Antalya Ticaret Borsası haziran ayı meclis toplantısı yapıldı
Antalya Ticaret Borsası haziran ayı meclis toplantısı yapıldı
Antalya Ticaret Borsası(ATB) kuruluşunun 106. Yıldönümünde Haziran Ayı Meclisini, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında topladı. Meclis’te ATB 106. yıl videosu sunulurken, yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyeler bilgilendirildi.
Antalya Ticaret Borsası(ATB) kuruluşunun 106. Yıldönümünde Haziran Ayı Meclisini, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında topladı. Meclis’te ATB 106. yıl videosu sunulurken, yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyeler bilgilendirildi.
haberimizvar.net- Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, “Bugün, Borsamızın 106. kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 23 Haziran 1920’den bugüne Antalya Ticaret Borsası, üreticimizin, tüccarımızın, üyelerimizin ve sektörlerimizin yanında olmuş, Antalya’nın tarımına, ticaretine ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Bu vesileyle, Borsamızın kuruluşundan bugüne emek veren tüm başkanlarımızı, meclis ve yönetim kurulu üyelerimizi, komite üyelerimizi, üyelerimizi ve çalışanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Bugün de Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Ali Çandır’ın öncülüğünde, Meclisimiz, Yönetim Kurulumuz, Meslek Komitelerimiz ve çalışanlarımızla birlikte bu köklü mirası daha ileri taşımak için çalışmaya devam ediyoruz. 106 yıllık geçmişimiz, bizler için yalnızca bir gurur vesilesi değil; aynı zamanda geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluğun da en güçlü hatırlatıcısıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, Borsamızın 106. kuruluş yıl dönümünü kutluyor, Borsamızın Antalya’mıza, tarımımıza, ticaretimize ve ülkemize nice yıllar hizmet etmesini diliyorum. Hepinize saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.
106 YILLIK KÖKLÜ EMANET
ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis konuşmasına Antalya Ticaret Borsası’nın 106. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak başladı. ATB’nin 23 Haziran 1920’den bugüne Antalya ve ülke ekonomisinin gelişimi için çalıştığını belirten Çandır, “Üyelerimizin ve sektörlerimizin her zaman yanında olmuştur. Bizler de bu köklü emaneti, geçmişten aldığımız güçle geleceğe taşımanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne Borsamıza emek veren herkese teşekkür ediyor, aramızdan ayrılan büyüklerimizi rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlık ve esenlikler diliyorum” dedi.
BÜYÜMEDE KAYIP
Konuşmasında ekonomiye ilişkin değerlendirmede bulunan Ali Çandır, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına göre, milli gelirin ilk üç ayda reel olarak yüzde 2,5 arttığını, bu büyümenin son 32 yılın ilk çeyrek ortalama büyümesinin yaklaşık yarısı kadar gerçekleştiğine dikkat çekti. Çandır, “Yani büyümede ciddi bir ivme kaybı yaşamaktayız. Özellikle son iki yıldır yaşadığımız bu kaybı en son 2019 ve 2015 yıllarında yaşamıştık” dedi.
Tarım sektörünün ise ilk çeyrekte yüzde 4,6 büyüdüğünü bu büyümenin tarımdaki ortalama büyümenin 2 katı olduğunu belirten Çandır, “Geçen yılki daralmadan sonra bu büyüme, bir ölçüde dipten çıkışın etkisiyle gerçekleşti” dedi.
Buna karşın imalat sanayinin iki yıl üst üste ilk çeyrekte küçüldüğünü kaydeden Çandır, “Bir ekonominin uzun vadeli üretim gücü, tarım ve imalat sanayinin performansıyla ölçülür. İmalat sanayimiz geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 2,3 daralmıştı. Bu yıl da yüzde 1,4 daraldı. Son 32 yılın, bir istisna hariç, hiçbir çeyreğinde iki yıl üst üste daralma olmamıştı. O istisna da 2008 ve 2009 yıllarının 3. çeyreğinde yaşanmıştı. Sektörler arası büyüme performansı da dikkat çeken diğer konudur.
