giftcardmall/mygift bizim mekan cinsel chat mobil chat sohbet izmir chat sohbet islami chat dini chat

Antalya’da tartışmalı otel için ‘o işler öyle olmuyor’ kararı

YEREL 18.02.2026 - 16:26, Güncelleme: 18.02.2026 - 16:26
 

Antalya’da tartışmalı otel için ‘o işler öyle olmuyor’ kararı

Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Koru Sahili’nde yapılmak istenen otellerle ilgili görülen dava sürecinde bilirkişi keşfi raporu ortaya çıktı. Bilirkişi raporuna göre, Koru Sahili’nde yapılması planlanan otel projeleri için Antalya Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve mevzuata uygun olmadığı görüşü bildirildi.

haberimizvar.net- Antalya’nın Gazipaşa ilçesinden Koru Sahili’nde yapılmak istenen otel projeleri tartışması devam ederken Antalya Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararı yargıya taşınmıştı. Gazipaşa Hepimizin Platformu tarafından açılan davalar kapsamında iki ayrı otel projesi için yapılan bilirkişi raporu ortaya çıktı. Bilirkişi keşif heyetinde 4 profesör olmak üzere Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde öğretim üyesi, konusunda uzman, Jeoloji (Hidrojeoloji) Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Biyolog, Çevre Mühendisi, İnşaat Mühendisi (Hidrolik/Kıyı Müh.), Orman Mühendisi ve Harita ve Kadastro Mühendisi bilim insanlarından oluşuyor. Koru Sahili’nde yapılan incelemeler gerçeği gün yüzene çıkardı. Rapora göre, Antalya Valiliği’nce verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararın bilimsel kriterlere, kamu yararına ve mevzuata uygun olmadığı tespit edildi. Öte yandan raporda, proje alanının kıyı mevzuatı, doğal sit, statüsü, biyolojik çeşitlilik, jeolojik-hidrojeolojik yapı, taşkın riski ve kümülatif çevresel etkiler açısından ciddi eksiklikler içerdiği ortaya çıktı. Bunun yanı sıra turizm projelerinin çevresel etkilerinin bütüncül şekilde değerlendirilmediğine dikkat çekildi. KORU SAHİLİ BİLİRKİŞİ RAPOR ORTAYA ÇIKTI Gazipaşa Hepimizin Platformu, tarafından yapılan açıklamada, “Koru kıyısında, 4 adet Turizm Konaklama Tesisi projesine ilişkin Antalya Valiliği tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının iptali istemi ile açtığımız davaların 2 tanesinin bilirkişi keşif sonuçları açıklanmıştır. Bilirkişi heyeti iki ayrı otel projesi için oybirliği ile, "ÇED Gerekli Değildir" kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve mevzuatlara uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.” Demişlerdir” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada “Bilim, kıyılarımız konusunda bugüne kadar tüm açıklamalarımızda ana temel noktamız olmuştur. Bilim aynen eşsiz ve ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol gösterisinde olduğu gibi tek rehberimizdir ve böyle olmaya da devam edecektir” denildi. ÇED KARARI UYGUN BULUNMADI Otel parsellerinden birisi 5 dönüm, diğeri 55 dönüm alana sahip olduğu ifade edilen açıklamada, iki otel için bilirkişi raporlarında Antalya Valiliği’nce verilen “ÇED gerekli değildir” kararları bilimsel açıklamalarla uygun bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada, “Geçtiğimiz yıllarda Selinus Sahilindeki dev otelin de Çed süreci bakanlıkta durdurulmuştu. Buradan bir kez daha özetle çok net şu sonuç çıkmaktadır: Kıyılarımızda şu anda uygulanmaya çalışılan 2019 revizyon planları, kıyılarımızın korunan alan oluşu ile taban tabana zıt yapılaşma sonuçları ortaya çıkarmaktadır. Bu gerçek, yerel, Antalya ve Ankara dahil olmak üzere tüm yetkililer tarafından ısrarla görülmemeye devam edilmektedir. Bilirkişi raporları aynı sahilde, birbirine çok yakın konumda iki parsel için ayrı ayrı hazırlanmıştır” denildi. