bizim mekan islami chat dini chat

Antalya'da B.Ö. ve eşinin bindiği tekne esnaf operasyonundan çıktı!

YEREL 13.03.2026 - 14:20, Güncelleme: 13.03.2026 - 14:30
 

Antalya'da B.Ö. ve eşinin bindiği tekne esnaf operasyonundan çıktı!

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen esnaf operasyonunda pazaryeri inşaatı yapan firma sahibinin, tutuklanan Pazarcılar Odası eski Başkanı Metin Bucak'a hakkedişlerini alabilmek için tekne satın aldığı ve rüşvetten alınan tekneye el konulduğu öğrenildi. Söz konusu tekne daha önce basında gündem konusu olmuştu. Metin Bucak, rüşvetten elde ettiği teknede B.Ö., eşi B.Ö. ve emrinde çalışan R.D., eşi H.D. ile birlikte buluşmuş, tekne sefasının ardından ellerinde siyah poşetlerle ayrıldığı gündem konusu olmuştu. İşte detaylar...

haberimizvar.net- Antalya'da rüşvet vermek, rüşvet almak, kamu kurum ve kuruluşlardan tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık iddialarıyla Antalya genelinde esnaf operasyonu düzenlenmiş, Pazarcılar Odası eski Başkanı Metin Bucak tutuklanmıştı.  RÜŞVETİN BEDELİ TEKNE Soruşturma kapsamında ifade veren pazaryeri inşaatı yapan firma sahibi Hasan Yıldırım, şunları kaydetti: "Aldığım ihalelerdeki hakedişlerin ödemesi kesilince yazmış olduğum çekler dönmeye başladı. Metin’e (Metin Bucak) bu durumu söyledim. Sonrasında birlikte su sporları ile ilgili işimiz olduğunu söyledi. Datça’ya gidip tekne bakmamızı söyledi. Birlikte gittiğimizde tekneyi almaz isem ödemelerin gelmeyeceği yönünde beni icbar etti. Ben de hakedişlerim gelsin ve çek ödemesi yapabileyim diye tekneyi aldım." "MÜVEKKİLİM ŞEBEKENİN İÇİNE ÇEKİLDİ" Yıldırım'ın avukatı konuyla ilgili yaptığı savunmada; "Müvekkilim, yaşanan süreçte tabiri caizse bu şebekenin içerisine çekilmiştir. Bir kısım ihaleleri usulüne uygun şekilde almıştır. Ancak kamu görevini yürüten kişiler kendisine verilecek olan hakedişleri geciktirmiştir. Pazaryerinin yapımı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Başkan (Metin Bucak) ben bu kararı kaldırır ve ödemeleri sana veririm. Fakat bir kısım taleplerimizi yerine getirmek zorundasın şeklinde telkinde bulunmuştur. Rüşvet suçunun yasal unsurları oluşmamıştır. Kendisi mağdur olan taraftır. Kamu görevlisinin baskısı altında hareket ettiği açıktır. Uzun yıllardır esnaflık yapan bir kimsedir. Müvekkilin yapmış olduğu iş 25-30 milyon Türk lirası civarındadır. Yürütmeyi durdurma kararı verilmesine müteakip alması gereken ödemeler alınmadığı için müvekkil zor durumda kalmıştır. Müvekkilin içinde bulunduğu bu zor durum kamu görevlileri tarafından kendisine koz olarak kullanılmıştır. Başlangıçta bu teklifi kabul etmemesine rağmen işlerinin durma noktasına gelmesi sebebiyle kendisine yapılan bu yönlendirmelere uymak zorunda kalmıştır. Teknenin