Haber Girişi: 13.08.2021 - 13:57, Güncelleme: 13.08.2021 - 13:57

Yoksulluğa mahkum olmayacağız

 

Yoksulluğa mahkum olmayacağız

KESK Antalya Şubeler Platformu, toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin yaptığı teklife tepki gösterdi
haberimizvar.net- Hükümetin kamu çalışanlarına yaptığı zam teklifi kabul görmedi. KESK Antalya Şubeler Platformu, teklifi protesto etti. KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem sözcüsü Nurettin Sönmez, “ 6.Dönem Toplu sözleşme görüşmeleri takvimi doğrultusunda kamu emekçileri ve emeklilerinin 2022-2023 dönemini kapsayacak toplu sözleşme görüşmelerinde iktidarın teklifini sundu. Teklifin sunulduğu görüşmelere Konfederasyonumuzu temsilen Eş Genel Başkanımız Mehmet Bozgeyik ve teknik heyetimiz katılmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin; teklifi açıklamadan önce, kamu işçileriyle dün yapılan toplu sözleşmenin 2021 ve 2022 yıllarını kapsayacağını söyleyerek artış oranlarının farklı olacağını daha baştan ima etmiştir. Yine, bir enflasyon sorunuyla karşı karşıya olunduğunu, ancak yaşanan enflasyonun maliyetlerden, onun da döviz kurundaki dalgalanmalardan kaynaklandığını ifade ederek iktidarın ekonomik politikalarını aklamaya çalışmıştır. Bakan konuşmasının devamında, Konfederasyonların verdikleri tekliflerde birkaç hususun öne çıktığını belirterek bunların başında 3600 ek gösterge sorununun geldiğini söylemiştir” dedi.     Sönmez, açıklamasına şöyle devam etti: “Bakan gerek 3600 ve gerekse de sözleşmeliler konusunda iktidarın yıllardır söyledikleri dışında bir şey ifade etmemiştir. Söyledikleri bir temenniden öteye geçmemiş olup iktidarın değişik sözcü ve yetkileri tarafından daha önce de benzer açıklamalar yapılmıştır. İktidarın teklifi sadece ücretlere ilişkin olup yüzlerce talebe hiçbir karşılık verilmemiştir. Buna göre; iktidar 2022 yılı birinci altı ayı için %5 + enflasyon farkı, ikinci altı ayı için %6 + enflasyon farkı, 2023 yılı için ise ilk altı ay için %6 + enflasyon farkı, ikinci altı ay için %6 + enflasyon farkı teklif etmiştir. İktidar adına Bakanın teklifini sunmasının hemen bitiminde toplantı sona erdirilmiştir. Başından beri söylediğimiz gibi süreç şeffaf yürütülmemektedir. Cumhur ittifakının sendikal alana taşırılarak gizli kapaklı görüşmelerin Memur Sen ve Kamu Sen ile yapıldığını biliyoruz.Bu durum Kamu emekçilerinin iradesinin iktidara teslim edilmesi anlamına gelmektedir. İktidarın pazarlık dahi yapılamayacak teklifi karşısında kamu emekçilerinin çıkarları doğrultusunda iktidarı ciddi bir teklife zorlamak için tüm emek örgütlerini birlikte ve ortak mücadeleye davet ediyoruz. Sayın Bakan üretici ve tüketici enflasyon oranları arasındaki farkın her gün biraz daha büyüdüğünden bahsediyor. Ancak buna rağmen kamu emekçilerine reel kaybı telafi etmeyen, ekonomik krizi görmeyen, yoksulluk sınırının çok altında bir teklif sunuyorlar! Bizim açımızdan bu teklifin müzakere edilmesi dahi mümkün değildir. Öncelikle 2019-2021 yılları arasındaki %8,5’lik reel kaybımızın karşılanması ve yoksulluk sınırını esas alan bir artışın sağlanması gerekiyor. Bakan en az 5 yıldır dillendirilen 3600 ek gösterge ve sözleşmeliler hususunda iktidarın vaatlerini tekrarladı, bağlayıcı bir yönelim ifade etmedi.    Her iki konuyu yıllardır ifade eden, bunun kararlı mücadelesini yürüten KESK’i anmadan sadece T.KAMU SEN ve MEMUR-SEN’in talebi imiş gibi ifade etmesi açıkça bir ayrımcılıktır. Süreç demokratik, şeffaf ve kamu emekçilerinin gözleri önünde yürütülmelidir. Bugün burada siyasal ittifaklaşmanın toplu sözleşme masasına yansımasına şahit olduk. Kapalı kapılar arkasında yürütülen görüşmeler Kamu emekçilerinin taleplerini görmezden geliyor ve hükümsüzdür. Gizli saklı görüşmelerin kimseye faydası olmaz. Bugün bir müzakere yürütülmemiş, toplantı alelacele sonuçlandırılmıştır. Buradan TÜRKİYE KAMU-SEN, MEMUR SEN ve masada olmayan konfederasyonlara, işçilere, emekçilere yoksulluğa mahkûm eden bu teklife karşı birlikte, ortak mücadele etmeye, tutum almaya çağırıyoruz. Dün HAK-İŞ, TÜRK-İŞ ve iktidar arasında 700 binden fazla kamu işçisini kapsayan toplu sözleşmeye dair de bir algı, bir manipülasyonla karşı karşıyayız. İmzalanan toplu sözleşme kamu işçilerinin taleplerini karşılayacak, yoksulluk sınırını geçecek bir sözleşme değildir. Kamu emekçilerinin yıllardır beklediği 3600 ek gösterge talebinin gereği derhal yerine getirilmelidir. Sözleşmelilerin hemen kadroya alınması sağlanmalıdır. Yine 190 sayılı ILO’nun “Şiddet ve Taciz Sözleşmesi” imzalanmalı, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararı iptal edilmeli, kadın talepleri için ayrı gündem oluşturulmalıdır. En önemlisi de 4688 sayılı yasa yerine grev ve özgür toplusözleşmenin de yer aldığı yeni bir sendika yasası kabul edilmelidir. KESK olarak Kamu Emekçilerinim taleplerini kabul ettirmek için demokratik haklarımızı kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz.”
KESK Antalya Şubeler Platformu, toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin yaptığı teklife tepki gösterdi

