dini chat
deneme bonusu deneme bonusu veren siteler bonus veren siteler
kuşadası escort antalya travesti çorlu escort çerkezköy escort çeşme escort kayseri escort konya escort gaziantep escort fethiye escort bodrum escort
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu deneme bonusu veren siteler

Kadınlarda kalp krizi daha sinsi ilerliyor

SAĞLIK 29.08.2025 - 11:41, Güncelleme: 29.08.2025 - 11:41
 

Kadınlarda kalp krizi daha sinsi ilerliyor

Kardiyolog Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, göğüs ağrısı yerine; nefes darlığı, mide bulantısı, sırt, boyun ya da çene ağrısı, aşırı halsizlik ve soğuk terleme gibi daha 'sessiz' belirtilerle kendini gösteren kalp krizinin, kadınlarda daha sinsi ilerlediğini söyledi.

haberimizvar.net- Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, kadınlarda kalp krizinin riskleri ve erken tanı hakkında bilgi verdi. Kalp krizi uzun yıllardır erkeklerle özdeşleştiriliyor ancak bu sağlık sorunu kadınlar için de en büyük tehditlerden biri olmaya devam ettiğini ifade eden Avkaroğulları, "Üstelik kadınlarda kalp krizi, erkeklerden farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor ve bu da çoğu zaman tanının gecikmesine neden oluyor. Göğüs ağrısı yerine; nefes darlığı, mide bulantısı, sırt, boyun ya da çene ağrısı, aşırı halsizlik ve soğuk terleme gibi daha 'sessiz' belirtilerle kendini gösteren kalp krizi, kadınlarda daha sinsi ilerleyebiliyor" dedi. KALP KRİZİ ERKEK HASTALIĞI DEĞİL Avkaroğulları, toplumda yaygın olan 'kalp krizi erkeklerde olur' algısı, kadınların koruyucu sağlık kontrollerini ihmal etmesine yol açtığına dikkati çekerek, "Oysa bilimsel veriler, kalp hastalıklarının kadınlarda da en sık ölüm nedenlerinden biri olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kadınlar, vücutlarının verdiği sinyalleri çoğu zaman stres ya da yorgunlukla karıştırıyor, bu da tanı ve tedavi süreçlerinin gecikmesine neden oluyor" diye konuştu. MENEPOZLA GEŞEN SESSİZ RİSK Menopoz döneminin kadınlar için kalp sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Avkaroğulları, bu süreçte östrojen hormonunun azalmasının, damarların yapısını ve işlevini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Damar sertliği, kolesterol seviyelerinde bozulma, kan basıncında artış ve kilo kontrolünün zorlaşmasının, menopoz sonrası kadınlarda kalp-damar hastalıklarına yatkınlığı arttırdığını söyleyen Avkaroğulları, "Bu nedenle 45-50 yaş ve üzeri kadınların, özellikle aile öyküsü, yüksek tansiyon, diyabet ya da kolesterol problemi gibi risk faktörleri taşıyorsa, düzenli olarak kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi önerilir" ifadelerine yer verdi. Avkaroğulları, yılda en az bir kez kardiyoloji muayenesi, tansiyon, kolesterol ve kan şekeri gibi değerlerin düzenli takibi, stres yönetimi, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite, sigara ve alkolden uzak durmanın kalp sağlığı için önemli olduğunu, gerekli durumlarda da EKG, Efor Testi, Ekokardiyografi ve bazı kan tetkikleri ile kalp sağlığı yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. SESSİZ RİSKLERİ GÖRÜNÜR KILIN Son olarak kalp hastalıklarının bazılarının hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Avkaroğulları, "Bu nedenle özellikle menopoz sonrası dönemde, risk faktörleri taşıyan kadınlar için detaylı kalp değerlendirmesi büyük önem taşır. Koroner BT Anjiyografi, kalp damarlarını ayrıntılı ve non-invaziv (girişim gerektirmeyen) şekilde görüntüleyen ileri bir tetkiktir. Erken dönemde damar tıkanıklıklarını tespit ederek, kalp krizi yaşanmadan önce önlem alma imkânı sunar. Kardiyoloji muayenesi sırasında, hekiminizin önerisiyle yapılacak bu tür taramalar, kalp sağlığınız hakkında daha net ve güvenilir bilgi edinmenizi sağlar" diye konuştu.
Kardiyolog Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, göğüs ağrısı yerine; nefes darlığı, mide bulantısı, sırt, boyun ya da çene ağrısı, aşırı halsizlik ve soğuk terleme gibi daha 'sessiz' belirtilerle kendini gösteren kalp krizinin, kadınlarda daha sinsi ilerlediğini söyledi.

