe Yazarı
İdris ÖZYOL
 

Memleket’in ‘çatlakları’

 Memleket Partisi’nin Antalya il yönetimi 3 Haziran’da atandı. CHP’nin hastalıklarına tepki iddiasıyla kurulan parti 20 gün sonra aynı hastalıklar yüzünden çatladı. Aslında öyle devasa bir çatlak filan değil, ateş olsa cirmi kadar yer yakmayacak olanların antin kuntinleri erken patladı diyelim. Bir il yöneticisi partiden atıldı, muhtemelen birkaçı daha atılacak. CHP’ye bayrak açarak parti kurmanın handikapları işte böyle bir şey… O partinin bütün arızaları sizin partinize de üşüşüyorlar ve yarım kalmış koltuk kavgalarını yeni adreste sürdürüyorlar. Meseleye ‘Hacı Baba Tekkesi’ mantığıyla yaklaşır, ‘Gel, ne olursan ol gel’ diye çağrı yaparsanız bütün sıkıntılı tayfa, CHP’de kendine yol bulamayan, dışlanan, atılan siyaset esnafı çulunu Memleket’e seriyor.   Marka isim Hüseyin Baraner   Memleket Partisi’ni bir fırsat, bir paravan olarak görenler kendini ya da kontrol altında tutabileceği birilerini il başkanı olarak atatmak için Ankara’ya gidip geldi. Fakat bu tacizleri, niyetleri engellemek için aslında Kurucular Kurulu üyesi, Genel Merkez yöneticisi olması hedeflenen ‘turizm duayeni’ Hüseyin Baraner il başkanlığına ikna edildi. Bu konuda çaba harcayan isim de İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru… Baraner de il başkanlığını kabul ediyor. Yani daha yukarıdaki, ülke genelindeki bir konumdan vaz geçip Antalya’yı örgütleme görevini üstleniyor. Sonra da 31 kişilik il yönetimi belirleniyor. İl yönetiminin toplantısında da Hüseyin Baraner, parti çalışmalarında katkısı, emeği olacağını düşündüğü Süleyman Solmaz’ı kendisine danışman olarak görevlendirdiğini duyuruyor. Süleyman Solmaz CHP’nin eski Muratpaşa Meclis Üyesi, iş insanı, Vanlı, düzgün bir isim…   FETÖ tutmayınca ‘saldırı’ tezgahı   İşte kızılca kıyamet de orada kopuyor. İsyan bayrağını açan isim Buket Dağlı. Daha önce CHP kadın kollarında ilçe başkanlığı yapan, iki dönem Konyaaltı Belediye Meclis Üyesi seçilen Dağlı, daha sonra partiden atılmıştı. İstifa-atılma karışımı bir durum… Bunun üzerine aslında AKP destekli olan DSP operasyonunda aktif rol üstlendi ve Konyaaltı belediye başkan adayı olarak CHP’nin karşısına çıktı. Etkili olmadı tabii… Baktım Memleket Partisi’ne zıplamış. Muharrem İnce’nin partisinde bu formatta başka isimler de var. Hüseyin Baraner’in danışman açıklamasından sonra hemen kuytuya çekilip Süleyman Solmaz’ın FETÖ’cü olduğu dedikodusunu salıyorlar ortaya. Hatta bir diğer il yöneticisi Serkan İğci, Süleyman Demirel Üniversitesi’nden bir rektör yardımcısını arayıp Süleyman Solmaz’ı soruyor. Rektör yardımcısı da o Süleyman Solmaz’ın farklı biri olduğunu söylüyor, ama fitne durmuyor tabii… İğci bu sefer de, ‘Saldırıya uğradım, darp edildim’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Ne Hüseyin Baraner’in, ne de Süleyman Solmaz’ın böyle taraklarda bezi olmaz. Fakat bu saldırı iddiasının zamanlaması son derece ilginç… Solmaz’ın iftira davası açmasının hemen sonrasında piyasaya sürülüyor bu tezgah. Saldıran kim? Bilinmiyor. Saldırı gerçek mi? O da bilinmiyor. ‘Kim saldırmış?’ diye soruyorlar bu fitne tayfasına, “Çok üzüldüğümüz için soramadık” diyorlar. Büyük ihtimalle saldırı maldırı yok. Yani Buket Dağlı, Serkan İğci ve Nazife Çetinkaya çatlağı başka arızalarla da birleşerek gündem olmayı başarıyor. Hatta dönüp CHP içindeki kimi unsurları harekete geçirmeye, kendilerine kapanmış kapıları böylece yeniden aralamaya çalışıyorlar belli ki…    Çirkin insanların çirkin siyaseti   Bu fitne fücur operasyonuna başka bir çatlak daha ekleniyor: CHP’den atılan Gazipaşa eski ilçe başkanı Bülent Kocabaş… Kavganın fitilini yakanlar Kocabaş’ı sürüyorlar sahneye… Kocabaş aslında Memleket Partisi üyesi değil, üyelik girişimi de engellenmiş bir isim. Engelleyen de bizzat Serkan Küçükkuru… Fakat Memleket Partisi’nin kanaat önderiymiş gibi Baraner’e sallıyor. Üstelik son derece terbiyesiz, edepsiz bir üslupla: “Baraner Almanya’ya dön. Sen Antalya’ya ait değilsin. Hadi abicim yorma üzme insanları. İkametin filan çakma” diyor mesela. “Çocuklar ile geçirecek zamanımız yok. Lafım kendini saygın siyasetçi sananlara. Bizi çor çocukla muhatap etmeyiniz. Bu zıpırları çekin, orta yerde bari gözükmesin” diye yazıyor. Daha doğrusu gönderiyorlar Kocabaş’a ekran görüntülerini, o da zaten dünden teşne, yazıp duruyor. ‘Sen Antalya’ya ait değilsin’ dediği Baraner bu kentte herkesin tanıdığı, Antalya turizmine büyük hizmetleri olmuş bir duayen. Eğitimli, kültürlü, sanatla, edebiyatla uğraşan, demokrat, insancıl, herkesin saygı duyduğu, hangi partide olursa o partiye ciddi bir itibar sağlayacak marka bir isimden bahsediyoruz. Fakat işte siyaset kumkumalarının arasına düşünce maymuna çeviriyorlar insanı. Görünen o ki, Memleket Partisi sayesinde CHP baya bir bağırsaklarını boşaltmış. Fakat gerçek duygularla, samimi niyetlerle Memleket Partisi içinde yer alan, iddia taşıyan insanların bu cüruftan acilen kurtulması lazım. Şu haliyle İETT’nin bulunmuş eşya deposu gibi duruyorlar. CHP il binasında şemsiyesini unutan, Memleket Partisi’nin kapısını çalabilir. Çalıyor da zaten… Bu çatlaklarla bir yere gidilmez; en fazla Muharrem İnce ve birkaç isim daha milletvekili olur. CHP de epeyce kamburdan kurtulmuş olur onlar sayesinde.
Ekleme Tarihi: 25 Haziran 2021 - Cuma

