Haber Girişi: 27.04.2020 - 14:29, Güncelleme: 07.12.2020 - 14:05

Kronik hastalığı olanlar çalıştırılıyor

 

Kronik hastalığı olanlar çalıştırılıyor

İşyerlerinde koruyucu ekipman ve dezenfektan sorunu yaşandığı, kronik rahatsızlığı olan sağlık çalışanlarının çalışmaya zorlandığı belirtilen KESK raporunda, salgın sürecinde zorunlu hizmet ve mal üretimi dışında çalışmaların durdurulması talep edildi.
haberimizvar.net-Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Covid-19 salgınına ilişkin KESK İl Salgın İzleme Kurullarından edinilen bilgilerle hazırladığı raporunu açıkladı. KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik tarafından internette yapılan basın toplantısında duyurulan rapora göre kamu çalışanlarının koruyucu malzeme ve dezenfektana ulaşma sorunları halen devam ediyor. Aile Sağlığı Merkezleri’nde genel tanı testlerinin yapılmadığı, kronik rahatsızlığı olan sağlık çalışanlarının çalışmaya devam ettiği belirtilen raporda, Sağlık Bakanlığı’nın yanı sıra diğer bakanlık ve kurumların da Covid-19’a ilişkin düzenli rapor açıklaması talep edildi.   ‘PTT’DE ÇALIŞMA SAATLERİNE UYULMUYOR’   El hijyeni malzemelerinin temini konusunda işyerlerinde sorunlar yaşandığı ifade edilen rapora göre personele yönelik genel tarama yapılmıyor. İşyerlerinin temiz ve hijyenik olmasını sağlamaya yönelik bilgilendirmelerin, işçi sağlığı ve güvenliği çalışmalarının yetersiz olduğunu belirten KESK’in raporunda, “Özellikle PTT’de yeterli sayıda koruyucu malzeme ve dezenfektan verilmemekte, dönüşümlü çalışma saatlerine uyulmamakta, taşeron çalışan emekçilerin talepleri dikkate alınmamakta, gönderi adet sayısı için baskı yapılmaktadır” denildi.   ‘ASM’LERDE TANI TESTLERİ YAPILMIYOR’   Aile Sağlık Merkezleri’ndeki sağlık çalışanlarına yeterince kişisel koruyucu donanım malzemesinin verilmediğini, gerekçe olarak ise “ASM’ler ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorunda“ denildiğini belirten KESK’in diğer tespitleri şu şekilde sıralandı: Ekipmanların kişiye özgü olmaması nedeniyle tam koruyucu özelliği zayıf kalmaktadır. Ekipman eksikliği, fiziki alan uygunsuzluğu nedeniyle triaj yapılmasında (bireyleri o anki durumlarının aciliyetine göre sınıflandırıp müdahale aciliyetlerine göre sıraya koyma yöntemi) sorunlar yaşanmaktadır. Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) randevu sisteminin olmaması nedeniyle bazı zaman dilimlerinde sosyal mesafeyi ihmal edecek yoğunluk yaşanmaktadır. Semptom görülen riskli hastalar ayrı yerde muayene edilememektedir. Yoğunca yaşanan bu sıkıntıya rağmen ASM’lerde çalışan sağlık personeline yönelik genel tanı testleri yapılmamaktadır. ASM çalışanlarının ücret düzeyinin aktif gün üzerinden verilmesi nedeniyle, Covid 19 pozitifliği veya semptomların görülmesi nedeniyle evde izole kalmak gibi durumlarda ücretleri kesintiye uğramaktadır. Kronik hastalığı olan sağlık çalışanları çalışmaya devam etmek zorunda bırakılmaktadır.   ‘MESLEK LİSELERİ HALEN KAPATILMADI’   MEB’e bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerin tatil edilmesiyle bu okullarda görevli öğretmenlerin idari izini sayıldığını, MEB’e bağlı il ilçe teşkilatlarında görevli personel ile okullardaki idari kadro ve diğer kamu kurumlarına bağlı tüm birimlerin ise enfekte olma riski altında çalışmaya devam ettiğini belirten KESK eğitim alanına dair ise şu tespitlere raporunda yer verdi: Rehber öğretmenler, özellikle İstanbul’da, uzmanlık alanlarına, aldıkları eğitime ve mesleki deneyimlerine uygun olmayan işlerde görevlendirilmektedir. Salgın döneminde kapalı olması gereken meslek liseleri açık tutulmakta, kimi malzemelerin üretimi devam etmektedir. İl, ilçe eğitim yöneticileri okul müdürlerini, okul müdürleri de öğretmenleri çalışmaya zorlamaktadır. Bazı üniversitelerde çalışanların işe geliş ve gidişlerinde korona virüs tehdidine maruz kalma risklerini sınırlamak için servis hizmeti verilmemekte, toplu ulaşım araçları da kampüs içerisine girememektedir.   