Nurettin Sönmez
Köşe Yazarı
Nurettin Sönmez
 

21 Şubat ve anadili

“O Ses Türkiye” yarışmasına katılan Hayri Kasaç yarışmadan elenince yaptığı veda konuşmasında kendi anadilinde yirmi saniyelik annesinin kulağına fısıldadığı Kürtçe ninniyi seslendirmek istediğini programın sunucusu ve aynı zamanda televizyon kanalının patronundan rica ediyor. İçerisinde “yasak, endişe ve kendince babacanlık” barındıran “tabii, tabii” onayının arkasından “Lori lori” şarkısının yirmi saniyeden de az bölümünü okuyor Hayri Kasaç. Seyircilerde önce ne yapacağını bilememenin endişesi, bir süre sonra da muhtemelen yönlendirme ile cılız alkışlama hamlesi geliyor. İnsanın kendi anadilinde ninnilerini söylemek için izin istediği bu topraklar aslında tarih boyunca sayısız dilleri üzerinde barındırdı. Farklı dillerde ninniler, türküler, şarkılar, ağıtlar söylendi.  Anadolu ve Mezopotamya topraklarında tarihöncesi dönemlerden beri yaşamış olan diller bu coğrafyanın kültürüne büyük zenginlik kattı. Yaşadığımız topraklarda birçok dil de yok oldu. Aslında dünyanın her neresinde olursa olsun yok olan diller o dili konuşan halkın yok olması anlamına gelir. UNESCO’nun verilerine göre bugün dünyada 6 bin dil konuşuluyor. Fakat bu dillerden bir bölümü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Tahminlere göre bugün 2500 dil tehlike altında. Bu dilleri konuşan insan sayısı oldukça azalmış durumda. Uzmanlar siyasal müdahaleler dışında dillerin yok olmasının önemli gerekçelerinden birisinin ebeveynlerin çocukları ile kendi dillerini konuşmuyor olmaları olarak belirtiyorlar. Dil uzmanı Paul Trilsbeek dillerin yok olması ile ilgili olarak, “Faktörlerden biri kuşkusuz küreselleşme. İnsanlar yaygın dilleri konuştukları takdirde hayatta daha iyi şansları olacağını düşünüyorlar. Süreci tetikleyen bir diğer faktör de giderek daha fazla taşralının büyük şehirlere taşınması” diyor. UNESCO’nun dünya dil atlasına göre Türkiye’de konuşulan 15 dil yok olmak üzere, 3 dil ise çoktan yok olmuş. Ölen diller Kapadokya Yunancası olarak da bilinen Ürgüpçe, Türkiye’nin bir zamanlar doğusunda ve Suriye’nin kuzeydoğusunda konuşulmuş olan Mlahso dili ile Kafkas dillerinden Ibıhça. Dil atlasında Siirt’in Pervari ilçesinde konuşulan Hertevin dili ise günümüzde en fazla yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan dil olarak gösteriliyor. Türkiye’de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan diğer diller ise şöyle belirtilmiş: Gagavuzca (Edirne), Ladino ya da diğer adıyla Yahudi İspanyolcası (İstanbul Balat, Hasköy), Turoyo (Mardin Midyat). Kesinlikle tehlikede olan diller ise Homşetsi (Hemşince), Lazca, Pontus lehçesi (Rumca), Romanca (Sinti), Abhazca, Çerkezce şeklinde sıralanmış. UNESCO’nun hazırladığı rapora göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı anadilinde eğitim görmüyor. Raporda aralarında Türkiye’nin de olduğu Nepal, Pakistan, Bangladeş, Guatemala gibi birçok farklı dilin konuşulduğu ülkelerde tek dilde eğitim verildiği aktarılmakta. Bu durumun da dillerin yok olmasına yol açacağı belirtilmektedir. 21 Şubat “Dünya Anadili günü” önemsenmesi gereken anlamlı bir gün.  Dünyanın birçok ülkesinde başarıldığı gibi herkesin kendi dilinde öğrendiği, kendi dilinde izin almadan ninniler söyleyebildiği bir ülke inşası mümkün. Yeter ki çok dilliliğin zenginlik olduğunu özümseyelim.  
Ekleme Tarihi: 19 Şubat 2020 - Çarşamba

