YEREL Haber Girişi: 31.05.2021 - 14:53, Güncelleme: 31.05.2021 - 17:16

Karakurt sert çıktı

 

Karakurt sert çıktı

Tüm Bel Sen Şube Başkanı Karakurt, "Sendikacıdan başkan danışmanı olmaz" diyerek Mehmet Balık'ı istifaya çağırdı
haberimizvar.net- Tüm Bel Sen Şube Başkanı İlhan Karakurt, Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık'ı sert sözlerle eleştirdi. Balık'ın sendika kimliği dışında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in danışmanı olmasını eleştiren Karakurt, “Sayın Mehmet Balık’ın; hem Birleşik Kamu İş Konfederasyonunun Genel Başkanı hem de Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı’nın Danışmanı olması kamuoyunda ve kendi içlerinde de tartışma konusu olmuştu. Elbette Belediye iş kolunda örgütlü bir sendika olarak bu çelişkili duruma ilişkin eleştirimizi biz de daha önce kamuoyu ile paylaşmıştık. Ancak, Sayın Balık’ın, Antalya Büyükşehir  Belediyesi Başkanı danışmanı olmasını çalışanlar açısından “pozitif” bir gelişme olarak da değerlendirmek mümkündür!                                                                              Yani, Sayın Balık; Antalya Büyükşehir Belediyesindeki emekçilerin geçmiş dönemden kalma yaşadığı haksızlıkların ortadan kaldırılmasında, Bayram ikramiyelerinin güncellenerek daha iyi bir sözleşmenin imzalanmasında, Liyakatın sağlanabilmesi için yıllardır yapılmayan ‘görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavının açılmasında, Sözleşmeli personelin yaşadığı ücret adaletsizliğinin giderilmesinde, sendikaların belediyenin yönetim ve karar organlarında temsiliyetinin sağlanmasında ve de çalışanların sendikal tercihlerini özgür ve demokratik  bir şekilde yapabilecekleri ortamın yaratılmasında  “yapıcı” ve “olumlu” bir rol oynayabilirdi! Ama Sayın Balık, bunların hiçbirisini yapmadığı gibi, tersine,  Menderes Türel döneminde eleştirdiği sendikal baskı ve mobbing uygulamasının bizzat yürütücüsü oldu. Daha doğrusu tarafsız ve adil davranacağı yerde, Danışmanlık makamını Tüm Yerel Sen adına kullanarak kendisini eleştirenleri bir kez daha haklı çıkarmıştır; “Sendika başkanından İşveren danışmanı olmaz, işveren danışmanı olursanız da sendikacı kimliğinizi kaybedersiniz” dedi.  Karakurt açıklamasına şöyle devam etti: “ Sendikalar, çalışanın siyasi görüşüne, dini inancına ve etnik kimliğine bakmaksızın iş yeri ve iş kolundaki tüm  emekçilerin birliğini sağlamaya çalışırlar. Çünkü sendikalar, emekçilerin rekabet değil, birlik-mücadele ve dayanışma örgütü olarak kurulmuşlardır. Yine sendikaların sorumlu ve bağlı oldukları ve güç aldıkları yer de sadece ve sadece temsil ettiği kesim ve üyeleridir. Dolayısıyla da Sendikalar; hükümetten, siyasi partilerden ve işverenden bağımsız olmak durumundadır. Ancak, Belediye ve Yerel Yönetim iş kolundaki sendikaların örgütlenme ve çalışma biçimine  ve işverenle ilişkilerine bakıldığında ortaya çıkan tablonun hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Özellikle de bu “çarpıklık”, Belediye ve Yerel Yönetim İş kolundaki sendikalar için yasa gereği, her yıl 15 Mayısta yapılan üye sayımı ve yetki tespiti sürecinde daha da bariz yaşanıyor. TÜRKİYE’DE MEMUR-SEN,  ANTALYA BÜYÜKŞEHİRDE YEREL-SEN! Antalya Büyükşehir Belediyesinde geçen yılda olduğu gibi bu sene de demokratik ve adil olmayan bir YETKİ süreci yaşadık. Bu süreçte baskı, tehdit ve mobbing yoluyla belediye emekçilerinin sendikal tercihine açıktan müdahale edildiğine tanık olduk. Akp hükümetinin doğrudan desteği ile  birlikte hormonlu olarak büyüyen Memur Sen’in 19 yıllık pratiği ortadadır. Kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal sorunları her geçen gün  artarak büyümektedir. İş ve ücret güvencemiz tehdit altındadır. Esnek ve kuralsız çalışma genel kural haline getirilmek istenmektedir. Türkiye genelinde en çok üyeye sahip olmasına rağmen Milyonlarca kamu emekçisinin birikmiş sorunlarına çözüm üretmek, çare olmak  yerine uğursuz-bölücü rollerini oynayarak AKP hükümetinin suçlarına ortak olmuşlardır. Sahte sendika yasası üzerinde kurulan sözleşme masasında  gece yarısı,  % 3.5 lik sadaka artışlara imza atarak milyonlarca kamu emekçisinin  hakkını satmışlardır. Yandaş, sarı ve işveren sendikacılığının