Haber Girişi: 17.09.2021 - 11:02, Güncelleme: 17.09.2021 - 11:02

ATSO'dan yeşil dönüşüm hareketi

 

ATSO'dan yeşil dönüşüm hareketi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) 2021-2024 Stratejik Planı'nın en önemli başlıklarından biri, doğal afetlerin hem sayı hem de şiddetini artırması nedeniyle 'Yeşil Dönüşüm' oldu. 120 kişilik 10 komisyon 6 aydır bu konuda hazırlık yapıyor ve bir yıla kadar rapor çıkartılacak. ATSO örnek olmak için de hizmet binası çatısına GES kuruyor.
haberimizvar.net-ATSO'nun 2021-2024 Stratejik Planı'nın en önemli başlıklarından birini, 'İklim Değişikliği ve Çevre' oluşturuyor. Çevreci başlığı altındaki hedefler şöyle; İklim değişikliğine dirençli ekonomi yol haritası, Çevreci Dönüşüm Platformu, Döngüsel Ekonomi Platformu, yenilenebilir enerji, sıfır atık, ATSO binası elektrik üretimi, kentsel dönüşüm ve kent estetiği örnek projesi.  DAHA ÇOK FELAKET YAŞACAĞIZ  ATSO Başkanı Davut Çetin, 2021-2024 Stratejik Planı'nda yer verilen iklim değişikliği krizi ve hem şiddeti hem de sayıları artan doğal afetler ve çevreye duyarlı üretim gibi konularda başlatılan çalışmaları anlattı. Son yaşanan sel ve yangın felaketlerinin iklim değişikliğinin ne anlama geldiğini çok iyi gösterdiğini belirten ATSO Başkanı Çetin, “Önceden ağustos ayında sel olmazdı sel oldu, yangın bu kadar uzun sürmez ve bu boyuta gelmezdi. Arkasında birçok neden olabilir ama yangının bu boyuta gelmesinin nedeni iklim değişikliği. Çünkü Antalya'da 18-20 gün poyraz aralıksız esti, hava sıcaklığı 50-55 derecelere kadar çıkınca başka şeyleri de tetikledi. İklim değişikliğinin artık bundan sonra bizim hayatımızı ne kadar etkileyeceğini hem sel hem yangında gördük. İnanıyorum ki, önümüzdeki süreçte iklim değişikliği nedeniyle daha çok felaket yaşayacağız" dedi.  ÇEVRECİ YEŞİL DÖNÜŞÜM  Yangın, dolu, hortum gibi tehditlerin arttığını, hem şehir hem de ekonomi olarak bu tip tehditlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini kaydeden Çetin, “Bir planımızın olması lazım. İklim değişikliğini 3-4 senedir meclis toplantılarında da konuşuyorum, dikkat çekmeye çalışıyorum. Çevreye dikkat etmemiz gerektiğini hep konuştum. 2021-2024 stratejik planımıza da iklim değişikliğinin ekonomiye etkileriyle ilgili çalışma yapmayı da koyduk. İklim değişikliğiyle bu afetlerin ekonomide nasıl olacağı, aynı zamanda çevreci-yeşil dönüşüm, Avrupa'nın çalıştığı yeşil mutabakata biz ekonomi olarak nasıl hazır olacağız. Gerçekten önümüzdeki dönemde yeşil ekonomi en az dijital dönüşüm kadar önemli" diye konuştu.  120 KİŞİLİK 10 KOMİSYON RAPOR HAZIRLIYOR  Yeşil ekonomi konusunda meslek odaları, belediye, ASAT, üniversite ve meclis üyelerinden oluşan 10 ayrı komisyon kurduklarını belirten Çetin, “Yaklaşık 120 kişilik bir ekip şu anda çalışıyor. Tarım, turizm, sıfır atık, akıllı tarım, döngüsel ekonomi gibi bunların hepsi bundan sonra ekonomiye ilişkin bu tehditler bizi ne hale getirecek ve nasıl hazırlıklı olmamız lazım. Üreticilerimizin tarım ve sanayide önündeki tehdit ve fırsatlar nedir, yol gösteriyor olmamız lazım. Komisyonların çalışmaları yaklaşık 5-6 aydır devam ediyor ve bittikten sonra sektörlerle nasıl tedbirler alınacağını konuşacağız. Bunu bir rapor haline getirip, üyelerimize ve bu işle ilgilenen Türkiye'deki tüm odalara ve siyasilere göndereceğiz" dedi.  TBMM'YE PARİS İKLİM ANTLAŞMASI ÇAĞRISI  İki ay önce de TBMM'de TOBB adına yaptığı küresel iklim değişikliği konulu sunumu hatırlatan Davut Çetin, “TBMM'de komisyonda çalışılıyor ama özel sektör açısından birinci önceliğimiz Paris İklim Antlaşması. 