GÜNDEM Haber Girişi: 13.05.2021 - 17:21, Güncelleme: 13.05.2021 - 17:21

Bayramda şeker değil borç var

 

Bayramda şeker değil borç var

Gelirsiz kalan yurttaşın krediye sarıldığı, işsizlik ve yoksullukla hayat pahalılığının daha da arttığı bir bayram geldi. Geçen yıldan bu yıla değişen şey ise yurttaşın borç yükü oldu. Milyonlar için bayramın tadı kalmadı.
Salgının gölgesinde geçen ikinci Şeker Bayramı'nın ilk günü bugün. “Bayramların eski tadı kalmadı” klişesi salgınla birlikte klişe olmaktan çıktı ve toplumun her kesiminde özellikle ekonomik anlamda hissedilir oldu. Milyonlar açlık ve yoksulluk mücadelesi içerisinde tadı tuzu kalmayan bir bayram geçiriyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da salgın nedeniyle alınan sokağa çıkma kısıtlamaları ve kapanma kararlarının etkisinde yaşanıyor bayram. Aradan geçen bir yılda açılma ve kapanma kararları küçük esnafı bitirirken kısa çalışma ödenekleri ve ücretsiz izin uygulamaları nedeniyle milyonlarca emekçi gelirsiz kaldı. Artık herkesin borcu var Salgının yarattığı ekonomik kriz geniş halk kesimlerini derinden etkiledi. Geçen bayramdan bu bayrama değişen tek şey artan borç yükü oldu. Desteksiz kalan milyonların tek çaresi borçlanmak oldu. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı bir yılda 2,3 milyon kişi arttı. Türkiye Bankalar Birliği’nin şubat ayında açıkladığı rapora göre bankalara kredi borcu olan yurttaş sayısı 34,4 milyon olurken kişi başına düşen ortalama kredi borcu 25,6 bin TL düzeyine çıktı. Sadece şubat ayında ilk kez kredi kartı kullananların sayısı 153 bin kişi olurken 76 bin kişi de ihtiyaçlarını karşılayamadığı için kredi çekti. İşten çıkarma yasaklarına rağmen patronlar işçi çıkarmaya devam etti. Geçen yıl 176 bin 662 işçi Kod-29 bahanesiyle işinden atıldı. Kıdem ve ihbar tazminatı alamayan bu işçiler İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlik ödeneğinden yararlanamadı. İşsizler ordusu daha da büyüdü Salgın sürecince istihdam sürekli azaldı. İş bulma ümidini yitirdiği için iş aramaktan vazgeçenlerin sayısı ilk kez 1 milyonun üzerine çıktı. İşsizler ordusuna son bir yılda 1 milyon 478 bin kişi katıldı. Gerçek işsiz sayısı martta 9 milyon 204 bin oldu. Geçen yıl ilk vakanın açıklandığı mart ayında geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyon 726 bin kişiydi. Enflasyon artık durdurulamıyor, mutfakta başlayan yangın artık evi sardı. Geçen yıldan bu yıla işsizlik ve yoksullukla mücadele eden milyonlarca emekçinin payına yine yüksek fiyatlar düştü. Çarşı pazarda özellikle gıda fiyatları el yakar oldu. Yıllık fiyat artışları son iki yılın zirvesine çıkarak yüzde 17,14 oldu. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 16,98 oldu. Yumurta bir yılda fiyatı en çok artan temel gıda ürünlerinden olurken bir yılda yüzde 36 zamlandı. Kırmızı et ise mutfağın yakınından geçemiyor. Tavuk eti fiyatı da son bir yılda yüzde 45 civarında arttı. Artan yoksulluk en fazla çocukları etkiliyor. Ülke genelinde en az 3 milyon 276 bin çocuk hiçbir geliri olmayan hanelerde yaşıyor. Hem anne hem babanın çalışmadığı hanelerde yaşayan çocuk sayısının toplam çocuk nüfusuna oranı yüzde 14,4. Bu oran 2019 yılında yüzde 12’ydi. TÜİK İstatistiklerle Aile 2020 yılı verilerine göre hane halkı sorumlusunun bir başka deyişle aile geçimini sağlamakla yükümlü kişinin çalışmadığı hanelerde 0-17 yaş arası 1 milyon 850 bin çocuk yaşıyor.
Gelirsiz kalan yurttaşın krediye sarıldığı, işsizlik ve yoksullukla hayat pahalılığının daha da arttığı bir bayram geldi. Geçen yıldan bu yıla değişen şey ise yurttaşın borç yükü oldu. Milyonlar için bayramın tadı kalmadı.

