İdris ÖZYOL
Köşe Yazarı
İdris ÖZYOL
 

Antalya oligarşisi

Antalya’nın siyasi aktörleri, belediye başkanları, meclis üyeleri, yani vitrindekiler değişse de, dükkanın sahibi hep aynı… Çıkarları birbirine bağlı, fakat farklı siyasetlere dağılmış, daha doğrusu dağıtılmış, serpiştirilmiş bir yapıdan bahsediyorum. Siyaset bilimi ve sosyolojide buna ‘oligarşi’ deniyor. Yani siyasal gücün birkaç kişiden oluşan küçük bir grubun elinde bulunduğu yönetim biçimi… Grup küçük, ama yürüttükleri yağma Antalya’dan bile büyük. Boğaçay Projesi’nden başlayın Batı Çevre Yolu kenarındaki arazilere imar verilmesine kadar ilerleyin, Konuksever AVM’den girin Sur Yapı Antalya projesinden çıkın, kıyıların yağmalanmasından tutun Kaş-Kalkan arasına otoban yapılmasına dek gidin, bunların hepsinin arkasında o yapı, yani Ankara bağlantılı Antalya oligarşisi var…   Cenazede yasçı, düğünde tefçi   Mesela Menderes Türel Büyükşehir’i kaybetti, ama arkasındaki sermaye hiçbir şey kaybetmiş değil. Mesela Muhittin Böcek Büyükşehir’i kazandı, ama ona destek verenler, oy atanlar aslında kazanmış değil. Kazanan yine oligarşi… Türel’i kazandıran da, Böcek’i kazandıran da perde arkasında aynı güçler, aynı simalar, aynı çıkar odakları… “Büyükşehir’de niye değişim yok, aynı adamlar niye halen duruyor, niye bizimkiler gelmiyor?” diye hayıflananlar bu büyük fotoğrafı görmedikçe ağlamaya, dizlerini dövmeye devam edecek. Evet sen oy verdin, ama başkası kazandı. Beton imparatorluğunun kralları ve prensleridir kazanan. Antalya’da binalara verilen her artı kattan, her imar tadilatından, her inşaat ruhsatından onlar kazanıyor zaten. Onların tek bir partisi yok, bütün sistem partileri zaten kendilerinin. AKP’de birini sahneyi çıkartırken, CHP’de diğerini sahaya sürüyorlar. MHP’den meclis üyesi belirleyip, İYİ Parti’de göbek atıyorlar. Kazanan hep onlar, hep onlar, hep onlar…   Su zammının arkasındaki gerçek   Ulaşıma niye zam yapıldı? Suya niye zam yapıldı? Herkes birbirine sorup duruyor bunu. Söylendiğine göre, Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağından kurtarmak için. Peki, elde edilen para nereye gidecek? Yazının gelişine göre söylersek, ‘borçlara’… O borçlar kime? Oligarşiye… Yani ihale almışlara, mal satmışlara, hizmet pazarlamışlara… Borçlar ödendikten sonra elde kalan ne olacak? Yatırımlara gidecek… ‘Yatırım’ nedir? Yeni bina, yeni yol, yeni köprü, yeni tramvay… Yani çimento, demir, kum, çakıl, sıva, boya, elektrik kablosu… Bir de tabii ihaleyi alan müteahhit ve taşeronları… Temeller atılacak, binalar yükselecek, odalar tefriş edilecek ki malzeme satılsın. Böyle bir imparatorluk, böyle bir oligarşi ‘delikli kuruş’un hesabını soran bir idare, bir başkan, bir meclis üyesi ister mi? İstemez…   Sürahi tutanlar bunu bir anlasa!   Sürahi tutan hapse atılırken FETÖ’nün parasını işletenlerin, siyasetini yürütenlerin, devlete çöreklenenlerin, medyasını örgütleyenlerin dışarıda olmasına da şaşırıyor mesela birileri. Oysaki o sürahi tutanla ‘partim kazansın’ diye dağ, tepe, köşe, bucak dolaşan aynı. FETÖ’nün parasını işleten de oligarşi zaten. Çünkü oligarşi dün FETÖ’cü olur, bugün ‘Reisçi’… Dün AKP’li olur, bugün Babacancı… Dün Türel’e abanır, bugün Böcek’e yaslanır. Daha doğrusu oligarşinin simaları hep aynı çizgide gibi dururlar, ama oligarşi her siyasetten rant odaklarının merkezidir. Bir gün biri sahneye çıkar, öbür gün diğeri. Biri bir partidendir, öteki diğerinden… Ama aslında hepsi aynı organizasyonun, organize bir suç örgütünün, yağma çetesinin elemanlarıdır. Biri az, diğeri çok kazanır. Fakat hep kazanırlar, hiç kaybettikleri görülmemiştir. Tarihin bazı anları hariç tabii… Karşı olduğu siyaset kaybedip, destek verdiği siyaset kazandığında ‘tarihin o anı’ geldi zannedenlere, ‘devrim oldu’ filan gibi düşünenlere ithaf ediyorum bu cümleleri. Halbuki hiçbir şey değişmedi, değişen sadece birkaç yüz, bir avuç isim… Arkadakiler hep aynı…  
Ekleme Tarihi: 17 Eylül 2019 - Salı