rafine temsilcisi olan   Memur Sen’in yaptığı bu  işbirlikci sendikacılığın sonuçları milyonlarca kamu emekçisinin işine ve ekmeğine büyük zararlar vermiştir. Bir siyasi parti  ya da Belediye Başkanlarını  referans göstererek sendikacılık  yapılmasının olumsuz sonuçlarını da  her dönem görmek mümkündür. Maalesef, ülkemizde de her belediye başkanının ya da  ait olduğu siyasi partisinin bir sendikasının olduğu acı ama gerçektir. Bu çarpıklığın bir sonucu olarak Belediye emekçilerinin her yeni gelen belediye başkanının tercihine göre sendika değişikliğine zorlandıklarını ve topluca sürgün, mobbing ve işten atmalara  maruz kaldıklarını yakın tarihimizden biliyoruz.  Dolayısıyla da; bir siyasi parti ya da Belediye başkanını esas alarak sendikacılık yapmak, sendikaları itibarsızlaştırdığı gibi,  emekçileri bölmekte ve haksızlıkları meşrulaştırarak  geleceğimizi daha da güvencesiz  hale getirmektedir. Zaten  göstermelik ve sahte olma özelliği ile 4688 sayılı yasa, grev hakkını yasakladığı gibi, kamu emekçilerinin ‘normal’ bir toplu sözleşme yapabilmelerini de  imkansız hale getirmektedir. Bu anti-demokratik koşullara rağmen  yaptığımız ‘örnek’ sözleşmeler ise  sayıştay  kararları gerekçe gösterilerek, Belediye Başkanları tarafından tek taraflı  olarak fesh edilmektedir. Mevcut yasanın  engelleyici ve sınırlayıcı özelliğine ve sayıştay baskısına karşı “birleşerek” mücalele etmek yerine,  hükümet ya da belediye başkanının “ağzına bakarak” sendikacılık yapanlar hangi ‘ulvi’ gerekçeyi öne sürerlerse sürsünler,  sonuçları itibarıyla “gücümüzü bölmekte” ve  haklarımıza karşı işlenen suça ortak olmaktalar. YEREL  SEN’İN ADI VAR KENDİ YOK! Antalya Büyükşehir Belediyesinde de Tüm Yerel Sen  Belediye başkanının adını kullanarak sendikacılık yapmaktadır. Yani, Memur Sen’e bağlı Bem Bir Sen sendikasının yolundan yürümekteler. Bu konuda da  bir hayli tecrübe kazandıklarını ve Sendikal alanda Menderes Türel döneminin Bem Bir Sen’ini geride bıraktıklarını  söylemeliyiz. Antalya Büyükşehir belediyesinde iki yıldır yetkili olmalarına rağmen  hiçbir yeni kazanım elde edemeyen, üyelerinden habersiz  sözleşmeye  imza atan, daha doğrusu ‘eski’ sözleşmeyi ‘yeni’ diye yutturmaya çalışan, memurlar ile Sözleşmeli personel arasındaki ücret dengesizliğini görmezden gelen, geçmiş dönemden kalma birikmiş sorunlarımızı yok sayarak sahada hiç gözükmeyen ve sözleşme ile ilgili geleceğe dair hiçbir iddiası bulunmayan Tüm Yerel Sen’in  bu sene de ‘yetkiyi’ almış olması herkese çok manidar geldi. Açıkça söylemek gerekirse, bu yetki hak edilmiş bir yetki değildir.  Aksine bunun  her türlü idari baskıyı kullanarak, Danışman, Daire Başkanı, Müdür ve bilumum diğer yöneticilerin mete zoru ile  elde edildiğini Mısır’daki sağır sultan bile duymuştur!  Tüm Bel-Sen ise;  hükümetten ve işverenden bağımsız, her daim belediye emekçilerinden güç alarak sendikal mücadelesini yürütmeye çalışmaktadır. Bu doğru tutumumuzu bütün belediye emekçileri de bilmekte ve ‘takdir’ etmektedir. Ancak, bu sene idari baskıların zirve yapması sonucunda her ne kadar  resmi olarak yetkiyi alamasak da,   Antalya Büyükşehir belediyesi emekçilerinin şahsında ETKİLİ bir sendika olduğumuzun da farkındayız. ANTALYA’DA BİRİNCİ SENDİKA; TÜM BEL-SEN Büyükşehir Belediyesindeki bu haksız ve demokratik olmayan koşullara rağmen bize inanarak üye olan 600 arkadaşımıza en içten duygularımızla teşekkür ediyoruz. Yine; ASAT, Muratpaşa, Manavgat ve İbradı Belediyelerinde bir kez daha Sendikamız Tüm Bel-Sen’i ‘yetkili’ yapan arkadaşlarımıza da şükranlarımızı sunuyoruz.  Antalya genelinde, Belediye ve Yerel Yönetim İşkolunda toplam 1316 üye sayısı ile bu senede birinci sendika olmanın kıvancını yaşıyoruz. Üyelerimizden aldığımız bu güç ile Antalya Büyükşehir dahil tüm belediye emekçilerinin birikmiş sorunlarını çözebilmek ve grevli-toplu sözleşmeli gerçek bir sendika hakkını kazanabilmek için ara vermeksizin mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Ve; tüm belediye emekçilerini sendikamız çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz.
Tüm Bel Sen Şube Başkanı Karakurt, "Sendikacıdan başkan danışmanı olmaz" diyerek Mehmet Balık'ı istifaya çağırdı

