Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
EKONOMİ Haber Girişi: 24.03.2021 - 10:01, Güncelleme: 24.03.2021 - 10:01

Faturada işsizlik ve gelirsizlik var

 

Faturada işsizlik ve gelirsizlik var

Merkez Bankası yönetiminde yaşanan değişikliğin yarattığı depremin artçıları sürüyor. TL’deki değer kaybının faturası yine halka kesilecek. Emek değer kaybederken hayat pahalılığı ve işsizlik daha da artacak.
haberimizvar.net-  Merkez Bankası’nda yaşanan değişikliğin etkileri devam ediyor. Naci Ağbal’ın görevden alınıp yerine Yeni Şafak yazarı Şahap Kavcıoğlu’nun atanması hafta başından bu yana ülke ekonomisinin en önemli gündemi. Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı yüzde 10’u bulurken dolar kuru 8 liraya dayandı. Borsa İstanbul’da değer kayıplarına karşın dün yine iki kez devre kesici çalıştırıldı. Kavcıoğlu’nun faizlerin düşürülmesi gerektiği yönündeki görüşleri biliniyor. Bu nedenle koltuğa oturur oturmaz yaptığı olağanüstü müdahale olmayacak açıklaması doların ateşini düşürmedi. Kavcıoğlu yönetimindeki Merkez Bankası’nın nisan ayından itibaren faizleri düşürmeye başlayacağı düşünülüyor. Böylece kasım öncesi döneme geçiş ve sessizliğini koruyan Albayrak’ın kabine değişliği ile yeniden sahalara döneceği iddiaları ekonomide çok boyutlu dalgalanmalara neden oluyor. Öte yandan yüksek kur, yüksek faiz, yüksek enflasyon, eksi rezerv kıskacında olan Merkez Bankası son 20 ayda yaşanan başkan değişiklikleri ile güvende vermiyor. Geçen hafta yapılan 200 baz puanlık artışla yüzde 19’a çıkan politika faizi ise kuru baskılamada yetersiz kalıyor. Peki, ekonomi piyasalarında ters giden işlerin geniş halk kesimlerine yansıması nasıl olacak? Doç. Dr. Serkan Öngel, piyasalarda yaşanan oynaklığın emekçiler üzerindeki etkilerini yorumladı. İlk olarak fiyat artışlarına dikkat çeken Öngel, “Türkiye’de pek çok girdi dövize bağlı, şu an ki durum ister istemez madde fiyatlarını da doğrudan etkileyecek. Dolayısıyla tüketicilere fiyat artışı olarak yansıyacak. Hayat pahalılığı daha da artacak diyebiliriz” ifadelerini kullandı. MALİYETLER VERGİLERLE KARŞILANACAK Ekonomik krizin salgınla daha da derinleştiğini vurgulayan Öngel: “Küçük üreticinin artık maliyetlere katlanmayacağını söylemek mümkün. Türk Lirası’ndaki değer kaybı ihracata odaklı sektörlerde pozitif etki yaratabilir tabii… Belli kesimleri mutlu etmek adına yapılmış adımın bunun ağır neticeleri olacaktır. Ülke ekonomisi bu tip gerilimlere dirençli değil. Bu süreçte Kamu maliyesine ekstra yük yüklenecek. Maliyet yeni vergilerle karşılanmaya çalışılacak. Uygulanacak vergi politikalarıyla fatura yine geniş halk kesimlerine kesilecek. “ Salgın nedeniyle uygulanan politikaların emek kesiminin gelirini azalttığını söyleyen Öngel, “Belli kesimleri mutlu etmek adına atılacak adımların emekçilerin kazanılmış haklarına müdahalelerle yapılacağını öngörmek mümkün. Kıdem tazminatı meselesine dikkat çekebiliriz. Çünkü kaynak gerekecek. Ama bu çok sürdürülebilir bir strateji değil. Zira emekçileri karşısına alan uygulamalar bir yerde duvara toslar.” *** Enflasyonu sadece faizle aynı kefeye koyup nedensellemek hataların en büyüğü Prof . Dr. Veysel Ulusoy 2018 yılından bu yana en az üç defa yaşanan kuvvetli döviz şoku Türkiye ekonomisinde tüm makro ve mikroekonomik dengeleri olumsuz yönde etkiledi. Kısa dönemde toplam tüketimde yarattığı şoku, gelirsizlik ve alım gücünde azalma olarak hissediyoruz. Bu şok orta ve uzun vadede reel piyasalara yansıyacak, başta yatırım ve büyümede olumsuzluklar ortaya çıkaracak. Bunların doğal sonucu da zaten resmi verilere göre de yüzde 30’ları bulan işsizlik hem sayı olarak artacak hem de kalite temelli sorunlara yol açacak. Özellikle hem toplam talep hem de toplam arz azalması ile enflasyonist bir baskı doğacak. Ekonomide uygulanacak politikalar her durumda mevcuttur. Esasolan bunları gerçekten uygulamak isteyip istemediğimizdir. Kannatim odur ki, maalesef bu bürokratik yapı ve siyasal atmosferde olanaksız hale geldi. Enflasyonu sadece para piyasalarında faizle aynı kefeye koyup nedensellik aramak bu ortamda yapılacak hataların en büyüğü olur. Planlamayı yeni senaryolara göre değil de yeni stratejilere dayalı yapmak, bunları da planlı bir yapıda ele almak gerekmektedir.”
Merkez Bankası yönetiminde yaşanan değişikliğin yarattığı depremin artçıları sürüyor. TL’deki değer kaybının faturası yine halka kesilecek. Emek değer kaybederken hayat pahalılığı ve işsizlik daha da artacak.