Memleket’in ‘çatlakları’

 Memleket Partisi’nin Antalya il yönetimi 3 Haziran’da atandı. CHP’nin hastalıklarına tepki iddiasıyla kurulan parti 20 gün sonra aynı hastalıklar yüzünden çatladı. Aslında öyle devasa bir çatlak filan değil, ateş olsa cirmi kadar yer yakmayacak olanların antin kuntinleri erken patladı diyelim. Bir il yöneticisi partiden atıldı, muhtemelen birkaçı daha atılacak. CHP’ye bayrak açarak parti kurmanın handikapları işte böyle bir şey… O partinin bütün arızaları sizin partinize de üşüşüyorlar ve yarım kalmış koltuk kavgalarını yeni adreste sürdürüyorlar. Meseleye ‘Hacı Baba Tekkesi’ mantığıyla yaklaşır, ‘Gel, ne olursan ol gel’ diye çağrı yaparsanız bütün sıkıntılı tayfa, CHP’de kendine yol bulamayan, dışlanan, atılan siyaset esnafı çulunu Memleket’e seriyor.

 

Marka isim Hüseyin Baraner

 

Memleket Partisi’ni bir fırsat, bir paravan olarak görenler kendini ya da kontrol altında tutabileceği birilerini il başkanı olarak atatmak için Ankara’ya gidip geldi. Fakat bu tacizleri, niyetleri engellemek için aslında Kurucular Kurulu üyesi, Genel Merkez yöneticisi olması hedeflenen ‘turizm duayeni’ Hüseyin Baraner il başkanlığına ikna edildi. Bu konuda çaba harcayan isim de İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru… Baraner de il başkanlığını kabul ediyor. Yani daha yukarıdaki, ülke genelindeki bir konumdan vaz geçip Antalya’yı örgütleme görevini üstleniyor. Sonra da 31 kişilik il yönetimi belirleniyor. İl yönetiminin toplantısında da Hüseyin Baraner, parti çalışmalarında katkısı, emeği olacağını düşündüğü Süleyman Solmaz’ı kendisine danışman olarak görevlendirdiğini duyuruyor. Süleyman Solmaz CHP’nin eski Muratpaşa Meclis Üyesi, iş insanı, Vanlı, düzgün bir isim…

 

FETÖ tutmayınca ‘saldırı’ tezgahı

 

