Haber Girişi: 18.08.2019 - 19:50, Güncelleme: 07.12.2020 - 14:04

‘Alara Çayı’nda mücadele kazandı’

 

‘Alara Çayı’nda mücadele kazandı’

Antalya'da, doğa harikası Uçansu Şelalesi'ni oluşturan Alara Çayı üzerinde, yapılmak istenen Kamer HES Projesi’nin iptal edilmesinin ardından Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu (DEKAP) ve köylüler kutlama yaptı
haberimizvar.net Antalya'nın Gündoğmuş İlçesi’nde, Torosların zirvesi Akdağ ve Geyik dağlarında, 50 metre yükseklikten dökülen doğa harikası Uçansu Şelalesi'nin kaynağını da oluşturan Alara Çayı üzerinde, 7'si dere, 1'i baraj tipi olmak üzere 8 HES projesi bulunuyor. Akdeniz'e döküldüğü alana kadar yaklaşık 80 kilometre uzunluğa sahip Alara Çayı üzerindeki HES projelerinden olan Kamer HES Projesi’nin iptali için 2015'in Mayıs ayında verilen 'ÇED Olumlu' raporunun iptali için köylülerin açtığı dava sonuçlanmış ve Antalya 2'nci İdare Mahkemesi 'ÇED Olumlu' raporunu iptal etmişti. 10 YILDIR MÜCADELE SÜRÜYOR Mahkemem aldığı iptal kararının ardından Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu ve tüm bileşenleri bir basın açıklamasıyla, kararı kutladı. DEKAP adına açıklamayı yapan Birsen Tanyeri, köylerin 10 yıldır HES’lerle mücadele ettiğini belirterek, “Bugün bizleri, yani Antalya yaşam savunucularını burada bir araya getiren şey, 2010 yılından beri HES şirketlerinin Alara Çayı üzerinde yapmak istedikleri 8 adet Regülatör+HES projesinden biri olan “Kamer Reg+HES projesi ile Kırma Eleme Hazır Beton Tesisleri” projesine karşı yürütülen hukuk mücadelesinin başarıyla sonuçlanmış olmasıdır. İbradı Karamıklı Yaylası’nda Sülek su kaynağı üzerinde Aytap Madencilik şirketince açılmak istenen Mermer Ocağı projesinin mahkeme kararıyla iptal edilmiş olmasıdır” diyerek konuşmasına başladı. ‘MAHKEME GERÇEKLERİ GÖRDÜ’ İptal edilen bu projelerin doğaya telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini çok önceden beri dile getirdiklerini belirten Tanyeri, “Bu gerçekler bilirkişi raporlarıyla defalarca kanıtlanmıştı. Nitekim Antalya 2.İdare Mahkemesi de bu gerçekleri görerek 2017/1109 ve 2019/659 sayılı kararıyla söylediklerimizi, savuna geldiklerimizi tescillemiş oldu. Gerek İbradı’da, gerek Alara Çayı üzerinde yapılacak olan her türlü tahribatın, bölgede yaşayanlara, kadimden bu yana yaşamın sürekliliğini sağlayan su kaynaklarına, doğal, karacıl ve sucul hayata, bölgede yaşayan endemik flora ve fauna türlerine, ulusal ve uluslararası anlaşmalarla korunan yaban hayata, sedir, gökçam, ardıç gibi çok kıymetli ormanlara, nesli tükenmekte olan ve tükenme tehlikesi arz eden kuşlara, balıklara, böceklere kısacası yaşama geri dönüşü olmayan kalıcı zarar vereceği, ÇED raporlarının yetersiz olduğu, oluşacak zararları önlemeye yeterli bulunmadığı, ve yaşamın devamlılığını sağlayan türlerin (tek hücrelilerin),böceklerin dosyada adının bile geçmediği, anlatılan bilgilerin gerçekleri yansıtmadığı gerekçesiyle Kamer HES projesi ve maden projesi iptal edilmiştir” diye konuştu. ‘BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANIYORUZ’ Alınan bu kararla mahkemenin de ‘Alara Çayı özgür akmalı’ dediğini söyleyen Tanyeri, “Kısacası bizlerin defalarca her HES davasında olduğu gibi belirttiğimiz bütün gerçekleri mahkemenin de görmüş olması sevindiricidir. DEKAP olarak mücadeleye başlarken Gümüşdamla’da şöyle demiştik; ”Nasıl ki dereler birleşe birleşe çoğalıyor, güçleniyor, doğaya can vererek deniz ulaşıyor, deniz oluyorsa biz de birleşe birleşe kazanacağız” evet birleşe birleşe kazanıyoruz sevgili dostlar. Bizler yöresinde suyunu, toprağını, ormanını, doğasını savunanlar olarak Antalya’da Finike ‘de mermer ocaklarına karşı mücadelede hunharca öldürülen Ali-Aysin Büyüknohutçu’yu, Hopa’da yaşamını yitiren Metin Lokumcu’yu unutmuyoruz. Onları saygıyla, rahmetle anıyoruz” dedi. TALAN PROJELERİ VURGUSU “Türkiye’nin her yerinde talan projelerine hız verildi” diyen Tanyeri açıklamasını şu şekilde devam ettirdi, “Antalya’da Yüksek Hızlı Tren Projesi (YHT), Burdur Yeşilova İlçesi’ndeki Salda Gölü ve çevresinde yapılacak olan millet bahçesi de bunlardan sadece birkaç tanesi. Bu iki projenin kamuoyunun gündemine gelmesinde katkımız oldu diyebiliriz. Zira YHT projesi Antalya’nın en önemli korunan alanlarından olan İbradı Ürünlü, Ormana, Altınbeşik Milli Parkı, Üzümdere YHKGS, Akseki Gümüşdamla-Giden Gelmez Dağları YHKGS, Düzlerçamı ormanları, Termessos Milli Parkı, Termessos 1.derece Arkeolojik Sit, Düzlerçamı YHKGS, Düzlerçamı 1.derece Doğal Sit alanlarından geçiyor.” AVUKAT ERMİŞ’E TEŞEKKÜR Bu tarz projelere dur denilmesinin altını çizen Tanyeri, “HES projeleri, taş ve mermer ocakları, RES’ler yetmezmiş gibi ‘turizmi çeşitlendirmek’ adına yukarıda saydığım alanlarda büyük tahribat yaratacak olan bu projeye de dur demeliyiz. DEKAP olarak bölgemizde ve Türkiye’nin her yerinde doğayı yok eden talan projelerine karşı mücadele eden dostlara buradan selam gönderiyoruz. Kaz Dağları’nda haftalardır altın maden şirketine karşı ‘su ve vicdan’ nöbeti tutanlara, Artvin Cerratepe’de maden şirketlerine karşı sularının doğasını savunanlara, Hasankeyf sular altında kalmasın,12 bin yıllık tarih ve kültür yok olmasın diye mücadele edenlere, Maldivler olarak anılan Mars’ın yüzeyine benzeyen doğal oluşumuyla dünyada sadece iki yerden biri olan Salda Gölü ve çevresini yapılaşmaya açan millet bahçesine karşı “Salda Gölüme dokunma” diyen Yeşilova halkına, maden şirketlerinin istilasına karşı, “Munzur doğasıyla kalsın bozulmasın” diyenlere, Munzur Dağları’na sahip çıkanlara, kısacası ülkemizin her yanında yaşamı savunanlara selam olsun. Bu yaşam alanları savunma mücadelesinde her daim en önde olan kadınlarımıza selam olsun” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Köylüler adına da Mevlüt Göven, toplantıya katılamayan Av. Münip Ermiş’e teşekkürlerini iletti.
Antalya'da, doğa harikası Uçansu Şelalesi'ni oluşturan Alara Çayı üzerinde, yapılmak istenen Kamer HES Projesi’nin iptal edilmesinin ardından Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu (DEKAP) ve köylüler kutlama yaptı

