Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
() - | Haber Girişi: 11.04.2021 - 15:08, Güncelleme: 11.04.2021 - 15:08

Oblomovluk

 

Oblomovluk

Karantina günlerinin gölgesinde yaşamaya çalışırken, durağan bir şekilde devam eden hayatımızın üstüne bir de acılar, dertler çullanırken, baharın başlangıcı olarak bildiğimiz mart ayı bile ben artık dert ayıyım diyerek canımızı okurken, okumak-yazmak arasındaki fasit dairede kendimize yer bulmaya çalışırken Gonçarov’un Oblomov’u ile karşılaşmak tatlı bir tesadüf olarak beni az da olsa mutlu etti.
Burak Küçükaydın- Karantina günlerinin gölgesinde yaşamaya çalışırken, durağan bir şekilde devam eden hayatımızın üstüne bir de acılar, dertler çullanırken, baharın başlangıcı olarak bildiğimiz mart ayı bile ben artık dert ayıyım diyerek canımızı okurken, okumak-yazmak arasındaki fasit dairede kendimize yer bulmaya çalışırken Gonçarov’un Oblomov’u ile karşılaşmak tatlı bir tesadüf olarak beni az da olsa mutlu etti. Rus Edebiyatı iyi bir okur için bambaşka bir yere sahiptir elbette, Rus yazarlar dediğimizde ilk aklımıza Tolstoy, Dostoyevski, Puşkin, Çehov, Turgenyev, Gogol, Gorki gibi isimler gelir fakat bir yazar daha var yarattığı karakter isminin önüne geçmiş, Rus diline Oblomovluk diye bir kavramı sokmuş Gonçarov Oblomov kitabı ile… Peki nedir Oblomovluk? Tam anlamıyla tembellik kavramı içini dolduramaz bu tabirin, Oblomov sorunların farkındadır, çözümün ne olduğunu biliyordur. Hayatını değiştirmek için sürekli planlar yapmaktadır, ama bir türlü üstündeki atalet duygusunu yenemez ve o planlar hep masada kalır, hepimizin içinde biraz Oblomovluk yok mu diye sormaktandan kendimi alamıyorum bu noktada… Kitabın ilk 200 sayfasında yatağından çıkmayan, sürekli erteleyen, Leyla ile Mecnun dizisindeki Mecnun’un sürekli üstünde olan depresyon hırkasını çıkarmayan bir karakter karşılıyor sizi… Hayatımızda olduğu gibi kitaplarda da kırılma noktalarının olduğuna inanıyorum, Oblomov yatağından çıkıyor ve kitap sizi içine doğru çekiyor, akıp gidiyor ellerinizde tabi buna sebep olan birde Olga karakteri var, aşk var… Kitapta 4 karakter dikkat çekiyor, hepsi aslında bir kültürü, bir duruşu, bir felsefeyi simgeliyor. Oblomov kitapta doğu kültürünü temsil etmekte, dinamik değildir çağın gereksinimlerine ayak uyduramamaktadır, hep bir geç kalma durumu mevcuttur.19. yüzyılda dünyada ve Rusya’da ciddi bir değişim söz konusudur. Oblomov’un hayatı sürekli olumsuz yönde ilerlemektedir, hep etrafından yardım beklemektedir. Çocuklar arkadaşı Stolz çıkagelir bu zor günlerde, çocukluk arkadaşı yarı Rus,yarı Alman olan bu karakter Oblomov tam tersine çalışkan, hırslı, disiplinli,sistematik bir kişilik olarak karşımıza çıkıyor, aslında biraz da batı kültürünü teslim ediyor. Stolz daha sonra Olga ile tanıştırır Oblomov’u ve aralarında bir yakınlaşma olur, aralarındaki muazzam diyalog, hele birde Oblomov’un Olga’ya yazdığı bir mektup var kitapta, inanılmaz etkileyici mutlaka okunmalı diye düşünüyorum. Birde Zahar karakteri var kitapta hizmetçi- sahip, yöneten-yönetilen ilişkisini günümüze kadar taşıyarak keyifli bir şekilde dile getiriyor Gonçarov . Kitapla alakalı Tolstoy’un yorumu şöyle; ‘Ben bu eseri defalarca okudum,her okuduğumda dehşete kapıldım, muazzam bir kitap’. Tabi bunu söyleyen dünyaca ünlü bir yazar olunca bize fazla bir yorum yapmak düşmüyor bu noktadan sonra… Lenin’de kitaptan etkilenen önemli tarihi şahıslardan şöyle diyor; Rusya üç devrim geçirdi, ama gene de Oblomov’lar kaldı; çünkü Oblomov’lar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçilerarasında da vardır. Toplantılarda, komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski Oblomov’un içimizde olduğunu görürsünüz. Kitabın sonunda Oblomov’a kızamıyorsunuz, o hep iyi niyetli, temiz kalpli bu ona kaybettirse de, Stolz güçlü, başarılı fakat duygusuz ve soğuk bir karakter. Siz kitabı okuma fırsatı bulursanız kimi daha yakın bulacaksınız kendinize bu soruyu sorun lütfen. Oblomov, yazıldığı günden beri yaklaşık 150 yıl geçmesine rağmen güncelliğini kaybetmemiş bir eser ve İlya İlyiç Oblomov hâlâ milyonlarca insanın içinde yaşıyor. O, dünyanın değişmekte olduğunu fark eden ama bu değişime uyum sağlayamayan bir insan ki onu güncel yapan da budur. Gogol’un Ölü Canlar kitabından da bu paradoksu yaşayan insanın içine düştüğü psikolojik açmazların analizi çok başarılı bir şekilde yapılmıştır. Bir kitapsever olarak en iyi ilk on kitap arasında sayabileceğim Oblomov gayet başarılı bir eser okunası, okunmalı diye düşünüyorum. Bir kitapla mümkün olabilir hayatınızın değişimi diyerek yazıma son veriyorum. Bol kitaplı günler dilerim…  
Karantina günlerinin gölgesinde yaşamaya çalışırken, durağan bir şekilde devam eden hayatımızın üstüne bir de acılar, dertler çullanırken, baharın başlangıcı olarak bildiğimiz mart ayı bile ben artık dert ayıyım diyerek canımızı okurken, okumak-yazmak arasındaki fasit dairede kendimize yer bulmaya çalışırken Gonçarov’un Oblomov’u ile karşılaşmak tatlı bir tesadüf olarak beni az da olsa mutlu etti.