POZİTİF SAĞLIK ÇALIŞANI 8 BİNDEN FAZLA   Salgın sürecinde geride kalan haftada yaşananlara dair de başlıkların yer aldığı raporda sağlık çalışanları arasında pozitif vaka sayısının 8 binden fazla olduğu belirtildi. Sadece İstanbul’da sayının 2 bini aşmış durumda olduğu dile getirilen raporda, “Birkaç hastaneden gelen sayılar durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Bakırköy Dr. Sadi Konuk EAH 88, Bağcılar EAH 74, Bakırköy 112 Komuta Merkezi 55, Avcılar Murat Kolluk Devlet Hastanesi 38, Avcılar TSM 30, Esenyurt Devlet Hastanesi 28, Kanunî EAH 40 sağlık emekçisi enfekte olmuşlardır. Sendikamız SES’in Türkiye genelinde 52 ilden 294 sağlık kurumunda gerçekleştirdiği ankete göre Türkiye’deki kamu hastaneleri ve üniversite hastaneleri üzerinden Covid-19 tanılı sağlık emekçisi sayısının en az 5788 olduğu tahmin edilmektedir. Özel hastaneler ve birinci basamak sağlık kurumları da bu tabloya eklendiğinde ve özel sağlık kuruluşlarında güvencesizliğin daha ağır yaşandığı, maliyetler nedeniyle de koruyucu önlemlerin daha sınırlı olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, ülke genelindeki pozitif tanılı sağlık emekçisinin 8 binden fazla olduğu öngörülmektedir” ifadeleri yer aldı.   YARDIM DAĞITANLAR GÖZALTINA ALINDI   AKP’nin salgını muhalefetle mücadelede de bir fırsata çevirdiği vurgulanan KESK raporunda, “Bağış topladı diye İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları hakkında soruşturma açıldı. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından ihtiyaç halinde kullanılmak üzere TÜYAP Fuar Alanı’nda hazırlanan sahra hastanesi Adana İl Sağlık Müdürlüğü tarafından mühürlendi. Muhalefet Belediyelerinin ekmek dağıtımı engellendi. Kadıköy Belediyesi’nin evde kalan vatandaşlar için moral amacıyla düzenlediği açık hava müzik dinletisi yasaklandı. Yardım kolisi dağıtanlar gözaltına alındı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, salgın nedeniyle artırması gerekirken tam aksine işyerlerindeki denetimleri durdurdu. Ankara’da AKP’li Mamak Belediyesi, korona virüs salgını nedeniyle belediye emekçilerine ödenen yaklaşık 644 TL sosyal denge ödemesini sonlandırdı. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün 13 Nisan tarihli yazısıyla hastanelerde müdürlükten izin alınmadan Covid-19’la ilgili bilimsel araştırma yapılması yasaklandı” denildi.   ‘VARLIK FONU DERHAL LAĞVEDİLMELİ’   Salgın sürecinde zorunlu hizmet ve mal üretimi dışında çalışmaların durdurulmasını, bu alanlar dışındaki tüm çalışanlara ücretli izin verilmesi gerektiğini belirten KESK’in diğer talepleri ise şu şekilde sıralandı: İş yerlerinde, Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterleri dikkate alınarak salgınla mücadelede alınması gereken önlemler, kurum amirlerinin inisiyatifine bırakılmadan bir standarda kavuşturulmalı, denetimi sağlanmalıdır. Çalışmanın devam ettiği kamu kurum ve kuruluşlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından düzenli olarak risk analizi yapılmalı, bulunmayan kurumlarda acilen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kurulları oluşturulmalıdır. İşçilerin en temel haklarını ortadan kaldıracak ücretsiz izin ve sefalet ödeneği uygulamasından vazgeçilmelidir. Varlık Fonu derhal lağvedilmeli, kamu kaynakları halk sağlığının, emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi, kayıt dışı çalıştırılanlar, işsizler, evsizler, göçmenler başta herkese gelir güvencesi sağlanması için kullanılmalıdır. Salgınla mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanlarının talepleri karşılanmalıdır, personel sayısı güvenceli çalışma koşulları sağlanarak arttırılmalı, KHK ile işinden edilen, güvenlik soruşturması nedeniyle bekletilen tüm sağlık emekçileri acilen göreve başlatılmalıdır. Sadece Sağlık Bakanlığı değil diğer Bakanlıklar ve bağlı kurumları da Covid-19’a ilişkin kendilerindeki durumu açıklayan düzenli raporlar sunmalıdır. (Gazete Duvar)    
İşyerlerinde koruyucu ekipman ve dezenfektan sorunu yaşandığı, kronik rahatsızlığı olan sağlık çalışanlarının çalışmaya zorlandığı belirtilen KESK raporunda, salgın sürecinde zorunlu hizmet ve mal üretimi dışında çalışmaların durdurulması talep edildi.

