ATSO Başkanı Hacısüleyman'dan acı gerçek: 'EZİKLİK' kelimesi arayışı
ATSO Başkanı Hacısüleyman'dan acı gerçek: 'EZİKLİK' kelimesi arayışı
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, sosyal medyanın bir algı yönetimi aracı haline geldiğini belirterek, gerçek ile oluşturulan yapay gerçeklik arasındaki farkın bireylerde mutsuzluk, eksiklik ve depresyon duygularını artırdığını söyledi. Hacısüleyman, bir dönem Google’da en çok aranan kelimenin “eziklik” olmasının da bu durumun çarpıcı bir göstergesi olduğunu ifade etti.
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, sosyal medyanın bir algı yönetimi aracı haline geldiğini belirterek, gerçek ile oluşturulan yapay gerçeklik arasındaki farkın bireylerde mutsuzluk, eksiklik ve depresyon duygularını artırdığını söyledi. Hacısüleyman, bir dönem Google’da en çok aranan kelimenin “eziklik” olmasının da bu durumun çarpıcı bir göstergesi olduğunu ifade etti.
haberimizvar.net- Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde, Antalya’da dijital çağın insan üzerindeki etkileri ile sosyal medyanın geleceğinin ele alındığı “Dijital İnsan Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı fikir zirvesi gerçekleştirildi. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen zirvede; sosyal medyanın bireysel ve toplumsal etkileri, dijitalleşmenin iletişim biçimlerini nasıl dönüştürdüğü, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi gibi başlıklar farklı disiplinler üzerinden ele alındı.
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Kâtip Üyesi Göktuğ Şahin, ARD Başkanı Emre Noyan, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu, akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
“BİR FARKINDALIK ÇALIŞMASI OLARAK GÖRÜLMELİ”
Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin bir toplantıdan öte, bireyin kendisini sorguladığı bir farkındalık çalışması olarak görülmesi gerektiğini belirterek, “Etkinliğimizi insanın kendisini gözden geçirmesi, kendisini sorgulaması olarak da değerlendirebiliriz. Sosyal medya çok konuşuluyor, kimi zaman eleştiriliyor, kimi zaman övülüyor. Biz de bu kavramın bilimsel olarak farklı disiplinler tarafından nasıl ele alındığını görmek istedik” dedi.
“ODAĞIMIZ DİJİTAL DÜNYA DEĞİL, DİJİTAL İNSAN”
Sosyal medyanın temelde bir algı yönetimi olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, “ Sosyal medya aslında bir algı üzerine konumlandırılmış bir yapı. Akdeniz Reklamcılar Derneği de bu algının nasıl oluşturulduğunu mesleki olarak bilen bir yapı. Öyle çalışmalar yapılıyor ki, gören satın alıyor, gören katılıyor, gören motive oluyor. Bütün bu süreçler beynimizde nasıl karşılık buluyor, bunu anlamaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Etkinliğin odağını bilinçli olarak ‘dijital dünya’ değil ‘dijital insan’ olarak belirlediklerini dile getiren Hacısüleyman, insanın tarihsel yolculuğuna değinerek, “İnsan, yaratılıştan itibaren doğayla bir iletişim içinde yaşadı. Önce doğaya teslimdi, sonra doğayla uyum aradı, ardından doğaya hükmetmeye çalıştı. Ancak bu üstünlük arayışı bize çok büyük yaralar açtı. Bugün iklim değişikliğini konuşuyorsak, bunun temelinde doğa üzerinde kurduğumuz bu tahakküm var” diye konuştu.
BİLGİ EDİNMEKTEN ÇOK BİLGİ VERMEYE
Teknolojideki hızlı dönüşüme dikkat çeken Hacısüleyman, internetin ilk yıllarında bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran bir araç olarak görüldüğünü belirterek, “2000’li yılların başında internet çok sevildi çünkü bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Kütüphaneler evlerimize girdi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bilgi edinmek için kullandığımız dijital araçları kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Nerede olduğumuzu, kiminle olduğumuzu, ne yediğimizi, nerelere gittiğimizi paylaşıyoruz” dedi.
“ SOSYAL MEDYA BİR ALGI YÖNETİMİDİR”
Sosyal medyanın bireyin gerçeklik algısını dönüştürdüğünü ifade eden Hacısüleyman, “Gerçekle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki arayış, sosyal medyanın en korkutucu yönlerinden biri. Sahip olamadıklarımızı izliyoruz. Bu durum zaman zaman mutsuzluk, eksiklik ve depresyon duygusunu beraberinde getiriyor. Google’da bir dönem en çok aranan kelime olarak ‘eziklik’i açıklaması tesadüf değil” ifadelerini kullandı. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, “Karanlık fabrikalar, insansız üretim konuşuluyor. Evet, teknoloji bu yönde ilerliyor ancak her durumda o sistemi başlatacak, yönetecek bir insana ihtiyaç var. İnsan faktörünün vazgeçilmez olduğuna inanıyorum. Aksi halde bunun sonunun nereye varacağını hep birlikte düşünmemiz gerekir” dedi.
UZMANLAR DİJİTAL ÇAĞI FARKLI BOYUTLARIYLA ELE ALDI
Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklarda ele aldı. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “ Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerini değerlendirdi. Osman Demircan, “ Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın klasik platform anlayışından çıkarak çok katmanlı bir ekosisteme dönüşüm sürecini anlattı.
YAPAY ZEKÂ, E-TOPLULUKLAR VE ÇOCUKLAR
Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda, Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, “E-Topluluklar, Sosyal Medya Üzerinden Yeni Bir Dünya Yaratıyor” başlığıyla dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturma gücüne dikkat çekti. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, “Geleceğin Sosyal Medyası, Bugünün Yapay Zekâsı: İletişimimizi Nasıl Değiştiriyor?” başlığı altında yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü ele aldı.
Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise “Sosyal mi, Asosyal mi? Çocukların Sosyal Medya Davranışı, Çocukların Dijital Geleceği Yeniden mi Yazılıyor?” başlıklı konuşmasında çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, “Bir Yapay Zekâ Gösterisi: Eski Fikirler, Yeni Dokunuşlar, Bilinmez Rekabet” başlıklı sunumuyla yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı.
SOSYAL MEDYADA BAĞIMLILIK TARTIŞMASI
Günün son programında, “ Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde, Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz, “ Sosyal Medya Beyne ve İnsana Ne Yapıyor? İnsan Beyni ‘Bir Tık’ Uğruna Değişiyor mu?” başlığıyla sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini anlattı. Yazar, konuşmacı ve bilim insanı Murat Kaplan, “Ben Şahidim! Sosyal Medya Üzerinde Şahitlik Kavramı” başlıklı sunumunda dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını ele aldı. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise “Sosyal Medyanın Genetiği: Kontrolsüz Sosyal Medya Beyin Çürümesine mi Yol Açıyor?” başlıklı konuşmasında sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.


Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