haberimizvar.net-  Merkez Bankası’nda yaşanan değişikliğin etkileri devam ediyor. Naci Ağbal’ın görevden alınıp yerine Yeni Şafak yazarı Şahap Kavcıoğlu’nun atanması hafta başından bu yana ülke ekonomisinin en önemli gündemi. Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı yüzde 10’u bulurken dolar kuru 8 liraya dayandı. Borsa İstanbul’da değer kayıplarına karşın dün yine iki kez devre kesici çalıştırıldı.


Kavcıoğlu’nun faizlerin düşürülmesi gerektiği yönündeki görüşleri biliniyor. Bu nedenle koltuğa oturur oturmaz yaptığı olağanüstü müdahale olmayacak açıklaması doların ateşini düşürmedi. Kavcıoğlu yönetimindeki Merkez Bankası’nın nisan ayından itibaren faizleri düşürmeye başlayacağı düşünülüyor. Böylece kasım öncesi döneme geçiş ve sessizliğini koruyan Albayrak’ın kabine değişliği ile yeniden sahalara döneceği iddiaları ekonomide çok boyutlu dalgalanmalara neden oluyor.

Öte yandan yüksek kur, yüksek faiz, yüksek enflasyon, eksi rezerv kıskacında olan Merkez Bankası son 20 ayda yaşanan başkan değişiklikleri ile güvende vermiyor. Geçen hafta yapılan 200 baz puanlık artışla yüzde 19’a çıkan politika faizi ise kuru baskılamada yetersiz kalıyor.


Peki, ekonomi piyasalarında ters giden işlerin geniş halk kesimlerine yansıması nasıl olacak? Doç. Dr. Serkan Öngel, piyasalarda yaşanan oynaklığın emekçiler üzerindeki etkilerini yorumladı. İlk olarak fiyat artışlarına dikkat çeken Öngel, “Türkiye’de pek çok girdi dövize bağlı, şu an ki durum ister istemez madde fiyatlarını da doğrudan etkileyecek. Dolayısıyla tüketicilere fiyat artışı olarak yansıyacak. Hayat pahalılığı daha da artacak diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

MALİYETLER VERGİLERLE KARŞILANACAK

Ekonomik krizin salgınla daha da derinleştiğini vurgulayan Öngel: “Küçük üreticinin artık maliyetlere katlanmayacağını söylemek mümkün. Türk Lirası’ndaki değer kaybı ihracata odaklı sektörlerde pozitif etki yaratabilir tabii… Belli kesimleri mutlu etmek adına yapılmış adımın bunun ağır neticeleri olacaktır. Ülke ekonomisi bu tip gerilimlere dirençli değil. Bu süreçte Kamu maliyesine ekstra yük yüklenecek. Maliyet yeni vergilerle karşılanmaya çalışılacak. Uygulanacak vergi politikalarıyla fatura yine geniş halk kesimlerine kesilecek. “

Salgın nedeniyle uygulanan politikaların emek kesiminin gelirini azalttığını söyleyen Öngel, “Belli kesimleri mutlu etmek adına atılacak adımların emekçilerin kazanılmış haklarına müdahalelerle yapılacağını öngörmek mümkün. Kıdem tazminatı meselesine dikkat çekebiliriz. Çünkü kaynak gerekecek. Ama bu çok sürdürülebilir bir strateji değil. Zira emekçileri karşısına alan uygulamalar bir yerde duvara toslar.”

***

Enflasyonu sadece faizle aynı kefeye koyup nedensellemek hataların en büyüğü

Prof . Dr. Veysel Ulusoy

2018 yılından bu yana en az üç defa yaşanan kuvvetli döviz şoku Türkiye ekonomisinde tüm makro ve mikroekonomik dengeleri olumsuz yönde etkiledi. Kısa dönemde toplam tüketimde yarattığı şoku, gelirsizlik ve alım gücünde azalma olarak hissediyoruz. Bu şok orta ve uzun vadede reel piyasalara yansıyacak, başta yatırım ve büyümede olumsuzluklar ortaya çıkaracak.

Bunların doğal sonucu da zaten resmi verilere göre de yüzde 30’ları bulan işsizlik hem sayı olarak artacak hem de kalite temelli sorunlara yol açacak. Özellikle hem toplam talep hem de toplam arz azalması ile enflasyonist bir baskı doğacak.

Ekonomide uygulanacak politikalar her durumda mevcuttur. Esasolan bunları gerçekten uygulamak isteyip istemediğimizdir. Kannatim odur ki, maalesef bu bürokratik yapı ve siyasal atmosferde olanaksız hale geldi. Enflasyonu sadece para piyasalarında faizle aynı kefeye koyup nedensellik aramak bu ortamda yapılacak hataların en büyüğü olur. Planlamayı yeni senaryolara göre değil de yeni stratejilere dayalı yapmak, bunları da planlı bir yapıda ele almak gerekmektedir.”

Habere ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.