GÜNDEM Haber Girişi: 15.08.2019 - 14:03, Güncelleme: 07.12.2020 - 14:04

SİYAD’dan Altın Portakal çağrısı:Sansürle yüzleşin!

 

SİYAD’dan Altın Portakal çağrısı:Sansürle yüzleşin!

SİYAD’dan Altın Portakal çağrısı: Sansürle yüzleşin!
haberimizvar.net Hülya Uçansu, Reis Çelik, Alin Taşçıyan gibi isimlerin Altın Portakal ve Altın Koza’da danışman yapılması üzerine 51’inci Altın Portakal Film Festivali’nde yaşanan sansür skandalı yeniden gündeme geldi. Bu isimlerin Menderes Türel döneminde ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ isimli Gezi belgeselinin sansürlenmesi ile başlayan, belgesel ve kısa film bölümlerinin iptaliyle süren ve sonunda ‘ulusal yarışma’nın kaldırılmasına kadar varan sürecin mimarları olduğunu hatırlatan sinema çevreleri ardı ardına tepki vermeye başladı. Son tepki de Sinema Yazarları Derneği’nden (SİYAD) geldi. Festivallere ve belediyelere çağrı yapan SİYAD yönetim kurulu, “2014 sansür vakasıyla yüzleşmeden bir sayfa açılamaz” dedi.   2014’DEKİ SANSÜR REZALETİ SİYAD’ın çağrısında sansür süreci şöyle özetlendi: “2014 yılında Altın Portakal’da yarışmaya seçilen belgesel Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’e uygulanan sansürün ardından, birçok filmin üreticisi filmini dayanışma adına yarışmadan çekmiş, çok sayıda jüri üyesi görevlerinden istifa etmiş, sansüre uğrayan, sansüre karşı çıkan kişi ve kurumlar, festival yönetimi ve destekçileri tarafından çok yönlü baskılara, son derece çirkin yıpratma ve karalama faaliyetlerine, hakaretlere maruz bırakılmıştı. Bu sansür, ulusal, belgesel ve kısa film yarışmalarının festivalden kaldırılmasına kadar gidecek olan sürecin başlangıcı oldu. Böylelikle, sansür mekanizmasına meşru bir zemin sağlanmış oldu ve sansür vakaları ivmelenerek arttı”. ‘HAKİKİ BİR YÜZLEŞME YOK’ Bu yılki yerel seçimlerin ardından belediye yönetiminin değişmesiyle Antalya’ya ulusal yarışma, belgesel ve kısa film yarışmalarının geri geleceğinin açıklandığı hatırlatılan çağrı metninde, “Birçok belediye de kültür sanat politikalarını gözden geçireceklerine dair taahhütler verdi. Memnuniyetle karşıladığımız bu gelişmelere karşın hem festivallerin hem de el değiştiren belediyelerin geçmişin hatalarıyla hakiki bir biçimde yüzleşmediklerini gözlemliyor ve Sinema Yazarları Derneği olarak taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz” denildi. SİYAD’IN FESTİVAL TALEPLERİ SİYAD’ın çağrısında festival yönetimlerinden ve belediyelerden talepler de şöyle sıralandı: “- Dijital mecraların bile sansürlenmeye teşebbüs edildiği bir dönemeçte, Altın Portakal’ın 2014’te yaşanan sansür vakasıyla yüzleşmeden, geçmişin üzerini örterek yeni bir sayfa açması mümkün değildir. 2014 yılında festival yönetiminde yer alıp sansür vakasında doğrudan sorumlu olan veya o dönemde festival danışmanlık vb. kadrolarında yer alıp sansüre uğrayan belgeselle dayanışma göstermemiş kişilerin kamu önünde özeleştiri vermeden festivallerde görev almaları kabul edilemez.  - Bu yılki Altın Portakal Film Festivali’nde, sansürlenmiş Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’in ve 2014 yılında dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösterimi yapılmalıdır. - Festivaller birincil misyonunu hatırlamalı, ticari gösterim ağları ya da sansür nedeniyle gösterilemeyen filmlerin izleyicilerle buluşabilmesinde ısrarcı olmalıdır. - Yönetmenlerin yargılandığı, filmlerin sansürlendiği, her mecranın büyük bir baskı altına alındığı bir dönemde festivaller sansür meselesinin tartışılabileceği alanlar açmalıdır. - Son yirmi yıldır süre giden, kültür sanat alanlarını çoraklaştıran politikalar, alternatif basın kuruluşlarının kapatılmasına, kültür sanat alanında çalışan birçok arkadaşımızın işsiz kalmasına neden olmuşken, festival ekipleri ve belediyelerin kültür sanat daireleri ezberci reflekslerle oluşturulmamalı, baskıcı politikalar nedeniyle işinden olmuş liyakatli meslektaşlarımızın istihdamına önem verilmelidir.  - Adana Altın Koza Film Festivali ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, sinema sektöründe cinsiyet eşitliğini hedefleyen uluslararası #5050×2020 (2020 yılına kadar yüzde 50 eşitlik) taahhüdünü kabul ettiler. Türkiye’de Filmmor Kadın Kooperatifi’nin öncülüğünü üstlendiği kampanyaya diğer festivaller ve belediyeler de katılmalı, ekiplerinde ve programlarındaki filmlerde cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yapmalıdır”.
SİYAD’dan Altın Portakal çağrısı: Sansürle yüzleşin!

