Haber Girişi: 25.08.2021 - 13:01, Güncelleme: 25.08.2021 - 13:01

IMF’den para alıp kasaya koymuşuz

 

IMF’den para alıp kasaya koymuşuz

Erdoğan’ın, “Merkez Bankası’nın rezervi 115 dolar olacak” sözünü eleştiren Kılıçdaroğlu, “IMF’den para almışız, getirmişiz Merkez Bankası’na koymuşuz. Başkasından almışız kendi kasamıza koymuşuz ama bu para bizim paramız değil” dedi
HABERİMİZVAR - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’nda yaptığı konuşmada “Devlet önyargı ile yönetilmez. Devlet kinle, öfkeyle, kuşkuyla yönetilmez. Akılla, mantıkla, istişareyle, erdemle yönetilir” dedi.  Devleti yönetecek kişinin adil olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Devleti yönetecek kişinin bütün vatandaşlarına aynı mesafede olması, herkesi kucaklaması lazım. Ayrım yapmaması lazım. Devleti yönetecek kişi adil olmazsa toplumda ayrışma ve kutuplaşma olur. Adalet çok önemli bir kavramdır. Dünya adalet üzerine inşa edilmiştir. Devleti yönetecek kişinin adil olması lazım, topluma örnek olması lazım” diye konuştu. LİYAKATSIZLIĞIN SONU FELAKETTİR Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “İnancımıza göre israf haramdır. Devleti yönetecek kişinin israf yapmaması lazım. İsraf başta olursa yüz binlerce ailede çocuklar yatağa aç girer. İsrafı en baştan başlayıp aşağıya kadar inerseniz zararı Türkiye’ye, insanımıza verirsiniz. Devleti yönetecek kişilerin liyakatli olması lazım. Bir arkeoloğu getirip sen hakimlik yap diyemezsiniz. Herkes kendi alanında yetişmek, görevini yapmak zorundadır. İşi ehline teslim etmek gibi temel bir kuralımız vardır. İşi ehline teslim etmezseniz sonu felakettir. Devleti yöneten kişi milletten toplanan verginin hesabını millete vermek zorundadır. Buna devlette şeffaflık diyoruz”. DEMOKRASİDE DEVLET SIRRI OLMAZ “Şehir hastaneleri yapıyoruz, otobanlar yapıyoruz derler. E güzel. Ama bir soru soruyorum. Kaça yaptınız? Bu sorunun cevabını kimse bilmiyor. Benim bilmeye hakkım var, çünkü o parayı ben ödüyorum. Muhtarın da, esnafın, sanayicinin, ev kadının da bilmeye hakkı var. Çünkü vergiyi onlar ödüyorlar. Burada devlet sırrı olmaz. Demokrasinin temel kurallarında devlet sırrı olmaz. Şöyle bir ülke düşünün. O ülkenin İçişleri Bakanı çıkıyor, ‘Bir siyasetçiye her ay 10 bin dolar rüşvet veriliyor’ diyor. Bizim kanunlarımıza göre bu suçtur. Bunu ben söylesem derler ki bir siyasi söylüyor. Bunu söyleyen emniyetin ve istihbaratın başında olan bakan söylüyor. Her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçi kim? Ahlaksız birisinin TBMM’de yerinin olmaması lazım. Eğer kul hakkı yiyorsa, bunun ortaya çıkarılması lazım. Savcının derhal harekete geçmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğru yönetiliyor mu? Adaletle, erdemle yönetiliyor mu? Söylediğim sadece 10 bin dolar”. BAŞKASININ PARASI KASAYA KONMUŞ “Bir de 128 milyar doları düşünün. Bir bakıyoruz bu para buharlaşmış. Kime sattın, kaça sattın belli değil. Afiş asıyoruz, afişleri indiriyorlar. Bir lira, 10 lira değil. 128 milyar dolar. Hala bir açıklama yok. Vatandaşın cebinde diyorlar. Esnafa sordum, ‘Nerde beyim’ diyor. Bakkala sorduk yok. Nerede bu para ve kimlere verildi? Merkez Bankası’nın rezervi 109 milyar dolar oldu. ‘Yakında 115 dolar olacak’ dedi devleti yöneten kişi. IMF’yi söyleyemiyor. Bu kimin parası? Türkiye Cumhuriyeti’nin parası mı? Çin’in, Katar’ın Güney Kore’nin parası, borç almışız. IMF’den para almışız, getirmişiz Merkez Bankası’na koymuşuz. Başkasından almışız kendi kasamıza koymuşuz ama bu para bizim paramız değil. Gerçekte Merkez Bankası’nın döviz rezervi eksi 53 milyar 200 milyon dolar”. FAİZE GÜNDE 58 MİLYON DOLAR GİDİYOR “Dünyada döviz bolluğu var. Almanya eksi faizle borçlanır. Biz dünyanın en yüksek faizini ödeyen ülkelerden biriyiz. Hangi gerekçe ile en yüksek faizi ödüyoruz biz? Bir ayda ödediğimiz faiz 1 milyar 800 milyon dolar. Bir günde ödediğimiz faiz 57 milyon 800 bin dolar. Bir saatte ödediğimiz faiz 2 milyon 400 bin dolar faiz ediyoruz. 18 yılda ödediğimiz faiz 187 milyar 588 milyon dolar”. MÜLTECİLERİ PARAYLA ALIYORLAR Öteden beri Türkiye’nin ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ ekseninde bir dış politika oluşturmasını savunan biriyim. Bütün komşularımızla ilişkilerimizi büyütmek ve geliştirmek zorundayız. 3 milyon 600 bin Suriyeli var resmi kayıtlara göre. Gayrı resmi kayıtlara göre 5 milyon. Biz bu insanlar için 40 milyar dolar para harcadık. Peki bu insanlar ne olacak? Bu yetmedi şimdi Afganistan’dan geliyorlar. Kadın, yaşlı, çocuk da değil, hepsi genç. Ne yapacağız? Karşı çıkıyorum. Bu söz Erdoğan’a ait bana ait değil. ‘Finansmanı iyi yönettiğimiz için mültecileri Türkiye’ye alıyoruz’. Parti Sözcüsü de açıklama yapıyor, ‘Bir tek mülteci almayacağız’ diyor. Ya hu seni kim takar arkadaş? En tepedeki insan ‘parayı veren düdüğü çalar, ben mültecileri alırım yeter ki sen bana para ver’ diyor”.  
Erdoğan’ın, “Merkez Bankası’nın rezervi 115 dolar olacak” sözünü eleştiren Kılıçdaroğlu, “IMF’den para almışız, getirmişiz Merkez Bankası’na koymuşuz. Başkasından almışız kendi kasamıza koymuşuz ama bu para bizim paramız değil” dedi

