Haberimiz Var
Haberimiz Var
Açık
İstanbul · 25°C
Bizi Takip Edin
04 Ağustos 2026 - 16:16

Antalya Milletvekili Kılıç: Devlet; 86 milyon vatandaşın ortak evidir

Saadet Partisi (SP) Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç Vergisini ödeyen milyonlarca vatandaşın hakkı olan kamu kaynakları neden siyasi aidiyet üzerinden tartışılır hâle gelmiştir? Devlet, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalıdır. Devlet; 86 milyon vatandaşın ortak evidir.” dedi

0 Paylaşım
Antalya Milletvekili Kılıç: Devlet; 86 milyon vatandaşın ortak evidir

haberimizvar.net- Saadet Partisi (SP) Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konular ilişken açıklamalarda bulundu. Kılıç, “Bugün Türkiye'de muhalefet belediyelerinin merkezi idareyle yaşadığı mali sorunlar, yatırım ödenekleri, kredi onayları ve idari işlemler üzerinden yürüyen tartışmalar kamuoyunun gündeminden düşmemektedir. Birçok belediye başkanı da kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, siyasi tercihleri nedeniyle farklı uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarını ifade etmektedir. 

İktidara soruyoruz: Bir belediyenin alacağı kaynak, başkanının rozetine göre mi belirlenecektir? Devletin imkânları, sadece iktidar partisine mensup belediyelerin kullanımına açık bir ayrıcalık mıdır? Vergisini ödeyen milyonlarca vatandaşın hakkı olan kamu kaynakları neden siyasi aidiyet üzerinden tartışılır hâle gelmiştir? Devlet, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalıdır. Devlet; 86 milyon vatandaşın ortak evidir. Kamu görevi tarafsızlık gerektirir” dedi. 

Kamu kaynaklarının da adaletle kullanılması gerektiğini ifade eden Kılıç, “ Ne yazık ki bugün oluşan algı bunun tam tersini göstermektedir. Millet iradesine yalnızca seçim günü değil, seçimden sonra da saygı gösterilmelidir.  Muhalefete tahammül edemeyen, farklı siyasi görüşleri baskıyla hizaya getirmeye çalışan anlayışlar kısa vadede sonuç alabilir; fakat uzun vadede milletin devlete olan güvenini zedeler. Siyasi rekabetin yolu baskı değil, hizmettir. Milletin gönlü makamla değil, samimiyetle kazanılır. Bugün Türkiye'nin ihtiyacı yeni siyasi transferler değildir. Türkiye'nin ihtiyacı; yeni fabrikalardır, yeni yatırımlardır, yeni istihdam alanlarıdır” şeklinde konuştu. 

Orman yangınlarına da değinen Kılıç, “ Son günlerde milletçe hepimizi derinden yaralayan orman yangınları ne yazık ki milli varlığımıza ciddi zararlar vermiştir.  Son bir hafta içerisinde başta Antalya olmak üzere Muğla, Balıkesir ve farklı illerimizde peş peşe çıkan orman yangınları, bir kez daha göstermiştir ki Türkiye yaz ayları boyunca yüksek risk altında bulunan bir ülkedir.  Son günlerde çıkan yangınlar, yerleşim yerlerini ve tarım alanlarını tehdit etmiş; birçok noktada havadan ve karadan yoğun müdahaleler gerçekleştirilmiştir.  Aynı dönemde farklı illerde eş zamanlı çıkan yangınlar nedeniyle bazı yerleşim yerleri tedbir amacıyla tahliye edilmiş, ulaşımda aksamalar yaşanmıştır.

Öncelikle son günlerde meydana gelen orman yangınlarından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; fedakârca görev yapan orman işçilerimize, itfaiye teşkilatımıza, AFAD ekiplerimize, güvenlik güçlerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyorum.  Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin” diye konuştu. 

Kılıç konuşmasına şöyle devam etti: “Ancak teşekkür etmek tek başına yeterli değildir. Asıl görevimiz, her yaz aynı acıları yaşamamızı engelleyecek tedbirleri almaktır. Ne yazık ki yıllardır aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Hava sıcaklıkları yükseliyor, kuvvetli rüzgâr çıkıyor ve ardından onlarca farklı noktadan yangın haberleri geliyor.  İklim değişikliği elbette yangın riskini artırmaktadır. Ancak iklim değişikliğini, hazırlıksızlığın bahanesi hâline getiremeyiz. Yangınlarla mücadele; sadece uçak ve helikopter sayısını tartışmak değildir.  Risk haritalarının güncellenmesi, orman içi ve orman çevresindeki bakım çalışmalarının artırılması, erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması, enerji nakil hatlarından kaynaklanan risklerin azaltılması, yerel yönetimlerle koordinasyonun güçlendirilmesi ve orman köylüsünün sürecin aktif bir parçası hâline getirilmesi de en az yangına müdahale kadar önemlidir. Türkiye'nin artık felaketleri konuşan değil, felaketleri önleyen bir devlet kapasitesini inşa etmesi gerekmektedir”

