YEREL Haber Girişi: 13.07.2021 - 21:53, Güncelleme: 13.07.2021 - 21:53

Mahpusları çıplak aramışlar

 

Mahpusları çıplak aramışlar

Antalya L tipi cezaevinde insanlık dramı yaşandığı ortaya çıtı. L tipinden S tipi cezaevine nakil edilen hükümlülerin bir kısmının çıplak arandığı ve darp edildiği İnsan Hakları Raporu’na yansıdı.
haberimizvar.net İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, 7 Temmuz günü yaşandığı iddia edilen çıplak arama ve darp konusuyla ilgili olarak mahpuslarla görüşmek üzere Antalya S tipi cezaevine gitti.  İddiaya göre L tipinden S tipi ceza infaz kurumuna nakledilen mahpuslardan bir kısmı nakil sırasında çıplak arandı ve darp edildi.  9 Temmuz’da S tipi cezaevine giden İHD avukatları M.Ş., E.D. ve H. Y. adlı mahpuslarla görüştü. İHD raporunda mahpuslardan H. Y’nin görüşleri şöyle yer aldı: “7 Temmuz günü Antalya L Tipi C.İ.K’dan, S Tipi C.İ.K’na sevk edildik. Sevk sırasında hiçbir sorun yaşamadık. S Tipi hapishanede, kayıt ve eşya arama işlemleri yapılırken, bizleri bekleme odalarına aldılar. L Tipinde E-7 koğuşunda olanları bir odaya, diğer arkadaşları başka odaya almışlardı. Biz odada beklerken, ‘İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek!’ şeklinde slogan sesleri gelmeye başladı. Biz de katıldık. Sonra İnfaz koruma memurları geldiler. Herkes aynı anda konuşursa, gerginlik artar diye düşündüğümüz için, E.A. adlı arkadaşın konuşmasına karar vermiştik. E.A. arkadaşı aramızdan almak istediler. Biz de bunu kabul etmeyeceğimizi söyledik. MÜDÜRDEN ONUR KIRICI HAREKET Sonra gidip bir süre sonra dönerek, herkesi tek kişilik odalara aldılar. Ben ve bir arkadaşım daha henüz bekleme odasındayken, müdür olduğunu söyleyen sivil giyimli birisi geldi. Beni normal aradı.’ Bunda bir sorun var mı’ diye sordu. Ben de bunda bir sorun olmadığını, ancak memurların bizi çıplak olarak aramak istediklerini söyledim. Bunun üzerine memurlara soran gözlerle baktı. Sonradan Silivri’den gelmiş olduğunu öğrendiğim bir memur ‘Ya bacak aralarına bir şey saklamışlarsa?’ dedi. Müdür biraz düşündükten sonra, kendi pantolonunu indirdi. ‘Ne var bunda şimdi?’ diye sordu. Çok şaşırmıştım. Bunun ayıp ve onur kırıcı bir şey olduğunu söyledim. Bir süre daha tartışma devam etti. Beni de küçük arama odasında, çıplak aramaya maruz bıraktılar. Tişörtümü zorla çıkardılar. Pantolonumu indirdiler. Otur-kalk yaptırdılar. Biz fiziki direniş göstermedik. Sadece slogan attık. X-Ray cihazının orada kameralar olduğu için normal arama yapıldı. Çıplak arama, X-Ray cihazının yanındaki küçük odalarda yapıldı. Koğuşlarımız 3 kişilik. Koğuş arkadaşlarım M.K. ve F.K. da benim gibi onur kırıcı muameleye maruz bırakıldılar. 2 gün önce S.A. adlı arkadaşı koridorda gördüm. Gözleri morarmıştı. Bu olaylar olurken, memurlardan ‘bayılma numarası yapıyor’ şeklinde sözler duymuştum. Kastettikleri S.A. olabilir diye düşünüyorum. Hepimiz hakkında disiplin soruşturması başlatılmış. Oysa biz normal aramaya karşı çıkmadık. Sadece onur kırıcı bir şey olan çıplak aramaya karşı slogan attık. Fiziken de direnmedik. İ.E. adlı arkadaşımızın tiki vardı. Vücuduna temas edildiğinde, aşırı tepki verirdi. Muhtemelen bu nedenle, memurun elini tutmuş olmalı. Tebliğ edilen disiplin soruşturması tutanağında, onun hakkında, memurun koluna tırnak geçirerek yaraladığı iddiası yer alıyor. Sayımlarda bir sıkıntı yaşamadık. Henüz kitaplarımız, defterlerimiz verilmedi. Şu anda yanınıza görüşe getirilirken de, koridorda başka hiç kimse olmadığı halde, getiren memurlardan birisi, aşağılayıcı ve azarlayıcı bir ses tonuyla, ‘Duvarın dibinden yürü’ diye bağırdı. Her an bir provokasyon olabilir diye endişe içinde yaşıyoruz.”   BENİ ÇIPLAK ARADILAR Bir diğer mahpus E.D ise İHD raporuna giren beyanında şunları söyledi: “Biz 7 Temmuz günü Antalya L Tipi C.