HABERİMİZVAR - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’nda yaptığı konuşmada “Devlet önyargı ile yönetilmez. Devlet kinle, öfkeyle, kuşkuyla yönetilmez. Akılla, mantıkla, istişareyle, erdemle yönetilir” dedi.  Devleti yönetecek kişinin adil olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Devleti yönetecek kişinin bütün vatandaşlarına aynı mesafede olması, herkesi kucaklaması lazım. Ayrım yapmaması lazım. Devleti yönetecek kişi adil olmazsa toplumda ayrışma ve kutuplaşma olur. Adalet çok önemli bir kavramdır. Dünya adalet üzerine inşa edilmiştir. Devleti yönetecek kişinin adil olması lazım, topluma örnek olması lazım” diye konuştu.

LİYAKATSIZLIĞIN SONU FELAKETTİR

Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “İnancımıza göre israf haramdır. Devleti yönetecek kişinin israf yapmaması lazım. İsraf başta olursa yüz binlerce ailede çocuklar yatağa aç girer. İsrafı en baştan başlayıp aşağıya kadar inerseniz zararı Türkiye’ye, insanımıza verirsiniz. Devleti yönetecek kişilerin liyakatli olması lazım. Bir arkeoloğu getirip sen hakimlik yap diyemezsiniz. Herkes kendi alanında yetişmek, görevini yapmak zorundadır. İşi ehline teslim etmek gibi temel bir kuralımız vardır. İşi ehline teslim etmezseniz sonu felakettir. Devleti yöneten kişi milletten toplanan verginin hesabını millete vermek zorundadır. Buna devlette şeffaflık diyoruz”.

