GÜNDEM Haber Girişi: 15.04.2021 - 17:50, Güncelleme: 15.04.2021 - 17:50

Anayasa Mahkemesi’nin HDP kararı

 

Anayasa Mahkemesi’nin HDP kararı

HDP iddianamesini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na iade eden Anayasa Mahkemesi, gerekçesini açıkladı. Anayasa Mahkemesi iddianameyi “Yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” hükmüne aykırı buldu.
habermizvar.net-  Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması talebiyle Yargıtay Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyi oybirliğiyle iade etme kararı alan Anayasa Mahkemesi, kararı gerekçesiyle birlikte Yargıtay’a gönderdi. Karar Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesinde de yayınlandı. Kararda, iddianamedeki eksikliklerin uzun bir listesi yer alırken, sonuç ve değerlendirme bölümünde şu tespitler yapıldı: PARTİ GÖREVLERİ BELLİ DEĞİL “Eylemlerine yer verilen kişilerin açık kimliklerine iddianamede yer verilmediği ve bu kişilere isnat edilen bazı eylemler yönünden bu eylemlerin, eylem tarihlerinin ve bu tarihlerde kişilerin partideki görevlerinin iddianamede açıkça belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu hususların iddia makamınca ortaya konulması zorunlu olup, bu konulardaki tespitin Anayasa Mahkemesine bırakılması mümkün değildir. Zira siyasi parti kapatma davalarında Anayasa Mahkemesi’nin görevi ilgililerin eylemlerini tespit etmek değil, ilgililere isnat olunan eylemlerin Anayasa’nın 69. maddesi kapsamında değerlendirmesini yapmaktır”. ‘ODAK HALİ’NİN DELİLLERİ YOK “Bu değerlendirme ise söz konusu eylemler nedeniyle partinin ‘Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin’ odağı olup olmadığı çerçevesinde yapılacak olup, belirtilen hususlardaki eksiklikler bu değerlendirmenin yapılabilmesine imkân tanımamaktadır. Bir başka deyişle, partinin bu eylemlerin odağı olup olmadığı yönünde sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi, söz konusu eksikliğin giderilmesiyle mümkün olabilecektir. Esasen, iddianamede belirtilen eylemler ile partinin bu eylemlerin odağı haline gelmesi arasındaki ilişkinin öncelikle iddia makamı tarafından ortaya konulması gerektiği izahtan varestedir”. EYLEM BAĞI ORTAYA KONULMAMIŞ “Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 170. maddesinde öngörülen, ‘yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek iddianamede açıklanma’ zorunluluğu, HDP’nin ‘Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği’ iddiasıyla düzenlenen iddianamede ilgililerin bu nitelikteki eylemleri sebebiyle partinin bu eylemlerin odağı haline geldiğinin kabulü için Anayasa’da aranan koşulların varlığını ortaya koyan delillerle ilişkilendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, açıkça belirtilmek suretiyle ilgililerin eylemlerine iddianamede yer verilmesi yeterli olmayıp isnat edilen eylemler ile partinin bu eylemlerin ‘odağı haline gelmesi’ arasındaki ilişkinin de ortaya konulması gerekmektedir”. CMK’NIN 170. MADDESİNE AYKIRI “Bu kapsamda, söz konusu ilişki kurulmaksızın yüzlerce kamu davasına ve binlerce soruşturmaya konu eylemlere atıfta bulunulmasının, CMK’nın 170. maddesinde yer alan ‘İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır’ hükmüne aykırılık oluşturduğu açıktır. Bir başka deyişle, tüm soruşturma ve kovuşturma konusu eylemlerin iddianamede açıkça belirtilmesi de CMK’nın anılan hükmüne aykırılığı ortadan kaldırmayacaktır. Söz konusu hüküm, kişi ve organlara isnat edilen eylemlerin, partinin belirtilen eylemler yönünden odak haline geldiği iddiasıyla ilişkilendirilmesini gerektirmektedir. Bu anlamda soruşturma ve/veya kovuşturma konusu olanlardan yalnızca partinin ‘Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline gelmesine’ yol açtığı ileri sürülen eylemlere fail, yer ve zaman belirtilmek suretiyle iddianamede yer verilmesinin gerekli olduğu açıktır”. YARGITAY BAŞSAVCISINA İADE “Sonuç olarak, HDP’nin temelli kapatılması talebiyle düzenlenen iddianamede; 1) Eylemlerine yer verilerek haklarında yasaklılık kararı verilmesi istenilen kişiler ile eylemlerine yer verilmekle birlikte haklarında yasaklılık kararı verilmesi istenilmeyen kişilerin; - kimliklerinin, - kendilerine isnat edilen bazı eylemlerin, - bu eylemlerin tarihlerinin, - bu eylem tarihlerinde partideki görevlerinin açıkça belirtilmediği, 2) ‘Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne’ aykırı olduğu ileri sürülen, ancak soruşturma ve kovuşturma konusu olması dışında bir gerekçeye yer verilmeyen eylemler ile Partinin bu eylemlerin odağı haline gelmesi arasındaki ilişkinin kurulmadığı anlaşıldığından, CMK’nın 170. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarına aykırı olarak düzenlenen İddianamenin, Kanun’un 174. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesi gerekir”.
HDP iddianamesini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na iade eden Anayasa Mahkemesi, gerekçesini açıkladı. Anayasa Mahkemesi iddianameyi “Yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” hükmüne aykırı buldu.