İ.K’undan, S Tipi C.İ.K’na sevk edildik. Daha önce hiç sevk tecrübem yoktu. Sevk sorunsuz geçti. Kayıt işlemleri ve eşya araması yapılırken, sıraya girmemizi söylediler. Sorun çıkmasın diye kabul ettik. Sonra beni tek kişilik bir odaya aldılar. Elleri eldivenli 2 memur geldi. ‘Arama yapacağız’ dediler. Kollarımı kaldırdım, ‘buyurun’ dedim. ‘Öyle değil, çıplak arayacağız’ dediler. ‘Fiziken direnmeyeceğimi, ama bunu kabul etmediğimi ve slogan atacağımı’ söyledim. ‘Tamam, sen işini yap, biz de işimizi yapalım’ dediler ve güldüler. Tişörtümü çıkardılar, pantolonumu ayaklarıma kadar indirdiler, çıkarmak üzerelerdi, başka memurlar geldi, o zaman durdular. Diğer arkadaşlar da slogan atıyordu. Beni dışarı çıkardılar. İ.E: ve M.Ş.ı gördüm, ikisinin de kollarına girilmişti, İ.E. ayakta duramıyordu. Ben ‘arkadaşlarımın yanına gitmek istediğimi’ söyledim. İ.E.ye, ‘sana ne yaptılar böyle?’ dedim, ‘beni dövdüler’ dedi. Sonra, müdür olduğunu söyleyen, sivil giyimli biri geldi, ‘sakin olun, ben halledeceğim’ dedi. M.Ş. ve F.T. adlı arkadaşları yere yatırıp, darp etmişler, ters kelepçe takmışlar, tek kişilik odalarda bekletilmişler. Bir ara girişe, hazır kıta geldi. Ancak müdür olduğunu söyleyen kişi ve Başmemur olduğunu sandığım kişi, ‘gerek yok’ diyerek geri gönderdi. Z.Ö. adlı hasta arkadaşımız, hastaneden geldiği için, L Tipi C.İ.K’unda, karantina koğuşundaydı. O da girerken darp edilmiş. İdrarından kan geliyormuş. S.K. adlı arkadaşımız da darp edilmiş. 24 saat sonra darp edilen arkadaşlar revire çıkmışlar. Ancak hekim ‘bunlar darp sayılmaz’ diyerek rapor vermemiş. Diğer sorunlarımıza gelince, sizinle ancak, T.C. kimlik numaramın son 6 hanesini tuşlayarak görüşebiliyorum. Koğuşlarımız henüz şantiye halinde. Dün, sabah sayımına gelen ekip bağırarak, dilekçeleri ayakta vermemiz şeklinde, tahrik edici davranışlarda bulundu. Yanınıza da iki memur eşliğinde geldim. Bir memur normaldi, ancak diğeri, emredici bir ses tonuyla, aşağılayıcı bir şekilde hitap ediyordu. Sistemli bir davranış olduğunu henüz söyleyemem.” ÇIPLAK ARAMAYA HUKUKSAL ZEMİN İnsan Hakları Derneği Antalya Şubesi avukatları, yapılan görüşmelerin ardından şu değerlendirmede bulundu: “Nakledilen mahpusların birçoğunun çıplak aramaya maruz bırakıldıkları, buna karşı mahpusların ‘İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek’ şeklinde slogan attıkları, akabinde bazı mahpusların, infaz koruma memurları tarafından darp edildikleri, yerlere yatırıldıkları, ters kelepçe takıldığı, tek kişilik odalara konuldukları tespit edilmiştir. Tespit edilebilen, darp edilen ve hak ihlaline uğrayan mahpusların isimleri şöyledir: S.K, İ.E., F.T, M.Ş., Z.Ö, S.A. Ne yazık ki, insanlık onuruna aykırı olarak değerlendirdiğimiz çıplak arama, 28.03.2020 tarih ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile yayımlanan, Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Yönetmelik md. 34 ile hukuksal bir dayanağa kavuşturulmuştur. Yönetmeliğin iptali doğrultusunda açılan davalar devam etmektedir. İLGİLİ MADDE ACİLEN KALDIRILMALI Gerek çıplak arama, gerekse buna sloganlarla tepki gösteren mahpuslara uygulanan şiddet, 5237sayılı Türk Ceza Kanunu 77 ve 94 maddelerinde ve AİHS’nin 3. Maddesi düzenlenen “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz” ilkesi ve T.C. Anayasası md. 17’sinde düzenlenen işkence ve onur kırıcı muamele yasağının ihlalini oluşturmaktadır. Özetlenen uluslararası sözleşmelere, Anayasaya ve yasaya açıkça aykırı olan, ilgili yönetmelik maddesinin acilen kaldırılması, tedbiren Adalet Bakanlığı’nın, iç genelgeyle, uygulamanın durdurulmasını sağlaması elzemdir.”
Antalya L tipi cezaevinde insanlık dramı yaşandığı ortaya çıtı. L tipinden S tipi cezaevine nakil edilen hükümlülerin bir kısmının çıplak arandığı ve darp edildiği İnsan Hakları Raporu’na yansıdı.