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında Gazipaşa Koru Mahallesi, 2310 ada, 1 parselde yapılması planlanan 217 oda, 700 yatak kapasiteli turizm konaklama tesisi için Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve mevzuata uygun olmadığı kanaatine varıldığı görüşü verildi KIYI KENAR ÇİZGİSİNE RASTLANDI Bilirkişi raporu kapsamında harita mühendisliği yönünden yapılan incelemede Koru Mahallesi, 2310 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazın deniz tarafındaki kenarı, Kıyı Kenar Çizgisinden sonraki sahil şeridinin 1’nci bölüm sınırında olup, sahil şeridinin 2’nci bölümü parsel içerisinde kaldığı vurgulandı. Parselin 8 bin 700,00 metrekarelik kısmı sahil şeridinin 2’inci bölümünde kaldığı, parsel ve çevresi 03.05.1991 tarihinde onaylanan Kıyı Kenar Çizgisine rastlandığı ifade edildi. ÖNEMLİ DOĞA ALANI OLDUĞU YENİDEN BELİRLENDİ Biyoloji bilimi yönünden yapılan incelemede ise raporda söz konusu alanda, denizel ve karasal habitat çeşitliliği bağlamında önemli olduğu vurgulandı. Rapora göre, habitat çeşitliliği ve biyolojik zenginliği nedeniyle küresel ölçekte ÖDA (Önemli Doğa Alanı) kriterlerine uyduğu ifade edildi. Öte yandan Türkiye’de Akdeniz Bölgesinde 73, Doğu Anadolu’da 69, Orta Anadolu’da 45, Ege’de 34, Marmara’da 32, Karadeniz’de 51 ÖDA belirlendiği hatırlatılan raporda, “Bunlardan biri de ÖDA-AKD042 koduyla Gazipaşa–Anamur Kıyılarıdır. Jeomorfolojik yapı ve kayaç formasyonu, deniz ve karasal alan arasında çok sayıda havalı deniz mağarasının oluşmasına sebep olmuştur. Bu habitat özelliği nedeniyle bölge, deniz memelileri, sürüngenler ve göçmen türler için önemli bir yaşam alanıdır. Bu mağaralar EUNIS sistemine göre öncelikli korunacak habitatlar arasındadır. Alan, küresel ölçekte 8, ulusal ölçekte 11 yüksek risk sınıfında tür barındırmaktadır. Ayrıca Akdeniz foku popülasyonunun üreme ve yaşam alanı, deniz kaplumbağası ve Nil kaplumbağasının yuvalama sahasıdır. ÖDA genelinde ortalama 250–300 yuva bulunmaktadır” denildi. RİSKİN EN AZA İNDİRİLMESİ YÖNÜNDEN RAPOR YETERSİZ KALDI Jeoloji / Hidrojeoloji mühendisliği yönünden yapılan incelemede, PTD raporunda yüzey ve yeraltı sularına olası etkiler göz ardı edildiği tespit edildi. Açıklamada, “Kazı, dolgu ve inşaat faaliyetleri topoğrafyayı değiştirerek sellenme ve taşkın riskini artırabilir. Çakıltaşı (konglomera) ve kumtaşı gibi ender jeolojik oluşumlar yeterince açıklanmamıştır. Yeraltı suyu derinlikleri, kaynaklar, kuyular ve su depoları belirtilmemiştir. Kavramsal jeolojik ve hidrojeolojik modeller oluşturulmamıştır. Bu nedenle çevresel etkilerin en aza indirilmesi yönünden rapor yetersizdir” ifadeleri kullanıldı. TAŞKIN İZLERİNE RASTLANDI Hidrolik – kıyı mühendisliği yönünden ortaya çıkan incelemede, tesisi kullanacak kişilerin kıyıya etkileri değerlendirilmediği, kanalizasyon hattı ve yağmur suyu tahliye sisteminin yeterliliği sorgulanmadığı, ve atık su debisi 50 m³/gün değerini aşmasına rağmen gerekli ön arıtma ve kalite değerlendirmeleri yapılmadığı ifade edildi. Açıklamada, “Parsel taşkın bölgesinde yer almakta, geçmiş taşkın izleri komşu parselde görülmektedir. Meteorolojik ve hidrolojik değerlendirme yapılmamıştır. Kümülatif etki değerlendirmesi eksiktir; içme suyu temini, atık su tahliyesi ve antropojenik baskılar göz ardı edilmiştir” sözlerine yer verildi. TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLERİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK Ayrıca çevre mühendisliği yönünden yapılan incelemede söz konusu alanın, Caretta ve Akdeniz foku yaşam sahası olarak işaretlendiği vurgulandı. Raporda, “Parsel, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında; deniz tarafı ise Nitelikli Koruma Alanında kalmaktadır. Bu alanlarda yalnızca düşük yoğunluklu faaliyetlere izin verilir. Çok katlı otellerin antropojenik baskıyı artıracağı ve tehlike altındaki türleri olumsuz etkileyeceği açıktır” ifadeleri kullanıldı. “YAPILAŞMA ARTIŞI TARIM ALANLARINA BASKI OLUŞTURACAK” Tarımsal amaçlı işlenebilir toprak kaynakları sınırlı oldu ifade edilen raporda, “Bu nedenle mevcut toprakların korunması zorunludur. Parsel, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında, Koru sahili ise Nitelikli Koruma Alanıyla bitişiktir. Otel yapımı düşük yoğunluklu faaliyet kapsamına girmez. Yapılaşma artışı tarım alanlarına baskı oluşturacak” ifade edildi. (Antalya Gündem Gazetesi)
Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Koru Sahili’nde yapılmak istenen otellerle ilgili görülen dava sürecinde bilirkişi keşfi raporu ortaya çıktı. Bilirkişi raporuna göre, Koru Sahili’nde yapılması planlanan otel projeleri için Antalya Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve mevzuata uygun olmadığı görüşü bildirildi.

