EĞİTİM Haber Girişi: 06.08.2021 - 11:31, Güncelleme: 06.08.2021 - 11:31

Makine bozuldu

 

Makine bozuldu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un görevden alınmasını değerlendiren Eğitim İş Antalya Şubesi, “Milli Eğitimin asıl ihtiyacı bakan koltuğunda oturan ismin değişmesi değil, Bakanlığın doğru zihniyetle ve Saray'ın vitrini olmadan çalışabilmesidir” açıklamasında bulundu
  haberimizvar.net- Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un görevden alınmasını değerlendiren Eğitim İş Antalya Şubesi, yazılı açıklama yaptı.  “Türkiye bu sabah yine bir bilinmeze uyanmış, bir gecede Milli Eğitim Bakanı değişmiştir. Kaç zamandır koltuğu bırakılacağı konuşulan Ziya Selçuk, havuz medyanın tabiriyle "görevden affını istemiş", yerine yardımcısı Mahmut Özer atanmıştır” denilen açıklamada şu sözlere yer verildi: Gidenin geride ne bıraktığı, fayda-zarar muhasebesi elbette yapılmalı ve bu ilerisi için ders olmalıdır ama her şeyden önce bu konuda dikkat çekmek gereken başka bir husus vardır: Tek adamı sonsuz yetkilerle donatan Cumhurbaşkanlığı-Başkanlık sisteminde maalesef meşru ve çoğu zaman onurlu bir yol olan istifanın dahi adı geçememektedir. Görevi bırakmak isteyenin kişilikli görünmesini istemeyen bu sistem, istifayı dahi Cumhurbaşkanı'nın lütfuyla izah etmesi bakımından trajiktir. Sonuç olarak tek adam rejiminde silik şekilde bakan olmayı kabul edenlerin gidişleri de sessiz ve silik olmakta, olan yine düzgün hizmet ve yönetim bekleyen milletimize olmaktadır.  Bakanların şahsının böyle silikleştirildiği bu düzende, makamları da tek adamın gölgesinde küçülmektedir. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu kurulduğu günden bu yana adeta paralel MEB gibi çalışmakta, eğitimi yönetmek ve iyileştirmekle görevli bakanlığı sembolik hale getirmektedir.  Eski Bakan Ziya Selçuk, arkasında tutulmamış sözler ile birlikte önemli bir ders bırakmıştır: Bozuk düzende doğru işleyen çark olmaz! Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Eğitimde iyileştirme isteniyorsa Bakanların adının değişmesi değil yönetim zihniyetinin değişmesi gerekmektedir. Eğitimin bedelsiz ve adil verilmesi gereken bir kamu hizmeti olduğunu bir türlü kabul etmeyen, eğitimcilere geleceğin mimarları değil köle olarak bakan, çağdaşlaşmakla ve dolayısıyla çağdaş nesiller yetiştirmekle ilgili derdi bulunmayan bir zihniyetin, milli eğitimi iyi bir noktaya taşıma ihtimali yoktur. Milli Eğitimin asıl ihtiyacı bakan koltuğunda oturan ismin değişmesi değil, Bakanlığın doğru zihniyetle ve Saray'ın vitrini olmadan çalışabilmesidir. Bu sağlanmadan yapılacak her değişiklik bozuk olduğu halde tamir edilmeyen bir makinenin dişlilerini boş yere değiştirip durmaktan ibarettir.”     
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un görevden alınmasını değerlendiren Eğitim İş Antalya Şubesi, “Milli Eğitimin asıl ihtiyacı bakan koltuğunda oturan ismin değişmesi değil, Bakanlığın doğru zihniyetle ve Saray'ın vitrini olmadan çalışabilmesidir” açıklamasında bulundu

 

haberimizvar.net- Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un görevden alınmasını değerlendiren Eğitim İş Antalya Şubesi, yazılı açıklama yaptı.  “Türkiye bu sabah yine bir bilinmeze uyanmış, bir gecede Milli Eğitim Bakanı değişmiştir. Kaç zamandır koltuğu bırakılacağı konuşulan Ziya Selçuk, havuz medyanın tabiriyle "görevden affını istemiş", yerine yardımcısı Mahmut Özer atanmıştır” denilen açıklamada şu sözlere yer verildi:

Gidenin geride ne bıraktığı, fayda-zarar muhasebesi elbette yapılmalı ve bu ilerisi için ders olmalıdır ama her şeyden önce bu konuda dikkat çekmek gereken başka bir husus vardır: Tek adamı sonsuz yetkilerle donatan Cumhurbaşkanlığı-Başkanlık sisteminde maalesef meşru ve çoğu zaman onurlu bir yol olan istifanın dahi adı geçememektedir. Görevi bırakmak isteyenin kişilikli görünmesini istemeyen bu sistem, istifayı dahi Cumhurbaşkanı'nın lütfuyla izah etmesi bakımından trajiktir. Sonuç olarak tek adam rejiminde silik şekilde bakan olmayı kabul edenlerin gidişleri de sessiz ve silik olmakta, olan yine düzgün hizmet ve yönetim bekleyen milletimize olmaktadır.  Bakanların şahsının böyle silikleştirildiği bu düzende, makamları da tek adamın gölgesinde küçülmektedir. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu kurulduğu günden bu yana adeta paralel MEB gibi çalışmakta, eğitimi yönetmek ve iyileştirmekle görevli bakanlığı sembolik hale getirmektedir. 

Eski Bakan Ziya Selçuk, arkasında tutulmamış sözler ile birlikte önemli bir ders bırakmıştır: Bozuk düzende doğru işleyen çark olmaz! Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Eğitimde iyileştirme isteniyorsa Bakanların adının değişmesi değil yönetim zihniyetinin değişmesi gerekmektedir. Eğitimin bedelsiz ve adil verilmesi gereken bir kamu hizmeti olduğunu bir türlü kabul etmeyen, eğitimcilere geleceğin mimarları değil köle olarak bakan, çağdaşlaşmakla ve dolayısıyla çağdaş nesiller yetiştirmekle ilgili derdi bulunmayan bir zihniyetin, milli eğitimi iyi bir noktaya taşıma ihtimali yoktur. Milli Eğitimin asıl ihtiyacı bakan koltuğunda oturan ismin değişmesi değil, Bakanlığın doğru zihniyetle ve Saray'ın vitrini olmadan çalışabilmesidir. Bu sağlanmadan yapılacak her değişiklik bozuk olduğu halde tamir edilmeyen bir makinenin dişlilerini boş yere değiştirip durmaktan ibarettir.”     

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.