Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
() - | Haber Girişi: 28.04.2021 - 09:40, Güncelleme: 28.04.2021 - 09:40

Salgın acilen meslek hastalığı kabul edilmeli

 

Salgın acilen meslek hastalığı kabul edilmeli

İSG günü kapsamında konuşan İSİG Uzmanı Bilir Covid-19’un meslek hastalığı ilan edilmesi ve aşılamanın yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor
haberimizvar.net-  Bu yıl 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Günü işçi sınıfının hastalığına dönüşen Covid-19 salgınının gölgesinde anılacak. Dünya genelinde milyonlarca insan salgın nedeniyle yaşamını yitirirken, fabrikalarda, işyerlerinde üretim devam ediyor. İşçi sınıfı bir yandan salgına bir yandan ise iş cinayetlerine karşı mücadele ediyor. Türkiye’de de durum oldukça vahim. İşçiler tıklım tıklım servislerle fabrikalara taşınıyor, gün içinde yüzlerce insanla temas etmek zorunda kalan emekçiler aşılanmıyor, işyerlerinde salgın önlemlerine uyulmuyor, karantinada olması gereken Covid-19 temaslı işçiler çalıştırılıyor, karantinaya alınan işçilerin ücretleri kesiliyor. İşçi sınıfın işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) ile ilgili yaşadığı sorunlar salgın nedeniyle artıyor. Biz de bugünün Dünya İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Günü kapsamında İş Güvenliği Uzmanı Ertuğrul Bilir ile konuştuk. Bilir salgın sürecinde işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından atılması gereken en acil adımın Covid-19’un meslek hastalığı sayılması olduğunu belirtiyor. Güvenlik denetimleri artırılmalı Şu an işçi sınıfı için gündemde Covid-19 salgın hastalığının en önemli gündemi oluşturduğunu aktaran Birlir “Sağlık ve güvenliği için tehlikeli olan, hasta eden veya öldüren diğer etkenler de varlığını sürdürdüğü için bu konuların da üzerinde durulması gerekir” diyor. Salgının doğrudan ve dolaylı etkileri olduğunu aktaran Bilir bu etkileri şöyle açıklıyor: “Dolaylı etki, diğer konulardaki sağlık ve güvenlik önlemlerinin gevşemesi, bütün dikkatin Covid-19 salgınına yöneltilmesinden kaynaklanıyor. İşyerlerinin denetimleri azaltılıyor. İşçiler işini kaybetmek korkusuyla, diğer sağlık ve güvenlik riskleri konusunda geçmişten de daha az itiraz edebiliyorlar. Bu açılardan işçilerin iş güvencesini sağlayacak düzenlemeler yapılmalı. İşyerlerinin tüm sağlık ve güvenlik şartları açısından denetimi de sıkılaştırılmalı. Salgının doğrudan etkileri açısından ise, salgının başından beri ilerici emek ve meslek örgütlerinin vurguladığı, tam kapanma talebi en etkili adımdır. Virüslerin yapısı nedeniyle, en etkili çözüm virüsün bulaşmasını engellemek ve yeni konaklar bulamadığı için de yok olmasını sağlamak olarak görünüyor. Yani insan hareketliliğinin, temasının minimuma indirilmesi gerekiyor. Bu da, insanların yaşamını sürdürmesi için gerekli gelirin sağladığı bir tam kapanma ile mümkün.” Şu an en etkili araç olan aşının hızlı şekilde tüm dünya genelinde uygulanmasının sağlanması gerektiğine değinen Bilir şöyle konuşuyor: “Acil olarak aşıda patent hakları kaldırılmalı, jenerik üretime geçilmeli. Hastalığın işle ilgili olarak bulaşmış olma ihtimali olan bütün işçi/emekçiler için bu hastalık bir iş kazası olarak kabul edilmelidir. Sağlık çalışanları için ise meslek hastalığı olarak kabul edilmeli.” 3 milyona yakın işçi hastalandı ya da öldü Dünya genelinde faaliyet gösteren Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 28 Nisan konulu dokümanını da aktaran Bilir: “Pandemiden önce yılda 2 milyon 780 bin kişinin işle ilgili hastalık ve yaralanmalar nedeniyle hayatını kaybettiğini, pandemi nedeniyle durumun çok daha kötü olduğunu vurguluyor. Bir yıllık süreç içinde değerlendirildiğinde asbest maruziyetinden kaynaklanan kanser ve akciğer hastalıklarından 260 bin kişinin, inşaatlarda 150 bin işçinin, Güney Asya’da bina çökmeleri nedeniyle 4 bin 500 işçinin öldüğünü vurguluyor.” Bilir, yine ITUC’un 1 Mayıs’a ilişkin açıklamasına referans yaparak “Covid-19 nedeniyle geçen yıl 250 milyondan fazla iş kaybı olduğunu ve bu yıl da ayrıca 130 milyon kişinin işini kaybetme riski olduğunu belirtiyor. Bu kurumların açıklamalarında sosyal güvenliğin güçlendirilmesi, test, tedavi ve aşıya erişim olanağının geliştirilmesi yönlerinde talepler yer alıyor” diyor.
İSG günü kapsamında konuşan İSİG Uzmanı Bilir Covid-19’un meslek hastalığı ilan edilmesi ve aşılamanın yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor

haberimizvar.net-  Bu yıl 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Günü işçi sınıfının hastalığına dönüşen Covid-19 salgınının gölgesinde anılacak. Dünya genelinde milyonlarca insan salgın nedeniyle yaşamını yitirirken, fabrikalarda, işyerlerinde üretim devam ediyor. İşçi sınıfı bir yandan salgına bir yandan ise iş cinayetlerine karşı mücadele ediyor. Türkiye’de de durum oldukça vahim. İşçiler tıklım tıklım servislerle fabrikalara taşınıyor, gün içinde yüzlerce insanla temas etmek zorunda kalan emekçiler aşılanmıyor, işyerlerinde salgın önlemlerine uyulmuyor, karantinada olması gereken Covid-19 temaslı işçiler çalıştırılıyor, karantinaya alınan işçilerin ücretleri kesiliyor. İşçi sınıfın işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) ile ilgili yaşadığı sorunlar salgın nedeniyle artıyor. Biz de bugünün Dünya İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Günü kapsamında İş Güvenliği Uzmanı Ertuğrul Bilir ile konuştuk. Bilir salgın sürecinde işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından atılması gereken en acil adımın Covid-19’un meslek hastalığı sayılması olduğunu belirtiyor.

Güvenlik denetimleri artırılmalı

Şu an işçi sınıfı için gündemde Covid-19 salgın hastalığının en önemli gündemi oluşturduğunu aktaran Birlir “Sağlık ve güvenliği için tehlikeli olan, hasta eden veya öldüren diğer etkenler de varlığını sürdürdüğü için bu konuların da üzerinde durulması gerekir” diyor.

Salgının doğrudan ve dolaylı etkileri olduğunu aktaran Bilir bu etkileri şöyle açıklıyor: “Dolaylı etki, diğer konulardaki sağlık ve güvenlik önlemlerinin gevşemesi, bütün dikkatin Covid-19 salgınına yöneltilmesinden kaynaklanıyor. İşyerlerinin denetimleri azaltılıyor. İşçiler işini kaybetmek korkusuyla, diğer sağlık ve güvenlik riskleri konusunda geçmişten de daha az itiraz edebiliyorlar. Bu açılardan işçilerin iş güvencesini sağlayacak düzenlemeler yapılmalı. İşyerlerinin tüm sağlık ve güvenlik şartları açısından denetimi de sıkılaştırılmalı.

Salgının doğrudan etkileri açısından ise, salgının başından beri ilerici emek ve meslek örgütlerinin vurguladığı, tam kapanma talebi en etkili adımdır. Virüslerin yapısı nedeniyle, en etkili çözüm virüsün bulaşmasını engellemek ve yeni konaklar bulamadığı için de yok olmasını sağlamak olarak görünüyor. Yani insan hareketliliğinin, temasının minimuma indirilmesi gerekiyor. Bu da, insanların yaşamını sürdürmesi için gerekli gelirin sağladığı bir tam kapanma ile mümkün.”

Şu an en etkili araç olan aşının hızlı şekilde tüm dünya genelinde uygulanmasının sağlanması gerektiğine değinen Bilir şöyle konuşuyor: “Acil olarak aşıda patent hakları kaldırılmalı, jenerik üretime geçilmeli. Hastalığın işle ilgili olarak bulaşmış olma ihtimali olan bütün işçi/emekçiler için bu hastalık bir iş kazası olarak kabul edilmelidir. Sağlık çalışanları için ise meslek hastalığı olarak kabul edilmeli.”

3 milyona yakın işçi hastalandı ya da öldü

Dünya genelinde faaliyet gösteren Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 28 Nisan konulu dokümanını da aktaran Bilir: “Pandemiden önce yılda 2 milyon 780 bin kişinin işle ilgili hastalık ve yaralanmalar nedeniyle hayatını kaybettiğini, pandemi nedeniyle durumun çok daha kötü olduğunu vurguluyor. Bir yıllık süreç içinde değerlendirildiğinde asbest maruziyetinden kaynaklanan kanser ve akciğer hastalıklarından 260 bin kişinin, inşaatlarda 150 bin işçinin, Güney Asya’da bina çökmeleri nedeniyle 4 bin 500 işçinin öldüğünü vurguluyor.”

Bilir, yine ITUC’un 1 Mayıs’a ilişkin açıklamasına referans yaparak “Covid-19 nedeniyle geçen yıl 250 milyondan fazla iş kaybı olduğunu ve bu yıl da ayrıca 130 milyon kişinin işini kaybetme riski olduğunu belirtiyor. Bu kurumların açıklamalarında sosyal güvenliğin güçlendirilmesi, test, tedavi ve aşıya erişim olanağının geliştirilmesi yönlerinde talepler yer alıyor” diyor.

detay alt
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.