Ticari dağcılık ve yapılması gerekenler
Tüm dünyada ve ülkemizde doğaya olan ilgi giderek artmakta ve doğa turizmi, macera turizmi, dağ turizmi adıyla birçok kişi trekking, hiking, dağ tırmanışı, ırmak geçişi, kanyoning gibi birçok branşta doğaya götürülmekte.
haberimizvar.net- İster kulüp faaliyeti olsun isterse bir seyahat acentesi aracılığıyla yapılsın bir etkinlik turizm faaliyeti olarak tanımlanır ve tüm sorumluluk bireysel riskler açısından bireyin kendisini organizasyonel ve yapılan etkinlikle ilgili riskler açısından da organizasyon ve rehber birlikte sorumludur. Bu sorumluluktan hiç kimse feragat edemez.
Bireysel riskler kişinin fiziksel, duygusal, mental sağlığından kaynaklanan risklerdir ve mutlaka bireyin kendisi önlem almalıdır. Örneğin kronik rahatsızlığı olan bir birey bu rahatsızlığı ile ilgili ilaçları yanında taşımalı ve kullanmalıdır, hatta etkinlik başlamadan etkinlik sorumlularına bildirmelidir. Eğer bu riskler etkinliği yapmasına engel ise etkinlik başında veya etkinlik sırasında oluşmuşsa etkinliğe devam etmeme konusunda grup sorumlusu rehberin yönlendirmesi ve talimatları geçerlidir.
Bunların dışında etkinliğin kendisinden kaynaklı, etkinliğin yapıldığı yerden kaynaklı, yapıldığı koşullardan kaynaklı, yapıldığı mevsimden kaynaklı tüm risklerden etkinlik sorumlusu rehber(ler) ve ekip üyeleri birlikte sorumluluk üstlenirler ama esas sorumluluk etkinlik rehber(lerin)dedir.
Dağcılık risk yönetimi gerektiren bir spor branşıdır ve riskler yok sayılamaz. Görmezden gelinemez. Ekipteki sayı, ekibe alınacak katılımcıların hem malzeme açısından hem de fiziksel, duygusal ve mental kondisyon açısından yeterlilikleri ekibin kurulmasında ta en başta önemlidir. Homojen olmayan ekipler etkinliğin zorlaştığı aşamalarda birbirlerinden kopmalara sebep olacaktır ki esas önemli konu burada rehbere düşecek ve grubun uyumlu bir şekilde aktiviteyi sürdürmesi için gerekli önlemleri almasını gerektirecektir.
Dağcılık ve doğada yapılan etkinliklerde grup sayısına bakılmaksızın yeterlilikleri birbiriyle aynı en az iki rehber bulundurma zorunluluğu vardır. Grup sayısı yetişkinler için farklı, çocuklar ve yaşlılar için farklı sayıda olmak üzere zorluk derecesine bağlı olarak zorluk arttıkça görevlendirilecek rehber sayısı da artacaktır. Örneğin günübirlik bir yürüyüş faaliyeti için minimum 20 kişi için 2 rehber sonra sisteme eklenecek her 20 kişi için ilave bir rehber etkinlikte görevlendirilmelidir. Eğer rehberlerden birinin başına bir olumsuzluk gelirse diğer rehber etkinliği sürdürecek ve sonlandıracak rolü üstlenir. Normal etkinlikte de bu öncü ve artçı olarak isimlendirilir. Eğer gruptan birileri rahatsızlanırsa, geri dönmek isterse ikinci rehber bu kişiyi güvenli bir yerde bekletmek ve/veya geriye döndürmek sorumluluğunu üstlenir.
Eğer grupta ikinci bir rehber yoksa o etkinlik birçok riske açık başlatılmıştır ve tüm sorumluluk organizasyonun ve rehberindir. 22 Mart 2026 tarihinde Ağrı dağına tırmanış yaparken geride kalan ve rehber tarafından “orada bekle seni dönüşte alalım” sözüyle ölüm terkedilen ve 112 gün sonra cenazesine ulaşılan Sevim Yılmaz’ın bu durumu çok fazla ders çıkarılması gereken hatalar zinciriyle doludur.
