İdris ÖZYOL
Köşe Yazarı
İdris ÖZYOL
 

Benden bu kadar kolay kurtulamazsınız

 Yazılanlara, çizilenlere, parmak sallayanlara bakınca benim bile inanasım geldi. Ben ve Ebru Küçükaydın malı götürmüşüz! Önce şu malı bir görelim: Büyükşehir Belediyesi’ne 184 bin liralık tulum satıldı. Tulum deyince birileri ne anlıyor bilmiyorum; ama karantina günlerinde vatandaş evinde otururken Büyükşehir personelinin çalışabilmesi için kullanılan tulumlardan bahsediyorum. Hijyenik tulum yani… Toplam sayı 8 bin 450 adet… Piyasada 9 liradan 90 liraya kadar tulum var. Fiyatı niteliğine, malzemesine, kalitesine göre değişiyor. Bu 8 bin 450 tulumdan 6 bin adedi ‘laminesiz’ tek kullanımlık; fiyatı da 14 lira 80 kuruş. Faturalarda da gözüküyor zaten. Geri kalan 2 bin 450 adedi ise ‘lamineli diye adlandırılan ürün. Yani nitelik, kalite ve malzeme açısından diğerinden daha iyi, daha korunaklı, o yüzden de daha pahalı. Onlar da tanesi 33 lira 50 kuruştan satılmış. Belediye bunu daha önce farklı firmalardan 35 liradan alıyormuş, 1.5 lira altına, yani indirimli verilmiş. Bu da faturalarda görünüyor.  Menderes Türel niye şaşırdı? Bütün bu ticaretten kalan para 20 bin lira… Vergisi, algısı düşüldükten sonra 15 bine iniyor. Yani o kadar büyük bir mal… Biz bunu götürmüşüz. Hatta buradan bir yerlere, bazı partilere para bile aktarmışız. Üstelik bir maskenin 4, el yıkama solüsyonunun kilosunun 25-30 liraya satıldığı, tek kullanımlık tulumların en ucuzunun 50 liradan görücüye çıktığı günlerde, 14 lira 80 kuruşa ürün vermişiz. Vay canına! 3 tane gazete, 4 tane televizyon kanalı, 15 tane haber sitesi kurulur bu parayla. Rakamın büyüklüğü Menderes Türel’i bile şaşırtmış. Yıllarca çay parasıyla belediyeyi idare eden, hiç kimseye zırnık koklatmayan, 3 liraya, 5 liraya plaj yatırımları yapan, 50 kuruşa tesisler inşa eden Türel’in 15 bin lira gibi devasa bir ‘mal’a şaşırması doğal. Garibim, hiç görmedi ki böyle rakamları… En ufak bir usulsüzlük yok Bir de tabii, “Bize niye vermediniz de, onlara verdiniz?” diye aba altından sopa gösterenler var. Birkaç gündür bazı gazeteciler, medya patronları belediyenin koridorlarını aşındırıyor. Günü geldiğinde onları da yazarız. Fakat şimdiye kadar Büyükşehir Belediyesi’nden çeşitli medya kuruluşlarına aktarılan milyonları, verilen plajları, peşkeş çekilen büfeleri, arabaları, evleri, villaları yazmayanların, sorgulamayanların 15 bin liralık bu devasa ‘malı götürme skandalı’na balıklama atlamasını şaşkınlıkla izliyorum. Biz neymişiz ya hu? Oysa girişte de anlattığım gibi rakamlar ortada, üstelik en ufak bir usulsüzlük, yolsuzluk, hukuka aykırı bir durum yok. İçinde bulunduğumuz düzende, bugünlerin ekonomik şartlarında gazeteler, medya kuruluşları, haber siteleri ne yazık ki sadece habercilik faaliyetiyle ayakta kalamıyor. Bu durum çok sattığı ileri sürülen gazeteler için de böyle, yerel yayın organları için de… Yani medya şirketleri, yayın kuruluşları farklı sektörlerde faaliyet gösterip, oralardan elde ettikleri kazancı gazetelere, televizyon kanallarına aktarmak zorunda... Gemi başka türlü yürümüyor. 15 bin liralık bir rakam bir haber sitesinin bir aylık giderini bile karşılamaz. Tabii o haber sitesi gazeteci çalıştırıyorsa, haber ajansına aboneyse, bir haber merkezi varsa, vergisini ödüyorsa… Yani villa yapmak için değil, bütün bu giderleri karşılayabilmek, çalışanların hakkını ödeyebilmek için ticaret yapılıyor. Bu ticareti yapmayan bir medya kuruluşu da yok. Kimi düğün salonu işletiyor, kimi belediyelere tişört satıyor, kimisi de organizasyon işleri yapıyor. Bu şartlarda ortaya konulabilecek en temel kriter, söz konusu ticaretin o medya kuruluşunun bağımsızlığına halel getirmemesi.   Gazetecilikle geçinmeye devam Tekrarlıyorum: Birilerinin köpürte köpürte kullandığı bu ticarette herhangi bir usulsüzlük yok. Tulumlar piyasanın altında bir fiyata satılmış ve teslim edilmiş. ‘Teslim edilmiş’ cümlesini de özellikle yazıyorum ki, bunun kağıt üzerinde bir ticaret olduğu iddia edilmesin. Peki İdris Özyol? İdris Özyol gazetecilikle geçinmeye devam ediyor. Ne bize ilk kurşunu atan medya zararlısı gibi önü havuzlu villada oturuyorum, ne de mal bulmuş Mağribi misali mevzuya atlayıp Büyükşehir çetesine hoş görünmeye çalışan deniz canlısı gibi villa yaptırıp milleti mangal partisine davet ediyorum. Detaylarını anlattığım bu ticaretten cebime giren, evime götürdüğüm bir kuruş yok. Hala borç harç yaşamaya, kirada oturmaya ve ağzıma geleni söylemeye devam. Şimdiye kadar sözümü sakınmadım, bundan sonra da sakınmam. Benden bu kadar kolay kurtulamazsınız.
Ekleme Tarihi: 05 Aralık 2020 - Cumartesi