İletişim hizmetleri sektörünün yüzde 9,5 büyüme ile ortalama büyümenin üzerinde gerçekleşmesi ve diğer tüm sektörlerdeki büyümenin kendi ortalamasının altında kalması, ilk kez karşılaştığımız bir durumdur. Ekonomimizde en büyük paya sahip hizmetler sektörü ise genel ekonominin üzerinde büyümeye devam etmektedir. Hizmetler sektörünün yüzde 70’in üzerindeki payı giderek büyümektedir. Kentimiz açısından bu durum bir ölçüde anlaşılabilir olsa da ülkemiz ekonomisi açısından sürdürülebilir değildir. Hizmetler sektörüne bu kadar yoğunlaşmak, tarım ve imalat sektörlerinin gelişimini baskı altına aldığı gibi hizmetler sektörünün kendi geleceği açısından da bir balon oluşturma riski taşımaktadır. Beklentimiz sağlıklı, sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı için tarım ve imalat sektörlerinin mutlaka motive edilmesidir” değerlendirmesinde bulundu.
TARIM 10 KAT KÜÇÜLDÜ
Ekonominin son 23 çeyrektir kesintisiz büyümesinin sevindirici olduğunu ifade eden Ali Çandır, şunları söyledi:
“Ancak unutmayalım ki bu 23 çeyrekte tarım sektörümüz 10 kez küçülmüştür. Genel ekonomik eğilimden bu kadar ayrışan bir dalgalanma, sektörümüzü diğer baskıların da üzerinde zayıflatmaktadır. Bu zayıflama sadece üretim faaliyetlerimizi değil, üretimden ticarete uzanan tüm değer zincirimizi olumsuz etkilemektedir. Tarım sektörümüzü bu sarmaldan çıkarmanın yollarını tüm toplum olarak tartışmalı, çözüm önerilerini dikkatle değerlendirmeli ve tarımı yeniden cazip, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmalıyız.”
TARIM HAYATİ
Antalya’nın tarımsal kapasitesinin ülke ekonomisi ve toplum üzerinde hayati bir yeri olduğunu vurgulayan Çandır, “Bu bilinçle ve sorumlulukla faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Tarımın ülkemiz bekası için stratejik bir sektör olduğu gerçeğini nesillerimize kararlılıkla aktarmayı da bir görev biliyoruz. Bu kapsamda, sektörü ve kırsalı cazip hale getirecek politikalardan su yönetimi politikalarına kadar çalışmalarımızı uzmanların desteğiyle yürütüyor; çözüm önerilerimizi tüm kesimlerle paylaşmaya devam ediyoruz” dedi.
GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRELİM
Dünyanın son yıllarda ciddi bir ayrışma rotasına girdiğini, bu ayrışmanın “Artık kaba güç her şey değildir” gerçeğini gösterdiğini söyleyen Başkan Ali Çandır, küresel ekonomi ve ticaretle ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Bir diğer gerçek ise küresel ekonominin 3 ana eksende ayrışıyor olmasıdır. Üretim, enerji ve teknoloji eksenlerinde uzun süredir belirli bir ülkeye ya da bölgeye yoğunlaşan yapı artık etkisini yitirmektedir. Başta bu alanlar olmak üzere birçok sektörde alışılagelmiş yoğunlaşmalar ve kutuplaşmalar yerine, farklı ülkelere ve bölgelere yayılma ve oralarda yeni yoğunlaşmalar oluşturma eğilimi güçlenmektedir. Bir diğer önemli konu da küresel ticaretteki müesses nizam kurumlarının ve kurallarının yerle yeksan edilmesidir.