haberimizvar.net- Tüm Bel Sen Şube Başkanı İlhan Karakurt, Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık'ı sert sözlerle eleştirdi. Balık'ın sendika kimliği dışında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in danışmanı olmasını eleştiren Karakurt, “Sayın Mehmet Balık’ın; hem Birleşik Kamu İş Konfederasyonunun Genel Başkanı hem de Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı’nın Danışmanı olması kamuoyunda ve kendi içlerinde de tartışma konusu olmuştu. Elbette Belediye iş kolunda örgütlü bir sendika olarak bu çelişkili duruma ilişkin eleştirimizi biz de daha önce kamuoyu ile paylaşmıştık. Ancak, Sayın Balık’ın, Antalya Büyükşehir  Belediyesi Başkanı danışmanı olmasını çalışanlar açısından “pozitif” bir gelişme olarak da değerlendirmek mümkündür!                                                                             

Yani, Sayın Balık; Antalya Büyükşehir Belediyesindeki emekçilerin geçmiş dönemden kalma yaşadığı haksızlıkların ortadan kaldırılmasında, Bayram ikramiyelerinin güncellenerek daha iyi bir sözleşmenin imzalanmasında, Liyakatın sağlanabilmesi için yıllardır yapılmayan ‘görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavının açılmasında, Sözleşmeli personelin yaşadığı ücret adaletsizliğinin giderilmesinde, sendikaların belediyenin yönetim ve karar organlarında temsiliyetinin sağlanmasında ve de çalışanların sendikal tercihlerini özgür ve demokratik  bir şekilde yapabilecekleri ortamın yaratılmasında  “yapıcı” ve “olumlu” bir rol oynayabilirdi! Ama Sayın Balık, bunların hiçbirisini yapmadığı gibi, tersine,  Menderes Türel döneminde eleştirdiği sendikal baskı ve mobbing uygulamasının bizzat yürütücüsü oldu. Daha doğrusu tarafsız ve adil davranacağı yerde, Danışmanlık makamını Tüm Yerel Sen adına kullanarak kendisini eleştirenleri bir kez daha haklı çıkarmıştır; “Sendika başkanından İşveren danışmanı olmaz, işveren danışmanı olursanız da sendikacı kimliğinizi kaybedersiniz” dedi. 

