Haber Girişi: 27.05.2021 - 20:24, Güncelleme: 27.05.2021 - 20:24

Erdoğan Soylu’ya niye sahip çıktı?

 

Erdoğan Soylu’ya niye sahip çıktı?

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin İçişleri Bakanı Soylu’ya kayıtsız şartsız sahip çıkmasından sonra AKP’nin önünde iki seçenek vardı: Ya Soylu’yu görevden almak, ya da destek vermek. Puslu havaları, bataklığın derinliklerinde dolaşmayı seven en küçük ortak Perinçek’in burnu iyi koku alır.
Bahçeli’nin destek açıklamasından hemen sonra kokuyu alan Perinçek de sıraya girdi. Erdoğan Soylu’yu görevden alsa bu iktidar ittifakının sonu olurdu. Bahçeli’nin mesajı oldukça açıktı çünkü. MHP Süleyman Soylu’yu kendi siyasetinin kabinedeki en güçlü, en kilit temsilcisi olarak görüyor. Soylu bu siyasi desteğin diyeti olarak orada oturuyor. O nedenle 24 gündür susan Erdoğan en sonunda Soylu’ya tam destek açıklaması yaptı. Bu tam bir destek mi, zaman içinde görürüz. Fakat AKP, iktidarın bekası için büyük bir kumar oynadı. Bu saatten sonra Soylu üzerinden ortaya atılacak her iddia AKP’yi eritmeye devam edecektir. Günü kurtardığı farz edilen, ama iktidarın geleceğini yakan bir hamledir bu.   Devlette yeni ittifakın kodları   Aslında bu sürecin kodları 15 Temmuz dinci faşist darbe girişiminde yatıyor. 17-25 Aralık sürecinde başta güvenlik bürokrasisi ve yargı kadrolarında başlatılan temizlik Cumhur İttifakı’nın da taşlarını döşedi. O günlere kadar ordu, emniyet ve yargı kadroları 3 başlıydı. Dinci kadroları zaten 15 Temmuz’da açıkça gördük. Bu dinci kadroların büyük çoğunluğu Fetullah Gülen’in ordu, emniyet ve yargıya yerleştirdiği unsurlardı. Tespit edilenler tasfiye edildi, içeri tıkıldı. İkinci bölüm ağırlıklı olarak MHP tandanslı olan milliyetçi kadrolar. Üçüncü ekip ise Avrasyacı, Mavi Vatancı, ulusalcı, Kemalist, şucu, bucu, ortaya karışık bir kesim. Bunların bir bölümü Ergenekon operasyonlarıyla içeri atılan, yargılanan, temizlenmeye çalışılan isimlerden oluşuyor. Ergenekon ters tepince bir kısmı geri döndü.   Önce taban gitti, sonra Bahçeli   15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başta ordu olmak üzere emniyet ve yargı kadrolarının neredeyse yarıdan fazlası ayıklandı. İktidarın elinde, dinciler devlete hakimken oraya, buraya sürülen, pasif görevlere verilen MHP’lilerle, Ergenekon mağduru kadrolar kalmıştı. AKP iktidarı bu unsurlarla hayati bir ittifak yapmak zorunda kaldı. İlk önce kenara atılan MHP tandanslı isimler merkez görevlere getirildi. Hemen ardından da Avrasyacı, Mavi Vatancı unsurlar… Devletin, ordunun, yargı mekanizmasının etkili noktalarından Gülenciler tarafından uzaklaştırılan MHP’liler, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz sonrası çarkın merkezine getirilmeye başlayınca, o güne kadar Erdoğan’a en sert sözlerle muhalefet eden Devlet Bahçeli de beraberlerinde gitti. Doğu Perinçek durur mu, o da iktidarın trenine atladı. Cumhur İttifakı işte bu nedenlerle basit bir siyasi ittifak değil, bir devlet ittifakıdır. İktidarın içindeki partiler görünen yüzdür. Devlet içindeki kadroları AKP’yle işbirliğine geçtiği, yörüngesine girdiği, daha doğrusu Erdoğan elde kalan bu unsurlara sırtını dayamak zorunda kaldığı için Bahçeli, Perinçek gibi isimler fotoğrafa girdi.   Soylu bahane, iktidar şahane   Geçtiğimiz günlerde yaşanan ‘emekli amiraller bildirisi’ni de bu perspektifte okumalıyız. İktidar bağırdı, çağırdı, işi CHP başta olmak üzere muhalefete yamamaya çalıştı, ama elde ne var? Bunu fırsat bilerek TSK içinde yapılmış bir tasfiye operasyonu yok mesela. Defter kapatıldı. Hatta haklarında dava açılanlar hakkında verilen ‘adli kontrol’ kararı da sessiz sedasız kaldırıldı. Niye? İşte fotoğrafın bütününe, özellikle arkada duranların pozisyonuna baktığımızda bir şeyleri daha net olarak görebiliyoruz. Devlet Bahçeli’nin verdiği destek Soylu’nun şahsına değildir. Süleyman Soylu işletme fakültesi mezunu, sigortacılık yapan, devlet tecrübesi sıfır bir eleman. Böyle bir ismin etrafında örülen ‘terörle, mafyayla, suç örgütleriyle başarılı mücadele’ duvarları da gerçeği yansıtmıyor. Süleyman Soylu, devletin çelik çekirdeği içine yerleşen, arka planda oluşmuş bürokratik ittifakın yürüttüğü stratejinin ekran yüzüdür. Bahçeli, Süleyman Soylu nezdinde aslında bu çelik çekirdek içindeki kendi tabanını korudu. Yani Soylu bahane, iktidar şahane!
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin İçişleri Bakanı Soylu’ya kayıtsız şartsız sahip çıkmasından sonra AKP’nin önünde iki seçenek vardı: Ya Soylu’yu görevden almak, ya da destek vermek. Puslu havaları, bataklığın derinliklerinde dolaşmayı seven en küçük ortak Perinçek’in burnu iyi koku alır.