2015 yılında kabul etmişiz fakat TBMM'de bir an evvel onaylanması gerekiyor. Mecliste bunu anlattım ve bir miktar kabul gördü. Önümüzdeki günlerde sanıyorum bizim bu taahhütleri vererek Paris İklim Antlaşması'nı onaylayıp karbon azalımıyla ilgili taahhütte bulunmamız lazım. Eğer bulunmazsak önümüzdeki yıldan itibaren AB bizim ihracatımıza karbon vergisi koyacak. Şu anda konuşulan vergi miktarı ton başına 30-50 dolar arası bir vergi" dedi.  YA ANLAŞMA YA DA 2 MİLYAR DOLARLIK KARBON VERGİSİ  Ton başına 50 dolar vergi gelirse Türk ihracatçısının önümüzdeki yıl 2 milyar dolar karbon vergisi ödeyeceğini açıklayan Çetin, şöyle konuştu:  “Bu bizim Avrupa'daki rekabet gücümüzü çok büyük ölçüde düşürecek. Onun için bunun onaylanması, imzalanması lazım. Bir taahhüt verelim ve karbon vergisi devreden çıksın. Bu bizim için çok önemli. Dünyada Paris İklim Antlaşması'nı onaylamayan şu anda Eritre, Irak, İran, Yemen gibi 6 ülke var. Bu 6 ülke içinde Türkiye'nin adının bulunması bile yakışmıyor, olmaması gerekiyor. G20 içinde ise onaylamayan tek ülkeyiz. Niçin onaylanması gerektiğini anlattık ve sanıyorum yılbaşı gelmeden TBMM'de onaylanacak ve özel sektör üstünden de büyük bir yük kalksın."  ÜRETİMİN DE YÖN DEĞİŞTİRMESİ GEREKİYOR  Yeşil dönüşüm için üretimin de birazcık yön değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Davut Çetin, “Üretim yapan firmaların şu anda OECD ülkeleri içinde karbon salınımı en hızlı yükselen ülke biziz, bununla ilgili tedbir almamız lazım. Sıfıra indirelim diye bir derdimiz yok, bütün sanayileşmiş ülkeler yükseltmiş zaten, biz de yükselteceğiz zaten ama şu anki hızını düşürmemiz lazım. Tedbirleri şimdiden almaya başlamak gerekiyor. Dünyanın 2050, 2070 hedefleri var ve o hedeflerde Türkiye'nin de karbon salınımını düşüreceğini taahhüt etmesi gerekiyor. Taahhüdü yaparsak sorunumuz da kalkar. Onun için artık hepimiz, bütün özel sektör, devletin de desteğiyle bu dönüşüme hazırlanmamız lazım" dedi.  AVRUPA ARTIK KARBON SALINIMI SORACAK  Eğer yeşil dönüşüme hazırlanmazsak, turizmde bile bu tehdidi gördüğü uyarısında bulunan Çetin, “İki gün sonra buraya turist geleceğinde Antalya'nın elektriğini nereden ürettiği, meyve-sebzeyi üretirken ne kadar su harcadığı, ne kadar karbon salınımı yaptığını soracak. Antalya'nın bile şu an karbon ayak izimizi hesaplayıp, düşürmekle ilgili çalışmaya başlamamız lazım. Çünkü bizim en önemli iki sektörümüz turizm ve tarım. İki sektörü de çok ciddi ilgilendiriyor. Avrupa ihracat yaparken de artık bunları soracak. Kuraklık başladı, felaketler çoğaldı ve çok büyük sıkıntılar bizi bekliyor, şimdiden stratejik planlarımızı hazırlamayız. Raporumuz en geç bir yılda tamamlanacak. Bu bir devlet politikası olmalı ve bütün Türkiye'yi de kapsamalıdır" dedi.  ATSO ÇATISINA GES KURULUYOR  ATSO'nun yeşil dönüşümle alakalı örnek projelerini de açıklayan Davut Çetin, ATSO hizmet binası çatısına Güneş Enerji Santrali (GES) kurulma çalışmalarının başladığını söyledi. GES projesinin bu yıl sonuna kadar tamamlanacağını belirten Çetin, “Bizim örnek olmamız lazım. GES yapıldığında tüketimimizin yüzde 65'e yakınını güneş enerjisinden karşılamış olacağız. İçeride kullanılan ampullerden ve diğer tasarruf önlemleriyle birlikte de bu oran yüzde 85'e kadar yükselecek. Antalya güneş zengini bir il ve bu projenin uygulanabileceği birçok bina var. Antalya'da bilinç ve farkındalığı artırdığımız zaman bu dönüşümün çok hızlı olacağına inanıyorum" diye konuştu.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) 2021-2024 Stratejik Planı'nın en önemli başlıklarından biri, doğal afetlerin hem sayı hem de şiddetini artırması nedeniyle 'Yeşil Dönüşüm' oldu. 120 kişilik 10 komisyon 6 aydır bu konuda hazırlık yapıyor ve bir yıla kadar rapor çıkartılacak. ATSO örnek olmak için de hizmet binası çatısına GES kuruyor.