satın alınması hususunda karşı koyamamıştır. Kendisi yapılan bu işlemden bir menfaat elde etmemiş, aksine kendisi baskı altında kalmıştır. Baskı ortamı içerisinde bu eylemin gerçekleşmesine karşı koyamaz durumda kalmıştır." diye konuştu. BUCAK: BANA TEKNE ALMAYI KENDİSİ TEKLİF ETTİ Tutuklanan Metin Bucak ise, "Hasan Yıldırım'dan menfaat temin ettiğim yönündeki iddiaları kabul etmiyorum. Kendisiyle birlikte Datça'ya tekne almaya gittik. Bir milyon lirasını ben ödedim, geri kalanını da Hasan ödedi. Hasan tekneyi bana almadı. Hasan bu tekneyi almayı kendisi teklif etti, benim bu yönde bir talebim olmadı. Hasan'ı tekneyi alması yönünde zorlamadım, hakedişlerini alamazsın şeklinde tehdit gibi konuşmadım. Hasan Yıldırım'ın ödemeleri usulüne uygun şekilde yapılmıştır. Tekne alındıktan sonra ödemelerin yapıldığı yönündeki beyanlarını kabul etmiyorum." dedi. BASINDA YER ALMIŞTI Soruşturma kapsamında söz konusu tekneye el konulurken, akıllara Gazeteci Dursun Gündoğdu'nun yazdığı köşe yazısı geldi. Gündoğdu’nun www.gunhaber.com sitesindeki 21 Kasım 2025 tarihli yazısında Antalya Setur Limanı’ndan denize doğru açılan lüks bir yatta B.Ö. yine eşi B.Ö. emrinde çalışan R.D., eşi H.D. yatın sahibi M.B. ile eşi R.B. kodlanarak kaleme alınmıştı. Yazının en çarpıcı detayı ise, yatın sahibinin eşi R.B.'nin, konukların eşlerinin ellerine içi dolu birer poşet tutuşturması  olmuştu. Esnaf operasyonundan çıkan yatla ilgili detaylar Gündoğdu'nun kaleminden şöyle dile getirilmişti: İŞTE O KÖŞE YAZISI "İddia vahim; Lüks yatta rüşvet partisi... ‘İş şirazesinden çıkmış’ derler ya, anlatacağım hikayede de durum tam öyle… Antalya’da bazı belediyelerde iş tamamen rayından çıkmış, düzelmez hale gelmiş, çalışanların, bürokratların, siyasilerin bir kısmı resmen aklını yitirmiş… Size, daha dumanı üzerinde, sıcağı sıcağına bir hikaye anlatacağım… Daha doğrusu bazı iddiaları aktaracağım… Bana bunu anlatanlar, ‘Çınar’, ‘Kayın’, ‘Meşe’ gibi sözde gizli tanıklar değil, yüz yüze görüştüğüm iki gözü, iki ayağı, kolu, kafası olan capcanlı insanlar… Hem de olayın tam içindeler… Olanı biteni gözleriyle görmüşler, kulaklarıyla duymuşlar bunlar… Bu yazı, o olaylara capcanlı tanıklık edenlerin iddialarından, bana getirdikleri belgelerden, fotoğraflardan, resmi yazışmalardan derlenmiştir. Gelelim iddiaların en babasına… Antalya Setur Limanı’ndan denize doğru açılan lüks bir yat, o gün 3 çifti konuk ediyordu. Deniz sakin, güneş ise tam tepede parıl parıl parlıyordu. Yattaki en önemli konuk B.Ö’ydü… Kocası da oradaydı… Tesadüfen onun adı ve soyadı da; B.Ö’ydü.. Diğer konuk aynı kurumda, bugün B.