haberimizvar.net- Hükümetin kamu çalışanlarına yaptığı zam teklifi kabul görmedi. KESK Antalya Şubeler Platformu, teklifi protesto etti. KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem sözcüsü Nurettin Sönmez, “ 6.Dönem Toplu sözleşme görüşmeleri takvimi doğrultusunda kamu emekçileri ve emeklilerinin 2022-2023 dönemini kapsayacak toplu sözleşme görüşmelerinde iktidarın teklifini sundu. Teklifin sunulduğu görüşmelere Konfederasyonumuzu temsilen Eş Genel Başkanımız Mehmet Bozgeyik ve teknik heyetimiz katılmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin; teklifi açıklamadan önce, kamu işçileriyle dün yapılan toplu sözleşmenin 2021 ve 2022 yıllarını kapsayacağını söyleyerek artış oranlarının farklı olacağını daha baştan ima etmiştir. Yine, bir enflasyon sorunuyla karşı karşıya olunduğunu, ancak yaşanan enflasyonun maliyetlerden, onun da döviz kurundaki dalgalanmalardan kaynaklandığını ifade ederek iktidarın ekonomik politikalarını aklamaya çalışmıştır. Bakan konuşmasının devamında, Konfederasyonların verdikleri tekliflerde birkaç hususun öne çıktığını belirterek bunların başında 3600 ek gösterge sorununun geldiğini söylemiştir” dedi. 