haberimizvar.net-ATSO'nun 2021-2024 Stratejik Planı'nın en önemli başlıklarından birini, 'İklim Değişikliği ve Çevre' oluşturuyor. Çevreci başlığı altındaki hedefler şöyle; İklim değişikliğine dirençli ekonomi yol haritası, Çevreci Dönüşüm Platformu, Döngüsel Ekonomi Platformu, yenilenebilir enerji, sıfır atık, ATSO binası elektrik üretimi, kentsel dönüşüm ve kent estetiği örnek projesi.

 DAHA ÇOK FELAKET YAŞACAĞIZ

  ATSO Başkanı Davut Çetin, 2021-2024 Stratejik Planı'nda yer verilen iklim değişikliği krizi ve hem şiddeti hem de sayıları artan doğal afetler ve çevreye duyarlı üretim gibi konularda başlatılan çalışmaları anlattı. Son yaşanan sel ve yangın felaketlerinin iklim değişikliğinin ne anlama geldiğini çok iyi gösterdiğini belirten ATSO Başkanı Çetin, “Önceden ağustos ayında sel olmazdı sel oldu, yangın bu kadar uzun sürmez ve bu boyuta gelmezdi. Arkasında birçok neden olabilir ama yangının bu boyuta gelmesinin nedeni iklim değişikliği. Çünkü Antalya'da 18-20 gün poyraz aralıksız esti, hava sıcaklığı 50-55 derecelere kadar çıkınca başka şeyleri de tetikledi. İklim değişikliğinin artık bundan sonra bizim hayatımızı ne kadar etkileyeceğini hem sel hem yangında gördük. İnanıyorum ki, önümüzdeki süreçte iklim değişikliği nedeniyle daha çok felaket yaşayacağız" dedi.

 ÇEVRECİ YEŞİL DÖNÜŞÜM

 Yangın, dolu, hortum gibi tehditlerin arttığını, hem şehir hem de ekonomi olarak bu tip tehditlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini kaydeden Çetin, “Bir planımızın olması lazım. İklim değişikliğini 3-4 senedir meclis toplantılarında da konuşuyorum, dikkat çekmeye çalışıyorum. Çevreye dikkat etmemiz gerektiğini hep konuştum. 2021-2024 stratejik planımıza da iklim değişikliğinin ekonomiye etkileriyle ilgili çalışma yapmayı da koyduk. İklim değişikliğiyle bu afetlerin ekonomide nasıl olacağı, aynı zamanda çevreci-yeşil dönüşüm, Avrupa'nın çalıştığı yeşil mutabakata biz ekonomi olarak nasıl hazır olacağız. Gerçekten önümüzdeki dönemde yeşil ekonomi en az dijital dönüşüm kadar önemli" diye konuştu.

 120 KİŞİLİK 10 KOMİSYON RAPOR HAZIRLIYOR

 Yeşil ekonomi konusunda meslek odaları, belediye, ASAT, üniversite ve meclis üyelerinden oluşan 10 ayrı komisyon kurduklarını belirten Çetin, “Yaklaşık 120 kişilik bir ekip şu anda çalışıyor. Tarım, turizm, sıfır atık, akıllı tarım, döngüsel ekonomi gibi bunların hepsi bundan sonra ekonomiye ilişkin bu tehditler bizi ne hale getirecek ve nasıl hazırlıklı olmamız lazım. Üreticilerimizin tarım ve sanayide önündeki tehdit ve fırsatlar nedir, yol gösteriyor olmamız lazım. Komisyonların çalışmaları yaklaşık 5-6 aydır devam ediyor ve bittikten sonra sektörlerle nasıl tedbirler alınacağını konuşacağız. Bunu bir rapor haline getirip, üyelerimize ve bu işle ilgilenen Türkiye'deki tüm odalara ve siyasilere göndereceğiz" dedi.