haberimizvar.net- Antalya’nın Gazipaşa ilçesinden Koru Sahili’nde yapılmak istenen otel projeleri tartışması devam ederken Antalya Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararı yargıya taşınmıştı. Gazipaşa Hepimizin Platformu tarafından açılan davalar kapsamında iki ayrı otel projesi için yapılan bilirkişi raporu ortaya çıktı.

Bilirkişi keşif heyetinde 4 profesör olmak üzere Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde öğretim üyesi, konusunda uzman, Jeoloji (Hidrojeoloji) Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Biyolog, Çevre Mühendisi, İnşaat Mühendisi (Hidrolik/Kıyı Müh.), Orman Mühendisi ve Harita ve Kadastro Mühendisi bilim insanlarından oluşuyor. Koru Sahili’nde yapılan incelemeler gerçeği gün yüzene çıkardı.

Rapora göre, Antalya Valiliği’nce verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararın bilimsel kriterlere, kamu yararına ve mevzuata uygun olmadığı tespit edildi. Öte yandan raporda, proje alanının kıyı mevzuatı, doğal sit, statüsü, biyolojik çeşitlilik, jeolojik-hidrojeolojik yapı, taşkın riski ve kümülatif çevresel etkiler açısından ciddi eksiklikler içerdiği ortaya çıktı. Bunun yanı sıra turizm projelerinin çevresel etkilerinin bütüncül şekilde değerlendirilmediğine dikkat çekildi.

KORU SAHİLİ BİLİRKİŞİ RAPOR ORTAYA ÇIKTI

Gazipaşa Hepimizin Platformu, tarafından yapılan açıklamada, “Koru kıyısında, 4 adet Turizm Konaklama Tesisi projesine ilişkin Antalya Valiliği tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının iptali istemi ile açtığımız davaların 2 tanesinin bilirkişi keşif sonuçları açıklanmıştır. Bilirkişi heyeti iki ayrı otel projesi için oybirliği ile, "ÇED Gerekli Değildir" kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve mevzuatlara uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.” Demişlerdir” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada “Bilim, kıyılarımız konusunda bugüne kadar tüm açıklamalarımızda ana temel noktamız olmuştur. Bilim aynen eşsiz ve ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol gösterisinde olduğu gibi tek rehberimizdir ve böyle olmaya da devam edecektir” denildi.

ÇED KARARI UYGUN BULUNMADI

Otel parsellerinden birisi 5 dönüm, diğeri 55 dönüm alana sahip olduğu ifade edilen açıklamada, iki otel için bilirkişi raporlarında Antalya Valiliği’nce verilen “ÇED gerekli değildir” kararları bilimsel açıklamalarla uygun bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada, “Geçtiğimiz yıllarda Selinus Sahilindeki dev otelin de Çed süreci bakanlıkta durdurulmuştu. Buradan bir kez daha özetle çok net şu sonuç çıkmaktadır: Kıyılarımızda şu anda uygulanmaya çalışılan 2019 revizyon planları, kıyılarımızın korunan alan oluşu ile taban tabana zıt yapılaşma sonuçları ortaya çıkarmaktadır. Bu gerçek, yerel, Antalya ve Ankara dahil olmak üzere tüm yetkililer tarafından ısrarla görülmemeye devam edilmektedir. Bilirkişi raporları aynı sahilde, birbirine çok yakın konumda iki parsel için ayrı ayrı hazırlanmıştır” denildi.

Bilirkişi raporunun sonuç kısmında Gazipaşa Koru Mahallesi, 2310 ada, 1 parselde yapılması planlanan 217 oda, 700 yatak kapasiteli turizm konaklama tesisi için Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve mevzuata uygun olmadığı kanaatine varıldığı görüşü verildi

KIYI KENAR ÇİZGİSİNE RASTLANDI

Bilirkişi raporu kapsamında harita mühendisliği yönünden yapılan incelemede Koru Mahallesi, 2310 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazın deniz tarafındaki kenarı, Kıyı Kenar Çizgisinden sonraki sahil şeridinin 1’nci bölüm sınırında olup, sahil şeridinin 2’nci bölümü parsel içerisinde kaldığı vurgulandı. Parselin 8 bin 700,00 metrekarelik kısmı sahil şeridinin 2’inci bölümünde kaldığı, parsel ve çevresi 03.05.1991 tarihinde onaylanan Kıyı Kenar Çizgisine rastlandığı ifade edildi.