Karakurt açıklamasına şöyle devam etti: “ Sendikalar, çalışanın siyasi görüşüne, dini inancına ve etnik kimliğine bakmaksızın iş yeri ve iş kolundaki tüm  emekçilerin birliğini sağlamaya çalışırlar. Çünkü sendikalar, emekçilerin rekabet değil, birlik-mücadele ve dayanışma örgütü olarak kurulmuşlardır. Yine sendikaların sorumlu ve bağlı oldukları ve güç aldıkları yer de sadece ve sadece temsil ettiği kesim ve üyeleridir. Dolayısıyla da Sendikalar; hükümetten, siyasi partilerden ve işverenden bağımsız olmak durumundadır. Ancak, Belediye ve Yerel Yönetim iş kolundaki sendikaların örgütlenme ve çalışma biçimine  ve işverenle ilişkilerine bakıldığında ortaya çıkan tablonun hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Özellikle de bu “çarpıklık”, Belediye ve Yerel Yönetim İş kolundaki sendikalar için yasa gereği, her yıl 15 Mayısta yapılan üye sayımı ve yetki tespiti sürecinde daha da bariz yaşanıyor.

TÜRKİYE’DE MEMUR-SEN,  ANTALYA BÜYÜKŞEHİRDE YEREL-SEN!

Antalya Büyükşehir Belediyesinde geçen yılda olduğu gibi bu sene de demokratik ve adil olmayan bir YETKİ süreci yaşadık. Bu süreçte baskı, tehdit ve mobbing yoluyla belediye emekçilerinin sendikal tercihine açıktan müdahale edildiğine tanık olduk. Akp hükümetinin doğrudan desteği ile  birlikte hormonlu olarak büyüyen Memur Sen’in 19 yıllık pratiği ortadadır. Kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal sorunları her geçen gün  artarak büyümektedir. İş ve ücret güvencemiz tehdit altındadır. Esnek ve kuralsız çalışma genel kural haline getirilmek istenmektedir. Türkiye genelinde en çok üyeye sahip olmasına rağmen Milyonlarca kamu emekçisinin birikmiş sorunlarına çözüm üretmek, çare olmak  yerine uğursuz-bölücü rollerini oynayarak AKP hükümetinin suçlarına ortak olmuşlardır.

Sahte sendika yasası üzerinde kurulan sözleşme masasında  gece yarısı,  % 3.5 lik sadaka artışlara imza atarak milyonlarca kamu emekçisinin  hakkını satmışlardır. Yandaş, sarı ve işveren sendikacılığının rafine temsilcisi olan   Memur Sen’in yaptığı bu  işbirlikci sendikacılığın sonuçları milyonlarca kamu emekçisinin işine ve ekmeğine büyük zararlar vermiştir.
Bir siyasi parti  ya da Belediye Başkanlarını  referans göstererek sendikacılık  yapılmasının olumsuz sonuçlarını da  her dönem görmek mümkündür. Maalesef, ülkemizde de her belediye başkanının ya da  ait olduğu siyasi partisinin bir sendikasının olduğu acı ama gerçektir. Bu çarpıklığın bir sonucu olarak Belediye emekçilerinin her yeni gelen belediye başkanının tercihine göre sendika değişikliğine zorlandıklarını ve topluca sürgün, mobbing ve işten atmalara  maruz kaldıklarını yakın tarihimizden biliyoruz.