haberimizvar.net Hülya Uçansu, Reis Çelik, Alin Taşçıyan gibi isimlerin Altın Portakal ve Altın Koza’da danışman yapılması üzerine 51’inci Altın Portakal Film Festivali’nde yaşanan sansür skandalı yeniden gündeme geldi. Bu isimlerin Menderes Türel döneminde ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ isimli Gezi belgeselinin sansürlenmesi ile başlayan, belgesel ve kısa film bölümlerinin iptaliyle süren ve sonunda ‘ulusal yarışma’nın kaldırılmasına kadar varan sürecin mimarları olduğunu hatırlatan sinema çevreleri ardı ardına tepki vermeye başladı. Son tepki de Sinema Yazarları Derneği’nden (SİYAD) geldi. Festivallere ve belediyelere çağrı yapan SİYAD yönetim kurulu, “2014 sansür vakasıyla yüzleşmeden bir sayfa açılamaz” dedi.

 

2014’DEKİ SANSÜR REZALETİ

SİYAD’ın çağrısında sansür süreci şöyle özetlendi: “2014 yılında Altın Portakal’da yarışmaya seçilen belgesel Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’e uygulanan sansürün ardından, birçok filmin üreticisi filmini dayanışma adına yarışmadan çekmiş, çok sayıda jüri üyesi görevlerinden istifa etmiş, sansüre uğrayan, sansüre karşı çıkan kişi ve kurumlar, festival yönetimi ve destekçileri tarafından çok yönlü baskılara, son derece çirkin yıpratma ve karalama faaliyetlerine, hakaretlere maruz bırakılmıştı. Bu sansür, ulusal, belgesel ve kısa film yarışmalarının festivalden kaldırılmasına kadar gidecek olan sürecin başlangıcı oldu. Böylelikle, sansür mekanizmasına meşru bir zemin sağlanmış oldu ve sansür vakaları ivmelenerek arttı”.

‘HAKİKİ BİR YÜZLEŞME YOK’

Bu yılki yerel seçimlerin ardından belediye yönetiminin değişmesiyle Antalya’ya ulusal yarışma, belgesel ve kısa film yarışmalarının geri geleceğinin açıklandığı hatırlatılan çağrı metninde, “Birçok belediye de kültür sanat politikalarını gözden geçireceklerine dair taahhütler verdi. Memnuniyetle karşıladığımız bu gelişmelere karşın hem festivallerin hem de el değiştiren belediyelerin geçmişin hatalarıyla hakiki bir biçimde yüzleşmediklerini gözlemliyor ve Sinema Yazarları Derneği olarak taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz” denildi.

SİYAD’IN FESTİVAL TALEPLERİ

SİYAD’ın çağrısında festival yönetimlerinden ve belediyelerden talepler de şöyle sıralandı:

“- Dijital mecraların bile sansürlenmeye teşebbüs edildiği bir dönemeçte, Altın Portakal’ın 2014’te yaşanan sansür vakasıyla yüzleşmeden, geçmişin üzerini örterek yeni bir sayfa açması mümkün değildir. 2014 yılında festival yönetiminde yer alıp sansür vakasında doğrudan sorumlu olan veya o dönemde festival danışmanlık vb. kadrolarında yer alıp sansüre uğrayan belgeselle dayanışma göstermemiş kişilerin kamu önünde özeleştiri vermeden festivallerde görev almaları kabul edilemez. 
- Bu yılki Altın Portakal Film Festivali’nde, sansürlenmiş Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’in ve 2014 yılında dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösterimi yapılmalıdır.
- Festivaller birincil misyonunu hatırlamalı, ticari gösterim ağları ya da sansür nedeniyle gösterilemeyen filmlerin izleyicilerle buluşabilmesinde ısrarcı olmalıdır.
- Yönetmenlerin yargılandığı, filmlerin sansürlendiği, her mecranın büyük bir baskı altına alındığı bir dönemde festivaller sansür meselesinin tartışılabileceği alanlar açmalıdır.
- Son yirmi yıldır süre giden, kültür sanat alanlarını çoraklaştıran politikalar, alternatif basın kuruluşlarının kapatılmasına, kültür sanat alanında çalışan birçok arkadaşımızın işsiz kalmasına neden olmuşken, festival ekipleri ve belediyelerin kültür sanat daireleri ezberci reflekslerle oluşturulmamalı, baskıcı politikalar nedeniyle işinden olmuş liyakatli meslektaşlarımızın istihdamına önem verilmelidir. 
- Adana Altın Koza Film Festivali ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, sinema sektöründe cinsiyet eşitliğini hedefleyen uluslararası #5050×2020 (2020 yılına kadar yüzde 50 eşitlik) taahhüdünü kabul ettiler. Türkiye’de Filmmor Kadın Kooperatifi’nin öncülüğünü üstlendiği kampanyaya diğer festivaller ve belediyeler de katılmalı, ekiplerinde ve programlarındaki filmlerde cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yapmalıdır”.

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.