Haber Girişi: 29.08.2021 - 18:55, Güncelleme: 30.08.2021 - 13:59

Süreç-sonuç

 

Süreç-sonuç

Aran Mehmet Yanar
Maçın kontrolünü baştan sona elinde tutan bir Antalyaspor izlemeyeli hayli zaman olmuştu. Rizespor karşısında, verilen emeklerin ve yapılan planlamaların sonuçları daha bir görünür oldu. İlk gol de bunun çok açık bir örneğiydi. 45 saniyede yapılan 20 pasın sonunda top Haji Wright’ın önüne geldi ve o da bitirici dokunuşu yaptı. Bir diğer örnek: Maçın 30. dakikasında takımların isabetli pas sayıları 161-60 Antalyaspor lehindeydi. Bu da maçın nasıl seyrettiği ile ilgili bir fikir vermiyorsa zaten bu yazının devamı o fikirsiz vatandaşlar için okunmaya değer değil. Yazının muhatabı da değiller zaten. Futbolu bilen, seven; transferi, oyun gelişimini, süreç yönetimini finansal bir disiplinle yapmaya çalışan bir teknik direktör-yönetim işbirliğini sürekli değişen başkanlarla ve dalgalanmalarla yürütme çabasındaki bir teknik direktörü var Antalyaspor ‘un. Her tercihiyle de ben de dahil kimseyi mutlu etmek zorunda değil. Yapılan medeni eleştirilere saygı duymalı tabii ki ama herkesi aynı anda ikna etmek zorunda değil. Öncelikle maç oldukça iyi oynanmış. Takım, geçmişte bazı maçlarda olduğu gibi öne geçince geriye yaşlanmamış, sadece hücum ısrarını biraz azaltıp oyunu tutmaya devam etmiş, yine de ciddi pozisyonlar bulmuş. Yeni transferler katkı sağlamaya başlamış. Bir duran top ve bir bedava penaltıyla rakibini maça ortak edince, maçlara fırsatını bulduğu anda birilerine sallamaya, taciz etmeye gelen bir takım hadsiz, mal bulmuş mağribi gibi hocaya sözlü sataşmada bulunuyor, istifa diye zırvalıyor.. böyle tipler hiç eksik olmaz zaten, kitlesel bir karşılıkları yoktur, bunlara gösterilen tepki taraftara yapılmış anlamına hele hiç gelmez. Uzatmanın uzatmasında gelen 3. gol ile yaşanan adrenalin sonucunda da Ersun Hoca gol sevincini yaşarken o tarafa bile bakmadan, yönü belli belirsiz ama tribündeki hadsizleri hedeflediği belli olacak bir şekilde kol çıkarıyor. Taraftara hareket yapıldı diye yaygara koparmanın alemi yok. Bunun yanında, öfkesini kontrol etmeli miydi? Evet… keşke… ama oldu… Hoca aynı gece bunun muhasebesini yapmıştır bence… Bir de şu uzay geometrisi profesörleri var. Yöneticilere yapmış falan diyorlar. Ölmüş biçmiş cetvel çekmişler sanırsın. Bakın işte bunlar çok tehlikeli adamlar. Çünkü bunlara sorun sıkıntı lazım, yoksa işsiz ekmeksiz kalıyorlar. Yazının muhatabı değerli Antalyasporlular: Hepimiz biliyoruz ki, futbol internetten yemek sipariş etmeye benzemiyor, yarım saatte kapıya gelsin mideye indirilsin. Lezzeti yakalamak süreç istiyor, planlama istiyor, çalışma istiyor. Her şeye rağmen yine de garantisi yok. Ersun Yanal maç sonu konuşmasında, bunu sonuca değil sürece bakalım vurgusu ile çok temiz anlattı. Yapılan planların, transferlerin de ölçümü, tartımı da restoran mutfağındaki gibi hassas terazi ile tartılmıyor. Yukarıda saydığımız tiplerin sesi de maalesef çok çıkıyor, kulak tırmalıyor. Kimisi ipe sapa gelmez tespitlerini sosyal medyada kesin gerçek diye satıyor, aklınca hesap soruyor, kimi bir karın ağrısı var belli sürekli pusuda bekliyor, ama ne derlerse desinler ne yazarlarsa yazsınlar, dilleri üslupları kendilerini hep ele veriyor. İşte sevgili Antalyasporlular bize de bunlara karşı ayık olmak, meydan vermemek, emeklerine şahit olduğumuz, yol haritasını bildiğimiz ve beğendiğimiz Ersun Hoca’ya ve takıma sahip çıkmak, destek olmak kalıyor.  
Aran Mehmet Yanar

Maçın kontrolünü baştan sona elinde tutan bir Antalyaspor izlemeyeli hayli zaman olmuştu. Rizespor karşısında, verilen emeklerin ve yapılan planlamaların sonuçları daha bir görünür oldu. İlk gol de bunun çok açık bir örneğiydi. 45 saniyede yapılan 20 pasın sonunda top Haji Wright’ın önüne geldi ve o da bitirici dokunuşu yaptı.

