giftcardmall/mygift bizim mekan cinsel chat mobil chat sohbet izmir chat sohbet islami chat dini chat

AÜ'de Endometriozis Farkındalık Ayı Etkinliği

SAĞLIK 06.03.2026 - 12:32, Güncelleme: 06.03.2026 - 12:32
 

AÜ'de Endometriozis Farkındalık Ayı Etkinliği

Akdeniz Üniversitesi Endometriozis Farkındalık Ayı Etkinlikleri kapsamında Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu Etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte alanında uzman isimler ve hastalar deneyimlerini paylaştı.

haberimizvar.net- Mart ayı 'Endometriozis Farkındalık Ayı' kapsamında, Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde; Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu tarafından Minimal İnvaziv Jinekoloji Derneği (MİJİD), Minimal İnvaziv Jinekolojik Onkoloji Derneği ve (MİJOD), Robotik Jinekolojik Cerrahi Derneği (RJCD) katkılarıyla Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu Etkinlikleri düzenlendi. Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinliğe Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Şenol, dekan yardımcıları, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcıları, Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnanç Mendilcioğlu, Tıp Fakültesi Jinekolojik Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selen Doğan, Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Tüp Bebek Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Murat Özekinci, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan, akademisyenler, öğrenciler ve hastalar katıldı. Etkinlik Antalya Devlet Konservatuvarı sanatçıları Yiğit Ata Özgül ve Bilge Ceren Akseki'nin dinletisi ile başladı. ENDOMETRİOZİS, KADINLARIN YÜZDE 10'UNDA VAR Açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Akdeniz Üniversitesi olarak Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında bir araya gelmek hakikaten çok büyük mutluluk benim için bir tıp doktoru olarak. Bugün çok konuşulması gereken ama çok da bilinmeyen çok yaygın bir hastalıkla ilgili konuşacağız. Endometriozis, o kadar çok ki toplumda yüzde 10, fertilite yaşında olan kadınların yüzde 10'unda var. En büyük semptomu da aslında en bilinen semptomu da ağrı; karın ağrısı. Ancak bu hastalara maalesef tanı da çok hızlı konamıyor. 6 yıl, 7 yıl kapı kapı dolaşıyorlar ama bir türlü dertlerine çare olamıyorlar. Hatta bazen o ağrıları psikiyatrik olarak tanımlanıyor. Bu anlamda tanısı zor bir hastalık endometriozis; daha sonra da bazen de tedavisi zor olan bir hastalık. Bu anlamda bu kadar çok yaygın kadınlar arasında olan bir hastalığın farkındalığının olması da hakikaten çok kıymetli" dedi. ÇOK ZOR BİR HASTALIK Açılış konuşmasının ardından sunumlar yapıldı. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnanç Mendilcioğlu, “Her hastalık için böyle günler, aylar yapılmıyor ama bazı hastalıklar için bu gerçekten gerekiyor. Endometriozisin nasıl bir hastalık olduğunu bir hasta bilir, bir de bunu takip eden doktor bilir. Gerçekten çok zor bir hastalıktır; yaşayan bilir bunu. Hastaya yaşattığı sorunlar bunlar geçici değil kalıcı hastalıklardır. Bunların takibi, tedavisi gerçekten de zordur. Hem hastayı yorar hem de hekimi yorar; ciddi bir sorumluluktur. İnsanların beklentileri, tam tedavi olma beklentileri her zaman karşılanamaz. Bazen bu hastalık suistimal de edilebilir ama gerçek tanısı konan vakalarda, ehil ellerde gerçekten çok iyi sonuçlar alınabilir" dedi. 10 KADINDAN 5 YA DA 6'SINI BU HASTALIK ETKİLİYOR Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Tüp Bebek Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Murat Özekinci, “Bu öyle bir hastalık ki, hakikaten bunun öneminden ben kısaca bahsedeceğim: 10 kadından bir tanesini etkiliyor kesinlikle bu hastalık. Onun dışında kronik ağrı çeken 10 kadından 6 ya da 7'sini etkiliyor. Ve yine üreme problemleri yaşayan 10 kadından 5 ya da 6'sını, açıklanamayan üreme problemi yaşayan 10 kadından 5 ya da 6'sını bu hastalık etkiliyor. Semptomlar bazen çok sinsi, bazen çok alevli ama bu hastaların gerçekten multidisipliner bir yaklaşıma ihtiyacı var. İyi bir cerraha, iyi bir üreme endokrinolojisi alanında yetkinlik sahibi birisine, yine belki de bir psikoloğa bazen bu hastalarımız ihtiyaç duyabiliyor" dedi. ASLINDA KRONİK BİR AĞRI SENDROMU 'Şiddetli Adet Sancısı Kader Değildir' başlıklı bilimsel farkındalık sunumunu gerçekleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan, hastalığın sadece fiziksel değil, sosyal