GÜNDEM Haber Girişi: 18.12.2019 - 18:35, Güncelleme: 07.12.2020 - 14:04

‘Erkeksen atla!’ diyenin cezai sorumluluğu var

 

‘Erkeksen atla!’ diyenin cezai sorumluluğu var

Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalında görevli Araştırma Görevlisi Alp Tolgahan Serttaş, ‘Erkeksen atla!’ ya da ‘Atlayacaksan atla!’ gibi ifadeler kullanmanın duruma göre intihar kararını kuvvetlendirme anlamı taşıyabildiğini, bu kişilerin cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabildiklerini söyledi.
haberimizvar.net-Avrupa-Akdeniz Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından intihar olgusunun disiplinler arası bir bakışla ele alındığı “Siyanür ve İntihar” adlı konferans düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi Bumin Kağan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Kemal Demir, Avrupa-Akdeniz Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Nihal Pınar, akademisyenler ve çeşitli fakültelerden çok sayıda öğrenci katıldı. SİYANÜR VE İNTİHAR Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Dr. Öğretim Üyesi Kemal Demir, toplumsal olarak hassasiyet ve önem arz eden bir konuyu disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alan “Siyanür ve İntihar” adlı konferansı düzenleyen Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Nihal Pınar, Merkez yönetim kurulu üyesi Dr. Yunus Pınar ve konferansa panelist olarak katılan öğretim üyelerine teşekkür etti. ÇOCUKLARIN DURUMU Avrupa-Akdeniz Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Pınar, mutlu bir yaşam sürmenin her çocuğun, her yetişkinin hakkı olduğunu, hiçbir nedenin beş yaşında bir çocuğun yaşamının siyanür ya da başka bir yolla sonlandırılması eylemini meşru kılamayacağını söyledi. Dr. Pınar, Aristoteles, Immanuel Kant gibi filozofların konuyla ilgili düşüncelerine değinerek, insanın her ne koşulda olursa olsun yaşamak ve yaşatmak konusunda cesaretli olması gerektiğini ifade etti. İLETİM BOZUKLUĞU Açılış konuşmalarının ardından Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Usta güncel araştırmalar ışığında; siyanür, majör depresyon, beyindeki nörotransmitter dengesi, beyinde türetilmiş sinir hücresi büyüme faktörü olan BDNF ve çevrenin sinapslardaki mikroyapısal bütünlüğe etkileri gibi konuları örnekler üzerinden anlattı. Prof. Dr. Coşkun Usta, çocukluğun ilk 8 yılını kapsayan erken çocukluk döneminin, beyin gelişiminin temelini oluşturduğuna ifade etti. Yaşam stili, beslenme alışkanlığı, müzik veya spor gibi çevresel faktörlerin gen aktivesi üzerindeki etkilerini epigenetik bir açıdan ele alan Prof. Dr. Usta travmatik deneyimlerin bireylerde uzun dönemli serotonin iletim bozukluğuna yol açtığına değindi.          İNTİHARI FİLOZOFLAR ONAYLAMIYOR Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Bakkal ise, istatistiksel veriler ışığında intihar olgusunu sosyolojik ve teolojik bir perspektiften ele aldı. Prof. Dr. Bakkal, toplumsal düzeni yıkmak amacıyla terör eylemlerine karışan, cinayet işleyen ya da yeryüzünde bozgunculuk yapan kişilerin cezalandırmasının hem hukuki hem dini açıdan kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Bakkal, intihar eyleminin hemen hemen bütün filozoflar tarafından onaylanmadığını, masum bir kişinin öldürülmesinin ise tüm insanları öldürmek kadar vahim bir eylem olduğunu dile getirdi. İNTİHAR TİPOLOJİSİ Dr. Öğr. Üyesi Hatice Genç “İntihar Tipolojisi” başlıklı sunumu ile felsefe, psikoloji ve sosyoloji gibi çeşitli disiplinlerin araştırma konusu olan intiharın çok katmanlı bir olgu olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Dr. Genç intiharın eyleminin ardında yatan nedenler, intihar eden bireylerin ortak psikolojik özellikleri ve intihar türlerini çeşitli örnekler üzerinden anlattı. HUKUKİ SORUMLULUK Son olarak, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalında görevli Araştırma Görevlisi Alp Tolgahan Serttaş intihara teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme, başkasının intiharına yardım etme gibi eylemlerin hukuki boyutunu örneklerle mercek altına aldı. Serttaş intihar edeceğim diyen adama: “Erkeksen atla!” ya da “Atlayacaksan atla!” gibi ifadeler kullanmanın duruma göre intihar kararını kuvvetlendirme anlamı taşıyabildiğini, bu kişilerin cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabildiklerini, toplumun bu konularda hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade etti. Serttaş’ın basında yer alan haberlere yer verdiği konuşması dinleyicilerde ilgi uyandırdı.   
Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalında görevli Araştırma Görevlisi Alp Tolgahan Serttaş, ‘Erkeksen atla!’ ya da ‘Atlayacaksan atla!’ gibi ifadeler kullanmanın duruma göre intihar kararını kuvvetlendirme anlamı taşıyabildiğini, bu kişilerin cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabildiklerini söyledi.

