YAŞAM Haber Girişi: 05.06.2021 - 10:55, Güncelleme: 05.06.2021 - 10:55

Gericiliğe ve tek adama biat yok

 

Gericiliğe ve tek adama biat yok

Kadınlar tek adam rejiminin dayatmalarına biat etmiyor. İstanbul Sözleşmesi’nin feshine “Yok hükmünde” diyen kadınlar, 19 Haziran’da ‘İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz Büyük Kadın Mitingi’ne çağırıyor.
haberimizvar.net-  İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin 1 Temmuz’da yürürlüğe gireceğine ilişkin kararın geçen haftalarda Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından kadınlar sokağa çağırmaya devam ediyor. 20 Mart'tan bugüne kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” diyerek mücadelesini sürdürüyor. Ülkede 1 Ağustos 2014’ten beri yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam güvencesi anlamına geliyor. Kadınların yaşam güvencesi olan bir sözleşme tek adamın iki dudağı arasından çıkan sözle veya imzasıyla feshedilemez. Kadınlar daha önce de fesih kararının ‘yok hümünde’ olduğunu dile getirmişti, bu tepki şimdi de değişmedi. Aylardır hem bu hukuksuz fesih kararını hem de tek adam rejimini tanımadığını beyan ediyorlar. Toplumun tüm kesimlerine karşı bir baskı politikası uygulayan tek adam rejimi toplumsal muhalefetin en önemli parçalarından olan kadınların doğrudan yaşamlarını hedef alıyor. Senelerdir meydanları dolduran, “Yaşamak istiyoruz” diyen kadınlar bu karanlığın sonunu getirecek olanlar. Onlar da biliyor. Bu sebepten yaşamın her alanında kadınları yok sayan düşmanca politikalar yürütüyorlar. Korku duvarlarına sıkışmayan, hayatları için mücadele eden kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçer mi? Sıkışmış tükenmekte olan iktidarlarını sürdürebilmek için izledikleri politikalar esas olanı işaret ediyor. Esas olan kadınların özgürlük, eşitlik, laiklik mücadelesi. Çürümüş iktidarın sonunu ufukta görüyoruz. KORKMUYORUZ Kadınlar, “Gün bizim, güneş bizim, bu hayat bizim”, “Varız, gece karanlıktan korkarsan bu kenti ateşe veririz”, “Korkmuyorum çünkü kadınlar var”, “Biz hepimiz bir aradayız” diyor. BU MEMLEKET BİZİM Birbirimizi hiç tanımadan sokaklarda kol kola mücadele edenleriz. Adları meçhul hayaletleriz ama mücadelemiz mühim. Bu memleket bir avuç şeriatçı azınlığın değil, bizim. Hayatlarımızı hedef haline getiren iktidarın gerici bir toplumsal cinsiyet rejimini inşa çabası beyhude, biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı yüzlerce kız kardeşimiz yaşıyor olabilirdi. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı ülkenin gerici vakıflarında çocuklar cinsel istismara maruz bırakılamazdı. Kız çocukları çocuk yaşta evlendirilmezdi, eğitimden mahrum kalmazdı. İşte bu yüzden vazgeçmiyoruz. Çocuklar için, kadınlar için, LGBTİ+’lar için eşit, özgür, laik bir ülkeyi kuracağız. Kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Tüm haklarımızı mücadeleyle kazandık. Şimdi yine o sokaklar bizi çağırıyor, mücadele bizi çağırıyor. Sözleşmeden vazgeçmeyeceğiz, uygulatacağız. Aylardır sürdürdüğümüz mücadeleyi bir adım ileriye taşıyalım. İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula Kampanya Grubu 1 Temmuz’da hayatı durdurma çağrısı yapıyor. Kampanya Grubu yaptığı açıklamada, şöyle dedi: “Şiddet faili erkekleri koruyanların ‘Bu ülkede faili meçhul kadın cinayeti yok’ diyenlerle, mafya-devlet hesaplaşmasını kadın bedeni ve hayatı üzerinden yürütenlerle, İstanbul Sözleşmesi'nden bir gece yarısı çekilmeye kalkanlarla aynı kişiler olduğunu iyi biliyoruz. Nadira Kadirova AKP vekili Şirin Ünal'ın evinde ölü bulunuyor, Yelda Kahraman AKP vekili Tolga Ağar'la görüştükten hemen sonra ölü bulunuyor, Gülistan Doku ise hâlâ bulunamıyor(!) Bu cezasızlık hayatlarımıza mal oluyor. Bu kirli iktidar-erkek ilişkileri hayatlarımızı ‘yok’ sayıyor.” KARANLIĞIN KARŞISINDA Şiddeti tolere etme tavsiyesinde bulunan Bakan Derya Yanık’tan mafya-devlet hesaplaşmasını kadınların bedenleri ve hayatları üzerinden yürütenlere kadar görüyoruz ki çürümüş bir iktidar var karşımızda. Yaşamlarımızı hedef alan iktidar kadınların kurduğu barikatta tıkanacak. Diyoruz; tekrar diyelim “Yaşam biziz, değiştireceğiz.” Gerici karanlığınıza biat etmeyeceğiz. Yaşamı kuran eller yaşamı durdurarak mücadeleyi sürdürecek. 