Dünyanın 1 milyon ebe ihtiyacı var
Dünyanın 1 milyon ebe ihtiyacı var
Her iki dakikada bir kadın gebelik veya doğumla ilgili komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybediyor. Her 17 saniyede bir bebek doğumdan önce kaybediliyor ve her yıl 2,3 milyon yeni doğan ilk 28 gün içinde hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin birçoğu önlenebilir.
Her iki dakikada bir kadın gebelik veya doğumla ilgili komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybediyor. Her 17 saniyede bir bebek doğumdan önce kaybediliyor ve her yıl 2,3 milyon yeni doğan ilk 28 gün içinde hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin birçoğu önlenebilir.
haberimizvar.net- Dünyanın dört bir yanında cinsel ve üreme hakları geri alınıyor. Kadınlar hem ihtiyaç duydukları bakımdan hem de bedenleri ve gelecekleri hakkında bilinçli kararlar alma gücünden mahrum bırakılıyor. Ebeler, kadınların ve cinsiyet çeşitliliğine sahip bireylerin sağlık ve ihtiyaçlarını destekleyebilen, eğitimli ve düzenlemelere tabi profesyonellerdir. Ebeler temel cinsel, üreme, anne, yenidoğan ve ergen sağlığı hizmetlerinin %90'ını sağlayabilirler.
Ancak şu anda kanıtlar gösteriyor ki, dünyanın bir milyon daha fazla ebeye ihtiyacı var.
Daha fazla ebe gebelik ve doğum sırasında nitelikli bakım sağlayarak anne ölümlerini azaltabilir.
Daha fazla ebe kritik ilk günlerde zamanında bakım ve gerekli destek sağlayarak yeni doğan ölümlerini önlemeye yardımcı olabilir.
Daha fazla ebe sağlığı koruyan, zararı önleyen ve gereksiz tıbbi müdahaleleri azaltan bütüncül, kişiselleştirilmiş, hak temelli bakım sağlayabilir.
Daha fazla ebe güvene ve kişiselleştirilmiş bakıma dayalı saygılı ve onurlu muameleyi teşvik ederek doğum sırasında kötü muameleyi ve ihmali önleyebilir.
Daha fazla ebe doğum kontrolüne, güvenli kürtaj bakımına ve bilinçli seçimlere erişimi sağlayarak cinsel ve üreme haklarını koruyabilir ve geliştirebilir.
Rakamlarla ifade etmek gerekirse, bir milyon daha fazla ebe anne ölümlerinin %67'sini, yeni doğan ölümlerinin %64'ünü ve ölü doğumların %65'ini önleyebilir, bu da 2035 yılına kadar 4,3 milyon hayat kurtarabilir.
“EBELER SAĞLIK SİSTEMİNİN TEMELİDİR: GÖRÜNMEYEN EMEK, ARTAN YÜK, DERİNLEŞEN SORUNLAR”
Her yıl 5 Mayıs, dünya genelinde ebelerin sağlık sistemindeki yaşamsal rolünü görünür kılmak amacıyla Dünya Ebeler Günü olarak anılmaktadır. Ancak Türkiye’de ebeler açısından bugün, kutlamadan çok artan sorunların, derinleşen eşitsizliklerin ve görmezden gelinen emeğin bir kez daha ifade edildiği bir mücadele gününe dönüşmüştür.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) olarak, doğum öncesinden doğum sonrasına, kadın sağlığından toplum sağlığına kadar kritik bir alanda hizmet üreten ebelerin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara dikkat çekiyoruz. Ebeler gebelik takibi, doğum süreci, lohusalık dönemi ve üreme sağlığı hizmetlerinde temel rol üstlenmelerine rağmen, sağlık politikalarının piyasacı dönüşümü sonucunda mesleki yetkinlikleri daraltılmış, rol ve sorumlulukları belirsizleştirilmiş ve meslekleri sistematik biçimde değersizleştirilmiştir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi yerine hastane merkezli, performans odaklı bir sistemin yaygınlaştırılması, ebeleri kendi meslek alanlarından uzaklaştırarak yardımcı sağlık personeli konumuna indirgemektedir.