Burak Küçükaydın- Karantina günlerinin gölgesinde yaşamaya çalışırken, durağan bir şekilde devam eden hayatımızın üstüne bir de acılar, dertler çullanırken, baharın başlangıcı olarak bildiğimiz mart ayı bile ben artık dert ayıyım diyerek canımızı okurken, okumak-yazmak arasındaki fasit dairede kendimize yer bulmaya çalışırken Gonçarov’un Oblomov’u ile karşılaşmak tatlı bir tesadüf olarak beni az da olsa mutlu etti.

Rus Edebiyatı iyi bir okur için bambaşka bir yere sahiptir elbette, Rus yazarlar dediğimizde ilk aklımıza Tolstoy, Dostoyevski, Puşkin, Çehov, Turgenyev, Gogol, Gorki gibi isimler gelir fakat bir yazar daha var yarattığı karakter isminin önüne geçmiş, Rus diline Oblomovluk diye bir kavramı sokmuş Gonçarov Oblomov kitabı ile…
Peki nedir Oblomovluk? Tam anlamıyla tembellik kavramı içini dolduramaz bu tabirin, Oblomov sorunların farkındadır, çözümün ne olduğunu biliyordur. Hayatını değiştirmek için sürekli planlar yapmaktadır, ama bir türlü üstündeki atalet duygusunu yenemez ve o planlar hep masada kalır, hepimizin içinde biraz Oblomovluk yok mu diye sormaktandan kendimi alamıyorum bu noktada…