Grup homojen değildir. Grupta bir rehber vardır. Kışın 4700 rakımda bir kişi bilinç ve yorgunluk durumu hakkında tam ve kesin bilgiye sahip olunmadan ve yanında kimse olmadan geride tek başına bırakılmıştır. “Dönüşte sizi alırız” ifadesi onun ölüme terk edildiğinin ifadesidir. Burada rehberin ve organizasyon firmasının asli sorumluluğu vardır. Bu durum hem adi hem de dağcılık etiği açısından sorgulanmalıdır.
Doğada herhangi bir kaza meydana geldiğinde arama kurtarma yapılıp kazaya uğramış kişilere ulaşmak çabuk organize olan, olay yerine en hızlı şekilde intikal edebilecek, nitelikli ve donanımlı arama kurtarma ekibinin varlığını gerektirir. Ülkemizde tüm arama kurtarma görevlerini üstlenen AFAD vardır ve AFAD kurum olarak önemli görev ve sorumlulukları üstlense de özel donanım ve yeterlilik gerektiren Dağ Arama Kurtarmada yeterli değildir.
Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun (TDF) bu olayda direkt bir sorumluluğu olmasa da sporcu eğitimlerinden, antrenör yetiştirme ve gerekli sınavları yapmaktan sorumludur. Aynı zamanda Dağ Rehberliği veya Dağ Mihmandarlığı TURSAB tarafından verilen bir belge değildir. Bu belgeyi vermeye tek yetkili Türkiye Dağcılık Federasyonudur. Bu belgeye sahip kişilerin ticari dağcılık etkinliklerinde rehberlik yapıyor olması TDF’yi de müteselsilen sorumlu yapmaktadır. TDF bu ve benzeri olaylarda baş sağlığı ve üzgün olma mesajları dışında ne yaptı merak ediyorum. Sorumluların yeterliliklerini açık bir şekilde sorguladılar mı? Buna benzer kazaları önlemek için kazalardan hangi dersleri çıkardıklarını ve bunların eğitim müfredatlarına nasıl yansıtıldığını açıkladılar mı?
Elbette yasal mevzuattaki boşluklar kulüpler ve ticari tırmanış yapanlar tarafından sonuna kadar kullanılmaktadır. Turizm Bakanlığı, TDF, TURSAB bir araya gelerek acilen bu turizm niş alanındaki kuralları belirlemelidir.
Bir zamanlar deneyimli dağcılardan oluşan AKUT Arama Kurtarma Derneği bu konuda oldukça dinamik bir örgütlenme içindeydi ve herhangi bir kaza ihbarında olaya direkt müdahale edebilecek yeterlilikte yerel, bölgesel ve ulusal ekipleri vardır. Onlara binlerce kez teşekkür ediyorum. Benzer şekilde AFAD’ın da aynı çeviklikte örgütlenmesi acilen gereklidir.
“Eğer Sevim Yılmaz’a zamanında zor koşullarda dahi olsa vaz geçmeden arama kurtarma yapılsaydı kurtulabilir miydi?” sorusu yüreğimi kemirmektedir.
Özetleyecek olursam. Rahmetli Sevim YILMAZ vefatı bana göre kaza değil ölüme terk edilme ile gerçekleşen bir ölümdür. Başta etkinlik sorumlusu rehber, organizasyonun sahibi (sorumlusu) bu konuda hem adli hem de teknik açıdan sorgulanmalı ve yargılanmalıdırlar. Buna ilave olarak TDF mutlaka yaşanan her kazanın ardından deforme edilmemiş gerçekleri raporlamalı ve TDF web sayfasında yayınlamalıdır.
Tüm olup bitenler elbette merhum Sevim Yılmaz’ı geri getirmeyecek fakat sistemdeki eksiklikler giderilir ve gerekli önlemler alınırsa gelecekte oluşabilecek muhtemel kazalar önlenmiş olacaktır.
Bir sonraki yazım 13 Temmuz’da Suppa Durek dağında solo tırmanış yaparken yaşamını yitiren merhum Yüksel Işık ile ilgili olacaktır.

Gözden Kaçmasın
Konyaaltı'nda sıcak mesaisi düzenlendi
Görüntüle →İlginizi Çekebilir