Ö’nün emrinde çalışan R.D’ydi.. O da eşi H.D. ile gelmişti yata… Bir de olayın asıl kahramanı yatın sahibi M.B ile eşi R.B vardı… Yenildi, içildi, viskiler, rakılar su gibi aktı… Danslar, hoş sohbetler edildi. Ve, ayrılma vakti geldi. Yatın sahibinin eşi R, konukların eşlerinin ellerine içi dolu dolu birer poşet tutuşturdu… Konuklar hiç yadırgamadılar bu duruma… Çünkü her yat turunun sonunda bu bir rutin haline gelmişti. Yani adettendi… Şimdi size soruyorum. Bu poşetlerin içinde ne vardı?.. A-) Giderken atmaları için çöp… B-) Evdeki kedileri için yedikleri balıktan arta kalanlar… C-) Yata evden getirdikleri yemeklerin tencereleri… D-) Deste deste paralar… E-) Hiçbiri… Cevabınız nedir bilmiyorum ama bana anlatılanlar hiç mi hiç hoş değil… Bu girizgahtan sonra başa döneyim ve meseleyi iddia boyutunda anlatayım. İddia diyorum çünkü, henüz mahkemeye intikal etmiş, ispatlanmış bir durum yok. Ancak, dediğim gibi belge, fotoğraf ve resmi yazışmalar gani… İddia sahipleri bu anlattıklarını, elindeki delillerle dava konusu yaparlar mı onu bilemem… İddianın özeti şu: “Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Semt Pazarcıları Odası’na Altıntaş’ta bedava pazar yeri yapıyor, bu yerler pazarcılara verileceğine başkalarına hava parası alınarak tahsis ediliyor. Toplanan paralar, ne o odanın kasasına giriyor, ne büyükşehirin… Başkan ve büyükşehir belediyesindeki bir takım insanlar arasında pay ediliyor. Toplanan para da az buz değil. Tam 360 milyon TL’den bahsediliyor.” Fragmanı geçip gelelim filmin başına… Altıntaş, Antalya’nın yeni yerleşime açılmaya başlayan bölgesi… Antalya’ya iş yapıp da oraya girmeyen müteahhit yok gibi… Antalya Semt Pazarcılar Odası Başkanı Metin Bucak, burası için bir semt pazarı ihtiyacı duyulunca, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i makamında ziyaret edip konuyu açıyor. Bucak ile Böcek’in geçmişten kaynaklanan, nedenini de ‘Sır’ gibi sakladıkları bir dostluğu var. Bu ziyaretin ardından bürokratların da katıldığı bir toplantı yapılıyor büyükşehirde… Toplantıda, altında 365 civarı sebze ve tekstil satan pazar yeri, üst katında ise 30’a yakın balık satış alanı, tobacco shop ve restoran gibi dükkanların olduğu bir inşaat yapılması kararlaştırılıyor. Böcek, sanki cezaevine gireceğini biliyormuş gibi, toplantı sonunda, Bucak’ın sırtını sıvazlayıp, bürokratlarına, ‘Metin dostum size emanet… Bu işi kısa sürede bitirelim’ diyor. Projenin büyükşehir belediyesi tarafından yaptırılıp bila bedel, yani ücretsiz pazarcılar odasına verilmesi planlanıyor. Zaten kural buymuş… Pazarcılar odasının bu müjdeyi 4 bin 883 üyesine duyurması, pazar yerlerini de kura ile üyelerine ücretsiz dağıtması gerekirken, iddiaya göre neler oluyor, neler… Daha pazar yeri plan aşamasındayken alt kattaki yerler ortalama 170 bin TL’den, restoranlar ise 10’ar milyon TL’den birilerine tahsis ediliyor. Neyse, iddia o ya, bu Altıntaş Pazar Yeri’nin