Benden bu kadar kolay kurtulamazsınız

 Yazılanlara, çizilenlere, parmak sallayanlara bakınca benim bile inanasım geldi. Ben ve Ebru Küçükaydın malı götürmüşüz! Önce şu malı bir görelim: Büyükşehir Belediyesi’ne 184 bin liralık tulum satıldı. Tulum deyince birileri ne anlıyor bilmiyorum; ama karantina günlerinde vatandaş evinde otururken Büyükşehir personelinin çalışabilmesi için kullanılan tulumlardan bahsediyorum. Hijyenik tulum yani… Toplam sayı 8 bin 450 adet… Piyasada 9 liradan 90 liraya kadar tulum var. Fiyatı niteliğine, malzemesine, kalitesine göre değişiyor. Bu 8 bin 450 tulumdan 6 bin adedi ‘laminesiz’ tek kullanımlık; fiyatı da 14 lira 80 kuruş. Faturalarda da gözüküyor zaten. Geri kalan 2 bin 450 adedi ise ‘lamineli diye adlandırılan ürün. Yani nitelik, kalite ve malzeme açısından diğerinden daha iyi, daha korunaklı, o yüzden de daha pahalı. Onlar da tanesi 33 lira 50 kuruştan satılmış. Belediye bunu daha önce farklı firmalardan 35 liradan alıyormuş, 1.5 lira altına, yani indirimli verilmiş. Bu da faturalarda görünüyor. 

Menderes Türel niye şaşırdı?