ve ekonomik boyutlarına dair çarpıcı veriler paylaştı. Endometriozisin sık görülen ancak zor tanınan kronik bir ağrı sendromu olduğunu belirten Doğan, “Hastalar kapı kapı dolaşıyor; bağırsak, idrar yolu veya romatizma doktorlarına gidiyorlar. Sonuç alınamayınca 'psikiyatrik problemin var' denilerek geri gönderiliyorlar. Oysa bu hastalık karın içindeki tüm organları, hatta bacak sinirlerini bile tutabilir" dedi. GENÇ KADINLARA UYARI: ADET SANCISI NORMAL DEĞİLDİR Toplumdaki 'adet sancısı normaldir, çekilir' algısının yanlış olduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğan, genç kızların ve kadınların şu belirtilere dikkat etmesi gerektiğini söyledi: “Ağrı kesiciyle geçmeyen şiddetli adet sancıları. Cinsel ilişki sırasında ağrı. Adet dönemlerinde dışkılama veya idrar yaparken yanma ve batma. Kronik pelvik ağrı, şişkinlik ve hazımsızlık. Eğer ağrı kadının işe veya okula gitmesini engelliyor, sosyal hayatını kısıtlıyorsa bu normal değildir. 20'li yaşlarda konulan erken teşhis, hastalığın gidişatını tamamen değiştirir ve hastanın üretkenliğini geri kazandırır." 'MİDEM BULANDIĞI İÇİN 40 KİLOYA DÜŞTÜM' Etkinlikte hastalar deneyimlerini paylaştı. 24 yaşındaki Berna Yıldırım, hastalığının 16 yaşında başladığını ancak "normal adet sancısı" denilerek yıllarca ihmal edildiğini belirtti. Yıldırım, “Ağrılarım nedeniyle babamın kucağında acile kaldırıldığım günler oldu. Hastalık bağırsaklarıma yayıldığı için sürekli midem bulanıyordu ve 40 kiloya kadar düşmüştüm. Fiziksel bir sorun bulunamayınca beni psikoloğa yönlendirdiler. Ancak Prof. Dr. Selen Doğan ve ekibiyle tanışınca gerçek ortaya çıktı. 8 saatlik bir ameliyat sonrası artık korkusuzca doğa yürüyüşlerine çıkabiliyorum" dedi. 'GÖRÜNMEYEN AĞRIYLA YAŞAMAYI ÖĞRENMİŞTİM' Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tıbbi sekreter olarak görev yapan Hülya Uçar ise hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekti. Yıllarca bel ve bacak ağrısı çektiğini, sosyal hayatının tamamen bittiğini belirten Uçar, “Bir çocuk sahibi olduktan sonra geçtiğini sandım ama daha şiddetli geri döndü. Ameliyat olduğumda hastalığın bağırsak, mesane, karın zarı ve diyaframa kadar yayıldığı görüldü. Doğru tedavi ve başarılı operasyonla ancak şimdi konforlu bir hayata kavuştum" ifadelerini kullandı. OPERA SAHNESİNDEN AMELİYAT MASASINA 15 yıl boyunca teşhis konulamadığını belirten Antalya Devlet Opera ve Balesi Sanatçısı Gülçin Gültekin, yaşadığı süreci şu sözlerle özetledi: “44 yaşındayım ve ömrümün 15 yılı bu hastalıkla, anemiyle ve belirsizlikle geçti. Tüm taramalarım temiz çıktığı için hekimler beni psikiyatriye yönlendirdi. Bir opera sanatçısı olarak sahnede gülümsemem ve dik durmam gerekirken, aslında dördüncü seviye endometriozis ile savaşıyordum. Canlandırdığım hiçbir karakter hasta değildi ama ben her adımda acı çekiyordum." Ameliyat öncesi anestezi altındayken doktoruna şarkı söylemeye çalıştığını ancak başarılı olamadığını esprili bir dille anlatan sanatçı Gültekin, konuşmasının ardından doktoru Prof. Dr. Selen Doğan ve ekibine teşekkür mahiyetinde bir eser seslendirdi. 'ŞİDDETLİ AĞRILAR HAYATIMI OLUMSUZ ETKİLİYORDU' Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde görev yapan 41 yaşındaki hemşire Hatice Gülsüm Yücel ise uzun yıllardır yaşam kalitesini düşüren endometriozis hastalığına karşı verdiği mücadeleyi anlattı. 2008 yılından bu yana bu rahatsızlıkla yaşayan Yücel, daha önce iki kez ameliyat olmasına rağmen ağrılarından kurtulamadığını ifade etti. Hastalığı nedeniyle günlük yaşantısında ve iş hayatında büyük zorluklar çektiğini belirten Yücel, “Şiddetli karın ağrısı, kanama, kronik ağrı ve bacaklarıma vuran ağrı şikayetlerim oluyordu. Çoğu zaman bu durumdan kaynaklı işten izin almak zorunda kalıyordum" dedi. Yücel, doktoruyla tanıştıktan sonra konulan doğru teşhis ve uygulanan tedavi yöntemi sayesinde başarılı bir ameliyat geçirdiğini ifade etti. Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Yücel, artık hayatının daha konforlu ve ağrısız geçtiğini belirterek doktoruna ve ekibine teşekkürlerini sundu. Etkinlik, hastaların deneyimlerini paylaşmasının ardından katılımcıların toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Akdeniz Üniversitesi Endometriozis Farkındalık Ayı Etkinlikleri kapsamında Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu Etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte alanında uzman isimler ve hastalar deneyimlerini paylaştı.