Salgının gölgesinde geçen ikinci Şeker Bayramı'nın ilk günü bugün. “Bayramların eski tadı kalmadı” klişesi salgınla birlikte klişe olmaktan çıktı ve toplumun her kesiminde özellikle ekonomik anlamda hissedilir oldu. Milyonlar açlık ve yoksulluk mücadelesi içerisinde tadı tuzu kalmayan bir bayram geçiriyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da salgın nedeniyle alınan sokağa çıkma kısıtlamaları ve kapanma kararlarının etkisinde yaşanıyor bayram. Aradan geçen bir yılda açılma ve kapanma kararları küçük esnafı bitirirken kısa çalışma ödenekleri ve ücretsiz izin uygulamaları nedeniyle milyonlarca emekçi gelirsiz kaldı.

Artık herkesin borcu var

Salgının yarattığı ekonomik kriz geniş halk kesimlerini derinden etkiledi. Geçen bayramdan bu bayrama değişen tek şey artan borç yükü oldu. Desteksiz kalan milyonların tek çaresi borçlanmak oldu. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı bir yılda 2,3 milyon kişi arttı. Türkiye Bankalar Birliği’nin şubat ayında açıkladığı rapora göre bankalara kredi borcu olan yurttaş sayısı 34,4 milyon olurken kişi başına düşen ortalama kredi borcu 25,6 bin TL düzeyine çıktı. Sadece şubat ayında ilk kez kredi kartı kullananların sayısı 153 bin kişi olurken 76 bin kişi de ihtiyaçlarını karşılayamadığı için kredi çekti. İşten çıkarma yasaklarına rağmen patronlar işçi çıkarmaya devam etti. Geçen yıl 176 bin 662 işçi Kod-29 bahanesiyle işinden atıldı. Kıdem ve ihbar tazminatı alamayan bu işçiler İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlik ödeneğinden yararlanamadı.

İşsizler ordusu daha da büyüdü

Salgın sürecince istihdam sürekli azaldı. İş bulma ümidini yitirdiği için iş aramaktan vazgeçenlerin sayısı ilk kez 1 milyonun üzerine çıktı. İşsizler ordusuna son bir yılda 1 milyon 478 bin kişi katıldı. Gerçek işsiz sayısı martta 9 milyon 204 bin oldu. Geçen yıl ilk vakanın açıklandığı mart ayında geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyon 726 bin kişiydi.

Enflasyon artık durdurulamıyor, mutfakta başlayan yangın artık evi sardı. Geçen yıldan bu yıla işsizlik ve yoksullukla mücadele eden milyonlarca emekçinin payına yine yüksek fiyatlar düştü. Çarşı pazarda özellikle gıda fiyatları el yakar oldu. Yıllık fiyat artışları son iki yılın zirvesine çıkarak yüzde 17,14 oldu. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 16,98 oldu. Yumurta bir yılda fiyatı en çok artan temel gıda ürünlerinden olurken bir yılda yüzde 36 zamlandı. Kırmızı et ise mutfağın yakınından geçemiyor. Tavuk eti fiyatı da son bir yılda yüzde 45 civarında arttı. Artan yoksulluk en fazla çocukları etkiliyor. Ülke genelinde en az 3 milyon 276 bin çocuk hiçbir geliri olmayan hanelerde yaşıyor. Hem anne hem babanın çalışmadığı hanelerde yaşayan çocuk sayısının toplam çocuk nüfusuna oranı yüzde 14,4. Bu oran 2019 yılında yüzde 12’ydi. TÜİK İstatistiklerle Aile 2020 yılı verilerine göre hane halkı sorumlusunun bir başka deyişle aile geçimini sağlamakla yükümlü kişinin çalışmadığı hanelerde 0-17 yaş arası 1 milyon 850 bin çocuk yaşıyor.

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.