Cesaret neden gerekli?
Ece Temelkuran, "İnsan yalnızken bir tane daha kendinden doğuruyor içinde, ‘korkma’ desin diye" bir şey yazmış.
Ece Temelkuran, "İnsan yalnızken bir tane daha kendinden doğuruyor içinde, ‘korkma’ desin diye" bir şey yazmış.
Okuyunca kulağa hoş geliyor.
Lakin kişinin içinde cesaret yoksa ne kadar kendinden doğurursa doğursun doğurdukları asla "korkma" diyemez. Çünkü öğrenilmiş çaresizliklerimiz daha kendimizden doğan biz hayat bulduğunda kendini oraya kopyalayacaktır ve asla korkmayan biri olamayacaktır.
Dikkat edin bunu biz hep kendimizi yenilediğimiz ilişkilerimizde istedik. Bir daha böyle davranmayacağım dediğimiz birçok konuyu bir sonraki seferde başka bir formuyla tekrardan yaşadık.
Aynen kendimizde olmayanı, kendimizin başaramadığını evlatlarımızdan istediğimiz gibi.
Ama sadece isteriz. Ama aslında bu bir türlü gerçekleşmez. Kitap okumayan bir baba evladından kitap okumasını ister ya da hayatı boyunca dans etme uhdesi olan ama edememiş bir ebeveyn kendi çocuklarından dans etmesini ya da bir müzik aleti çalmasını. Hatta türlü kurslar gönderir, paralar harcar. Ama çoğu zaman yetmez, olmaz.
Evlatlarımızı cesur olmak konusunda yüreklendirmek yetmez, eylem de ortaya koymak gerekir. Bu sebeple de eksik kalır sandalyenin bir bacağı ve çoğu zaman görüntü burada kırılır, dağılır.
İşte tam burada tekrardan diyorum ki, içindeki korkularla hamilelik yaşayan bireyin kendisi, kimi doğurursa doğursun cesaret yükleyemez ona ve "korkma" kelimesini sadece bekler. Aynen sigara bırakmalarda olduğu gibi.
Ece Temelkuran'a katılmıyorum maalesef.
Şimdilerde herkes siyasette bunu istiyor. Herkes her şeyi başkasından bekliyor “kurtarıcılığı”. Maalesef içinde kimsenin bu kurtarıcıdan yok. İyi yok. Güçlü yok. Cesaret yok. Kalmamış.
Yok olan, olması gerekeni var edemez. Önce içinde yok olanı, yok olandan kaynaklı korkusunu öldürmesi gerek. Sonra kendini yeniden doğurması, yeniden inşa etmesi gerek. Ancak cesaret o zaman doğar insanın içinde.
Son Yazıları
- Dumlupınar Diaroma Müzesi ve giriş ücreti
- Bileydi Park karmaşası
- Birey, kent ilişkisi ve belediyeler
- Festival mi yapıyorsunuz konser mi?
- ADSO sezon açılış konseri
- Mabel Matiz ve aile yapısı
- ASAT- Bir geri kalmışlık örneği
- Sosyal Belediyecilik ve Konyaaltı Belediyesi
- Egodan uzak kongreler
- ABB ADSO’yu ihmal mi ediyor?
İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde çocukları fuhşa sürüklediği iddia edilen personel neden korunur?
Son Makaleler
Antalya'da oğul Böcek dönemi bitti! Yaşasın koca Özdemir dönemi