haberimizvar.net-Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Covid-19 salgınına ilişkin KESK İl Salgın İzleme Kurullarından edinilen bilgilerle hazırladığı raporunu açıkladı. KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik tarafından internette yapılan basın toplantısında duyurulan rapora göre kamu çalışanlarının koruyucu malzeme ve dezenfektana ulaşma sorunları halen devam ediyor. Aile Sağlığı Merkezleri’nde genel tanı testlerinin yapılmadığı, kronik rahatsızlığı olan sağlık çalışanlarının çalışmaya devam ettiği belirtilen raporda, Sağlık Bakanlığı’nın yanı sıra diğer bakanlık ve kurumların da Covid-19’a ilişkin düzenli rapor açıklaması talep edildi.

 

‘PTT’DE ÇALIŞMA SAATLERİNE UYULMUYOR’

 

El hijyeni malzemelerinin temini konusunda işyerlerinde sorunlar yaşandığı ifade edilen rapora göre personele yönelik genel tarama yapılmıyor. İşyerlerinin temiz ve hijyenik olmasını sağlamaya yönelik bilgilendirmelerin, işçi sağlığı ve güvenliği çalışmalarının yetersiz olduğunu belirten KESK’in raporunda, “Özellikle PTT’de yeterli sayıda koruyucu malzeme ve dezenfektan verilmemekte, dönüşümlü çalışma saatlerine uyulmamakta, taşeron çalışan emekçilerin talepleri dikkate alınmamakta, gönderi adet sayısı için baskı yapılmaktadır” denildi.

 

‘ASM’LERDE TANI TESTLERİ YAPILMIYOR’

 

Aile Sağlık Merkezleri’ndeki sağlık çalışanlarına yeterince kişisel koruyucu donanım malzemesinin verilmediğini, gerekçe olarak ise “ASM’ler ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorunda“ denildiğini belirten KESK’in diğer tespitleri şu şekilde sıralandı:

  • Ekipmanların kişiye özgü olmaması nedeniyle tam koruyucu özelliği zayıf kalmaktadır.
  • Ekipman eksikliği, fiziki alan uygunsuzluğu nedeniyle triaj yapılmasında (bireyleri o anki durumlarının aciliyetine göre sınıflandırıp müdahale aciliyetlerine göre sıraya koyma yöntemi) sorunlar yaşanmaktadır.
  • Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) randevu sisteminin olmaması nedeniyle bazı zaman dilimlerinde sosyal mesafeyi ihmal edecek yoğunluk yaşanmaktadır. Semptom görülen riskli hastalar ayrı yerde muayene edilememektedir. Yoğunca yaşanan bu sıkıntıya rağmen ASM’lerde çalışan sağlık personeline yönelik genel tanı testleri yapılmamaktadır.
  • ASM çalışanlarının ücret düzeyinin aktif gün üzerinden verilmesi nedeniyle, Covid 19 pozitifliği veya semptomların görülmesi nedeniyle evde izole kalmak gibi durumlarda ücretleri kesintiye uğramaktadır.
  • Kronik hastalığı olan sağlık çalışanları çalışmaya devam etmek zorunda bırakılmaktadır.

 

‘MESLEK LİSELERİ HALEN KAPATILMADI’

 

MEB’e bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerin tatil edilmesiyle bu okullarda görevli öğretmenlerin idari izini sayıldığını, MEB’e bağlı il ilçe teşkilatlarında görevli personel ile okullardaki idari kadro ve diğer kamu kurumlarına bağlı tüm birimlerin ise enfekte olma riski altında çalışmaya devam ettiğini belirten KESK eğitim alanına dair ise şu tespitlere raporunda yer verdi:

  • Rehber öğretmenler, özellikle İstanbul’da, uzmanlık alanlarına, aldıkları eğitime ve mesleki deneyimlerine uygun olmayan işlerde görevlendirilmektedir.
  • Salgın döneminde kapalı olması gereken meslek liseleri açık tutulmakta, kimi malzemelerin üretimi devam etmektedir. İl, ilçe eğitim yöneticileri okul müdürlerini, okul müdürleri de öğretmenleri çalışmaya zorlamaktadır.
  • Bazı üniversitelerde çalışanların işe geliş ve gidişlerinde korona virüs tehdidine maruz kalma risklerini sınırlamak için servis hizmeti verilmemekte, toplu ulaşım araçları da kampüs içerisine girememektedir.