Bu durum bugün belki doğrudan bir yaptırım etkisi yaratmıyor olabilir. Ancak dünyanın önemli bir kısmında ciddi bir alternatif üretme arayışını da beraberinde getirmektedir. Bu arayışların ilk örneklerini hep birlikte gözlemliyoruz. Dünyada yaşanmakta olan bu ayrışmaların ülkemize, sektörümüze ve kentimize gelecekteki olası yansımalarını çok boyutlu ve kapsayıcı bir anlayışla araştırmalı ve değerlendirmeliyiz. Böylece önümüzdeki zorlu, değişken ve sınırlayıcı koşullara bugünden hazırlanma imkanı bulabiliriz.”
ANTALYA’NIN KUR İLE İMTİHANI
Antalya ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Çandır, “Yılın ilk üç ayını ülkemiz ekonomisiyle uyumlu bir yapıda geçiren kentimiz, sonraki aylarda kentimize özgü hareketliliği yakalayamamıştır. Özellikle turizmde rekabetçi fiyat oluşturma zorluğu yaşayan sektörümüz, kur-enflasyon farklılığı nedeniyle pazar riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum yalnızca turizm sektörünü değil, aynı zamanda tedarikçileri ve turizme bağlı tüm kesimleri de zorlamaya başlamıştır” diye konuştu.
DESTEKLEYİCİ POLİTİKALARA İHTİYAÇ VAR
Antalya’nın ticari hareketliliğinin ivme kaybettiğini, bazı alanlarda ise daralma yaşandığını anlatan Başkan Çandır, Antalya’nın tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracatını koruduğunu ancak bunun sürdürülebilir hale gelmesi için üretici ve iş dünyasını destekleyen politikalara ihtiyaç olduğunu kaydetti. Çandır, şu bilgileri paylaştı:
“Bunun öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, Nisan ayı itibarıyla kentimizde yüzde 3, ülkemizde ise yüzde 8 azalmıştır. Karşılıksız çek hacmi kentimizde yüzde 60, ülkemizde yüzde 29 artmıştır. Protestolu senet tutarı ise kentimizde yüzde 120, ülkemizde yüzde 117 yükselmiştir. Aynı dönemde nakdi krediler kentimizde yüzde 52, ülkemizde yüzde 42 artarken, ticari krediler kentimizde yüzde 51, ülkemizde yüzde 45 artmıştır. Tarımsal krediler ise kentimizde yüzde 39, ülkemizde yüzde 41 artmıştır. Güncel göstergeler arasında ülkemiz ekonomisinden pozitif ayrıştığımız alan ihracat olmuştur. Tarım ve gıda ihracatımız kentimizde yüzde 9,1 artarken, ülkemizde yüzde 0,5 azalmıştır. Diğer taraftan toplam ihracatımız kentimizde yüzde 8,4, ülkemizde ise yüzde 1,2 artabilmiştir. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Antalya, tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracat kabiliyetini korumaktadır. Ancak bu kabiliyetin sürdürülebilirliği için maliyet, finansmana erişim, kur dengesi ve rekabetçilik başlıklarında üreticimizi ve iş dünyamızı destekleyen politikalara ihtiyaç vardır.”
ZEYTİNYAĞI YARIŞMASI KALİTEYİ ARTIRIR
Borsa’nın çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Başkan Ali Çandır, Antalya Valiliği himayelerinde, ATB, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde ilk kez Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması düzenlediklerini anımsattı. Çandır, “Yarışmaya 84 başvuru yapılması ve 4 farklı kategoride 45 üreticimizin ödül almaya hak kazanması, Antalya’da kaliteli üretim anlayışının giderek güçlendiğini göstermektedir. Bugün zeytinyağında rekabet artık sadece miktarla değil; kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve katma değerle şekillenmektedir. Bu yarışmanın, Antalya zeytinyağının ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir yere ulaşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Emeği geçen kurumlarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyor, ödül alan üyelerimizi, firmalarımızı ve üreticilerimizi kutluyorum” diye konuştu.