haberimizvar.net- Mart ayı 'Endometriozis Farkındalık Ayı' kapsamında, Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde; Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu tarafından Minimal İnvaziv Jinekoloji Derneği (MİJİD), Minimal İnvaziv Jinekolojik Onkoloji Derneği ve (MİJOD), Robotik Jinekolojik Cerrahi Derneği (RJCD) katkılarıyla Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu Etkinlikleri düzenlendi.

Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinliğe Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Şenol, dekan yardımcıları, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcıları, Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnanç Mendilcioğlu, Tıp Fakültesi Jinekolojik Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selen Doğan, Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Tüp Bebek Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Murat Özekinci, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan, akademisyenler, öğrenciler ve hastalar katıldı. Etkinlik Antalya Devlet Konservatuvarı sanatçıları Yiğit Ata Özgül ve Bilge Ceren Akseki'nin dinletisi ile başladı.

ENDOMETRİOZİS, KADINLARIN YÜZDE 10'UNDA VAR

Açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Akdeniz Üniversitesi olarak Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında bir araya gelmek hakikaten çok büyük mutluluk benim için bir tıp doktoru olarak. Bugün çok konuşulması gereken ama çok da bilinmeyen çok yaygın bir hastalıkla ilgili konuşacağız. Endometriozis, o kadar çok ki toplumda yüzde 10, fertilite yaşında olan kadınların yüzde 10'unda var. En büyük semptomu da aslında en bilinen semptomu da ağrı; karın ağrısı. Ancak bu hastalara maalesef tanı da çok hızlı konamıyor. 6 yıl, 7 yıl kapı kapı dolaşıyorlar ama bir türlü dertlerine çare olamıyorlar. Hatta bazen o ağrıları psikiyatrik olarak tanımlanıyor. Bu anlamda tanısı zor bir hastalık endometriozis; daha sonra da bazen de tedavisi zor olan bir hastalık. Bu anlamda bu kadar çok yaygın kadınlar arasında olan bir hastalığın farkındalığının olması da hakikaten çok kıymetli" dedi.