19 HAZİRAN’DA SOKAKLARDAYIZ Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Temmuz’da yürürlükten kaldırılmasına karşı 19 Haziran’da ‘Büyük Kadın Mitingi’ne hazırlanıldığını duyurdu. Onlarca kadın örgütü ve kurumun imzasının yer aldığı açıklamada, ülkenin her yerinden kadınların gücünü ve birliğini ortaya koymak için bir araya gelineceği ifade edildi. Sözleşmeden çekilme kararının hukuksuz olduğu hatırlatılan açıklamada, kadınların kararı kabul etmediği vurgulandı. Sözleşmenin ‘kadınların eşitlik hakkı belgesi’ olarak nitelendiği açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’ni yok etmek isteyenler, eşitsizliğe, şiddete, cinayetlere, tacize, çocuk istismarına, ayrımcılığa, nefret diline, düşmanlaştırmaya, savaş politikalarına, kutuplaştırmaya, emeğimizin gaspına, evlerin, sokakların, işyerlerinin hapishane haline getirilmesine karşı verdiğimiz mücadeleyi de yok etmek istiyor. iktidar-mafya iş birliğinin bir kez daha ayyuka çıktığı, erkek-devlet şiddetinin bir kez daha teşhir olduğu günlerde görüyoruz ki İstanbul Sözleşmesi’ni gece yarısı ortadan kaldırmak isteyenler hayatlarımıza kast etmek, bizi ‘seyirci’ kılmak istiyor” diye belirtildi. CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban ise sözleşmeden çekilmenin uygulamada yaratacağı boşluğun tespit edilmesi için Meclis Araştırma önergesi verdi. Alban, “Sözleşmeyi çöpe atanlar, tüm kadın cinayetlerinden sorumludur” dedi. BÜYÜK İTAATSİZLİĞİ ÖRGÜTLEMEYE GELİYORUZ İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, 2020 Ağustos ayında İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için yapılan eyleme katılan ve gözaltına alınarak haklarında dava açılan 33 kadının duruşmasına katılım çağrısında bulundu. “Kadınlar olarak büyük bir itaatsizliği örgütlemeye geliyoruz” diyen İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, “İstanbul Sözleşmesi bizim, yargılanamaz” pankartı açtı. Kadınlar adına konuşan KESK Ankara Platformu Dönem Sözcüsü Melek Aşır, yaşam haklarını savunmak için sokakları dolduran kadınlar olarak şiddete maruz kaldıklarını belirtti. Yapılan eylemde 33 kadının gözaltına alındığını belirten Aşır, “Eyleme katılan arkadaşlarımız hakkında ‘2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanununa muhalefet’ suçlamasıyla açılan davada 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezaları talep edildi” şeklinde konuştu. İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Temmuz’da günü kesinleşecek olan fesih kararının geri çekilmesi için mücadeleyi büyüteceklerini duyuran Aşır, 1 Temmuz’da kadınları sokaklarda mücadele etmeye, hayatı durdurmaya çağırdı.
Kadınlar tek adam rejiminin dayatmalarına biat etmiyor. İstanbul Sözleşmesi’nin feshine “Yok hükmünde” diyen kadınlar, 19 Haziran’da ‘İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz Büyük Kadın Mitingi’ne çağırıyor.

haberimizvar.net-  İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin 1 Temmuz’da yürürlüğe gireceğine ilişkin kararın geçen haftalarda Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından kadınlar sokağa çağırmaya devam ediyor. 20 Mart'tan bugüne kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” diyerek mücadelesini sürdürüyor.