 

POZİTİF SAĞLIK ÇALIŞANI 8 BİNDEN FAZLA

 

Salgın sürecinde geride kalan haftada yaşananlara dair de başlıkların yer aldığı raporda sağlık çalışanları arasında pozitif vaka sayısının 8 binden fazla olduğu belirtildi. Sadece İstanbul’da sayının 2 bini aşmış durumda olduğu dile getirilen raporda, “Birkaç hastaneden gelen sayılar durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Bakırköy Dr. Sadi Konuk EAH 88, Bağcılar EAH 74, Bakırköy 112 Komuta Merkezi 55, Avcılar Murat Kolluk Devlet Hastanesi 38, Avcılar TSM 30, Esenyurt Devlet Hastanesi 28, Kanunî EAH 40 sağlık emekçisi enfekte olmuşlardır. Sendikamız SES’in Türkiye genelinde 52 ilden 294 sağlık kurumunda gerçekleştirdiği ankete göre Türkiye’deki kamu hastaneleri ve üniversite hastaneleri üzerinden Covid-19 tanılı sağlık emekçisi sayısının en az 5788 olduğu tahmin edilmektedir. Özel hastaneler ve birinci basamak sağlık kurumları da bu tabloya eklendiğinde ve özel sağlık kuruluşlarında güvencesizliğin daha ağır yaşandığı, maliyetler nedeniyle de koruyucu önlemlerin daha sınırlı olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, ülke genelindeki pozitif tanılı sağlık emekçisinin 8 binden fazla olduğu öngörülmektedir” ifadeleri yer aldı.

 

YARDIM DAĞITANLAR GÖZALTINA ALINDI

 

AKP’nin salgını muhalefetle mücadelede de bir fırsata çevirdiği vurgulanan KESK raporunda, “Bağış topladı diye İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları hakkında soruşturma açıldı. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından ihtiyaç halinde kullanılmak üzere TÜYAP Fuar Alanı’nda hazırlanan sahra hastanesi Adana İl Sağlık Müdürlüğü tarafından mühürlendi. Muhalefet Belediyelerinin ekmek dağıtımı engellendi. Kadıköy Belediyesi’nin evde kalan vatandaşlar için moral amacıyla düzenlediği açık hava müzik dinletisi yasaklandı. Yardım kolisi dağıtanlar gözaltına alındı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, salgın nedeniyle artırması gerekirken tam aksine işyerlerindeki denetimleri durdurdu. Ankara’da AKP’li Mamak Belediyesi, korona virüs salgını nedeniyle belediye emekçilerine ödenen yaklaşık 644 TL sosyal denge ödemesini sonlandırdı. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün 13 Nisan tarihli yazısıyla hastanelerde müdürlükten izin alınmadan Covid-19’la ilgili bilimsel araştırma yapılması yasaklandı” denildi.

 

‘VARLIK FONU DERHAL LAĞVEDİLMELİ’

 

Salgın sürecinde zorunlu hizmet ve mal üretimi dışında çalışmaların durdurulmasını, bu alanlar dışındaki tüm çalışanlara ücretli izin verilmesi gerektiğini belirten KESK’in diğer talepleri ise şu şekilde sıralandı:

  • İş yerlerinde, Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterleri dikkate alınarak salgınla mücadelede alınması gereken önlemler, kurum amirlerinin inisiyatifine bırakılmadan bir standarda kavuşturulmalı, denetimi sağlanmalıdır.
  • Çalışmanın devam ettiği kamu kurum ve kuruluşlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından düzenli olarak risk analizi yapılmalı, bulunmayan kurumlarda acilen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kurulları oluşturulmalıdır.
  • İşçilerin en temel haklarını ortadan kaldıracak ücretsiz izin ve sefalet ödeneği uygulamasından vazgeçilmelidir.
  • Varlık Fonu derhal lağvedilmeli, kamu kaynakları halk sağlığının, emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi, kayıt dışı çalıştırılanlar, işsizler, evsizler, göçmenler başta herkese gelir güvencesi sağlanması için kullanılmalıdır.
  • Salgınla mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanlarının talepleri karşılanmalıdır, personel sayısı güvenceli çalışma koşulları sağlanarak arttırılmalı, KHK ile işinden edilen, güvenlik soruşturması nedeniyle bekletilen tüm sağlık emekçileri acilen göreve başlatılmalıdır.
  • Sadece Sağlık Bakanlığı değil diğer Bakanlıklar ve bağlı kurumları da Covid-19’a ilişkin kendilerindeki durumu açıklayan düzenli raporlar sunmalıdır. (Gazete Duvar)

 

 

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.