Haber Girişi: 03.05.2020 - 17:43, Güncelleme: 07.12.2020 - 14:05

Türkiye’de basın özgürlüğünün feci tablosu

 

Türkiye’de basın özgürlüğünün feci tablosu

Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü... Türkiye bir 3 Mayıs'ı daha onlarca gazetecinin cezaevinde olduğu bir ortamda karşılarken, gazeteci-yazar Murat Yetkin, basının içinde bulunduğu şartları analiz etti.
haberimizvar.net- Basın özgür değilse, siyasetin de ekonominin de özgür olamayacağını belirten gazeteci-yazar Murat Yetkin, bu durumun hukukun üstünlüğü açısından da geçerli olduğunun altını çizdi. “Basın özgürlüğü o nedenle sadece haber alma hakkı ile değil, ülkede hukukun, siyasetin, ekonominin düzgün işleyişiyle de bağlantılıdır. Bunu neden mi söylüyorum?” sorusunu yönelten Yetkin, yanıtı ise şöyle verdi: “Çünkü 3 Mayıs, Dünya Basın Özgürlüğü günü olarak kabul ediliyor. Kutlanıyor diyemiyorum, ortada kutlanacak bir şey yok. Nasıl 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde işçinin, emekçinin bayram yapacak, kutlayacak bir şeyi kalmadıysa elinde, Türkiye’de habercilerin, yazarların da basın ve ifade özgürlüğü alanında kutlayacak pek bir şeyi kalmadı.”   Türkiye’de basının içinde bulunduğu durumu, ‘yetkinreport.com‘daki ‘Türkiye’de basın özgürlüğünün feci tablosu’ başlıklı köşesinde ele alan Yetkin, yazısını şöyle bağladı: Şu unutulmamalı ki gazeteciler dönemlerin tanığıdır, tarihe not düşerler. Bu nedenle ısrarla diyoruz ki gazetecilik suç değildir. Gazetecilik halkın haber alma, bilgilenme hakkına hizmet eden saygın, onurlu bir meslektir. Gazeteciler bütün güç koşullara rağmen ayaktadır, ayakta kalmaya da devam edecektir, bedeller ödeseler de kamuoyunu aydınlatmaktan geri durmayacaklardır. Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz. Umuyoruz ki gelecekte, demokrasinin yeşerdiği, cezaevlerinde gazetecisi bulunmayan aydınlık ve barışçıl bir ülkede 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü gururla kutlayacağız, bu en büyük dileğimiz.” (*) Gazeteci meslektaşlarım ve arkadaşlarım Kadri Gürsel, Ruşen Çakır ve Nevşin Mengü 3 Mayıs saat 15.00’te IPI internet sitesi üzerinden yayınlanan bir video-panelde konuşacaklar. Eminim kaçıranlar için video kaydı yayınlanacaktır sonra. YAZININ TAMAMI
Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü... Türkiye bir 3 Mayıs'ı daha onlarca gazetecinin cezaevinde olduğu bir ortamda karşılarken, gazeteci-yazar Murat Yetkin, basının içinde bulunduğu şartları analiz etti.

haberimizvar.net- Basın özgür değilse, siyasetin de ekonominin de özgür olamayacağını belirten gazeteci-yazar Murat Yetkin, bu durumun hukukun üstünlüğü açısından da geçerli olduğunun altını çizdi. “Basın özgürlüğü o nedenle sadece haber alma hakkı ile değil, ülkede hukukun, siyasetin, ekonominin düzgün işleyişiyle de bağlantılıdır. Bunu neden mi söylüyorum?” sorusunu yönelten Yetkin, yanıtı ise şöyle verdi: “Çünkü 3 Mayıs, Dünya Basın Özgürlüğü günü olarak kabul ediliyor. Kutlanıyor diyemiyorum, ortada kutlanacak bir şey yok. Nasıl 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde işçinin, emekçinin bayram yapacak, kutlayacak bir şeyi kalmadıysa elinde, Türkiye’de habercilerin, yazarların da basın ve ifade özgürlüğü alanında kutlayacak pek bir şeyi kalmadı.”

 

Türkiye’de basının içinde bulunduğu durumu, ‘yetkinreport.com‘daki ‘Türkiye’de basın özgürlüğünün feci tablosu’ başlıklı köşesinde ele alan Yetkin, yazısını şöyle bağladı:

Şu unutulmamalı ki gazeteciler dönemlerin tanığıdır, tarihe not düşerler. Bu nedenle ısrarla diyoruz ki gazetecilik suç değildir. Gazetecilik halkın haber alma, bilgilenme hakkına hizmet eden saygın, onurlu bir meslektir. Gazeteciler bütün güç koşullara rağmen ayaktadır, ayakta kalmaya da devam edecektir, bedeller ödeseler de kamuoyunu aydınlatmaktan geri durmayacaklardır. Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz. Umuyoruz ki gelecekte, demokrasinin yeşerdiği, cezaevlerinde gazetecisi bulunmayan aydınlık ve barışçıl bir ülkede 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü gururla kutlayacağız, bu en büyük dileğimiz.”

(*) Gazeteci meslektaşlarım ve arkadaşlarım Kadri Gürsel, Ruşen Çakır ve Nevşin Mengü 3 Mayıs saat 15.00’te IPI internet sitesi üzerinden yayınlanan bir video-panelde konuşacaklar. Eminim kaçıranlar için video kaydı yayınlanacaktır sonra.

YAZININ TAMAMI

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.