habermizvar.net-  Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması talebiyle Yargıtay Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyi oybirliğiyle iade etme kararı alan Anayasa Mahkemesi, kararı gerekçesiyle birlikte Yargıtay’a gönderdi. Karar Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesinde de yayınlandı. Kararda, iddianamedeki eksikliklerin uzun bir listesi yer alırken, sonuç ve değerlendirme bölümünde şu tespitler yapıldı:

PARTİ GÖREVLERİ BELLİ DEĞİL

“Eylemlerine yer verilen kişilerin açık kimliklerine iddianamede yer verilmediği ve bu kişilere isnat edilen bazı eylemler yönünden bu eylemlerin, eylem tarihlerinin ve bu tarihlerde kişilerin partideki görevlerinin iddianamede açıkça belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu hususların iddia makamınca ortaya konulması zorunlu olup, bu konulardaki tespitin Anayasa Mahkemesine bırakılması mümkün değildir. Zira siyasi parti kapatma davalarında Anayasa Mahkemesi’nin görevi ilgililerin eylemlerini tespit etmek değil, ilgililere isnat olunan eylemlerin Anayasa’nın 69. maddesi kapsamında değerlendirmesini yapmaktır”.

‘ODAK HALİ’NİN DELİLLERİ YOK

“Bu değerlendirme ise söz konusu eylemler nedeniyle partinin ‘Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin’ odağı olup olmadığı çerçevesinde yapılacak olup, belirtilen hususlardaki eksiklikler bu değerlendirmenin yapılabilmesine imkân tanımamaktadır. Bir başka deyişle, partinin bu eylemlerin odağı olup olmadığı yönünde sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi, söz konusu eksikliğin giderilmesiyle mümkün olabilecektir. Esasen, iddianamede belirtilen eylemler ile partinin bu eylemlerin odağı haline gelmesi arasındaki ilişkinin öncelikle iddia makamı tarafından ortaya konulması gerektiği izahtan varestedir”.

EYLEM BAĞI ORTAYA KONULMAMIŞ

“Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 170. maddesinde öngörülen, ‘yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek iddianamede açıklanma’ zorunluluğu, HDP’nin ‘Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği’ iddiasıyla düzenlenen iddianamede ilgililerin bu nitelikteki eylemleri sebebiyle partinin bu eylemlerin odağı haline geldiğinin kabulü için Anayasa’da aranan koşulların varlığını ortaya koyan delillerle ilişkilendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, açıkça belirtilmek suretiyle ilgililerin eylemlerine iddianamede yer verilmesi yeterli olmayıp isnat edilen eylemler ile partinin bu eylemlerin ‘odağı haline gelmesi’ arasındaki ilişkinin de ortaya konulması gerekmektedir”.

CMK’NIN 170. MADDESİNE AYKIRI

“Bu kapsamda, söz konusu ilişki kurulmaksızın yüzlerce kamu davasına ve binlerce soruşturmaya konu eylemlere atıfta bulunulmasının, CMK’nın 170. maddesinde yer alan ‘İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır’ hükmüne aykırılık oluşturduğu açıktır. Bir başka deyişle, tüm soruşturma ve kovuşturma konusu eylemlerin iddianamede açıkça belirtilmesi de CMK’nın anılan hükmüne aykırılığı ortadan kaldırmayacaktır. Söz konusu hüküm, kişi ve organlara isnat edilen eylemlerin, partinin belirtilen eylemler yönünden odak haline geldiği iddiasıyla ilişkilendirilmesini gerektirmektedir. Bu anlamda soruşturma ve/veya kovuşturma konusu olanlardan yalnızca partinin ‘Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline gelmesine’ yol açtığı ileri sürülen eylemlere fail, yer ve zaman belirtilmek suretiyle iddianamede yer verilmesinin gerekli olduğu açıktır”.

YARGITAY BAŞSAVCISINA İADE

“Sonuç olarak, HDP’nin temelli kapatılması talebiyle düzenlenen iddianamede;
1) Eylemlerine yer verilerek haklarında yasaklılık kararı verilmesi istenilen kişiler ile eylemlerine yer verilmekle birlikte haklarında yasaklılık kararı verilmesi istenilmeyen kişilerin;
- kimliklerinin,
- kendilerine isnat edilen bazı eylemlerin,
- bu eylemlerin tarihlerinin,
- bu eylem tarihlerinde partideki görevlerinin açıkça belirtilmediği,
2) ‘Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne’ aykırı olduğu ileri sürülen, ancak soruşturma ve kovuşturma konusu olması dışında bir gerekçeye yer verilmeyen eylemler ile Partinin bu eylemlerin odağı haline gelmesi arasındaki ilişkinin kurulmadığı anlaşıldığından, CMK’nın 170. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarına aykırı olarak düzenlenen İddianamenin, Kanun’un 174. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesi gerekir”.

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.