 TBMM'YE PARİS İKLİM ANTLAŞMASI ÇAĞRISI

 İki ay önce de TBMM'de TOBB adına yaptığı küresel iklim değişikliği konulu sunumu hatırlatan Davut Çetin, “TBMM'de komisyonda çalışılıyor ama özel sektör açısından birinci önceliğimiz Paris İklim Antlaşması. 2015 yılında kabul etmişiz fakat TBMM'de bir an evvel onaylanması gerekiyor. Mecliste bunu anlattım ve bir miktar kabul gördü. Önümüzdeki günlerde sanıyorum bizim bu taahhütleri vererek Paris İklim Antlaşması'nı onaylayıp karbon azalımıyla ilgili taahhütte bulunmamız lazım. Eğer bulunmazsak önümüzdeki yıldan itibaren AB bizim ihracatımıza karbon vergisi koyacak. Şu anda konuşulan vergi miktarı ton başına 30-50 dolar arası bir vergi" dedi.

 YA ANLAŞMA YA DA 2 MİLYAR DOLARLIK KARBON VERGİSİ

 Ton başına 50 dolar vergi gelirse Türk ihracatçısının önümüzdeki yıl 2 milyar dolar karbon vergisi ödeyeceğini açıklayan Çetin, şöyle konuştu:

 “Bu bizim Avrupa'daki rekabet gücümüzü çok büyük ölçüde düşürecek. Onun için bunun onaylanması, imzalanması lazım. Bir taahhüt verelim ve karbon vergisi devreden çıksın. Bu bizim için çok önemli. Dünyada Paris İklim Antlaşması'nı onaylamayan şu anda Eritre, Irak, İran, Yemen gibi 6 ülke var. Bu 6 ülke içinde Türkiye'nin adının bulunması bile yakışmıyor, olmaması gerekiyor. G20 içinde ise onaylamayan tek ülkeyiz. Niçin onaylanması gerektiğini anlattık ve sanıyorum yılbaşı gelmeden TBMM'de onaylanacak ve özel sektör üstünden de büyük bir yük kalksın."

 ÜRETİMİN DE YÖN DEĞİŞTİRMESİ GEREKİYOR

  Yeşil dönüşüm için üretimin de birazcık yön değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Davut Çetin, “Üretim yapan firmaların şu anda OECD ülkeleri içinde karbon salınımı en hızlı yükselen ülke biziz, bununla ilgili tedbir almamız lazım. Sıfıra indirelim diye bir derdimiz yok, bütün sanayileşmiş ülkeler yükseltmiş zaten, biz de yükselteceğiz zaten ama şu anki hızını düşürmemiz lazım. Tedbirleri şimdiden almaya başlamak gerekiyor. Dünyanın 2050, 2070 hedefleri var ve o hedeflerde Türkiye'nin de karbon salınımını düşüreceğini taahhüt etmesi gerekiyor. Taahhüdü yaparsak sorunumuz da kalkar. Onun için artık hepimiz, bütün özel sektör, devletin de desteğiyle bu dönüşüme hazırlanmamız lazım" dedi.

 AVRUPA ARTIK KARBON SALINIMI SORACAK

 Eğer yeşil dönüşüme hazırlanmazsak, turizmde bile bu tehdidi gördüğü uyarısında bulunan Çetin, “İki gün sonra buraya turist geleceğinde Antalya'nın elektriğini nereden ürettiği, meyve-sebzeyi üretirken ne kadar su harcadığı, ne kadar karbon salınımı yaptığını soracak. Antalya'nın bile şu an karbon ayak izimizi hesaplayıp, düşürmekle ilgili çalışmaya başlamamız lazım. Çünkü bizim en önemli iki sektörümüz turizm ve tarım. İki sektörü de çok ciddi ilgilendiriyor. Avrupa ihracat yaparken de artık bunları soracak. Kuraklık başladı, felaketler çoğaldı ve çok büyük sıkıntılar bizi bekliyor, şimdiden stratejik planlarımızı hazırlamayız. Raporumuz en geç bir yılda tamamlanacak. Bu bir devlet politikası olmalı ve bütün Türkiye'yi de kapsamalıdır" dedi.

  ATSO ÇATISINA GES KURULUYOR

 ATSO'nun yeşil dönüşümle alakalı örnek projelerini de açıklayan Davut Çetin, ATSO hizmet binası çatısına Güneş Enerji Santrali (GES) kurulma çalışmalarının başladığını söyledi. GES projesinin bu yıl sonuna kadar tamamlanacağını belirten Çetin, “Bizim örnek olmamız lazım. GES yapıldığında tüketimimizin yüzde 65'e yakınını güneş enerjisinden karşılamış olacağız. İçeride kullanılan ampullerden ve diğer tasarruf önlemleriyle birlikte de bu oran yüzde 85'e kadar yükselecek. Antalya güneş zengini bir il ve bu projenin uygulanabileceği birçok bina var. Antalya'da bilinç ve farkındalığı artırdığımız zaman bu dönüşümün çok hızlı olacağına inanıyorum" diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.