tahsislerinden 350-360 milyon TL toplanmış... Toplayan da kendisine yetki verilen Ermenek Mahallesi’nde emlakçılık yapan A.K adında biriymiş… Ancak, paralar ne odanın kasasına girmiş, ne de belediyenin… Benim ki de bir iddia olacak ama aklıma birden yukarıda anlattığım yat partisi geldi. Yoksa, çantalara konan poşettekiler kediler için değil miydi diye düşünüyor insan?.. Bu lüks yatın başka günler başka misafirleri de oluyormuş. Misal aklıma hemen şu soru takılıyor; Antalya Büyükşehir Belediyesi ‘Yolsuzluk’ soruşturmasında itirafçı olan belediye çalışanı S.T, başka belediye çalışanları V.S, G.A ve damat Y.Y de sık aralıklarla poşetlerin dağıtıldığı iddia edilen lüks yatın birer müdavimleri miydi?.. Bu anlatılar doğru mu, yanlış mı yakında yapılacak Antalya Semt Pazarcılar Odası’nın genel kurulunda anlaşılır. Veya, ‘İftira’ denilip üzeri kapatılır?.. Ve kıssadan hisse; Eğer bu iddialar doğruysa, gerçek pazarcılar yer alamadıkları için tahsisi alanlardan buraları mecburen kiralıyorlarsa ucu kesinlikle vatandaşa dokunuyordur… Onu da anlatayım… Bu kiralar pazarın kurulduğu semte göre değişiyor. Haftalık kiralar da 7 bin 500 TL ile 10 bin TL arasında… Dolayısıyla pazarcı ödediği bu kirayı, mecburen sattığı sebzeye, meyveye ve tekstil ürünlerine yansıtıyor. Yani, olan yine size, bize oluyor. Hani, sebze, meyve pahalı diyoruz ya, bir sebebi de bu herhalde… PAZAR YERLERİ ‘HİDAYETE’ ERMİŞ   Pazar yeri alanların birinin de gazeteci olduğu söyleniyor. Geçenlerde umreye gidip ‘Hidayete’ eren bu sözde gazetecinin, bir değil, iki değil, üç değil, ben sayamadım ama söylenen, bir sürü semtte pazar yeri olduğu… Haksızlık etmeyelim, bu meselede adları geçen birileri daha var, onları da yazayım. Muhittin Böcek’in yakın korumaları U ve M’nin yakınları üzerine Altıntaş’tan bedava iki adet pazar yeri tahsis edildiği iddia ediliyor. ŞAŞIRTAN İDDİA; CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANININ DA VAR Ve şu anda görevde olan CHP’li bir belediye başkanının başkası üzerine ücretsiz pazar yeri tahsisi aldığı, yakında devir işlemi yapılacağı iddiası da kulağıma kadar geldi… Bu belediye başkanı adına tahsisi alana ulaşırsam, bunun belgesini de buradan size sunarım. Söz…"
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen esnaf operasyonunda pazaryeri inşaatı yapan firma sahibinin, tutuklanan Pazarcılar Odası eski Başkanı Metin Bucak'a hakkedişlerini alabilmek için tekne satın aldığı ve rüşvetten alınan tekneye el konulduğu öğrenildi. Söz konusu tekne daha önce basında gündem konusu olmuştu. Metin Bucak, rüşvetten elde ettiği teknede B.Ö., eşi B.Ö. ve emrinde çalışan R.D., eşi H.D. ile birlikte buluşmuş, tekne sefasının ardından ellerinde siyah poşetlerle ayrıldığı gündem konusu olmuştu. İşte detaylar...