haberimizvar.net

İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, 7 Temmuz günü yaşandığı iddia edilen çıplak arama ve darp konusuyla ilgili olarak mahpuslarla görüşmek üzere Antalya S tipi cezaevine gitti.  İddiaya göre L tipinden S tipi ceza infaz kurumuna nakledilen mahpuslardan bir kısmı nakil sırasında çıplak arandı ve darp edildi.  9 Temmuz’da S tipi cezaevine giden İHD avukatları M.Ş., E.D. ve H. Y. adlı mahpuslarla görüştü. İHD raporunda mahpuslardan H. Y’nin görüşleri şöyle yer aldı: “7 Temmuz günü Antalya L Tipi C.İ.K’dan, S Tipi C.İ.K’na sevk edildik. Sevk sırasında hiçbir sorun yaşamadık. S Tipi hapishanede, kayıt ve eşya arama işlemleri yapılırken, bizleri bekleme odalarına aldılar. L Tipinde E-7 koğuşunda olanları bir odaya, diğer arkadaşları başka odaya almışlardı. Biz odada beklerken, ‘İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek!’ şeklinde slogan sesleri gelmeye başladı. Biz de katıldık. Sonra İnfaz koruma memurları geldiler. Herkes aynı anda konuşursa, gerginlik artar diye düşündüğümüz için, E.A. adlı arkadaşın konuşmasına karar vermiştik. E.A. arkadaşı aramızdan almak istediler. Biz de bunu kabul etmeyeceğimizi söyledik.