haberimizvar.net Antalya'nın Gündoğmuş İlçesi’nde, Torosların zirvesi Akdağ ve Geyik dağlarında, 50 metre yükseklikten dökülen doğa harikası Uçansu Şelalesi'nin kaynağını da oluşturan Alara Çayı üzerinde, 7'si dere, 1'i baraj tipi olmak üzere 8 HES projesi bulunuyor. Akdeniz'e döküldüğü alana kadar yaklaşık 80 kilometre uzunluğa sahip Alara Çayı üzerindeki HES projelerinden olan Kamer HES Projesi’nin iptali için 2015'in Mayıs ayında verilen 'ÇED Olumlu' raporunun iptali için köylülerin açtığı dava sonuçlanmış ve Antalya 2'nci İdare Mahkemesi 'ÇED Olumlu' raporunu iptal etmişti.

10 YILDIR MÜCADELE SÜRÜYOR

Mahkemem aldığı iptal kararının ardından Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu ve tüm bileşenleri bir basın açıklamasıyla, kararı kutladı. DEKAP adına açıklamayı yapan Birsen Tanyeri, köylerin 10 yıldır HES’lerle mücadele ettiğini belirterek, “Bugün bizleri, yani Antalya yaşam savunucularını burada bir araya getiren şey, 2010 yılından beri HES şirketlerinin Alara Çayı üzerinde yapmak istedikleri 8 adet Regülatör+HES projesinden biri olan “Kamer Reg+HES projesi ile Kırma Eleme Hazır Beton Tesisleri” projesine karşı yürütülen hukuk mücadelesinin başarıyla sonuçlanmış olmasıdır. İbradı Karamıklı Yaylası’nda Sülek su kaynağı üzerinde Aytap Madencilik şirketince açılmak istenen Mermer Ocağı projesinin mahkeme kararıyla iptal edilmiş olmasıdır” diyerek konuşmasına başladı.