ÇOK ZOR BİR HASTALIK

Açılış konuşmasının ardından sunumlar yapıldı. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnanç Mendilcioğlu, “Her hastalık için böyle günler, aylar yapılmıyor ama bazı hastalıklar için bu gerçekten gerekiyor. Endometriozisin nasıl bir hastalık olduğunu bir hasta bilir, bir de bunu takip eden doktor bilir. Gerçekten çok zor bir hastalıktır; yaşayan bilir bunu. Hastaya yaşattığı sorunlar bunlar geçici değil kalıcı hastalıklardır. Bunların takibi, tedavisi gerçekten de zordur. Hem hastayı yorar hem de hekimi yorar; ciddi bir sorumluluktur. İnsanların beklentileri, tam tedavi olma beklentileri her zaman karşılanamaz. Bazen bu hastalık suistimal de edilebilir ama gerçek tanısı konan vakalarda, ehil ellerde gerçekten çok iyi sonuçlar alınabilir" dedi.

10 KADINDAN 5 YA DA 6'SINI BU HASTALIK ETKİLİYOR

Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Tüp Bebek Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Murat Özekinci, “Bu öyle bir hastalık ki, hakikaten bunun öneminden ben kısaca bahsedeceğim: 10 kadından bir tanesini etkiliyor kesinlikle bu hastalık. Onun dışında kronik ağrı çeken 10 kadından 6 ya da 7'sini etkiliyor. Ve yine üreme problemleri yaşayan 10 kadından 5 ya da 6'sını, açıklanamayan üreme problemi yaşayan 10 kadından 5 ya da 6'sını bu hastalık etkiliyor. Semptomlar bazen çok sinsi, bazen çok alevli ama bu hastaların gerçekten multidisipliner bir yaklaşıma ihtiyacı var. İyi bir cerraha, iyi bir üreme endokrinolojisi alanında yetkinlik sahibi birisine, yine belki de bir psikoloğa bazen bu hastalarımız ihtiyaç duyabiliyor" dedi.

ASLINDA KRONİK BİR AĞRI SENDROMU

'Şiddetli Adet Sancısı Kader Değildir' başlıklı bilimsel farkındalık sunumunu gerçekleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan, hastalığın sadece fiziksel değil, sosyal ve ekonomik boyutlarına dair çarpıcı veriler paylaştı. Endometriozisin sık görülen ancak zor tanınan kronik bir ağrı sendromu olduğunu belirten Doğan, “Hastalar kapı kapı dolaşıyor; bağırsak, idrar yolu veya romatizma doktorlarına gidiyorlar. Sonuç alınamayınca 'psikiyatrik problemin var' denilerek geri gönderiliyorlar. Oysa bu hastalık karın içindeki tüm organları, hatta bacak sinirlerini bile tutabilir" dedi.

GENÇ KADINLARA UYARI: ADET SANCISI NORMAL DEĞİLDİR

Toplumdaki 'adet sancısı normaldir, çekilir' algısının yanlış olduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğan, genç kızların ve kadınların şu belirtilere dikkat etmesi gerektiğini söyledi:

“Ağrı kesiciyle geçmeyen şiddetli adet sancıları. Cinsel ilişki sırasında ağrı. Adet dönemlerinde dışkılama veya idrar yaparken yanma ve batma. Kronik pelvik ağrı, şişkinlik ve hazımsızlık. Eğer ağrı kadının işe veya okula gitmesini engelliyor, sosyal hayatını kısıtlıyorsa bu normal değildir. 20'li yaşlarda konulan erken teşhis, hastalığın gidişatını tamamen değiştirir ve hastanın üretkenliğini geri kazandırır."