 Dolayısıyla da; bir siyasi parti ya da Belediye başkanını esas alarak sendikacılık yapmak, sendikaları itibarsızlaştırdığı gibi,  emekçileri bölmekte ve haksızlıkları meşrulaştırarak  geleceğimizi daha da güvencesiz  hale getirmektedir. Zaten  göstermelik ve sahte olma özelliği ile 4688 sayılı yasa, grev hakkını yasakladığı gibi, kamu emekçilerinin ‘normal’ bir toplu sözleşme yapabilmelerini de  imkansız hale getirmektedir. Bu anti-demokratik koşullara rağmen  yaptığımız ‘örnek’ sözleşmeler ise  sayıştay  kararları gerekçe gösterilerek, Belediye Başkanları tarafından tek taraflı  olarak fesh edilmektedir.

Mevcut yasanın  engelleyici ve sınırlayıcı özelliğine ve sayıştay baskısına karşı “birleşerek” mücalele etmek yerine,  hükümet ya da belediye başkanının “ağzına bakarak” sendikacılık yapanlar hangi ‘ulvi’ gerekçeyi öne sürerlerse sürsünler,  sonuçları itibarıyla “gücümüzü bölmekte” ve  haklarımıza karşı işlenen suça ortak olmaktalar.

YEREL  SEN’İN ADI VAR KENDİ YOK!

Antalya Büyükşehir Belediyesinde de Tüm Yerel Sen  Belediye başkanının adını kullanarak sendikacılık yapmaktadır. Yani, Memur Sen’e bağlı Bem Bir Sen sendikasının yolundan yürümekteler. Bu konuda da  bir hayli tecrübe kazandıklarını ve Sendikal alanda Menderes Türel döneminin Bem Bir Sen’ini geride bıraktıklarını  söylemeliyiz. Antalya Büyükşehir belediyesinde iki yıldır yetkili olmalarına rağmen  hiçbir yeni kazanım elde edemeyen, üyelerinden habersiz  sözleşmeye  imza atan, daha doğrusu ‘eski’ sözleşmeyi ‘yeni’ diye yutturmaya çalışan, memurlar ile Sözleşmeli personel arasındaki ücret dengesizliğini görmezden gelen, geçmiş dönemden kalma birikmiş sorunlarımızı yok sayarak sahada hiç gözükmeyen ve sözleşme ile ilgili geleceğe dair hiçbir iddiası bulunmayan Tüm Yerel Sen’in  bu sene de ‘yetkiyi’ almış olması herkese çok manidar geldi.

Açıkça söylemek gerekirse, bu yetki hak edilmiş bir yetki değildir.  Aksine bunun  her türlü idari baskıyı kullanarak, Danışman, Daire Başkanı, Müdür ve bilumum diğer yöneticilerin mete zoru ile  elde edildiğini Mısır’daki sağır sultan bile duymuştur!

 Tüm Bel-Sen ise;  hükümetten ve işverenden bağımsız, her daim belediye emekçilerinden güç alarak sendikal mücadelesini yürütmeye çalışmaktadır. Bu doğru tutumumuzu bütün belediye emekçileri de bilmekte ve ‘takdir’ etmektedir. Ancak, bu sene idari baskıların zirve yapması sonucunda her ne kadar  resmi olarak yetkiyi alamasak da,   Antalya Büyükşehir belediyesi emekçilerinin şahsında ETKİLİ bir sendika olduğumuzun da farkındayız.


ANTALYA’DA BİRİNCİ SENDİKA; TÜM BEL-SEN

Büyükşehir Belediyesindeki bu haksız ve demokratik olmayan koşullara rağmen bize inanarak üye olan 600 arkadaşımıza en içten duygularımızla teşekkür ediyoruz. Yine; ASAT, Muratpaşa, Manavgat ve İbradı Belediyelerinde bir kez daha Sendikamız Tüm Bel-Sen’i ‘yetkili’ yapan arkadaşlarımıza da şükranlarımızı sunuyoruz.  Antalya genelinde, Belediye ve Yerel Yönetim İşkolunda toplam 1316 üye sayısı ile bu senede birinci sendika olmanın kıvancını yaşıyoruz. Üyelerimizden aldığımız bu güç ile Antalya Büyükşehir dahil tüm belediye emekçilerinin birikmiş sorunlarını çözebilmek ve grevli-toplu sözleşmeli gerçek bir sendika hakkını kazanabilmek için ara vermeksizin mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Ve; tüm belediye emekçilerini sendikamız çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz.

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.