haberimizvar.net- Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, kadınlarda kalp krizinin riskleri ve erken tanı hakkında bilgi verdi.

Kalp krizi uzun yıllardır erkeklerle özdeşleştiriliyor ancak bu sağlık sorunu kadınlar için de en büyük tehditlerden biri olmaya devam ettiğini ifade eden Avkaroğulları, "Üstelik kadınlarda kalp krizi, erkeklerden farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor ve bu da çoğu zaman tanının gecikmesine neden oluyor. Göğüs ağrısı yerine; nefes darlığı, mide bulantısı, sırt, boyun ya da çene ağrısı, aşırı halsizlik ve soğuk terleme gibi daha 'sessiz' belirtilerle kendini gösteren kalp krizi, kadınlarda daha sinsi ilerleyebiliyor" dedi.

KALP KRİZİ ERKEK HASTALIĞI DEĞİL

Avkaroğulları, toplumda yaygın olan ' kalp krizi erkeklerde olur' algısı, kadınların koruyucu sağlık kontrollerini ihmal etmesine yol açtığına dikkati çekerek, "Oysa bilimsel veriler, kalp hastalıklarının kadınlarda da en sık ölüm nedenlerinden biri olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kadınlar, vücutlarının verdiği sinyalleri çoğu zaman stres ya da yorgunlukla karıştırıyor, bu da tanı ve tedavi süreçlerinin gecikmesine neden oluyor" diye konuştu.

MENEPOZLA GEŞEN SESSİZ RİSK

Menopoz döneminin kadınlar için kalp sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Avkaroğulları, bu süreçte östrojen hormonunun azalmasının, damarların yapısını ve işlevini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Damar sertliği, kolesterol seviyelerinde bozulma, kan basıncında artış ve kilo kontrolünün zorlaşmasının, menopoz sonrası kadınlarda kalp-damar hastalıklarına yatkınlığı arttırdığını söyleyen Avkaroğulları, "Bu nedenle 45-50 yaş ve üzeri kadınların, özellikle aile öyküsü, yüksek tansiyon, diyabet ya da kolesterol problemi gibi risk faktörleri taşıyorsa, düzenli olarak kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi önerilir" ifadelerine yer verdi.

Avkaroğulları, yılda en az bir kez kardiyoloji muayenesi, tansiyon, kolesterol ve kan şekeri gibi değerlerin düzenli takibi, stres yönetimi, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite, sigara ve alkolden uzak durmanın kalp sağlığı için önemli olduğunu, gerekli durumlarda da EKG, Efor Testi, Ekokardiyografi ve bazı kan tetkikleri ile kalp sağlığı yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.

SESSİZ RİSKLERİ GÖRÜNÜR KILIN

Son olarak kalp hastalıklarının bazılarının hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Avkaroğulları, "Bu nedenle özellikle menopoz sonrası dönemde, risk faktörleri taşıyan kadınlar için detaylı kalp değerlendirmesi büyük önem taşır. Koroner BT Anjiyografi, kalp damarlarını ayrıntılı ve non-invaziv (girişim gerektirmeyen) şekilde görüntüleyen ileri bir tetkiktir. Erken dönemde damar tıkanıklıklarını tespit ederek, kalp krizi yaşanmadan önce önlem alma imkânı sunar. Kardiyoloji muayenesi sırasında, hekiminizin önerisiyle yapılacak bu tür taramalar, kalp sağlığınız hakkında daha net ve güvenilir bilgi edinmenizi sağlar" diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.