haberimizvar.net- Antalya'da rüşvet vermek, rüşvet almak, kamu kurum ve kuruluşlardan tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık iddialarıyla Antalya genelinde esnaf operasyonu düzenlenmiş, Pazarcılar Odası eski Başkanı Metin Bucak tutuklanmıştı. 

RÜŞVETİN BEDELİ TEKNE
Soruşturma kapsamında ifade veren pazaryeri inşaatı yapan firma sahibi Hasan Yıldırım, şunları kaydetti: "Aldığım ihalelerdeki hakedişlerin ödemesi kesilince yazmış olduğum çekler dönmeye başladı. Metin’e (Metin Bucak) bu durumu söyledim. Sonrasında birlikte su sporları ile ilgili işimiz olduğunu söyledi. Datça’ya gidip tekne bakmamızı söyledi. Birlikte gittiğimizde tekneyi almaz isem ödemelerin gelmeyeceği yönünde beni icbar etti. Ben de hakedişlerim gelsin ve çek ödemesi yapabileyim diye tekneyi aldım."

"MÜVEKKİLİM ŞEBEKENİN İÇİNE ÇEKİLDİ"
Yıldırım'ın avukatı konuyla ilgili yaptığı savunmada; "Müvekkilim, yaşanan süreçte tabiri caizse bu şebekenin içerisine çekilmiştir. Bir kısım ihaleleri usulüne uygun şekilde almıştır. Ancak kamu görevini yürüten kişiler kendisine verilecek olan hakedişleri geciktirmiştir. Pazaryerinin yapımı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Başkan (Metin Bucak) ben bu kararı kaldırır ve ödemeleri sana veririm. Fakat bir kısım taleplerimizi yerine getirmek zorundasın şeklinde telkinde bulunmuştur. Rüşvet suçunun yasal unsurları oluşmamıştır. Kendisi mağdur olan taraftır. Kamu görevlisinin baskısı altında hareket ettiği açıktır. Uzun yıllardır esnaflık yapan bir kimsedir. Müvekkilin yapmış olduğu iş 25-30 milyon Türk lirası civarındadır. Yürütmeyi durdurma kararı verilmesine müteakip alması gereken ödemeler alınmadığı için müvekkil zor durumda kalmıştır. Müvekkilin içinde bulunduğu bu zor durum kamu görevlileri tarafından kendisine koz olarak kullanılmıştır. Başlangıçta bu teklifi kabul etmemesine rağmen işlerinin durma noktasına gelmesi sebebiyle kendisine yapılan bu yönlendirmelere uymak zorunda kalmıştır. Teknenin satın alınması hususunda karşı koyamamıştır. Kendisi yapılan bu işlemden bir menfaat elde etmemiş, aksine kendisi baskı altında kalmıştır. Baskı ortamı içerisinde bu eylemin gerçekleşmesine karşı koyamaz durumda kalmıştır." diye konuştu.

BUCAK: BANA TEKNE ALMAYI KENDİSİ TEKLİF ETTİ
Tutuklanan Metin Bucak ise, "Hasan Yıldırım'dan menfaat temin ettiğim yönündeki iddiaları kabul etmiyorum. Kendisiyle birlikte Datça'ya tekne almaya gittik. Bir milyon lirasını ben ödedim, geri kalanını da Hasan ödedi. Hasan tekneyi bana almadı. Hasan bu tekneyi almayı kendisi teklif etti, benim bu yönde bir talebim olmadı. Hasan'ı tekneyi alması yönünde zorlamadım, hakedişlerini alamazsın şeklinde tehdit gibi konuşmadım. Hasan Yıldırım'ın ödemeleri usulüne uygun şekilde yapılmıştır. Tekne alındıktan sonra ödemelerin yapıldığı yönündeki beyanlarını kabul etmiyorum." dedi.

BASINDA YER ALMIŞTI
Soruşturma kapsamında söz konusu tekneye el konulurken, akıllara Gazeteci Dursun Gündoğdu'nun yazdığı köşe yazısı geldi. Gündoğdu’nun www.gunhaber.com sitesindeki 21 Kasım 2025 tarihli yazısında Antalya Setur Limanı’ndan denize doğru açılan lüks bir yatta B.Ö. yine eşi B.Ö. emrinde çalışan R.D., eşi H.D. yatın sahibi M.B. ile eşi R.B. kodlanarak kaleme alınmıştı. Yazının en çarpıcı detayı ise, yatın sahibinin eşi R.B.'nin, konukların eşlerinin ellerine içi dolu birer poşet tutuşturması  olmuştu. Esnaf operasyonundan çıkan yatla ilgili detaylar Gündoğdu'nun kaleminden şöyle dile getirilmişti:

İŞTE O KÖŞE YAZISI
"İddia vahim; Lüks yatta rüşvet partisi...
‘İş şirazesinden çıkmış’ derler ya, anlatacağım hikayede de durum tam öyle…
Antalya’da bazı belediyelerde iş tamamen rayından çıkmış, düzelmez hale gelmiş, çalışanların, bürokratların, siyasilerin bir kısmı resmen aklını yitirmiş…
Size, daha dumanı üzerinde, sıcağı sıcağına bir hikaye anlatacağım…
Daha doğrusu bazı iddiaları aktaracağım…
Bana bunu anlatanlar, ‘Çınar’, ‘Kayın’, ‘Meşe’ gibi sözde gizli tanıklar değil, yüz yüze görüştüğüm iki gözü, iki ayağı, kolu, kafası olan capcanlı insanlar…
Hem de olayın tam içindeler…
Olanı biteni gözleriyle görmüşler, kulaklarıyla duymuşlar bunlar…
Bu yazı, o olaylara capcanlı tanıklık edenlerin iddialarından, bana getirdikleri belgelerden, fotoğraflardan, resmi yazışmalardan derlenmiştir.
Gelelim iddiaların en babasına…
Antalya Setur Limanı’ndan denize doğru açılan lüks bir yat, o gün 3 çifti konuk ediyordu.
Deniz sakin, güneş ise tam tepede parıl parıl parlıyordu.
Yattaki en önemli konuk B.Ö’ydü…
Kocası da oradaydı…
Tesadüfen onun adı ve soyadı da; B.Ö’ydü..
Diğer konuk aynı kurumda, bugün B.Ö’nün emrinde çalışan R.D’ydi..
O da eşi H.D. ile gelmişti yata…
Bir de olayın asıl kahramanı yatın sahibi M.B ile eşi R.B vardı…
Yenildi, içildi, viskiler, rakılar su gibi aktı…
Danslar, hoş sohbetler edildi.
Ve, ayrılma vakti geldi.
Yatın sahibinin eşi R, konukların eşlerinin ellerine içi dolu dolu birer poşet tutuşturdu…
Konuklar hiç yadırgamadılar bu duruma…
Çünkü her yat turunun sonunda bu bir rutin haline gelmişti.
Yani adettendi…
Şimdi size soruyorum.
Bu poşetlerin içinde ne vardı?..
A-) Giderken atmaları için çöp…
B-) Evdeki kedileri için yedikleri balıktan arta kalanlar…
C-) Yata evden getirdikleri yemeklerin tencereleri…
D-) Deste deste paralar…
E-) Hiçbiri…
Cevabınız nedir bilmiyorum ama bana anlatılanlar hiç mi hiç hoş değil…
Bu girizgahtan sonra başa döneyim ve meseleyi iddia boyutunda anlatayım.
İddia diyorum çünkü, henüz mahkemeye intikal etmiş, ispatlanmış bir durum yok.
Ancak, dediğim gibi belge, fotoğraf ve resmi yazışmalar gani…
İddia sahipleri bu anlattıklarını, elindeki delillerle dava konusu yaparlar mı onu bilemem…
İddianın özeti şu:
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Semt Pazarcıları Odası’na Altıntaş’ta bedava pazar yeri yapıyor, bu yerler pazarcılara verileceğine başkalarına hava parası alınarak tahsis ediliyor. Toplanan paralar, ne o odanın kasasına giriyor, ne büyükşehirin… Başkan ve büyükşehir belediyesindeki bir takım insanlar arasında pay ediliyor. Toplanan para da az buz değil. Tam 360 milyon TL’den bahsediliyor.”
Fragmanı geçip gelelim filmin başına…
Altıntaş, Antalya’nın yeni yerleşime açılmaya başlayan bölgesi…
Antalya’ya iş yapıp da oraya girmeyen müteahhit yok gibi…
Antalya Semt Pazarcılar Odası Başkanı Metin Bucak, burası için bir semt pazarı ihtiyacı duyulunca, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i makamında ziyaret edip konuyu açıyor.
Bucak ile Böcek’in geçmişten kaynaklanan, nedenini de ‘Sır’ gibi sakladıkları bir dostluğu var.
Bu ziyaretin ardından bürokratların da katıldığı bir toplantı yapılıyor büyükşehirde…