haberimizvar.net-Avrupa-Akdeniz Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından intihar olgusunun disiplinler arası bir bakışla ele alındığı “Siyanür ve İntihar” adlı konferans düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi Bumin Kağan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Kemal Demir, Avrupa-Akdeniz Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Nihal Pınar, akademisyenler ve çeşitli fakültelerden çok sayıda öğrenci katıldı.

SİYANÜR VE İNTİHAR

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Dr. Öğretim Üyesi Kemal Demir, toplumsal olarak hassasiyet ve önem arz eden bir konuyu disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alan “Siyanür ve İntihar” adlı konferansı düzenleyen Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Nihal Pınar, Merkez yönetim kurulu üyesi Dr. Yunus Pınar ve konferansa panelist olarak katılan öğretim üyelerine teşekkür etti.

ÇOCUKLARIN DURUMU

Avrupa-Akdeniz Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Pınar, mutlu bir yaşam sürmenin her çocuğun, her yetişkinin hakkı olduğunu, hiçbir nedenin beş yaşında bir çocuğun yaşamının siyanür ya da başka bir yolla sonlandırılması eylemini meşru kılamayacağını söyledi. Dr. Pınar, Aristoteles, Immanuel Kant gibi filozofların konuyla ilgili düşüncelerine değinerek, insanın her ne koşulda olursa olsun yaşamak ve yaşatmak konusunda cesaretli olması gerektiğini ifade etti.

İLETİM BOZUKLUĞU

Açılış konuşmalarının ardından Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Usta güncel araştırmalar ışığında; siyanür, majör depresyon, beyindeki nörotransmitter dengesi, beyinde türetilmiş sinir hücresi büyüme faktörü olan BDNF ve çevrenin sinapslardaki mikroyapısal bütünlüğe etkileri gibi konuları örnekler üzerinden anlattı. Prof. Dr. Coşkun Usta, çocukluğun ilk 8 yılını kapsayan erken çocukluk döneminin, beyin gelişiminin temelini oluşturduğuna ifade etti. Yaşam stili, beslenme alışkanlığı, müzik veya spor gibi çevresel faktörlerin gen aktivesi üzerindeki etkilerini epigenetik bir açıdan ele alan Prof. Dr. Usta travmatik deneyimlerin bireylerde uzun dönemli serotonin iletim bozukluğuna yol açtığına değindi.         

İNTİHARI FİLOZOFLAR ONAYLAMIYOR

Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Bakkal ise, istatistiksel veriler ışığında intihar olgusunu sosyolojik ve teolojik bir perspektiften ele aldı. Prof. Dr. Bakkal, toplumsal düzeni yıkmak amacıyla terör eylemlerine karışan, cinayet işleyen ya da yeryüzünde bozgunculuk yapan kişilerin cezalandırmasının hem hukuki hem dini açıdan kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Bakkal, intihar eyleminin hemen hemen bütün filozoflar tarafından onaylanmadığını, masum bir kişinin öldürülmesinin ise tüm insanları öldürmek kadar vahim bir eylem olduğunu dile getirdi.

İNTİHAR TİPOLOJİSİ

Dr. Öğr. Üyesi Hatice Genç “İntihar Tipolojisi” başlıklı sunumu ile felsefe, psikoloji ve sosyoloji gibi çeşitli disiplinlerin araştırma konusu olan intiharın çok katmanlı bir olgu olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Dr. Genç intiharın eyleminin ardında yatan nedenler, intihar eden bireylerin ortak psikolojik özellikleri ve intihar türlerini çeşitli örnekler üzerinden anlattı.

HUKUKİ SORUMLULUK

Son olarak, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalında görevli Araştırma Görevlisi Alp Tolgahan Serttaş intihara teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme, başkasının intiharına yardım etme gibi eylemlerin hukuki boyutunu örneklerle mercek altına aldı. Serttaş intihar edeceğim diyen adama: “Erkeksen atla!” ya da “Atlayacaksan atla!” gibi ifadeler kullanmanın duruma göre intihar kararını kuvvetlendirme anlamı taşıyabildiğini, bu kişilerin cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabildiklerini, toplumun bu konularda hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade etti. Serttaş’ın basında yer alan haberlere yer verdiği konuşması dinleyicilerde ilgi uyandırdı. 

 

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.