Haber Girişi: 16.09.2021 - 18:36, Güncelleme: 16.09.2021 - 18:36

Çiftlik Bank’ı kurarken Binali Yıldırım’la görüştüm

 

Çiftlik Bank’ı kurarken Binali Yıldırım’la görüştüm

‘Tosuncuk’ lakaplı Mehmet Aydın mahkemeye sunduğu dört sayfalık savunmasında Çiftlik Bank’ı kurarken dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ile görüştüğünü öne sürdü.
haberimizvar.net- Çiftlik Bank’ın kurucusu Mehmet Aydın mahkemeye sunduğu savunmasında, asıl kendisinin dolandırıldığını ileri sürdü. Şirketinde yetkilendirdiği eski kayınpederinin usulsüz işlemlerinden ötürü battığını iddia eden Aydın, Çiftlik Bank’ı kurarken dönemin başbakanı ile görüştüğünü de öne sürdü. O tarihte Başbakan, Binali Yıldırım’dı. DEVLET YETKİLİLERİ SİSTEM İÇİNDEYDİ Halk TV’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Aydın yazılı savunmasında, “Çiftlik Bank üyeleri içinde her kesimden kişiler vardı. İçinde milletvekilleri, doktorlar, mühendisler, hakimler, savcılar, avukatlar, sayıları binleri bulan asker ve polisler, lisans ve yüksek lisans mezunu on binlerce insan vardı. Benim ağzımdan çıkan her kelimenin doğruluğunu teyit edebilecek imkanı olan, devletin bilgi sistemlerine doğrudan erişim olan insanlar. Ben ise ortaokul mezunu bir insanım. Bu kadar kültürlü, bilgili ve eğitimli, kanunlarımızı benden daha iyi bilen, kanunlarımızda açıkça yasaklanan, katılımcı olmanın bile suç sayıldığı piramit sisteme bunca insanı nasıl dahil etmiş olabilirim?” diye sordu. HUKUK PROFESÖRÜ ÇALIŞTIRIYORDUK Eski kayınpederi Hakan Soysal ve çalışanları tarafından dolandırıldığını öne süren Aydın, “Tüm işlerimizi yasalara uygun olarak yapmak için büyük özen gösteriyordum. O dönem danışmanlık hizmeti aldığımız birisi hukuk profesörü olmak üzere, 12 avukatımız vardı. Faaliyetlerin suç unsuru oluşturmadığını söylüyorlardı. Ancak bilgim olmayan bazı usulsüzlükler ortaya çıktı. Genelde yurtdışında olduğum için vekaletle kayınpederim Soysal’ı üretim ve dağıtımın başına getirdim. Yetkileri kötüye kullanarak, bazı alım satım ve tesislerimizde usulsüzlükler yaptı” dedi. TÜM ÜYELERİ BAKANLIK YÖNLENDİRDİ Bakanlığın üç ay boyunca şirketi denetlediğini anlatan Aydın, ilk önce reklamların kesildiğini, ardından bankaların çalışmayı sonlandırdığını ifade etti. Sisteme üye kaydını durdurduklarını ifade eden Aydın, parasını çekmek isteyenlere ödeme yaptıklarını savundu. Bakanlığın tüm üyeleri suç duyurusunda bulunmaya yönlendirdiğini ileri süren Aydın, şunları kaydetti: “Bu tavır yerine mağduriyet yaratmadan ana parasını almayan kişilerin ödemelerini yapmamız istenseydi bunu yapabilecek malvarlığım vardı. Şirketteki hırsızlar yüzünden bakanlık bu fırsatı vermedi. Ve büyük felaketle sonuçlandı”.  DÖNEMİN BAŞBAKANINA BİLGİ VERDİM Dönemin Başbakanı ile görüştüğünü öne süren Aydın, “Henüz küçük bir şarküteri dükkanında faaliyet gösterdiğim dönemde Çiftlik Bank projeme devlet desteği alabilmek için e-devlet üzerinden binlerce projenin tüm detaylarını yazdım. Yurtdışında Çiftlik Bank oyununun bilinirliğini artırıp toplanan dövizle ülke ekonomisine katkıda bulunabileceğimi, tarım ve hayvancılığa katkı sağlayacağımız bir proje olduğunu dönemin başbakanına arz ettim. Dolandırma kastım olsaydı devletten uzak durmam gerekirdi. Ben her zaman devletin desteğini istedim. Açılışını yaptığım tesislere yerel yönetimleri ve devlet erkanını davet ettim” dedi. (Kaynak: Halktv.com.tr)  
‘Tosuncuk’ lakaplı Mehmet Aydın mahkemeye sunduğu dört sayfalık savunmasında Çiftlik Bank’ı kurarken dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ile görüştüğünü öne sürdü.