'MİDEM BULANDIĞI İÇİN 40 KİLOYA DÜŞTÜM'

Etkinlikte hastalar deneyimlerini paylaştı. 24 yaşındaki Berna Yıldırım, hastalığının 16 yaşında başladığını ancak "normal adet sancısı" denilerek yıllarca ihmal edildiğini belirtti. Yıldırım, “Ağrılarım nedeniyle babamın kucağında acile kaldırıldığım günler oldu. Hastalık bağırsaklarıma yayıldığı için sürekli midem bulanıyordu ve 40 kiloya kadar düşmüştüm. Fiziksel bir sorun bulunamayınca beni psikoloğa yönlendirdiler. Ancak Prof. Dr. Selen Doğan ve ekibiyle tanışınca gerçek ortaya çıktı. 8 saatlik bir ameliyat sonrası artık korkusuzca doğa yürüyüşlerine çıkabiliyorum" dedi.

'GÖRÜNMEYEN AĞRIYLA YAŞAMAYI ÖĞRENMİŞTİM'

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tıbbi sekreter olarak görev yapan Hülya Uçar ise hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekti. Yıllarca bel ve bacak ağrısı çektiğini, sosyal hayatının tamamen bittiğini belirten Uçar, “Bir çocuk sahibi olduktan sonra geçtiğini sandım ama daha şiddetli geri döndü. Ameliyat olduğumda hastalığın bağırsak, mesane, karın zarı ve diyaframa kadar yayıldığı görüldü. Doğru tedavi ve başarılı operasyonla ancak şimdi konforlu bir hayata kavuştum" ifadelerini kullandı.

OPERA SAHNESİNDEN AMELİYAT MASASINA

15 yıl boyunca teşhis konulamadığını belirten Antalya Devlet Opera ve Balesi Sanatçısı Gülçin Gültekin, yaşadığı süreci şu sözlerle özetledi:

“44 yaşındayım ve ömrümün 15 yılı bu hastalıkla, anemiyle ve belirsizlikle geçti. Tüm taramalarım temiz çıktığı için hekimler beni psikiyatriye yönlendirdi. Bir opera sanatçısı olarak sahnede gülümsemem ve dik durmam gerekirken, aslında dördüncü seviye endometriozis ile savaşıyordum. Canlandırdığım hiçbir karakter hasta değildi ama ben her adımda acı çekiyordum."

Ameliyat öncesi anestezi altındayken doktoruna şarkı söylemeye çalıştığını ancak başarılı olamadığını esprili bir dille anlatan sanatçı Gültekin, konuşmasının ardından doktoru Prof. Dr. Selen Doğan ve ekibine teşekkür mahiyetinde bir eser seslendirdi.

'ŞİDDETLİ AĞRILAR HAYATIMI OLUMSUZ ETKİLİYORDU'

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde görev yapan 41 yaşındaki hemşire Hatice Gülsüm Yücel ise uzun yıllardır yaşam kalitesini düşüren endometriozis hastalığına karşı verdiği mücadeleyi anlattı. 2008 yılından bu yana bu rahatsızlıkla yaşayan Yücel, daha önce iki kez ameliyat olmasına rağmen ağrılarından kurtulamadığını ifade etti. Hastalığı nedeniyle günlük yaşantısında ve iş hayatında büyük zorluklar çektiğini belirten Yücel, “Şiddetli karın ağrısı, kanama, kronik ağrı ve bacaklarıma vuran ağrı şikayetlerim oluyordu. Çoğu zaman bu durumdan kaynaklı işten izin almak zorunda kalıyordum" dedi.

Yücel, doktoruyla tanıştıktan sonra konulan doğru teşhis ve uygulanan tedavi yöntemi sayesinde başarılı bir ameliyat geçirdiğini ifade etti. Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Yücel, artık hayatının daha konforlu ve ağrısız geçtiğini belirterek doktoruna ve ekibine teşekkürlerini sundu.

Etkinlik, hastaların deneyimlerini paylaşmasının ardından katılımcıların toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.