MÜDÜRDEN ONUR KIRICI HAREKET

Sonra gidip bir süre sonra dönerek, herkesi tek kişilik odalara aldılar. Ben ve bir arkadaşım daha henüz bekleme odasındayken, müdür olduğunu söyleyen sivil giyimli birisi geldi. Beni normal aradı.’ Bunda bir sorun var mı’ diye sordu. Ben de bunda bir sorun olmadığını, ancak memurların bizi çıplak olarak aramak istediklerini söyledim. Bunun üzerine memurlara soran gözlerle baktı. Sonradan Silivri’den gelmiş olduğunu öğrendiğim bir memur ‘Ya bacak aralarına bir şey saklamışlarsa?’ dedi. Müdür biraz düşündükten sonra, kendi pantolonunu indirdi. ‘Ne var bunda şimdi?’ diye sordu. Çok şaşırmıştım. Bunun ayıp ve onur kırıcı bir şey olduğunu söyledim. Bir süre daha tartışma devam etti. Beni de küçük arama odasında, çıplak aramaya maruz bıraktılar. Tişörtümü zorla çıkardılar. Pantolonumu indirdiler. Otur-kalk yaptırdılar. Biz fiziki direniş göstermedik. Sadece slogan attık. X-Ray cihazının orada kameralar olduğu için normal arama yapıldı. Çıplak arama, X-Ray cihazının yanındaki küçük odalarda yapıldı. Koğuşlarımız 3 kişilik. Koğuş arkadaşlarım M.K. ve F.K. da benim gibi onur kırıcı muameleye maruz bırakıldılar. 2 gün önce S.A. adlı arkadaşı koridorda gördüm. Gözleri morarmıştı. Bu olaylar olurken, memurlardan ‘bayılma numarası yapıyor’ şeklinde sözler duymuştum. Kastettikleri S.A. olabilir diye düşünüyorum. Hepimiz hakkında disiplin soruşturması başlatılmış. Oysa biz normal aramaya karşı çıkmadık. Sadece onur kırıcı bir şey olan çıplak aramaya karşı slogan attık. Fiziken de direnmedik. İ.E. adlı arkadaşımızın tiki vardı. Vücuduna temas edildiğinde, aşırı tepki verirdi. Muhtemelen bu nedenle, memurun elini tutmuş olmalı. Tebliğ edilen disiplin soruşturması tutanağında, onun hakkında, memurun koluna tırnak geçirerek yaraladığı iddiası yer alıyor. Sayımlarda bir sıkıntı yaşamadık. Henüz kitaplarımız, defterlerimiz verilmedi. Şu anda yanınıza görüşe getirilirken de, koridorda başka hiç kimse olmadığı halde, getiren memurlardan birisi, aşağılayıcı ve azarlayıcı bir ses tonuyla, ‘Duvarın dibinden yürü’ diye bağırdı. Her an bir provokasyon olabilir diye endişe içinde yaşıyoruz.”

 

