Haberimiz Var
Haberimiz Var
Açık
İstanbul · 22°C
Bizi Takip Edin
11 Eylül 2026 - 14:49

Erdem’den Güçlüköy’deki maden ocağına tepki

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Güçlüköy Mahallesi’nde faaliyet gösteren kalsit ocağının kapasite artışına ilişkin ÇED toplantısı, bölge halkının tepkisine sahne oldu. Mahalle halkı, mevcut faaliyetlerin dahi çevre, tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirterek kapasite artışını değil, ocağın tamamen kapatılmasını istedi.

0 Paylaşım
Erdem’den Güçlüköy’deki maden ocağına tepki

haberimizvar.net- Memleketi Güçlüköy’ün Mahalle Konağı’nda gerçekleştirilen ÇED toplantısında konuşan Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, tartışmanın yalnızca maden ocağının kapasitesiyle sınırlı olmadığını belirterek, “Bugün Güçlüköy’ün geleceğini, Torosların geleceğini, Antalya’nın geleceğini konuşuyoruz” ifadelerini kullandı. Erdem, güncel proje kayıtlarında ocak üretim kapasitesinin yıllık 1,5 milyon tondan 2,5 milyon tona çıkarılmasının planlandığının görüldüğünü belirterek kapasite artışına karşı olduğunu açıkladı.


“ÜRETİMİN BEDELİNİ KİM ÖDEYECEK?”
Maden ocağının kapasitesinin artırılmasının yalnızca üretim miktarını artırmayacağını ifade eden Erdem, beraberinde patlatma faaliyetleri, kamyon trafiği, toz ve gürültünün de artacağını söyledi. Erdem, Güçlüköy’ün boş bir alan olmadığını vurgulayarak, “Burası yaşayan bir köydür. Burada zeytinliklerimiz, bağlarımız, meralarımız, ormanlarımız, su kaynaklarımız ve hayvancılığımız var. İnsanlarımız toprağından, zeytininden, bağından ve hayvancılığından geçimini sağlıyor” dedi. “Bir maden ocağının kapasitesini artırırken, bu insanların hayatını, sağlığını ve geçim kaynaklarını ne kadar dikkate alıyoruz?” diye soran Erdem, üretim artışının çevrede yaşayan insanlar üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.


“ÇED BİR FORMALİTE DEĞİLDİR”
Madencilik faaliyetlerinin tarım alanları, ormanlar ve su kaynakları üzerindeki etkilerinin bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini belirten Erdem, özellikle bölgedeki su kaynaklarına dikkat çekti. Erdem, “Su yalnızca bugün yaşayan insanların değil, gelecek nesillerin de hakkıdır” diyerek yeraltı ve yüzey sularının madencilik faaliyetlerinden nasıl etkileneceğinin ayrıntılı biçimde araştırılmasını istedi. ÇED sürecinin formaliteye dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Erdem, “ÇED, ‘nasıl olsa yapılacak’ denilerek geçiştirilecek bir süreç değildir. ÇED, projenin doğaya, insana, tarıma, suya ve yaşam alanlarına verebileceği zararın gerçekten ortaya konulduğu bir süreç olmalıdır” diye konuştu.


“HER MADEN HER YERE AÇILAMAZ”
Antalya’nın son yıllarda büyük orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Erdem, kentte kalan ormanların daha güçlü korunması gerektiğini söyledi. “Kaş’tan Gazipaşa’ya, Gündoğmuş’tan Finike’ye kadar Antalya’nın dağları ve ormanları taş ve maden ocaklarının kullanımına açılıyor” diyen Erdem, “Artık yeter! Her maden her yere açılamaz. Yaşam alanları talan edilemez” ifadelerini kullandı. Madenciliğe kategorik olarak karşı olmadığını da belirten Erdem, “Biz madenciliğe karşı değiliz. Ancak tarımın, ormanın, suyun ve insanın yaşam alanlarının karşısına madeni koyan anlayışa karşıyız” dedi.


“GÜÇLÜKÖY’ÜN GELECEĞİ MASA BAŞINDA BELİRLENMEMELİ”
Mustafa Erdem, ÇED sürecinde bölgenin toplam çevresel yükünün dikkate alınmasını istedi. Orman alanları, zeytinlikler, tarım alanları, bağlar, meralar ve su kaynakları üzerindeki etkilerin bağımsız ve bilimsel biçimde ortaya konulması gerektiğini belirten Erdem; patlatmaların titreşim etkileri, toz ve hava kalitesi, gürültü, kamyon trafiği, su kullanımı, atıklar ile toprak ve su üzerindeki olası etkilerin somut verilerle değerlendirilmesini talep etti. Erdem ayrıca, artan madencilik faaliyetinin bölgedeki orman yangını riskini artırıp artırmayacağının da ayrıca incelenmesi gerektiğini söyledi. “En önemlisi de Güçlüköy halkının sesinin duyulmasını istiyoruz” diyen Erdem, mahalle sakinlerinin itirazlarının ve kaygılarının ÇED dosyasına eksiksiz şekilde yansıtılması gerektiğini ifade etti.
Erdem, değerlendirmeler tamamlanmadan ve bölge halkının kaygıları giderilmeden kapasite artışına ve ÇED onayına izin verilmemesi çağrısında bulundu. Konuşmasının sonunda Güçlüköy’ün geleceğinin birkaç yıllık üretim hesabına feda edilemeyeceğini vurgulayan Mustafa Erdem, “Güçlüköy’ün geleceği, bir maden ocağının kapasitesinden çok daha değerlidir. Ve biz bu geleceği korumakta kararlıyız” dedi.

antalya-2026-09-11t144906618-025047

Kaynak: Haber Merkezi

#maden ocağı #mustafa erdem #antalya