SU İÇİN ORTAK HAREKET
Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını “Su” olarak belirlediğini belirten Çandır, suyun artık yalnızca tarımın değil, turizmin, sanayinin, ticaretin ve kent yaşamının ortak meselesi olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda yerel yönetimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve ilgili kurumlarla birlikte çalıştaylar düzenleyeceklerini, ardından da Su Zirvesi düzenleyeceklerini anlatan Ali Çandır, “ Antalya için ortak bir öneri seti oluşturmayı ve ilgili kurumlarla paylaşmayı hedefliyoruz. Bu çalışmanın, üreticimizin suya erişimi, tarımsal verimlilik, iklim değişikliğine uyum ve kaynakların doğru kullanımı açısından kentimize ve sektörlerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” dedi.
Tarım sektöründe kayıt dışılığın azaltılması ve çiftçilerin sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması amacıyla tarıma özel sosyal güvenlik modeli üzerinde çalıştıklarını belirten Başkan Ali Çandır, “Bu çalışmayı önümüzdeki dönemde düzenleyeceğimiz Sosyal Güvenlik Zirvesi ile kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşmayı hedefliyoruz” dedi.
Tarım teknolojilerini geliştiren firmaları, girişimcileri, çiftçileri, kooperatifleri, kamu kurumlarını ve yatırımcıları Antalya’da buluşturacak Tarım Teknolojileri Zirvesi için de hazırlıkların devam ettiğini söyleyen Çandır, “Bu zirveyle amacımız, üyelerimizin yeni teknolojilere erişimini kolaylaştırmak, verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve Antalya tarımını daha rekabetçi hale getirmektir” dedi.
İLK 500’DEKİ FİRMALARI KUTLADI
İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 Araştırması’nda yer alan Antalyalı firmalar, Yörükoğlu Süt, CW Enerji ve ANKUTSAN’ı kutlayan Başkan Çandır, “Kentimize üretim, istihdam ve katma değer sağlayan iş insanlarımıza ve tüm çalışanlarına teşekkür ediyor; başarılarının devamını diliyorum” dedi.
TOBB ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇALIŞMAYA DEVAM
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 82. Genel Kurulu’na Meclis Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve TOBB Delegeleriyle birlikte katıldıklarını belirten Çandır, “TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirilen Genel Kurulun ülkemize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun liderliğinde iş dünyamızın sorunlarını takip etmeye, dile getirmeye ve çözüm üretmeye devam edeceğiz” dedi.
ANTALYA ULUSLARARASI TOPLATILARIN MERKEZİ
Antalya'nın 17-19 Nisan tarihlerinde Antalya Diplomasi Forumu’na başarıyla ev sahipliği yaptığını, 5-9 Ekim’de Uluslararası Uzay Kongresi’ne, 9-20 Kasım’da COP31’e ve 1-5 Aralık’ta APSA Tohumculuk Kongresi’ne ev sahipliği yapacağını belirten Başkan Ali Çandır, “Bu büyük organizasyonlar, Antalya’nın yalnızca turizmde değil, tarımda, ticarette, teknolojide, sürdürülebilirlikte ve uluslararası iş birliklerinde de güçlü bir merkez olduğunu gösterecektir. Kentimize gelecek her uluslararası buluşma; üyelerimiz için yeni bağlantılar, sektörlerimiz için yeni pazarlar, Antalya için ise daha güçlü bir marka değeri anlamına gelmektedir" dedi.