Toplantıda, altında 365 civarı sebze ve tekstil satan pazar yeri, üst katında ise 30’a yakın balık satış alanı, tobacco shop ve restoran gibi dükkanların olduğu bir inşaat yapılması kararlaştırılıyor.
Böcek, sanki cezaevine gireceğini biliyormuş gibi, toplantı sonunda, Bucak’ın sırtını sıvazlayıp, bürokratlarına, ‘Metin dostum size emanet… Bu işi kısa sürede bitirelim’ diyor.
Projenin büyükşehir belediyesi tarafından yaptırılıp bila bedel, yani ücretsiz pazarcılar odasına verilmesi planlanıyor.
Zaten kural buymuş…
Pazarcılar odasının bu müjdeyi 4 bin 883 üyesine duyurması, pazar yerlerini de kura ile üyelerine ücretsiz dağıtması gerekirken, iddiaya göre neler oluyor, neler…
Daha pazar yeri plan aşamasındayken alt kattaki yerler ortalama 170 bin TL’den, restoranlar ise 10’ar milyon TL’den birilerine tahsis ediliyor.
Neyse, iddia o ya, bu Altıntaş Pazar Yeri’nin tahsislerinden 350-360 milyon TL toplanmış...
Toplayan da kendisine yetki verilen Ermenek Mahallesi’nde emlakçılık yapan A.K adında biriymiş…
Ancak, paralar ne odanın kasasına girmiş, ne de belediyenin…
Benim ki de bir iddia olacak ama aklıma birden yukarıda anlattığım yat partisi geldi.
Yoksa, çantalara konan poşettekiler kediler için değil miydi diye düşünüyor insan?..
Bu lüks yatın başka günler başka misafirleri de oluyormuş.
Misal aklıma hemen şu soru takılıyor; Antalya Büyükşehir Belediyesi ‘Yolsuzluk’ soruşturmasında itirafçı olan belediye çalışanı S.T, başka belediye çalışanları V.S, G.A ve damat Y.Y de sık aralıklarla poşetlerin dağıtıldığı iddia edilen lüks yatın birer müdavimleri miydi?..
Bu anlatılar doğru mu, yanlış mı yakında yapılacak Antalya Semt Pazarcılar Odası’nın genel kurulunda anlaşılır.
Veya, ‘İftira’ denilip üzeri kapatılır?..
Ve kıssadan hisse;
Eğer bu iddialar doğruysa, gerçek pazarcılar yer alamadıkları için tahsisi alanlardan buraları mecburen kiralıyorlarsa ucu kesinlikle vatandaşa dokunuyordur…
Onu da anlatayım…
Bu kiralar pazarın kurulduğu semte göre değişiyor.
Haftalık kiralar da 7 bin 500 TL ile 10 bin TL arasında…
Dolayısıyla pazarcı ödediği bu kirayı, mecburen sattığı sebzeye, meyveye ve tekstil ürünlerine yansıtıyor.
Yani, olan yine size, bize oluyor.
Hani, sebze, meyve pahalı diyoruz ya, bir sebebi de bu herhalde…

PAZAR YERLERİ ‘HİDAYETE’ ERMİŞ  
Pazar yeri alanların birinin de gazeteci olduğu söyleniyor.
Geçenlerde umreye gidip ‘Hidayete’ eren bu sözde gazetecinin, bir değil, iki değil, üç değil, ben sayamadım ama söylenen, bir sürü semtte pazar yeri olduğu…
Haksızlık etmeyelim, bu meselede adları geçen birileri daha var, onları da yazayım.
Muhittin Böcek’in yakın korumaları U ve M’nin yakınları üzerine Altıntaş’tan bedava iki adet pazar yeri tahsis edildiği iddia ediliyor.

ŞAŞIRTAN İDDİA; CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANININ DA VAR
Ve şu anda görevde olan CHP’li bir belediye başkanının başkası üzerine ücretsiz pazar yeri tahsisi aldığı, yakında devir işlemi yapılacağı iddiası da kulağıma kadar geldi…
Bu belediye başkanı adına tahsisi alana ulaşırsam, bunun belgesini de buradan size sunarım.
Söz…"

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.