DEMOKRASİDE DEVLET SIRRI OLMAZ

“Şehir hastaneleri yapıyoruz, otobanlar yapıyoruz derler. E güzel. Ama bir soru soruyorum. Kaça yaptınız? Bu sorunun cevabını kimse bilmiyor. Benim bilmeye hakkım var, çünkü o parayı ben ödüyorum. Muhtarın da, esnafın, sanayicinin, ev kadının da bilmeye hakkı var. Çünkü vergiyi onlar ödüyorlar. Burada devlet sırrı olmaz. Demokrasinin temel kurallarında devlet sırrı olmaz. Şöyle bir ülke düşünün. O ülkenin İçişleri Bakanı çıkıyor, ‘Bir siyasetçiye her ay 10 bin dolar rüşvet veriliyor’ diyor. Bizim kanunlarımıza göre bu suçtur. Bunu ben söylesem derler ki bir siyasi söylüyor. Bunu söyleyen emniyetin ve istihbaratın başında olan bakan söylüyor. Her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçi kim? Ahlaksız birisinin TBMM’de yerinin olmaması lazım. Eğer kul hakkı yiyorsa, bunun ortaya çıkarılması lazım. Savcının derhal harekete geçmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğru yönetiliyor mu? Adaletle, erdemle yönetiliyor mu? Söylediğim sadece 10 bin dolar”.

BAŞKASININ PARASI KASAYA KONMUŞ

“Bir de 128 milyar doları düşünün. Bir bakıyoruz bu para buharlaşmış. Kime sattın, kaça sattın belli değil. Afiş asıyoruz, afişleri indiriyorlar. Bir lira, 10 lira değil. 128 milyar dolar. Hala bir açıklama yok. Vatandaşın cebinde diyorlar. Esnafa sordum, ‘Nerde beyim’ diyor. Bakkala sorduk yok. Nerede bu para ve kimlere verildi? Merkez Bankası’nın rezervi 109 milyar dolar oldu. ‘Yakında 115 dolar olacak’ dedi devleti yöneten kişi. IMF’yi söyleyemiyor. Bu kimin parası? Türkiye Cumhuriyeti’nin parası mı? Çin’in, Katar’ın Güney Kore’nin parası, borç almışız. IMF’den para almışız, getirmişiz Merkez Bankası’na koymuşuz. Başkasından almışız kendi kasamıza koymuşuz ama bu para bizim paramız değil. Gerçekte Merkez Bankası’nın döviz rezervi eksi 53 milyar 200 milyon dolar”.

FAİZE GÜNDE 58 MİLYON DOLAR GİDİYOR

“Dünyada döviz bolluğu var. Almanya eksi faizle borçlanır. Biz dünyanın en yüksek faizini ödeyen ülkelerden biriyiz. Hangi gerekçe ile en yüksek faizi ödüyoruz biz? Bir ayda ödediğimiz faiz 1 milyar 800 milyon dolar. Bir günde ödediğimiz faiz 57 milyon 800 bin dolar. Bir saatte ödediğimiz faiz 2 milyon 400 bin dolar faiz ediyoruz. 18 yılda ödediğimiz faiz 187 milyar 588 milyon dolar”.

MÜLTECİLERİ PARAYLA ALIYORLAR

Öteden beri Türkiye’nin ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ ekseninde bir dış politika oluşturmasını savunan biriyim. Bütün komşularımızla ilişkilerimizi büyütmek ve geliştirmek zorundayız. 3 milyon 600 bin Suriyeli var resmi kayıtlara göre. Gayrı resmi kayıtlara göre 5 milyon. Biz bu insanlar için 40 milyar dolar para harcadık. Peki bu insanlar ne olacak? Bu yetmedi şimdi Afganistan’dan geliyorlar. Kadın, yaşlı, çocuk da değil, hepsi genç. Ne yapacağız? Karşı çıkıyorum. Bu söz Erdoğan’a ait bana ait değil. ‘Finansmanı iyi yönettiğimiz için mültecileri Türkiye’ye alıyoruz’. Parti Sözcüsü de açıklama yapıyor, ‘Bir tek mülteci almayacağız’ diyor. Ya hu seni kim takar arkadaş? En tepedeki insan ‘parayı veren düdüğü çalar, ben mültecileri alırım yeter ki sen bana para ver’ diyor”.  

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.