BENİ ÇIPLAK ARADILAR

Bir diğer mahpus E.D ise İHD raporuna giren beyanında şunları söyledi: “Biz 7 Temmuz günü Antalya L Tipi C.İ.K’undan, S Tipi C.İ.K’na sevk edildik. Daha önce hiç sevk tecrübem yoktu. Sevk sorunsuz geçti. Kayıt işlemleri ve eşya araması yapılırken, sıraya girmemizi söylediler. Sorun çıkmasın diye kabul ettik. Sonra beni tek kişilik bir odaya aldılar. Elleri eldivenli 2 memur geldi. ‘Arama yapacağız’ dediler. Kollarımı kaldırdım, ‘buyurun’ dedim. ‘Öyle değil, çıplak arayacağız’ dediler. ‘Fiziken direnmeyeceğimi, ama bunu kabul etmediğimi ve slogan atacağımı’ söyledim. ‘Tamam, sen işini yap, biz de işimizi yapalım’ dediler ve güldüler. Tişörtümü çıkardılar, pantolonumu ayaklarıma kadar indirdiler, çıkarmak üzerelerdi, başka memurlar geldi, o zaman durdular. Diğer arkadaşlar da slogan atıyordu. Beni dışarı çıkardılar. İ.E: ve M.Ş.ı gördüm, ikisinin de kollarına girilmişti, İ.E. ayakta duramıyordu. Ben ‘arkadaşlarımın yanına gitmek istediğimi’ söyledim. İ.E.ye, ‘sana ne yaptılar böyle?’ dedim, ‘beni dövdüler’ dedi. Sonra, müdür olduğunu söyleyen, sivil giyimli biri geldi, ‘sakin olun, ben halledeceğim’ dedi. M.Ş. ve F.T. adlı arkadaşları yere yatırıp, darp etmişler, ters kelepçe takmışlar, tek kişilik odalarda bekletilmişler. Bir ara girişe, hazır kıta geldi. Ancak müdür olduğunu söyleyen kişi ve Başmemur olduğunu sandığım kişi, ‘gerek yok’ diyerek geri gönderdi. Z.Ö. adlı hasta arkadaşımız, hastaneden geldiği için, L Tipi C.İ.K’unda, karantina koğuşundaydı. O da girerken darp edilmiş. İdrarından kan geliyormuş. S.K. adlı arkadaşımız da darp edilmiş. 24 saat sonra darp edilen arkadaşlar revire çıkmışlar. Ancak hekim ‘bunlar darp sayılmaz’ diyerek rapor vermemiş. Diğer sorunlarımıza gelince, sizinle ancak, T.C. kimlik numaramın son 6 hanesini tuşlayarak görüşebiliyorum. Koğuşlarımız henüz şantiye halinde. Dün, sabah sayımına gelen ekip bağırarak, dilekçeleri ayakta vermemiz şeklinde, tahrik edici davranışlarda bulundu. Yanınıza da iki memur eşliğinde geldim. Bir memur normaldi, ancak diğeri, emredici bir ses tonuyla, aşağılayıcı bir şekilde hitap ediyordu. Sistemli bir davranış olduğunu henüz söyleyemem.”

ÇIPLAK ARAMAYA HUKUKSAL ZEMİN

İnsan Hakları Derneği Antalya Şubesi avukatları, yapılan görüşmelerin ardından şu değerlendirmede bulundu: “Nakledilen mahpusların birçoğunun çıplak aramaya maruz bırakıldıkları, buna karşı mahpusların ‘İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek’ şeklinde slogan attıkları, akabinde bazı mahpusların, infaz koruma memurları tarafından darp edildikleri, yerlere yatırıldıkları, ters kelepçe takıldığı, tek kişilik odalara konuldukları tespit edilmiştir. Tespit edilebilen, darp edilen ve hak ihlaline uğrayan mahpusların isimleri şöyledir: S.K, İ.E., F.T, M.Ş., Z.Ö, S.A. Ne yazık ki, insanlık onuruna aykırı olarak değerlendirdiğimiz çıplak arama, 28.03.2020 tarih ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile yayımlanan, Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Yönetmelik md. 34 ile hukuksal bir dayanağa kavuşturulmuştur. Yönetmeliğin iptali doğrultusunda açılan davalar devam etmektedir.

İLGİLİ MADDE ACİLEN KALDIRILMALI

Gerek çıplak arama, gerekse buna sloganlarla tepki gösteren mahpuslara uygulanan şiddet, 5237sayılı Türk Ceza Kanunu 77 ve 94 maddelerinde ve AİHS’nin 3. Maddesi düzenlenen “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz” ilkesi ve T.C. Anayasası md. 17’sinde düzenlenen işkence ve onur kırıcı muamele yasağının ihlalini oluşturmaktadır. Özetlenen uluslararası sözleşmelere, Anayasaya ve yasaya açıkça aykırı olan, ilgili yönetmelik maddesinin acilen kaldırılması, tedbiren Adalet Bakanlığı’nın, iç genelgeyle, uygulamanın durdurulmasını sağlaması elzemdir.”

Antalya HABERİ

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.