Kitabın ilk 200 sayfasında yatağından çıkmayan, sürekli erteleyen, Leyla ile Mecnun dizisindeki Mecnun’un sürekli üstünde olan depresyon hırkasını çıkarmayan bir karakter karşılıyor sizi… Hayatımızda olduğu gibi kitaplarda da kırılma noktalarının olduğuna inanıyorum, Oblomov yatağından çıkıyor ve kitap sizi içine doğru çekiyor, akıp gidiyor ellerinizde tabi buna sebep olan birde Olga karakteri var, aşk var…


Kitapta 4 karakter dikkat çekiyor, hepsi aslında bir kültürü, bir duruşu, bir felsefeyi simgeliyor.


Oblomov kitapta doğu kültürünü temsil etmekte, dinamik değildir çağın gereksinimlerine ayak uyduramamaktadır, hep bir geç kalma durumu mevcuttur.19. yüzyılda dünyada ve Rusya’da ciddi bir değişim söz konusudur. Oblomov’un hayatı sürekli olumsuz yönde ilerlemektedir, hep etrafından yardım beklemektedir. Çocuklar arkadaşı Stolz çıkagelir bu zor günlerde, çocukluk arkadaşı yarı Rus,yarı Alman olan bu karakter Oblomov tam tersine çalışkan, hırslı, disiplinli,sistematik bir kişilik olarak karşımıza çıkıyor, aslında biraz da batı kültürünü teslim ediyor. Stolz daha sonra Olga ile tanıştırır Oblomov’u ve aralarında bir yakınlaşma olur, aralarındaki muazzam diyalog, hele birde Oblomov’un Olga’ya yazdığı bir mektup var kitapta, inanılmaz etkileyici mutlaka okunmalı diye düşünüyorum. Birde Zahar karakteri var kitapta hizmetçi- sahip, yöneten-yönetilen ilişkisini günümüze kadar taşıyarak keyifli bir şekilde dile getiriyor Gonçarov .
Kitapla alakalı Tolstoy’un yorumu şöyle; ‘Ben bu eseri defalarca okudum,her okuduğumda dehşete kapıldım, muazzam bir kitap’. Tabi bunu söyleyen dünyaca ünlü bir yazar olunca bize fazla bir yorum yapmak düşmüyor bu noktadan sonra…

Lenin’de kitaptan etkilenen önemli tarihi şahıslardan şöyle diyor; Rusya üç devrim geçirdi, ama gene de Oblomov’lar kaldı; çünkü Oblomov’lar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçilerarasında da vardır. Toplantılarda, komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski Oblomov’un içimizde olduğunu görürsünüz.
Kitabın sonunda Oblomov’a kızamıyorsunuz, o hep iyi niyetli, temiz kalpli bu ona kaybettirse de, Stolz güçlü, başarılı fakat duygusuz ve soğuk bir karakter. Siz kitabı okuma fırsatı bulursanız kimi daha yakın bulacaksınız kendinize bu soruyu sorun lütfen.
Oblomov, yazıldığı günden beri yaklaşık 150 yıl geçmesine rağmen güncelliğini kaybetmemiş bir eser ve İlya İlyiç Oblomov hâlâ milyonlarca insanın içinde yaşıyor. O, dünyanın değişmekte olduğunu fark eden ama bu değişime uyum sağlayamayan bir insan ki onu güncel yapan da budur. Gogol’un Ölü Canlar kitabından da bu paradoksu yaşayan insanın içine düştüğü psikolojik açmazların analizi çok başarılı bir şekilde yapılmıştır.


Bir kitapsever olarak en iyi ilk on kitap arasında sayabileceğim Oblomov gayet başarılı bir eser okunası, okunmalı diye düşünüyorum.


Bir kitapla mümkün olabilir hayatınızın değişimi diyerek yazıma son veriyorum.


Bol kitaplı günler dilerim…

 

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.