 

 Sönmez, açıklamasına şöyle devam etti: “Bakan gerek 3600 ve gerekse de sözleşmeliler konusunda iktidarın yıllardır söyledikleri dışında bir şey ifade etmemiştir. Söyledikleri bir temenniden öteye geçmemiş olup iktidarın değişik sözcü ve yetkileri tarafından daha önce de benzer açıklamalar yapılmıştır. İktidarın teklifi sadece ücretlere ilişkin olup yüzlerce talebe hiçbir karşılık verilmemiştir. Buna göre; iktidar 2022 yılı birinci altı ayı için %5 + enflasyon farkı, ikinci altı ayı için %6 + enflasyon farkı, 2023 yılı için ise ilk altı ay için %6 + enflasyon farkı, ikinci altı ay için %6 + enflasyon farkı teklif etmiştir. İktidar adına Bakanın teklifini sunmasının hemen bitiminde toplantı sona erdirilmiştir. Başından beri söylediğimiz gibi süreç şeffaf yürütülmemektedir. Cumhur ittifakının sendikal alana taşırılarak gizli kapaklı görüşmelerin Memur Sen ve Kamu Sen ile yapıldığını biliyoruz.Bu durum Kamu emekçilerinin iradesinin iktidara teslim edilmesi anlamına gelmektedir. İktidarın pazarlık dahi yapılamayacak teklifi karşısında kamu emekçilerinin çıkarları doğrultusunda iktidarı ciddi bir teklife zorlamak için tüm emek örgütlerini birlikte ve ortak mücadeleye davet ediyoruz. Sayın Bakan üretici ve tüketici enflasyon oranları arasındaki farkın her gün biraz daha büyüdüğünden bahsediyor. Ancak buna rağmen kamu emekçilerine reel kaybı telafi etmeyen, ekonomik krizi görmeyen, yoksulluk sınırının çok altında bir teklif sunuyorlar! Bizim açımızdan bu teklifin müzakere edilmesi dahi mümkün değildir. Öncelikle 2019-2021 yılları arasındaki %8,5’lik reel kaybımızın karşılanması ve yoksulluk sınırını esas alan bir artışın sağlanması gerekiyor. Bakan en az 5 yıldır dillendirilen 3600 ek gösterge ve sözleşmeliler hususunda iktidarın vaatlerini tekrarladı, bağlayıcı bir yönelim ifade etmedi.

 

 Her iki konuyu yıllardır ifade eden, bunun kararlı mücadelesini yürüten KESK’i anmadan sadece T.KAMU SEN ve MEMUR-SEN’in talebi imiş gibi ifade etmesi açıkça bir ayrımcılıktır. Süreç demokratik, şeffaf ve kamu emekçilerinin gözleri önünde yürütülmelidir. Bugün burada siyasal ittifaklaşmanın toplu sözleşme masasına yansımasına şahit olduk. Kapalı kapılar arkasında yürütülen görüşmeler Kamu emekçilerinin taleplerini görmezden geliyor ve hükümsüzdür. Gizli saklı görüşmelerin kimseye faydası olmaz. Bugün bir müzakere yürütülmemiş, toplantı alelacele sonuçlandırılmıştır. Buradan TÜRKİYE KAMU-SEN, MEMUR SEN ve masada olmayan konfederasyonlara, işçilere, emekçilere yoksulluğa mahkûm eden bu teklife karşı birlikte, ortak mücadele etmeye, tutum almaya çağırıyoruz. Dün HAK-İŞ, TÜRK-İŞ ve iktidar arasında 700 binden fazla kamu işçisini kapsayan toplu sözleşmeye dair de bir algı, bir manipülasyonla karşı karşıyayız. İmzalanan toplu sözleşme kamu işçilerinin taleplerini karşılayacak, yoksulluk sınırını geçecek bir sözleşme değildir. Kamu emekçilerinin yıllardır beklediği 3600 ek gösterge talebinin gereği derhal yerine getirilmelidir. Sözleşmelilerin hemen kadroya alınması sağlanmalıdır. Yine 190 sayılı ILO’nun “Şiddet ve Taciz Sözleşmesi” imzalanmalı, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararı iptal edilmeli, kadın talepleri için ayrı gündem oluşturulmalıdır. En önemlisi de 4688 sayılı yasa yerine grev ve özgür toplusözleşmenin de yer aldığı yeni bir sendika yasası kabul edilmelidir. KESK olarak Kamu Emekçilerinim taleplerini kabul ettirmek için demokratik haklarımızı kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz.”

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.