21 Şubat ve anadili

“O Ses Türkiye” yarışmasına katılan Hayri Kasaç yarışmadan elenince yaptığı veda konuşmasında kendi anadilinde yirmi saniyelik annesinin kulağına fısıldadığı Kürtçe ninniyi seslendirmek istediğini programın sunucusu ve aynı zamanda televizyon kanalının patronundan rica ediyor. İçerisinde “yasak, endişe ve kendince babacanlık” barındıran “tabii, tabii” onayının arkasından “Lori lori” şarkısının yirmi saniyeden de az bölümünü okuyor Hayri Kasaç. Seyircilerde önce ne yapacağını bilememenin endişesi, bir süre sonra da muhtemelen yönlendirme ile cılız alkışlama hamlesi geliyor.

İnsanın kendi anadilinde ninnilerini söylemek için izin istediği bu topraklar aslında tarih boyunca sayısız dilleri üzerinde barındırdı. Farklı dillerde ninniler, türküler, şarkılar, ağıtlar söylendi.  Anadolu ve Mezopotamya topraklarında tarihöncesi dönemlerden beri yaşamış olan diller bu coğrafyanın kültürüne büyük zenginlik kattı. Yaşadığımız topraklarda birçok dil de yok oldu. Aslında dünyanın her neresinde olursa olsun yok olan diller o dili konuşan halkın yok olması anlamına gelir.

UNESCO’nun verilerine göre bugün dünyada 6 bin dil konuşuluyor. Fakat bu dillerden bir bölümü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Tahminlere göre bugün 2500 dil tehlike altında. Bu dilleri konuşan insan sayısı oldukça azalmış durumda. Uzmanlar siyasal müdahaleler dışında dillerin yok olmasının önemli gerekçelerinden birisinin ebeveynlerin çocukları ile kendi dillerini konuşmuyor olmaları olarak belirtiyorlar. Dil uzmanı Paul Trilsbeek dillerin yok olması ile ilgili olarak, “Faktörlerden biri kuşkusuz küreselleşme. İnsanlar yaygın dilleri konuştukları takdirde hayatta daha iyi şansları olacağını düşünüyorlar. Süreci tetikleyen bir diğer faktör de giderek daha fazla taşralının büyük şehirlere taşınması” diyor.

UNESCO’nun dünya dil atlasına göre Türkiye’de konuşulan 15 dil yok olmak üzere, 3 dil ise çoktan yok olmuş. Ölen diller Kapadokya Yunancası olarak da bilinen Ürgüpçe, Türkiye’nin bir zamanlar doğusunda ve Suriye’nin kuzeydoğusunda konuşulmuş olan Mlahso dili ile Kafkas dillerinden Ibıhça.

Dil atlasında Siirt’in Pervari ilçesinde konuşulan Hertevin dili ise günümüzde en fazla yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan dil olarak gösteriliyor. Türkiye’de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan diğer diller ise şöyle belirtilmiş: Gagavuzca (Edirne), Ladino ya da diğer adıyla Yahudi İspanyolcası (İstanbul Balat, Hasköy), Turoyo (Mardin Midyat).

Kesinlikle tehlikede olan diller ise Homşetsi (Hemşince), Lazca, Pontus lehçesi (Rumca), Romanca (Sinti), Abhazca, Çerkezce şeklinde sıralanmış.

UNESCO’nun hazırladığı rapora göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı anadilinde eğitim görmüyor. Raporda aralarında Türkiye’nin de olduğu Nepal, Pakistan, Bangladeş, Guatemala gibi birçok farklı dilin konuşulduğu ülkelerde tek dilde eğitim verildiği aktarılmakta. Bu durumun da dillerin yok olmasına yol açacağı belirtilmektedir.

21 Şubat “Dünya Anadili günü” önemsenmesi gereken anlamlı bir gün.  Dünyanın birçok ülkesinde başarıldığı gibi herkesin kendi dilinde öğrendiği, kendi dilinde izin almadan ninniler söyleyebildiği bir ülke inşası mümkün. Yeter ki çok dilliliğin zenginlik olduğunu özümseyelim.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.