Bahçeli’nin destek açıklamasından hemen sonra kokuyu alan Perinçek de sıraya girdi. Erdoğan Soylu’yu görevden alsa bu iktidar ittifakının sonu olurdu. Bahçeli’nin mesajı oldukça açıktı çünkü. MHP Süleyman Soylu’yu kendi siyasetinin kabinedeki en güçlü, en kilit temsilcisi olarak görüyor. Soylu bu siyasi desteğin diyeti olarak orada oturuyor. O nedenle 24 gündür susan Erdoğan en sonunda Soylu’ya tam destek açıklaması yaptı. Bu tam bir destek mi, zaman içinde görürüz. Fakat AKP, iktidarın bekası için büyük bir kumar oynadı. Bu saatten sonra Soylu üzerinden ortaya atılacak her iddia AKP’yi eritmeye devam edecektir. Günü kurtardığı farz edilen, ama iktidarın geleceğini yakan bir hamledir bu.

 

Devlette yeni ittifakın kodları

 

Aslında bu sürecin kodları 15 Temmuz dinci faşist darbe girişiminde yatıyor. 17-25 Aralık sürecinde başta güvenlik bürokrasisi ve yargı kadrolarında başlatılan temizlik Cumhur İttifakı’nın da taşlarını döşedi. O günlere kadar ordu, emniyet ve yargı kadroları 3 başlıydı. Dinci kadroları zaten 15 Temmuz’da açıkça gördük. Bu dinci kadroların büyük çoğunluğu Fetullah Gülen’in ordu, emniyet ve yargıya yerleştirdiği unsurlardı. Tespit edilenler tasfiye edildi, içeri tıkıldı. İkinci bölüm ağırlıklı olarak MHP tandanslı olan milliyetçi kadrolar. Üçüncü ekip ise Avrasyacı, Mavi Vatancı, ulusalcı, Kemalist, şucu, bucu, ortaya karışık bir kesim. Bunların bir bölümü Ergenekon operasyonlarıyla içeri atılan, yargılanan, temizlenmeye çalışılan isimlerden oluşuyor. Ergenekon ters tepince bir kısmı geri döndü.

 

Önce taban gitti, sonra Bahçeli

 

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başta ordu olmak üzere emniyet ve yargı kadrolarının neredeyse yarıdan fazlası ayıklandı. İktidarın elinde, dinciler devlete hakimken oraya, buraya sürülen, pasif görevlere verilen MHP’lilerle, Ergenekon mağduru kadrolar kalmıştı. AKP iktidarı bu unsurlarla hayati bir ittifak yapmak zorunda kaldı. İlk önce kenara atılan MHP tandanslı isimler merkez görevlere getirildi. Hemen ardından da Avrasyacı, Mavi Vatancı unsurlar… Devletin, ordunun, yargı mekanizmasının etkili noktalarından Gülenciler tarafından uzaklaştırılan MHP’liler, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz sonrası çarkın merkezine getirilmeye başlayınca, o güne kadar Erdoğan’a en sert sözlerle muhalefet eden Devlet Bahçeli de beraberlerinde gitti. Doğu Perinçek durur mu, o da iktidarın trenine atladı. Cumhur İttifakı işte bu nedenlerle basit bir siyasi ittifak değil, bir devlet ittifakıdır. İktidarın içindeki partiler görünen yüzdür. Devlet içindeki kadroları AKP’yle işbirliğine geçtiği, yörüngesine girdiği, daha doğrusu Erdoğan elde kalan bu unsurlara sırtını dayamak zorunda kaldığı için Bahçeli, Perinçek gibi isimler fotoğrafa girdi.

 

Soylu bahane, iktidar şahane

 

Geçtiğimiz günlerde yaşanan ‘emekli amiraller bildirisi’ni de bu perspektifte okumalıyız. İktidar bağırdı, çağırdı, işi CHP başta olmak üzere muhalefete yamamaya çalıştı, ama elde ne var? Bunu fırsat bilerek TSK içinde yapılmış bir tasfiye operasyonu yok mesela. Defter kapatıldı. Hatta haklarında dava açılanlar hakkında verilen ‘adli kontrol’ kararı da sessiz sedasız kaldırıldı. Niye? İşte fotoğrafın bütününe, özellikle arkada duranların pozisyonuna baktığımızda bir şeyleri daha net olarak görebiliyoruz. Devlet Bahçeli’nin verdiği destek Soylu’nun şahsına değildir. Süleyman Soylu işletme fakültesi mezunu, sigortacılık yapan, devlet tecrübesi sıfır bir eleman. Böyle bir ismin etrafında örülen ‘terörle, mafyayla, suç örgütleriyle başarılı mücadele’ duvarları da gerçeği yansıtmıyor. Süleyman Soylu, devletin çelik çekirdeği içine yerleşen, arka planda oluşmuş bürokratik ittifakın yürüttüğü stratejinin ekran yüzüdür. Bahçeli, Süleyman Soylu nezdinde aslında bu çelik çekirdek içindeki kendi tabanını korudu. Yani Soylu bahane, iktidar şahane!

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.