COP31’DE YEŞİL DÖNÜŞÜM FIRSATINI DEĞERLENDİRELİM
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlenen COP31 Business Forum – İş Dünyası İstişare Toplantısı’na katıldığını anımsatan Çandır, “COP31 ile birlikte Antalya, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik gündeminin küresel ölçekte en önemli buluşma merkezlerinden biri olacaktır. TOBB’un küresel iş dünyasının resmi temsilcisi olarak üstlendiği görev ve TOBB Başkanımızın ‘COP31 İş Dünyası Elçisi’ olarak görevlendirilmesi, ülkemiz ve iş dünyamız adına önemli bir kazanımdır. COP31 Business Forum’un; Antalya’mızın uluslararası görünürlüğüne, yatırım ortamına ve sürdürülebilirlik vizyonuna önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Özellikle tarım, gıda, su, enerji, lojistik ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerimiz için yeşil dönüşüm, iklim finansmanı, yeni iş birlikleri ve uluslararası pazarlara erişim bakımından önemli fırsatlar doğacaktır. Bizim için COP31 yalnızca bir organizasyon değildir. Antalya’nın su, tarım, çevre ve sürdürülebilir üretim konularında dünyaya söyleyecek sözü olduğunu göstereceğimiz stratejik bir fırsattır” diye konuştu.
TOHUMCULUK KONGRESİYLE YENİ PAZARLAR
APSA Tohumculuk Kongresi’nin ülke tohumculuğunun geldiği seviyeyi gösteren, Antalya tarımının üretim gücünü ortaya koyacak önemli bir buluşma olduğunu söyleyen Çandır, “Bu kongrenin, tohum, fide, fidan ve süs bitkileri sektörlerimizin Asya Pasifik ülkeleriyle ticaretini geliştirmesine, yeni pazarların açılmasına, Ar-Ge çalışmalarına, teknoloji transferine ve kalıcı iş birliklerine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
TOBB NEFES KREDİSİ NEFES OLACAK
Borsa üyelerinin en önemli gündemlerinden birinin finansmana erişim olduğunu söyleyen Başkan Ali Çandır, “Bu kapsamda TOBB öncülüğünde, KGF ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi’nin yeni paketi işletmelerimiz için önemli bir destek olacaktır. 2026 yılında toplam 100 milyar TL kredi hacmi hedeflenen programın 25 milyar TL’lik ilk dilimi, 8 Haziran itibarıyla üyelerimizin kullanımına açılmıştır. Oda ve Borsa üyesi işletmelerimiz program kapsamında azami 3 milyon TL kredi kullanabilecektir. Üretimin, istihdamın, yatırımın ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından önemli gördüğümüz bu destek için başta TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere KGF’ye ve katkı sunan tüm bankalarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
SAHANIN SESİNİ DİNLİYORUZ
ATB meslek komitelerinden gelen talep doğrultusunda, 1 Temmuz 2026 tarihinde ülke genelinde uygulamaya alınacak B-Reçete Sistemi hakkında üyelere yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlediklerini anımsatan Çandır, “Toplantımızı, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz iş birliğinde, Borsamız ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Toplantıda, zirai ilaçların temini, uygulama dozları, ilaçlama yapacak kişiler, ruhsatlı ürünler ile sahadaki fiili kullanım arasındaki farklılıklar ve etken madde içerikleri gibi üyelerimizin doğrudan karşılaştığı konular ele alındı. Üyelerimizin sorularına açıklıkla yanıt veren İl Müdürümüze, kıymetli müdürlük yetkililerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bizler, üreticimizin ve üyelerimizin sahada karşılaştığı sorunların doğrudan muhataplarıyla ele alınmasını son derece önemsiyoruz” dedi.
BORSA ÜYELERİNİN YANINDA
Antalya Ticaret Borsası olarak üyelerin sorunlarını görünür kılmak, sektörlerün rekabet gücünü artırmak ve Antalya’nın üretimden ticarete uzanan değer zincirini daha güçlü hale getirmek için çalıştıklarını vurgulayan Çandır, “Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo bize bir kez daha göstermektedir ki tarım, yalnızca üretim meselesi değildir. Tarım, gıda güvenliğidir, istihdamdır, ihracattır, kırsal yaşamdır, sosyal dengedir ve ülkemizin geleceğidir. Bizler Antalya Ticaret Borsası olarak, üyelerimizin sesi olmaya, sektörlerimizin sorunlarını ilgili mercilere taşımaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve Antalya’mızın üretim gücünü daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tekrar kuruluş yıl dönümümüzü kutluyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” diye konuştu. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