‘MAHKEME GERÇEKLERİ GÖRDÜ’

İptal edilen bu projelerin doğaya telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini çok önceden beri dile getirdiklerini belirten Tanyeri, “Bu gerçekler bilirkişi raporlarıyla defalarca kanıtlanmıştı. Nitekim Antalya 2.İdare Mahkemesi de bu gerçekleri görerek 2017/1109 ve 2019/659 sayılı kararıyla söylediklerimizi, savuna geldiklerimizi tescillemiş oldu. Gerek İbradı’da, gerek Alara Çayı üzerinde yapılacak olan her türlü tahribatın, bölgede yaşayanlara, kadimden bu yana yaşamın sürekliliğini sağlayan su kaynaklarına, doğal, karacıl ve sucul hayata, bölgede yaşayan endemik flora ve fauna türlerine, ulusal ve uluslararası anlaşmalarla korunan yaban hayata, sedir, gökçam, ardıç gibi çok kıymetli ormanlara, nesli tükenmekte olan ve tükenme tehlikesi arz eden kuşlara, balıklara, böceklere kısacası yaşama geri dönüşü olmayan kalıcı zarar vereceği, ÇED raporlarının yetersiz olduğu, oluşacak zararları önlemeye yeterli bulunmadığı, ve yaşamın devamlılığını sağlayan türlerin (tek hücrelilerin),böceklerin dosyada adının bile geçmediği, anlatılan bilgilerin gerçekleri yansıtmadığı gerekçesiyle Kamer HES projesi ve maden projesi iptal edilmiştir” diye konuştu.

‘BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANIYORUZ’

Alınan bu kararla mahkemenin de ‘Alara Çayı özgür akmalı’ dediğini söyleyen Tanyeri, “Kısacası bizlerin defalarca her HES davasında olduğu gibi belirttiğimiz bütün gerçekleri mahkemenin de görmüş olması sevindiricidir. DEKAP olarak mücadeleye başlarken Gümüşdamla’da şöyle demiştik; ”Nasıl ki dereler birleşe birleşe çoğalıyor, güçleniyor, doğaya can vererek deniz ulaşıyor, deniz oluyorsa biz de birleşe birleşe kazanacağız” evet birleşe birleşe kazanıyoruz sevgili dostlar. Bizler yöresinde suyunu, toprağını, ormanını, doğasını savunanlar olarak Antalya’da Finike ‘de mermer ocaklarına karşı mücadelede hunharca öldürülen Ali-Aysin Büyüknohutçu’yu, Hopa’da yaşamını yitiren Metin Lokumcu’yu unutmuyoruz. Onları saygıyla, rahmetle anıyoruz” dedi.

TALAN PROJELERİ VURGUSU

“Türkiye’nin her yerinde talan projelerine hız verildi” diyen Tanyeri açıklamasını şu şekilde devam ettirdi, “Antalya’da Yüksek Hızlı Tren Projesi (YHT), Burdur Yeşilova İlçesi’ndeki Salda Gölü ve çevresinde yapılacak olan millet bahçesi de bunlardan sadece birkaç tanesi. Bu iki projenin kamuoyunun gündemine gelmesinde katkımız oldu diyebiliriz. Zira YHT projesi Antalya’nın en önemli korunan alanlarından olan İbradı Ürünlü, Ormana, Altınbeşik Milli Parkı, Üzümdere YHKGS, Akseki Gümüşdamla-Giden Gelmez Dağları YHKGS, Düzlerçamı ormanları, Termessos Milli Parkı, Termessos 1.derece Arkeolojik Sit, Düzlerçamı YHKGS, Düzlerçamı 1.derece Doğal Sit alanlarından geçiyor.”

AVUKAT ERMİŞ’E TEŞEKKÜR

Bu tarz projelere dur denilmesinin altını çizen Tanyeri, “HES projeleri, taş ve mermer ocakları, RES’ler yetmezmiş gibi ‘turizmi çeşitlendirmek’ adına yukarıda saydığım alanlarda büyük tahribat yaratacak olan bu projeye de dur demeliyiz. DEKAP olarak bölgemizde ve Türkiye’nin her yerinde doğayı yok eden talan projelerine karşı mücadele eden dostlara buradan selam gönderiyoruz. Kaz Dağları’nda haftalardır altın maden şirketine karşı ‘su ve vicdan’ nöbeti tutanlara, Artvin Cerratepe’de maden şirketlerine karşı sularının doğasını savunanlara, Hasankeyf sular altında kalmasın,12 bin yıllık tarih ve kültür yok olmasın diye mücadele edenlere, Maldivler olarak anılan Mars’ın yüzeyine benzeyen doğal oluşumuyla dünyada sadece iki yerden biri olan Salda Gölü ve çevresini yapılaşmaya açan millet bahçesine karşı “Salda Gölüme dokunma” diyen Yeşilova halkına, maden şirketlerinin istilasına karşı, “Munzur doğasıyla kalsın bozulmasın” diyenlere, Munzur Dağları’na sahip çıkanlara, kısacası ülkemizin her yanında yaşamı savunanlara selam olsun. Bu yaşam alanları savunma mücadelesinde her daim en önde olan kadınlarımıza selam olsun” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Köylüler adına da Mevlüt Göven, toplantıya katılamayan Av. Münip Ermiş’e teşekkürlerini iletti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.