Bir diğer örnek: Maçın 30. dakikasında takımların isabetli pas sayıları 161-60 Antalyaspor lehindeydi. Bu da maçın nasıl seyrettiği ile ilgili bir fikir vermiyorsa zaten bu yazının devamı o fikirsiz vatandaşlar için okunmaya değer değil. Yazının muhatabı da değiller zaten.

Futbolu bilen, seven; transferi, oyun gelişimini, süreç yönetimini finansal bir disiplinle yapmaya çalışan bir teknik direktör-yönetim işbirliğini sürekli değişen başkanlarla ve dalgalanmalarla yürütme çabasındaki bir teknik direktörü var Antalyaspor ‘un. Her tercihiyle de ben de dahil kimseyi mutlu etmek zorunda değil. Yapılan medeni eleştirilere saygı duymalı tabii ki ama herkesi aynı anda ikna etmek zorunda değil.

Öncelikle maç oldukça iyi oynanmış. Takım, geçmişte bazı maçlarda olduğu gibi öne geçince geriye yaşlanmamış, sadece hücum ısrarını biraz azaltıp oyunu tutmaya devam etmiş, yine de ciddi pozisyonlar bulmuş. Yeni transferler katkı sağlamaya başlamış. Bir duran top ve bir bedava penaltıyla rakibini maça ortak edince, maçlara fırsatını bulduğu anda birilerine sallamaya, taciz etmeye gelen bir takım hadsiz, mal bulmuş mağribi gibi hocaya sözlü sataşmada bulunuyor, istifa diye zırvalıyor.. böyle tipler hiç eksik olmaz zaten, kitlesel bir karşılıkları yoktur, bunlara gösterilen tepki taraftara yapılmış anlamına hele hiç gelmez.

Uzatmanın uzatmasında gelen 3. gol ile yaşanan adrenalin sonucunda da Ersun Hoca gol sevincini yaşarken o tarafa bile bakmadan, yönü belli belirsiz ama tribündeki hadsizleri hedeflediği belli olacak bir şekilde kol çıkarıyor. Taraftara hareket yapıldı diye yaygara koparmanın alemi yok. Bunun yanında, öfkesini kontrol etmeli miydi? Evet… keşke… ama oldu… Hoca aynı gece bunun muhasebesini yapmıştır bence…

Bir de şu uzay geometrisi profesörleri var. Yöneticilere yapmış falan diyorlar. Ölmüş biçmiş cetvel çekmişler sanırsın. Bakın işte bunlar çok tehlikeli adamlar. Çünkü bunlara sorun sıkıntı lazım, yoksa işsiz ekmeksiz kalıyorlar.

Yazının muhatabı değerli Antalyasporlular: Hepimiz biliyoruz ki, futbol internetten yemek sipariş etmeye benzemiyor, yarım saatte kapıya gelsin mideye indirilsin. Lezzeti yakalamak süreç istiyor, planlama istiyor, çalışma istiyor. Her şeye rağmen yine de garantisi yok. Ersun Yanal maç sonu konuşmasında, bunu sonuca değil sürece bakalım vurgusu ile çok temiz anlattı.

Yapılan planların, transferlerin de ölçümü, tartımı da restoran mutfağındaki gibi hassas terazi ile tartılmıyor. Yukarıda saydığımız tiplerin sesi de maalesef çok çıkıyor, kulak tırmalıyor. Kimisi ipe sapa gelmez tespitlerini sosyal medyada kesin gerçek diye satıyor, aklınca hesap soruyor, kimi bir karın ağrısı var belli sürekli pusuda bekliyor, ama ne derlerse desinler ne yazarlarsa yazsınlar, dilleri üslupları kendilerini hep ele veriyor. İşte sevgili Antalyasporlular bize de bunlara karşı ayık olmak, meydan vermemek, emeklerine şahit olduğumuz, yol haritasını bildiğimiz ve beğendiğimiz Ersun Hoca’ya ve takıma sahip çıkmak, destek olmak kalıyor.

 

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.