17 Ağustos’un 27. yılında TMMOB’den kritik uyarı
TMMOB, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yılında yayımladığı açıklamada, deprem gerçeğine karşı alınması gereken önlemlerin yıllardır yeterince hayata geçirilmediğini belirterek, güvenli yapılaşma ve kamusal denetim çağrısı yaptı.
haberimizvar.net-TMMOB, 20 binden fazla yurttaşın hayatını kaybettiği, 50 binden fazla kişinin yaralandığı ve yüzbinlerce yapının yıkıldığı 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yılında açıklama yaptı. “Depremi unutmadık, sorumluları unutturmayacağız!” başlığıyla yayımlanan açıklamada, 17 Ağustos Depremi’nde yaşamını yitirenler özlemle anılırken, depremin gerekli tedbirler alınmadığında doğal afetlerin nasıl büyük toplumsal felaketlere dönüşebildiğinin en acı örneklerinden biri olduğu vurgulandı.
UYARILARI GÖZ ARDI EDİLDİ
TMMOB açıklamasında, aradan geçen yıllara ve yaşanan acı deneyimlere rağmen depremler ve diğer doğal afetler sonucunda meydana gelen can kayıplarından gerekli derslerin çıkarılmadığı savunuldu. Bilim ve meslek çevrelerince ortaya konulan risk ve afet yönetimine ilişkin görüşlere ve alınması gereken önlemlere yönelik açıklamalara itibar edilmediği belirtilen açıklamada, yıllar süren çalışma ve raporların göz ardı edildiği ifade edildi. TMMOB, bu ihmal ve umursamazlık nedeniyle yıllar içinde yaşanan felaketlerde binlerce insanın hayatını kaybettiğini belirtti.
TMMOB, Türkiye’nin deprem geçmişine de dikkat çekti. Büyük Marmara Depremi’nin ardından 2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ-Sivrice ve İzmir depremleri ile 11 ili etkileyen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş ve 20 Şubat 2023 Hatay depremlerinin yaşandığı hatırlatıldı. Açıklamada, bu depremlerin gerekli önlemlerin alınmamasının ağır sonuçları olduğu ifade edildi.
“MARMARA DEPREMİNDEN DERS ALINMADI”
TMMOB’ye göre Marmara Depremi’nden çıkarılması gereken en önemli ders, coğrafi riskler göz ardı edilerek kurulan şehirlerin, plansız ve çarpık kentleşmenin ve mühendislik hizmeti almayan yapıların yurttaşlar için büyük tehdit oluşturması. Açıklamada, “Ancak bu ders alınmamıştır!” ifadelerine yer verildi.TMMOB açıklamasında 6306 sayılı yasa kapsamında Bakanlıkça resen belirlenebilen rezerv yapı alanı uygulamasına da tepki gösterildi. Açıklamada, milyonlarca yurttaşın hem yerinden edildiği hem de güvencesiz konutlarda yaşamaya mahkûm edildiği savunularak, bunun “keyfi ve plansız bir uygulama” olduğu belirtildi. Kentin değerli arazileri ve zeytinlikleri için rezerv alan kararları çıkarılması ve verilen imar izinleri de eleştirildi.
TMMOB, devletin asli görevlerinden birinin doğa kaynaklı afetlerin oluşturacağı zararları en aza indirmek olduğunu vurguladı. Bunun temel yaşam hakkının korunması açısından gerekli olduğu belirtilen açıklamada, kentlerde yapıların yer seçimlerinden başlanarak üretilen yapıların tüm aşamalarında kamusal denetimin sağlanması gerektiği ifade edildi.
“MESLEK ODALARI SÜRECE ETKİN KATILMALI”
TMMOB, depremler başta olmak üzere afetlere karşı bütünlüklü, sağlıklı ve insanca bir yaşam ve çevre için gerekli önlemlerin ivedilikle alınmasını istedi. Yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar ve ilgili tüm mevzuatın TMMOB ve bağlı odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla düzenlenmesi gerektiği belirtildi. Güvenli yapılaşmanın sağlanması ve süreçlerin sağlıklı işletilebilmesi için meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama, tasarım, üretim ve denetim süreci modelinin derhal benimsenmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, imar planlarının kentsel rant için değil, depreme hazırlıklı şehirler kurmak amacıyla oluşturulması gerektiği vurgulandı. Parsel bazında yapılan imar tadilatlarıyla ormanlık alanların ve su havzalarının, dere yataklarıyla birlikte yapılaşmaya açılmaması gerektiği ifade edildi.
“BİNA ENVANTERİ ÇIKARILMALI”
TMMOB ayrıca Deprem Şurası ve Ulusal Deprem Konseyi gibi oluşumların mutlaka devreye sokulması gerektiğini belirtti. Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın gereklerinin yerine getirilmesi istenirken, başta okul ve hastaneler olmak üzere Türkiye’deki bina envanterinin çıkarılması ve mevcut yapıların hasar görebilirlikleri ile riskleri esas alınarak gruplandırılması çağrısı yapıldı.
TMMOB açıklamasını, 17 Ağustos’un acılarının yeniden yaşanmaması için Türkiye’nin depreme hazırlıklı olması gerektiği vurgusuyla tamamladı. Açıklamada, depreme hazırlıklı olmak için bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak verilmesi gerektiği belirtilerek, “Ülkemize, yaşamlarımıza, ortak geleceğimize hep beraber sahip çıkalım. Unutmadık. Unutturmayacağız.” ifadelerine yer verildi.
Gözden Kaçmasın
Altınova’da o caddeye sıcak asfalt
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Antalya Büyükşehir Belediyesi Soruşturması’nda Antalyaspor eski yöneticisi tutuklandı