İşte kızılca kıyamet de orada kopuyor. İsyan bayrağını açan isim Buket Dağlı. Daha önce CHP kadın kollarında ilçe başkanlığı yapan, iki dönem Konyaaltı Belediye Meclis Üyesi seçilen Dağlı, daha sonra partiden atılmıştı. İstifa-atılma karışımı bir durum… Bunun üzerine aslında AKP destekli olan DSP operasyonunda aktif rol üstlendi ve Konyaaltı belediye başkan adayı olarak CHP’nin karşısına çıktı. Etkili olmadı tabii… Baktım Memleket Partisi’ne zıplamış. Muharrem İnce’nin partisinde bu formatta başka isimler de var. Hüseyin Baraner’in danışman açıklamasından sonra hemen kuytuya çekilip Süleyman Solmaz’ın FETÖ’cü olduğu dedikodusunu salıyorlar ortaya. Hatta bir diğer il yöneticisi Serkan İğci, Süleyman Demirel Üniversitesi’nden bir rektör yardımcısını arayıp Süleyman Solmaz’ı soruyor. Rektör yardımcısı da o Süleyman Solmaz’ın farklı biri olduğunu söylüyor, ama fitne durmuyor tabii… İğci bu sefer de, ‘Saldırıya uğradım, darp edildim’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Ne Hüseyin Baraner’in, ne de Süleyman Solmaz’ın böyle taraklarda bezi olmaz. Fakat bu saldırı iddiasının zamanlaması son derece ilginç… Solmaz’ın iftira davası açmasının hemen sonrasında piyasaya sürülüyor bu tezgah. Saldıran kim? Bilinmiyor. Saldırı gerçek mi? O da bilinmiyor. ‘Kim saldırmış?’ diye soruyorlar bu fitne tayfasına, “Çok üzüldüğümüz için soramadık” diyorlar. Büyük ihtimalle saldırı maldırı yok. Yani Buket Dağlı, Serkan İğci ve Nazife Çetinkaya çatlağı başka arızalarla da birleşerek gündem olmayı başarıyor. Hatta dönüp CHP içindeki kimi unsurları harekete geçirmeye, kendilerine kapanmış kapıları böylece yeniden aralamaya çalışıyorlar belli ki… 

 

Çirkin insanların çirkin siyaseti

 

Bu fitne fücur operasyonuna başka bir çatlak daha ekleniyor: CHP’den atılan Gazipaşa eski ilçe başkanı Bülent Kocabaş… Kavganın fitilini yakanlar Kocabaş’ı sürüyorlar sahneye… Kocabaş aslında Memleket Partisi üyesi değil, üyelik girişimi de engellenmiş bir isim. Engelleyen de bizzat Serkan Küçükkuru… Fakat Memleket Partisi’nin kanaat önderiymiş gibi Baraner’e sallıyor. Üstelik son derece terbiyesiz, edepsiz bir üslupla: “Baraner Almanya’ya dön. Sen Antalya’ya ait değilsin. Hadi abicim yorma üzme insanları. İkametin filan çakma” diyor mesela. “Çocuklar ile geçirecek zamanımız yok. Lafım kendini saygın siyasetçi sananlara. Bizi çor çocukla muhatap etmeyiniz. Bu zıpırları çekin, orta yerde bari gözükmesin” diye yazıyor. Daha doğrusu gönderiyorlar Kocabaş’a ekran görüntülerini, o da zaten dünden teşne, yazıp duruyor. ‘Sen Antalya’ya ait değilsin’ dediği Baraner bu kentte herkesin tanıdığı, Antalya turizmine büyük hizmetleri olmuş bir duayen. Eğitimli, kültürlü, sanatla, edebiyatla uğraşan, demokrat, insancıl, herkesin saygı duyduğu, hangi partide olursa o partiye ciddi bir itibar sağlayacak marka bir isimden bahsediyoruz. Fakat işte siyaset kumkumalarının arasına düşünce maymuna çeviriyorlar insanı. Görünen o ki, Memleket Partisi sayesinde CHP baya bir bağırsaklarını boşaltmış. Fakat gerçek duygularla, samimi niyetlerle Memleket Partisi içinde yer alan, iddia taşıyan insanların bu cüruftan acilen kurtulması lazım. Şu haliyle İETT’nin bulunmuş eşya deposu gibi duruyorlar. CHP il binasında şemsiyesini unutan, Memleket Partisi’nin kapısını çalabilir. Çalıyor da zaten… Bu çatlaklarla bir yere gidilmez; en fazla Muharrem İnce ve birkaç isim daha milletvekili olur. CHP de epeyce kamburdan kurtulmuş olur onlar sayesinde.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.