ÖNEMLİ DOĞA ALANI OLDUĞU YENİDEN BELİRLENDİ

Biyoloji bilimi yönünden yapılan incelemede ise raporda söz konusu alanda, denizel ve karasal habitat çeşitliliği bağlamında önemli olduğu vurgulandı. Rapora göre, habitat çeşitliliği ve biyolojik zenginliği nedeniyle küresel ölçekte ÖDA (Önemli Doğa Alanı) kriterlerine uyduğu ifade edildi. Öte yandan Türkiye’de Akdeniz Bölgesinde 73, Doğu Anadolu’da 69, Orta Anadolu’da 45, Ege’de 34, Marmara’da 32, Karadeniz’de 51 ÖDA belirlendiği hatırlatılan raporda, “Bunlardan biri de ÖDA-AKD042 koduyla Gazipaşa–Anamur Kıyılarıdır. Jeomorfolojik yapı ve kayaç formasyonu, deniz ve karasal alan arasında çok sayıda havalı deniz mağarasının oluşmasına sebep olmuştur. Bu habitat özelliği nedeniyle bölge, deniz memelileri, sürüngenler ve göçmen türler için önemli bir yaşam alanıdır. Bu mağaralar EUNIS sistemine göre öncelikli korunacak habitatlar arasındadır. Alan, küresel ölçekte 8, ulusal ölçekte 11 yüksek risk sınıfında tür barındırmaktadır. Ayrıca Akdeniz foku popülasyonunun üreme ve yaşam alanı, deniz kaplumbağası ve Nil kaplumbağasının yuvalama sahasıdır. ÖDA genelinde ortalama 250–300 yuva bulunmaktadır” denildi.

RİSKİN EN AZA İNDİRİLMESİ YÖNÜNDEN RAPOR YETERSİZ KALDI

Jeoloji / Hidrojeoloji mühendisliği yönünden yapılan incelemede, PTD raporunda yüzey ve yeraltı sularına olası etkiler göz ardı edildiği tespit edildi. Açıklamada, “Kazı, dolgu ve inşaat faaliyetleri topoğrafyayı değiştirerek sellenme ve taşkın riskini artırabilir. Çakıltaşı (konglomera) ve kumtaşı gibi ender jeolojik oluşumlar yeterince açıklanmamıştır. Yeraltı suyu derinlikleri, kaynaklar, kuyular ve su depoları belirtilmemiştir. Kavramsal jeolojik ve hidrojeolojik modeller oluşturulmamıştır. Bu nedenle çevresel etkilerin en aza indirilmesi yönünden rapor yetersizdir” ifadeleri kullanıldı.

TAŞKIN İZLERİNE RASTLANDI

Hidrolik – kıyı mühendisliği yönünden ortaya çıkan incelemede, tesisi kullanacak kişilerin kıyıya etkileri değerlendirilmediği, kanalizasyon hattı ve yağmur suyu tahliye sisteminin yeterliliği sorgulanmadığı, ve atık su debisi 50 m³/gün değerini aşmasına rağmen gerekli ön arıtma ve kalite değerlendirmeleri yapılmadığı ifade edildi.

Açıklamada, “Parsel taşkın bölgesinde yer almakta, geçmiş taşkın izleri komşu parselde görülmektedir. Meteorolojik ve hidrolojik değerlendirme yapılmamıştır. Kümülatif etki değerlendirmesi eksiktir; içme suyu temini, atık su tahliyesi ve antropojenik baskılar göz ardı edilmiştir” sözlerine yer verildi.

TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLERİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK

Ayrıca çevre mühendisliği yönünden yapılan incelemede söz konusu alanın, Caretta ve Akdeniz foku yaşam sahası olarak işaretlendiği vurgulandı. Raporda, “Parsel, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında; deniz tarafı ise Nitelikli Koruma Alanında kalmaktadır. Bu alanlarda yalnızca düşük yoğunluklu faaliyetlere izin verilir. Çok katlı otellerin antropojenik baskıyı artıracağı ve tehlike altındaki türleri olumsuz etkileyeceği açıktır” ifadeleri kullanıldı.

“YAPILAŞMA ARTIŞI TARIM ALANLARINA BASKI OLUŞTURACAK”

Tarımsal amaçlı işlenebilir toprak kaynakları sınırlı oldu ifade edilen raporda, “Bu nedenle mevcut toprakların korunması zorunludur. Parsel, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında, Koru sahili ise Nitelikli Koruma Alanıyla bitişiktir. Otel yapımı düşük yoğunluklu faaliyet kapsamına girmez. Yapılaşma artışı tarım alanlarına baskı oluşturacak” ifade edildi.

( Antalya Gündem Gazetesi)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.