Ülkede 1 Ağustos 2014’ten beri yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam güvencesi anlamına geliyor. Kadınların yaşam güvencesi olan bir sözleşme tek adamın iki dudağı arasından çıkan sözle veya imzasıyla feshedilemez. Kadınlar daha önce de fesih kararının ‘yok hümünde’ olduğunu dile getirmişti, bu tepki şimdi de değişmedi. Aylardır hem bu hukuksuz fesih kararını hem de tek adam rejimini tanımadığını beyan ediyorlar.

Toplumun tüm kesimlerine karşı bir baskı politikası uygulayan tek adam rejimi toplumsal muhalefetin en önemli parçalarından olan kadınların doğrudan yaşamlarını hedef alıyor. Senelerdir meydanları dolduran, “Yaşamak istiyoruz” diyen kadınlar bu karanlığın sonunu getirecek olanlar. Onlar da biliyor. Bu sebepten yaşamın her alanında kadınları yok sayan düşmanca politikalar yürütüyorlar. Korku duvarlarına sıkışmayan, hayatları için mücadele eden kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçer mi?

Sıkışmış tükenmekte olan iktidarlarını sürdürebilmek için izledikleri politikalar esas olanı işaret ediyor. Esas olan kadınların özgürlük, eşitlik, laiklik mücadelesi. Çürümüş iktidarın sonunu ufukta görüyoruz.

KORKMUYORUZ

Kadınlar, “Gün bizim, güneş bizim, bu hayat bizim”, “Varız, gece karanlıktan korkarsan bu kenti ateşe veririz”, “Korkmuyorum çünkü kadınlar var”, “Biz hepimiz bir aradayız” diyor.

BU MEMLEKET BİZİM

Birbirimizi hiç tanımadan sokaklarda kol kola mücadele edenleriz. Adları meçhul hayaletleriz ama mücadelemiz mühim. Bu memleket bir avuç şeriatçı azınlığın değil, bizim. Hayatlarımızı hedef haline getiren iktidarın gerici bir toplumsal cinsiyet rejimini inşa çabası beyhude, biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı yüzlerce kız kardeşimiz yaşıyor olabilirdi. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı ülkenin gerici vakıflarında çocuklar cinsel istismara maruz bırakılamazdı. Kız çocukları çocuk yaşta evlendirilmezdi, eğitimden mahrum kalmazdı. İşte bu yüzden vazgeçmiyoruz. Çocuklar için, kadınlar için, LGBTİ+’lar için eşit, özgür, laik bir ülkeyi kuracağız. Kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Tüm haklarımızı mücadeleyle kazandık. Şimdi yine o sokaklar bizi çağırıyor, mücadele bizi çağırıyor. Sözleşmeden vazgeçmeyeceğiz, uygulatacağız. Aylardır sürdürdüğümüz mücadeleyi bir adım ileriye taşıyalım. İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula Kampanya Grubu 1 Temmuz’da hayatı durdurma çağrısı yapıyor. Kampanya Grubu yaptığı açıklamada, şöyle dedi: “Şiddet faili erkekleri koruyanların ‘Bu ülkede faili meçhul kadın cinayeti yok’ diyenlerle, mafya-devlet hesaplaşmasını kadın bedeni ve hayatı üzerinden yürütenlerle, İstanbul Sözleşmesi'nden bir gece yarısı çekilmeye kalkanlarla aynı kişiler olduğunu iyi biliyoruz. Nadira Kadirova AKP vekili Şirin Ünal'ın evinde ölü bulunuyor, Yelda Kahraman AKP vekili Tolga Ağar'la görüştükten hemen sonra ölü bulunuyor, Gülistan Doku ise hâlâ bulunamıyor(!) Bu cezasızlık hayatlarımıza mal oluyor. Bu kirli iktidar-erkek ilişkileri hayatlarımızı ‘yok’ sayıyor.”

gericilige-ve-tek-adama-biat-yok-884161-1.