Türkiye’de ebe sayısı, nüfus ve doğum oranları dikkate alındığında yetersizdir. Birçok sağlık kuruluşunda bir ebe, olması gerekenin çok üzerinde sayıda gebe ve lohusadan sorumlu tutulmakta 24 saat esasına dayalı yoğun çalışma temposu içerisinde tükenmişlik yaşamaktadır. Bu durum yalnızca sağlık emekçilerinin değil, hizmet alan kadınların ve yenidoğanların sağlığını da doğrudan riske atmaktadır. Sağlık hizmeti nitelik gerektiren bir kamusal hizmettir ve bu hizmetin ağır iş yükü altında sürdürülmesi kabul edilemez.
Sağlıkta dönüşüm politikaları ile birlikte yaygınlaştırılan sözleşmeli ve esnek çalışma biçimleri, ebelerin iş güvencesini ortadan kaldırmakta ve idari baskıyı artırmaktadır. Güvencesiz çalışma, mesleki bağımsızlığı zedelediği gibi etik ilkelere uygun hizmet üretimini de zorlaştırmaktadır. Sağlık hizmetinin sürekliliği ve niteliği açısından güvenceli, kadrolu istihdam temel ilke olmalıdır.
Performansa dayalı ödeme sistemi ise sağlık hizmetini nitelikten kopararak sayısal hedeflere indirgemektedir. Ebeler, koruyucu sağlık hizmetleri ve birebir bakım yerine “puan” üretmeye zorlanmakta; bu durum gebelik izlemlerinin, doğum öncesi eğitimlerin ve lohusalık takiplerinin niteliğini düşürmektedir. Sağlık hizmeti bir rekabet alanı değil, toplumsal bir hak alanıdır.
Sağlıkta artan şiddet, ebeler açısından da ciddi ve yakıcı bir sorundur. Özellikle doğumhanelerde yaşanan yoğunluk, hasta ve hasta yakınlarının baskısı ve yetersiz güvenlik önlemleri, çalışma ortamlarını güvensiz hale getirmektedir. Şiddetin önlenmesine yönelik etkili ve caydırıcı mekanizmaların hayata geçirilmemesi, sağlık emekçilerini korumasız bırakmaktadır.
Öte yandan ebeler, kendi mesleki alanlarında karar verici olmaktan uzaklaştırılmakta, pasif bir konuma itilmektedir. Mesleki yetkilerin daraltılması, ebeliğin bilimsel ve profesyonel niteliğini zayıflatmakta; mesleğin toplumsal saygınlığını aşındırmaktadır
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Ebelerin yaşadığı sorunlar bireysel değil, sağlık sisteminin yapısal sorunlarının bir sonucudur. Bu sorunların çözümü ancak kamucu, eşitlikçi ve toplum sağlığını esas alan bir sağlık politikasıyla mümkündür.
Bu çerçevede taleplerimiz açıktır: Türkiye’de ebe başına düşen iş yükünün azaltılması için bilimsel ve bölgesel ihtiyaç analizlerine dayalı planlama yapılmalı, yeterli sayıda ebe istihdamı sağlanmalıdır. Tüm ebeler güvenceli ve kadrolu çalışma kapsamına alınmalı; sözleşmeli ve esnek istihdam biçimleri ortadan kaldırılmalıdır. Performansa dayalı ödeme sistemi kaldırılarak, nitelikli ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen, emekliliğe yansıyan güvenceli bir ücret sistemi hayata geçirilmelidir.
Sağlıkta şiddete karşı etkin ve caydırıcı yasal düzenlemeler uygulanmalı; sağlık kurumlarında güvenli çalışma ortamları sağlanmalı ve şiddete karşı sıfır tolerans politikası benimsenmelidir. Ebelerin mesleki yetki ve sorumlulukları uluslararası standartlara uygun biçimde genişletilmeli; sağlık politikalarının belirlenmesi ve uygulanması süreçlerinde ebelerin aktif katılımı sağlanmalıdır. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilerek ebe merkezli bakım modeli yaygınlaştırılmalı; koruyucu sağlık hizmetleri sağlık sisteminin temel bileşeni haline getirilmelidir.
Ebelerin emeği görünür kılınmadan kadın sağlığı ve toplum sağlığı korunamaz. Nitelikli, erişilebilir anadilinde ve eşit bir sağlık sistemi için ebelerin haklarının teslim edilmesi zorunludur.
5 Mayıs Dünya Ebeler Günü vesilesiyle tüm ebelerin gününü kutluyor daha demokratik iş yaşamı ve haklarımızı alıncaya kadar birlikte mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