“Siyasetin gündemi sürekli rozet değiştiren isimler olmamalıdır” diyen Kılıç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “ Milletin gündemi; mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, işsizlik, hayat pahalılığı ve adalet beklentisidir.  Bakınız dün enflasyon rakamları açıklandı; TÜİK'e göre yıllık enflasyon yüzde 31,75. 2026 yılı için ortaya konulan yüzde 16'lık hedefin neredeyse iki katı! Hedefler hayal, rakamlar gerçek, faturalar ise milletin cebindeki kor! Bir iş yerinde hedeften neredeyse yüzde 100 sapan bir müdürün başarısı sorgulanır, hatta görevine son verilir. Ama Türkiye'de hedefler tutmayınca hedefler değiştiriliyor; vatandaşın hayatı pahalılaşınca da bunun adına "başarı hikâyesi" deniliyor. Oysa vatandaşın gerçeği çok açık: Enflasyon düşmedi; fiyatlar artmaya devam ediyor. Emeklinin alım gücü artmadı. Çalışanın sofrası rahatlamadı. Çiftçinin maliyeti düşmedi. Milletimiz artık sürekli revize edilen hedefler değil, düşen fiyatlar ve artan alım gücü istiyor.

Hal böyleyken; bugün milletin asıl derdi değil, değişen rozetler, partiler arasındaki transferler konuşulsun isteniyor!  Biz Saadet Partisi olarak ilkesiz siyaset anlayışını doğru bulmuyoruz. Siyaseti makamların değil, ilkelerin belirlemesi gerektiğine inanıyoruz. Magazinlere konu olacak meselelerin, milletin asıl sorunlarını görünmez hale getirmesini kabullenemeyiz! Bir siyasetçinin en büyük sorumluluğu, kendisini seçen insanlara karşı duyduğu vefadır. Milletin emanetini taşıyan herkes, attığı her adımın önce vicdanlarda, sonra da tarihte karşılık bulacağını unutmamalıdır.

Türkiye, bereketli topraklara sahip bir ülkedir. Dört mevsimi yaşayan, onlarca üründe dünyanın sayılı üreticileri arasında bulunan bir ülkedir. Ama ne yazık ki bugün bu bereket, çiftçimizin sofrasına yansımamaktadır. Tarlada bolluk vardır. Bahçede bereket vardır. Ama üreticinin cebinde kazanç yoktur. Bugün çiftçimiz daha tarlasını sürmeden zarar hesabı yapmak zorunda kalıyor. Mazot pahalı.Gübre pahalı. Tohum pahalı. Zirai ilaç pahalı. Sulama maliyetleri her geçen gün artıyor. Elektrik fiyatları üreticinin belini büküyor.

Hasat zamanı geldiğinde ise üretici, artan maliyetlerin çok altında açıklanan alım fiyatlarıyla karşı karşıya kalıyor. İşte bugün yaşadığımız temel sorun budur. Bu yıl Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan ekmeklik buğday alım fiyatı ton başına 16 bin 350 lira, makarnalık buğday fiyatı 17 bin lira, arpa alım fiyatı ise 13 bin 520 lira olarak belirlenmiştir.  Kâğıt üzerinde bu rakamlar artmış gibi gösterilmektedir. Ancak üreticinin baktığı yer fiyatın kendisi değil, maliyetle arasındaki farktır.

Ziraat odalarının ve üretici kuruluşlarının hesaplamalarına göre son bir yılda mazot, gübre, zirai ilaç, sulama ve işçilik maliyetlerinde yaşanan artışlar, birçok üründe açıklanan alım fiyatlarının sağladığı artışı büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Yani rakam yükseliyor gibi görünmekte; fakat çiftçinin kazancı yerinde saymakta, hatta birçok bölgede gerilemektedir. Türkiye'nin acilen üretim odaklı yeni bir tarım politikasına ihtiyacı vardır. Toprak Mahsulleri Ofisi, piyasayı geriden takip eden değil, üreticiyi koruyan etkin bir kurum hâline getirilmelidir.

Alım fiyatları, hasat başladıktan sonra değil, ekim döneminden önce açıklanmalıdır. Çiftçinin maliyeti esas alınmalı, üzerine insanca yaşayabileceği bir kâr payı eklenmelidir. Mazot, gübre ve sulama destekleri artırılmalı; üretici finansmana kolaylıkla erişebilmelidir. Bugün çiftçiyi desteklemek, bir kesime yardım yapmak değildir. Milletimizin gıda güvenliğini korumaktır. Üreticiyi ayakta tutmaktır. Enflasyonla mücadele etmektir. Kırsalın boşalmasını önlemektir. Biz Saadet Partisi olarak, ithalatla günü kurtaran değil; üretimle geleceği inşa eden bir tarım anlayışını savunuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki çiftçinin yüzünün gülmediği bir ülkede ne sofralar bereket bulur ne de ekonomi gerçek anlamda ayağa kalkabilir. Üreticisini destekleyen, ülke potansiyelini 86 milyon vatandaşı için zenginliğe dönüştüren yeniden büyük Türkiye’nin kurulacağına olan inancımızı yineliyorum”

 

 

#saadet partisi #antalya #şerafettin kılıç