haberimizvar.net- Çiftlik Bank’ın kurucusu Mehmet Aydın mahkemeye sunduğu savunmasında, asıl kendisinin dolandırıldığını ileri sürdü. Şirketinde yetkilendirdiği eski kayınpederinin usulsüz işlemlerinden ötürü battığını iddia eden Aydın, Çiftlik Bank’ı kurarken dönemin başbakanı ile görüştüğünü de öne sürdü. O tarihte Başbakan, Binali Yıldırım’dı.

DEVLET YETKİLİLERİ SİSTEM İÇİNDEYDİ

Halk TV’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Aydın yazılı savunmasında, “ Çiftlik Bank üyeleri içinde her kesimden kişiler vardı. İçinde milletvekilleri, doktorlar, mühendisler, hakimler, savcılar, avukatlar, sayıları binleri bulan asker ve polisler, lisans ve yüksek lisans mezunu on binlerce insan vardı. Benim ağzımdan çıkan her kelimenin doğruluğunu teyit edebilecek imkanı olan, devletin bilgi sistemlerine doğrudan erişim olan insanlar. Ben ise ortaokul mezunu bir insanım. Bu kadar kültürlü, bilgili ve eğitimli, kanunlarımızı benden daha iyi bilen, kanunlarımızda açıkça yasaklanan, katılımcı olmanın bile suç sayıldığı piramit sisteme bunca insanı nasıl dahil etmiş olabilirim?” diye sordu.

HUKUK PROFESÖRÜ ÇALIŞTIRIYORDUK

Eski kayınpederi Hakan Soysal ve çalışanları tarafından dolandırıldığını öne süren Aydın, “Tüm işlerimizi yasalara uygun olarak yapmak için büyük özen gösteriyordum. O dönem danışmanlık hizmeti aldığımız birisi hukuk profesörü olmak üzere, 12 avukatımız vardı. Faaliyetlerin suç unsuru oluşturmadığını söylüyorlardı. Ancak bilgim olmayan bazı usulsüzlükler ortaya çıktı. Genelde yurtdışında olduğum için vekaletle kayınpederim Soysal’ı üretim ve dağıtımın başına getirdim. Yetkileri kötüye kullanarak, bazı alım satım ve tesislerimizde usulsüzlükler yaptı” dedi.

TÜM ÜYELERİ BAKANLIK YÖNLENDİRDİ

Bakanlığın üç ay boyunca şirketi denetlediğini anlatan Aydın, ilk önce reklamların kesildiğini, ardından bankaların çalışmayı sonlandırdığını ifade etti. Sisteme üye kaydını durdurduklarını ifade eden Aydın, parasını çekmek isteyenlere ödeme yaptıklarını savundu. Bakanlığın tüm üyeleri suç duyurusunda bulunmaya yönlendirdiğini ileri süren Aydın, şunları kaydetti: “Bu tavır yerine mağduriyet yaratmadan ana parasını almayan kişilerin ödemelerini yapmamız istenseydi bunu yapabilecek malvarlığım vardı. Şirketteki hırsızlar yüzünden bakanlık bu fırsatı vermedi. Ve büyük felaketle sonuçlandı”. 

DÖNEMİN BAŞBAKANINA BİLGİ VERDİM

Dönemin Başbakanı ile görüştüğünü öne süren Aydın, “Henüz küçük bir şarküteri dükkanında faaliyet gösterdiğim dönemde Çiftlik Bank projeme devlet desteği alabilmek için e-devlet üzerinden binlerce projenin tüm detaylarını yazdım. Yurtdışında Çiftlik Bank oyununun bilinirliğini artırıp toplanan dövizle ülke ekonomisine katkıda bulunabileceğimi, tarım ve hayvancılığa katkı sağlayacağımız bir proje olduğunu dönemin başbakanına arz ettim. Dolandırma kastım olsaydı devletten uzak durmam gerekirdi. Ben her zaman devletin desteğini istedim. Açılışını yaptığım tesislere yerel yönetimleri ve devlet erkanını davet ettim” dedi. (Kaynak: Halktv.com.tr)

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.