Haber Girişi: 08.10.2021 - 01:26, Güncelleme: 08.10.2021 - 01:26

Meral Akşener: Şaka gibi bir dönem yaşıyoruz

 

Meral Akşener: Şaka gibi bir dönem yaşıyoruz

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Sayıştay raporları ve Sedat Peker’in iddialarıyla ilgili harekete geçilmemesini eleştirerek, “Şaka gibi bir dönemde yaşıyoruz. Müthiş bir devlet krizi var Türkiye’de, müthiş bir ciddiyet krizi var” dedi.
haberimizvar.net-  İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Adıyaman ve ilçelerinde esnafın ve vatandaşın sorunlarını dinledi. Kahta Belediyesi’ni ziyareti sırasında Akşener, “Sedat Peker’in ortaya attığı iddialar ve kamuoyunda paylaşılan Sayıştay raporları hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “İddialar çok vahim iddialar, ortaya konulan deliller çok ilginç deliller ve geçmişte olsa, o beğenmedikleri eski Türkiye olsa çoktan bakanların bir kısmı soruşturma altında istifa etmiş olurlardı. Yani soruşturmanın selameti için bu idarenin yaptığı bir iş olurdu. Diğer taraftan savcılar çoktan harekete geçmiş olurlardı. Dolayısıyla şaka gibi bir dönemde yaşıyoruz, birincisi bu. Müthiş bir devlet, müthiş bir ciddiyet krizi var Türkiye’de” dedi.   MÜTHİŞ BİR UTANÇ KAYNAĞI   Akşener şunları söyledi: “Diğer taraftan Sayıştay’ın ortaya koyduğu, yani devletin ortaya koyduğu raporun da ben dünkü grup konuşmamda birazını söyleyebildim. Yayınlanan o raporların içerisinde öyle bir şeyler var ki hakikatten göz göre göre hırsızlığın Sayıştay raporlarında dile gelmesi, teyit edilmesi, kayıt altına alınması, bu ülkeyi yönetenler, bizi yönetenler için müthiş bir utanç kaynağıdır”.   HUKUK ORTADAN KALKMIŞTIR   “Biz Hazreti Ömer’in adaletini şiar edinmiş insanlarız. Dolayısıyla ‘Fırat’ın kenarında bir kuzuyu kurt kapsa onun hesabı benden sorulur’ diyen bir devlet anlayışının da mensuplarıydık. Vatandaş ve millet olarak söylüyorum ben bunu, siyasi bir mesele değil. Şimdi öyle bir hale geldi ki Türkiye, yapanın yanına, yani hırsızın yanına, ahlaksızın yanına kar kaldığı, hiçbir savcının harekete geçemediği bir dönem. Bir devlet kurumu Sayıştay’a, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün verdiği cevap ‘yalandır’. Ciddiyetsiz bir devlet idaresi ve kıpırdamayan savcılar... Türkiye bir hukuk devleti olsaydı, hukukun üstünlüğü geçerli olsaydı, yargı bağımsız olsaydı, hâkim bağımsız olsaydı zaten siyasetçinin bir şey yapmasına gerek kalmadan bu konuların soruşturulmasına derhal harekete geçerdi. Bütün bunların olmaması, yargının da bağımsız olmadığı, adaletin ortadan kalktığı, hukukun ortadan kalktığını gösteren bir karinedir”.   YARGI BAĞIMSIZ OLMALIDIR   “Biz, iktidar olduğumuzda, yargıyı bağımsız, hakimi bağımsız, hukukun üstünlüğünü temin edeceğiz. Bunu temin ettiğimiz zaman zaten hırsızlık yapan, yolsuzluk yapan, ahlaksızlık yapan her kim ise yani kaşınızı gözünüzü oynatmadan ister siyasetçi ister bürokrat ister bir başkası, yani yargının harekete geçeceği bir sistemi kuracağız. Ben, Allah’a çok şükür, 27 yıllık aktif siyasi hayatımda çok önemli görevlerde de bulundum. Ne benim, ne de aile fertlerimden birinin yolsuzluğuna dair Allah’ıma bin şükür bir isnatla karşılaşmadım. Yani ben, kendisini ‘dürüst bir siyasetçi’ diye tanımlayan bir insanım. Bu benim görevim, bakın aslında söylerken utanıyorum, ama siyasetçinin yargıya ‘hayır yap’ ya da ‘evet yapma’ talimatı vermesinin yanlışlığı üzerinde duruyorum. Dolayısıyla yargı bağımsız olmalı ki, hakim bağımsız olmalı ki, hukukun üstünlüğü sağlanmalı ki, adalet sağlanmalı ki siyasetçi kaşını gözünü oynatmadan görevi gereği kendiliğinden harekete geçebilsin”.  
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Sayıştay raporları ve Sedat Peker’in iddialarıyla ilgili harekete geçilmemesini eleştirerek, “Şaka gibi bir dönemde yaşıyoruz. Müthiş bir devlet krizi var Türkiye’de, müthiş bir ciddiyet krizi var” dedi.