KARANLIĞIN KARŞISINDA

Şiddeti tolere etme tavsiyesinde bulunan Bakan Derya Yanık’tan mafya-devlet hesaplaşmasını kadınların bedenleri ve hayatları üzerinden yürütenlere kadar görüyoruz ki çürümüş bir iktidar var karşımızda. Yaşamlarımızı hedef alan iktidar kadınların kurduğu barikatta tıkanacak. Diyoruz; tekrar diyelim “Yaşam biziz, değiştireceğiz.” Gerici karanlığınıza biat etmeyeceğiz. Yaşamı kuran eller yaşamı durdurarak mücadeleyi sürdürecek.

19 HAZİRAN’DA SOKAKLARDAYIZ

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Temmuz’da yürürlükten kaldırılmasına karşı 19 Haziran’da ‘Büyük Kadın Mitingi’ne hazırlanıldığını duyurdu. Onlarca kadın örgütü ve kurumun imzasının yer aldığı açıklamada, ülkenin her yerinden kadınların gücünü ve birliğini ortaya koymak için bir araya gelineceği ifade edildi.

Sözleşmeden çekilme kararının hukuksuz olduğu hatırlatılan açıklamada, kadınların kararı kabul etmediği vurgulandı. Sözleşmenin ‘kadınların eşitlik hakkı belgesi’ olarak nitelendiği açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’ni yok etmek isteyenler, eşitsizliğe, şiddete, cinayetlere, tacize, çocuk istismarına, ayrımcılığa, nefret diline, düşmanlaştırmaya, savaş politikalarına, kutuplaştırmaya, emeğimizin gaspına, evlerin, sokakların, işyerlerinin hapishane haline getirilmesine karşı verdiğimiz mücadeleyi de yok etmek istiyor. iktidar-mafya iş birliğinin bir kez daha ayyuka çıktığı, erkek-devlet şiddetinin bir kez daha teşhir olduğu günlerde görüyoruz ki İstanbul Sözleşmesi’ni gece yarısı ortadan kaldırmak isteyenler hayatlarımıza kast etmek, bizi ‘seyirci’ kılmak istiyor” diye belirtildi.

CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban ise sözleşmeden çekilmenin uygulamada yaratacağı boşluğun tespit edilmesi için Meclis Araştırma önergesi verdi. Alban, “Sözleşmeyi çöpe atanlar, tüm kadın cinayetlerinden sorumludur” dedi.

gericilige-ve-tek-adama-biat-yok-884160-1.

BÜYÜK İTAATSİZLİĞİ ÖRGÜTLEMEYE GELİYORUZ

İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, 2020 Ağustos ayında İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için yapılan eyleme katılan ve gözaltına alınarak haklarında dava açılan 33 kadının duruşmasına katılım çağrısında bulundu. “Kadınlar olarak büyük bir itaatsizliği örgütlemeye geliyoruz” diyen İstanbul Sözleşmesi Ankara Kampanya Grubu, “İstanbul Sözleşmesi bizim, yargılanamaz” pankartı açtı.

Kadınlar adına konuşan KESK Ankara Platformu Dönem Sözcüsü Melek Aşır, yaşam haklarını savunmak için sokakları dolduran kadınlar olarak şiddete maruz kaldıklarını belirtti. Yapılan eylemde 33 kadının gözaltına alındığını belirten Aşır, “Eyleme katılan arkadaşlarımız hakkında ‘2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanununa muhalefet’ suçlamasıyla açılan davada 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezaları talep edildi” şeklinde konuştu. İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Temmuz’da günü kesinleşecek olan fesih kararının geri çekilmesi için mücadeleyi büyüteceklerini duyuran Aşır, 1 Temmuz’da kadınları sokaklarda mücadele etmeye, hayatı durdurmaya çağırdı.

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.