Sel kader değil!
Sel kader değil!
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son yıllarda Antalya ile birlikte artan su baskınları ve iklim kaynaklı afetlerin tarımsal üretimi ve üreticileri ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti. Su baskınları yaşandığında üreticinin yanına gidip yaşananları izlemenin üreticinin yanında olmak anlamına gelmediğini vurgulayan Kaçın, "Sel kader değil, bacasız fabrikalarımız tehlikede" dedi.
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son yıllarda Antalya ile birlikte artan su baskınları ve iklim kaynaklı afetlerin tarımsal üretimi ve üreticileri ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti. Su baskınları yaşandığında üreticinin yanına gidip yaşananları izlemenin üreticinin yanında olmak anlamına gelmediğini vurgulayan Kaçın, "Sel kader değil, bacasız fabrikalarımız tehlikede" dedi.
haberimizvar.net- Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son yıllarda artan su baskınharı ve iklim kaynaklı afetlerin tarımsal üretimi ve üreticileri ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti. Kaçın, şunları söyledi:
"Son yıllarda artan su baskınları ve iklim kaynaklı afetler, tarımsal üretimi ve üreticilerimizi ciddi biçimde tehdit etmektedir. Su baskını yaşandığında üreticinin yanına gidip yaşananları izlemek, üreticinin yanında olmak anlamına gelmez. Üreticinin ve vatandaşın yanında olmak; yaşanan hasarlara bilim sel temelli, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmekle mümkündür. Sadece görüntü vermekle bu sorunlar çözülemez.
Bugün ülkemizde tarım topraklarının yaklaşık %12’si kaybedilmiş durumdadır. Çiftçilerimiz son derece zor koşullar altında üretim yapmaya çalışmaktadır. Birçok bölgede her 2–3 yılda bir, bazı bölgelerde ise her yıl ciddi su baskınları ve doğal afetler nedeniyle seralar ve tarım arazileri zarar görmektedir. Oysa bu alanlar birinci sınıf tarım topraklarıdır; ülkemizin üretim gücünü temsil eden, stratejik öneme sahip alanlardır.
Bu koşulların devam etmesi hâlinde üreticilerimizin üretimi terk etmesi ve çiftçilikten uzaklaşması kaçınılmazdır. Nitekim bugün üreticilerimizin ortalama yaşı 58’e ulaşmış, genç nüfus hızla tarımdan uzaklaşmıştır. Bu tablo, tarımın sürdürülebilirliği açısından ciddi bir alarm niteliği taşımaktadır.
Antalya başta olmak üzere ülkemizin birçok bölgesinde üreticilerimiz büyük bir özveriyle üretim yapmaktadır. Unutulmamalıdır ki bu üreticilerimizin her biri, ülkemizin bacasız fabrikalarıdır.
Öte yandan Antalya’da planlanan bazı yapılaşma alanları da sel ve su baskını riski açısından ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. Antalya Konyaaltı ilçesi Çakırlar bölgesinde yapılması planlanan TOKİ konutlarının bulunduğu alanın, sel ve su baskını riski taşıdığı bilinmektedir. Bu bölgede yüzeyin gevşek olduğu ifade edilse de, esas sel ve su baskını riskinin çevredeki tarım alanlarını ve çiftçileri doğrudan etkileyeceği unutulmamalıdır. Plansız ve bilim sel verilerden uzak yapılaşmalar, yalnızca konut alanlarını değil, tarımsal üretimi de geri dönüşü olmayan zararlara sürüklemektedir.
Antalya ilinde özellikle Kumluca, Aksu (Kemerağzı, Kundu, Boztepe) ve Serik bölgeleri, en sık sel ve su baskınlarının yaşandığı alanlar arasında yer almaktadır. Bu bölgelerde hem tarım arazileri hem de üreticilerimiz her yıl ciddi zararlar görmekte, üretim sürekliliği tehlikeye girmektedir.
Elbette ki doğal afetler kaderdir; Allah’tan gelen her türlü hasar başımız gözümüzün üzerinedir. Ancak önlenebilir riskler ve azaltılabilir zararlar için gerekli tedbirleri almak, yetkililerin sorumluluğudur. Üreticimizi, tarım topraklarımızı ve ülkemizin gıda güvenliğini korumak için acilen bilim sel ve kalıcı çözümler hayata geçirilmelidir."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