haberimizvar.net-  İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Adıyaman ve ilçelerinde esnafın ve vatandaşın sorunlarını dinledi. Kahta Belediyesi’ni ziyareti sırasında Akşener, “Sedat Peker’in ortaya attığı iddialar ve kamuoyunda paylaşılan Sayıştay raporları hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “İddialar çok vahim iddialar, ortaya konulan deliller çok ilginç deliller ve geçmişte olsa, o beğenmedikleri eski Türkiye olsa çoktan bakanların bir kısmı soruşturma altında istifa etmiş olurlardı. Yani soruşturmanın selameti için bu idarenin yaptığı bir iş olurdu. Diğer taraftan savcılar çoktan harekete geçmiş olurlardı. Dolayısıyla şaka gibi bir dönemde yaşıyoruz, birincisi bu. Müthiş bir devlet, müthiş bir ciddiyet krizi var Türkiye’de” dedi.

 

MÜTHİŞ BİR UTANÇ KAYNAĞI

 

Akşener şunları söyledi: “Diğer taraftan Sayıştay’ın ortaya koyduğu, yani devletin ortaya koyduğu raporun da ben dünkü grup konuşmamda birazını söyleyebildim. Yayınlanan o raporların içerisinde öyle bir şeyler var ki hakikatten göz göre göre hırsızlığın Sayıştay raporlarında dile gelmesi, teyit edilmesi, kayıt altına alınması, bu ülkeyi yönetenler, bizi yönetenler için müthiş bir utanç kaynağıdır”.

 

HUKUK ORTADAN KALKMIŞTIR

 

“Biz Hazreti Ömer’in adaletini şiar edinmiş insanlarız. Dolayısıyla ‘Fırat’ın kenarında bir kuzuyu kurt kapsa onun hesabı benden sorulur’ diyen bir devlet anlayışının da mensuplarıydık. Vatandaş ve millet olarak söylüyorum ben bunu, siyasi bir mesele değil. Şimdi öyle bir hale geldi ki Türkiye, yapanın yanına, yani hırsızın yanına, ahlaksızın yanına kar kaldığı, hiçbir savcının harekete geçemediği bir dönem. Bir devlet kurumu Sayıştay’a, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün verdiği cevap ‘yalandır’. Ciddiyetsiz bir devlet idaresi ve kıpırdamayan savcılar... Türkiye bir hukuk devleti olsaydı, hukukun üstünlüğü geçerli olsaydı, yargı bağımsız olsaydı, hâkim bağımsız olsaydı zaten siyasetçinin bir şey yapmasına gerek kalmadan bu konuların soruşturulmasına derhal harekete geçerdi. Bütün bunların olmaması, yargının da bağımsız olmadığı, adaletin ortadan kalktığı, hukukun ortadan kalktığını gösteren bir karinedir”.

 

YARGI BAĞIMSIZ OLMALIDIR

 

“Biz, iktidar olduğumuzda, yargıyı bağımsız, hakimi bağımsız, hukukun üstünlüğünü temin edeceğiz. Bunu temin ettiğimiz zaman zaten hırsızlık yapan, yolsuzluk yapan, ahlaksızlık yapan her kim ise yani kaşınızı gözünüzü oynatmadan ister siyasetçi ister bürokrat ister bir başkası, yani yargının harekete geçeceği bir sistemi kuracağız. Ben, Allah’a çok şükür, 27 yıllık aktif siyasi hayatımda çok önemli görevlerde de bulundum. Ne benim, ne de aile fertlerimden birinin yolsuzluğuna dair Allah’ıma bin şükür bir isnatla karşılaşmadım. Yani ben, kendisini ‘dürüst bir siyasetçi’ diye tanımlayan bir insanım. Bu benim görevim, bakın aslında söylerken utanıyorum, ama siyasetçinin yargıya ‘hayır yap’ ya da ‘evet yapma’ talimatı vermesinin yanlışlığı üzerinde duruyorum. Dolayısıyla yargı bağımsız olmalı ki, hakim bağımsız olmalı ki, hukukun üstünlüğü sağlanmalı ki, adalet sağlanmalı ki siyasetçi kaşını gözünü oynatmadan görevi gereği kendiliğinden harekete geçebilsin”.  

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.