Antalya oligarşisi

Antalya’nın siyasi aktörleri, belediye başkanları, meclis üyeleri, yani vitrindekiler değişse de, dükkanın sahibi hep aynı… Çıkarları birbirine bağlı, fakat farklı siyasetlere dağılmış, daha doğrusu dağıtılmış, serpiştirilmiş bir yapıdan bahsediyorum. Siyaset bilimi ve sosyolojide buna ‘oligarşi’ deniyor. Yani siyasal gücün birkaç kişiden oluşan küçük bir grubun elinde bulunduğu yönetim biçimi… Grup küçük, ama yürüttükleri yağma Antalya’dan bile büyük. Boğaçay Projesi’nden başlayın Batı Çevre Yolu kenarındaki arazilere imar verilmesine kadar ilerleyin, Konuksever AVM’den girin Sur Yapı Antalya projesinden çıkın, kıyıların yağmalanmasından tutun Kaş-Kalkan arasına otoban yapılmasına dek gidin, bunların hepsinin arkasında o yapı, yani Ankara bağlantılı Antalya oligarşisi var…

 

Cenazede yasçı, düğünde tefçi

 

Mesela Menderes Türel Büyükşehir’i kaybetti, ama arkasındaki sermaye hiçbir şey kaybetmiş değil. Mesela Muhittin Böcek Büyükşehir’i kazandı, ama ona destek verenler, oy atanlar aslında kazanmış değil. Kazanan yine oligarşi… Türel’i kazandıran da, Böcek’i kazandıran da perde arkasında aynı güçler, aynı simalar, aynı çıkar odakları… “Büyükşehir’de niye değişim yok, aynı adamlar niye halen duruyor, niye bizimkiler gelmiyor?” diye hayıflananlar bu büyük fotoğrafı görmedikçe ağlamaya, dizlerini dövmeye devam edecek. Evet sen oy verdin, ama başkası kazandı. Beton imparatorluğunun kralları ve prensleridir kazanan. Antalya’da binalara verilen her artı kattan, her imar tadilatından, her inşaat ruhsatından onlar kazanıyor zaten. Onların tek bir partisi yok, bütün sistem partileri zaten kendilerinin. AKP’de birini sahneyi çıkartırken, CHP’de diğerini sahaya sürüyorlar. MHP’den meclis üyesi belirleyip, İYİ Parti’de göbek atıyorlar. Kazanan hep onlar, hep onlar, hep onlar…

 

Su zammının arkasındaki gerçek

 

Ulaşıma niye zam yapıldı? Suya niye zam yapıldı? Herkes birbirine sorup duruyor bunu. Söylendiğine göre, Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağından kurtarmak için. Peki, elde edilen para nereye gidecek? Yazının gelişine göre söylersek, ‘borçlara’… O borçlar kime? Oligarşiye… Yani ihale almışlara, mal satmışlara, hizmet pazarlamışlara… Borçlar ödendikten sonra elde kalan ne olacak? Yatırımlara gidecek… ‘Yatırım’ nedir? Yeni bina, yeni yol, yeni köprü, yeni tramvay… Yani çimento, demir, kum, çakıl, sıva, boya, elektrik kablosu… Bir de tabii ihaleyi alan müteahhit ve taşeronları… Temeller atılacak, binalar yükselecek, odalar tefriş edilecek ki malzeme satılsın. Böyle bir imparatorluk, böyle bir oligarşi ‘delikli kuruş’un hesabını soran bir idare, bir başkan, bir meclis üyesi ister mi? İstemez…

 

Sürahi tutanlar bunu bir anlasa!

 

Sürahi tutan hapse atılırken FETÖ’nün parasını işletenlerin, siyasetini yürütenlerin, devlete çöreklenenlerin, medyasını örgütleyenlerin dışarıda olmasına da şaşırıyor mesela birileri. Oysaki o sürahi tutanla ‘partim kazansın’ diye dağ, tepe, köşe, bucak dolaşan aynı. FETÖ’nün parasını işleten de oligarşi zaten. Çünkü oligarşi dün FETÖ’cü olur, bugün ‘Reisçi’… Dün AKP’li olur, bugün Babacancı… Dün Türel’e abanır, bugün Böcek’e yaslanır. Daha doğrusu oligarşinin simaları hep aynı çizgide gibi dururlar, ama oligarşi her siyasetten rant odaklarının merkezidir. Bir gün biri sahneye çıkar, öbür gün diğeri. Biri bir partidendir, öteki diğerinden… Ama aslında hepsi aynı organizasyonun, organize bir suç örgütünün, yağma çetesinin elemanlarıdır. Biri az, diğeri çok kazanır. Fakat hep kazanırlar, hiç kaybettikleri görülmemiştir. Tarihin bazı anları hariç tabii… Karşı olduğu siyaset kaybedip, destek verdiği siyaset kazandığında ‘tarihin o anı’ geldi zannedenlere, ‘devrim oldu’ filan gibi düşünenlere ithaf ediyorum bu cümleleri. Halbuki hiçbir şey değişmedi, değişen sadece birkaç yüz, bir avuç isim… Arkadakiler hep aynı…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.