Bütün bu ticaretten kalan para 20 bin lira… Vergisi, algısı düşüldükten sonra 15 bine iniyor. Yani o kadar büyük bir mal… Biz bunu götürmüşüz. Hatta buradan bir yerlere, bazı partilere para bile aktarmışız. Üstelik bir maskenin 4, el yıkama solüsyonunun kilosunun 25-30 liraya satıldığı, tek kullanımlık tulumların en ucuzunun 50 liradan görücüye çıktığı günlerde, 14 lira 80 kuruşa ürün vermişiz. Vay canına! 3 tane gazete, 4 tane televizyon kanalı, 15 tane haber sitesi kurulur bu parayla. Rakamın büyüklüğü Menderes Türel’i bile şaşırtmış. Yıllarca çay parasıyla belediyeyi idare eden, hiç kimseye zırnık koklatmayan, 3 liraya, 5 liraya plaj yatırımları yapan, 50 kuruşa tesisler inşa eden Türel’in 15 bin lira gibi devasa bir ‘mal’a şaşırması doğal. Garibim, hiç görmedi ki böyle rakamları…

En ufak bir usulsüzlük yok

Bir de tabii, “Bize niye vermediniz de, onlara verdiniz?” diye aba altından sopa gösterenler var. Birkaç gündür bazı gazeteciler, medya patronları belediyenin koridorlarını aşındırıyor. Günü geldiğinde onları da yazarız. Fakat şimdiye kadar Büyükşehir Belediyesi’nden çeşitli medya kuruluşlarına aktarılan milyonları, verilen plajları, peşkeş çekilen büfeleri, arabaları, evleri, villaları yazmayanların, sorgulamayanların 15 bin liralık bu devasa ‘malı götürme skandalı’na balıklama atlamasını şaşkınlıkla izliyorum. Biz neymişiz ya hu? Oysa girişte de anlattığım gibi rakamlar ortada, üstelik en ufak bir usulsüzlük, yolsuzluk, hukuka aykırı bir durum yok. İçinde bulunduğumuz düzende, bugünlerin ekonomik şartlarında gazeteler, medya kuruluşları, haber siteleri ne yazık ki sadece habercilik faaliyetiyle ayakta kalamıyor. Bu durum çok sattığı ileri sürülen gazeteler için de böyle, yerel yayın organları için de… Yani medya şirketleri, yayın kuruluşları farklı sektörlerde faaliyet gösterip, oralardan elde ettikleri kazancı gazetelere, televizyon kanallarına aktarmak zorunda... Gemi başka türlü yürümüyor. 15 bin liralık bir rakam bir haber sitesinin bir aylık giderini bile karşılamaz. Tabii o haber sitesi gazeteci çalıştırıyorsa, haber ajansına aboneyse, bir haber merkezi varsa, vergisini ödüyorsa… Yani villa yapmak için değil, bütün bu giderleri karşılayabilmek, çalışanların hakkını ödeyebilmek için ticaret yapılıyor. Bu ticareti yapmayan bir medya kuruluşu da yok. Kimi düğün salonu işletiyor, kimi belediyelere tişört satıyor, kimisi de organizasyon işleri yapıyor. Bu şartlarda ortaya konulabilecek en temel kriter, söz konusu ticaretin o medya kuruluşunun bağımsızlığına halel getirmemesi.  

Gazetecilikle geçinmeye devam

Tekrarlıyorum: Birilerinin köpürte köpürte kullandığı bu ticarette herhangi bir usulsüzlük yok. Tulumlar piyasanın altında bir fiyata satılmış ve teslim edilmiş. ‘Teslim edilmiş’ cümlesini de özellikle yazıyorum ki, bunun kağıt üzerinde bir ticaret olduğu iddia edilmesin. Peki İdris Özyol? İdris Özyol gazetecilikle geçinmeye devam ediyor. Ne bize ilk kurşunu atan medya zararlısı gibi önü havuzlu villada oturuyorum, ne de mal bulmuş Mağribi misali mevzuya atlayıp Büyükşehir çetesine hoş görünmeye çalışan deniz canlısı gibi villa yaptırıp milleti mangal partisine davet ediyorum. Detaylarını anlattığım bu ticaretten cebime giren, evime götürdüğüm bir kuruş yok. Hala borç harç yaşamaya, kirada oturmaya ve ağzıma geleni söylemeye devam. Şimdiye kadar sözümü sakınmadım, bundan sonra da sakınmam. Benden bu kadar kolay kurtulamazsınız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.